|
|
|
|||||||||||||||||||||||
|
|
» Finansal Muhasebe Konu Özetleri » Aktifi düzenleyici Pasif Hesaplar
Aktif Düzenleyici Pasifler
Özsermaye karşılaştırmasında gerçek aktifi bulabilmek için aktif
tablosunda yer alan ve yukarıda sözü geçen kalemlerden başka pasif
tablosunda bulunan bazı kalemlerin de aktifler toplamından
indirilmesi gerekmektedir. Bu kalemlerin bir kısmı bilançonun
aktifinde negatif unsur olarak yer alabilecekleri gibi pasifte
pozitif unsur olarak da (Bu hesapların, tek düzen hesap planı
doğrultusunda düzenlenecek bilançolarda, aktifte negatif unsur
olarak yer almaları gerekmektedir.) yer alabilirler. Bu bakımdan
pasifte pozitif unsur olarak yer alan aktifi düzenleyici pasif
hesapların öz sermaye hesabında, negatif unsur olarak dikkate
alınmaları gerekir. Şu halde gerçek aktifi saptamak için, bilançonun
pasifinde pozitif unsur olarak yer alan aktifi düzenleyici
hesapların, indirilmesi zorunludur.
- İlk
tesis ve taazzuv giderlerine ait olanlar dahil amortismanlar
(pasifte pozitif unsur olarak yer almışsa),
- Alacak
senetleri reeskontu (pasifte pozitif unsur olarak yer almışsa),
-
Karşılıklar (şüpheli alacaklar karşılığı gibi)
Pasifte
karşılık ayrılmış olması halinde, aktifte yer alan şüpheli
alacaklar, özsermaye hesabında gerçek aktif olarak dikkate alınır.
Demek
oluyor ki, bilançonun aktif tablosu toplamından önce aktifler
arasında bulunmakla beraber gerçek aktif mahiyetinde olmayan
kalemlerin tutarı, sonra da pasif tablosundaki aktif düzenleyici
hesaplar tutarı indirilecek, böylece gerçek aktif bulunmuş
olacaktır.
İşte bu
gerçek aktiften, pasifteki borç kalemleri indirilince bulunacak
tutar, işletmenin bilanço tarihindeki net aktifini, yani
özsermayesini verecektir.
İndirileceği belirtilen borçlar, bankalara ve üçüncü şahıslara olan
her çeşit senetli ve senetsiz borçlar ile, ödenecek vergiler ve sair
giderler, ödenecek kar payları gibi kalemlerdir. Ancak işletmenin
dönem karı üzerinden hesaplanıp ödenecek vergi ve resimler arasında
gösterilen tutarların bu aşamada borç olarak dikkate alınmaması
gerekmektedir.
Kişisel
işletmelerde teşebbüs sahibinin adi şirketlerde ise ortakların
işletmelerindeki alacakları ( Bunlar ilgilinin şahsi ya da cari
hesabı şeklinde pasifte yer alırlar.) özsermayenin hesaplanması
sırasında gerçek borç niteliğinde sayılmazlar ve indirilecek borçlar
arasında yer almazlar. Bunların işletmeye olan borçlarının da
işletme için gerçek aktif sayılmadığına daha önce değinilmişti.
Kollektif ve komandit şirketler, ortaklarının dışında, ayrı bir
tüzel kişiliğe sahip olduklarından ortaklarının işletmeye olan
borçları işletme için gerçek aktif, işletmeden alacakları ise gerçek
borç niteliğindedir ve özsermayenin hesabında ona göre işlem görür.
Bilançonun pasifinde yer alan her çeşit yedek akçeler ve kar
kalemleri özsermayeye dahildir. Bu bakımdan borçlar gibi aktif
tutarından indirilemezler.
Yukarıda
anlatıldığı şekilde gerçek aktiften borçların indirilmesi suretiyle
hesaplanan dönem sonu özsermayesi ile dönem başındaki özsermaye
karşılaştırılarak işletmenin kar ya da zararı saptanır. Ancak yine
yukarıda söz edildiği gibi işletmeye eklenen veya çekilen değerler
varsa, bunların da hesaba katılması gerekir. Çünkü, işletmeye
dışarıdan bir değer eklenmesi özsermayenin miktarını arttırır;
işletmeden bir değer çekilmesi ise onu eksiltir. Oysa bu şekilde
artış işletmenin faaliyetlerinden doğmuş bir artış değildir, yani
kar sayılmayacağı gibi, eksiliş de normal bir gider veya zarar
unsuru olarak görülmez. O halde bu şekilde yapay artış veya azalışın
giderilmesi yani ilave edilenlerin indirilmesi, çekilenlerin ise
eklenmesi gerekir. Bu husus, Gelir Vergisi Kanununun 38’inci maddesi
hükmünün gereğidir.
Teşebbüs sahibinin kişisel ihtiyacı için işletmeden çektiği paralar,
mallar, onun adına yapılan harcamalar ve sair şekillerdeki ödemeler
(örneğin, yatırılan vergiler gibi), çekilen karlar, işletmeden
çekilen değerlere örneklerdir. Bu tür çekişler, genel olarak
müteşebbisin şahsi hesabına kaydolunurlar. Fakat şahsi hesaba
yazılmayan çekişler de bulunabilir (kanunen kabul edilmeyen giderler
gibi...).
Ortaklık
sermayesinin arttırılması, şahıs şirketlerinde müteşebbis tarafından
işletmeye konulan para, mal ve sabit kıymetler, ortaklıklarda
ödenmemiş sermayenin gerçek aktif sayılmaması nedeniyle ortaklardan
tahsil olunan sermaye alacağına ait taksitler, işletmeye ilave
edilmiş değer niteliğindedir.
Ticari
kazancın bu şekilde tespit edilmesi sırasında, bilançolar tek düzen
hesap planında belirtilen esaslara göre düzenlendiğinden,
bilançoların karşılaştırılması yoluyla bulunacak kar ya da zarardan
mali kar veya zarara ulaşabilmek için, Vergi Usul Kanununun
değerlemeye ait hükümleri (258-289 Md.) ile Gelir Vergisi Kanununun
40 ve 41’inci maddeleri hükümlerine uyulur. |
|
||||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||||||
|
Mustafa
Kemal Paşa Mah. İstiklal Cad. No:48/1 İstanbul/AVCILAR |
||||||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|