|
|
Vergi Hukuku Konu Özeti
SMMM Staja Başlama Gelir Vergisi Kanunu Konu Özeti
GELİR VERGİSİ KANUNU
193 SAYILI KANUN
1- GVK göre gelirin tanımın yaparak gelire giren kazanç ve
iratlar(gelir unsurları) nelerdir?
Gelir
Madde 1
Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek
kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi
tutarıdır.
Gelirin unsurları
Madde 2 –Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır :
1. Ticarî kazançlar,
2. Ziraî kazançlar,
3. Ücretler,
4. Serbest meslek kazançları,
5. Gayrimenkul sermaye iratları,
6. Menkul sermaye iratları,
7. Diğer kazanç ve iratlar.
Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda yazılı kazanç ve iratlar
gelirin tespitinde gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.
2- GVK göre tam ve dar mükellefi anlatınız? Dar mükellefiyete
işyeri ve daimi temsilciyi anlatınız?
1-TAM MÜKELLEF
Mükellefler
Madde 3 – Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında
elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden
vergilendirilirler:
1. Türkiye'de yerleşmiş olanlar;
2. Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan
teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese,
teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde
oturan Türk vatandaşları (Bu gibilerden, bulundukları memleketlerde
elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Gelir Vergisi'ne veya
benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkur kazanç ve
iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)
Türkiye'de yerleşme
Madde 4 – Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır:
1. İkametgahı Türkiye'de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin
19'uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir);
2. Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla
oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.)
Yerleşme Sayılmayan Haller
Madde 5 – Aşağıda yazılı yabancılar memlekette altı aydan fazla
kalsalar dahi, Türkiye'de yerleşmiş sayılmazlar:
1. Belli ve geçici görev veya iş için Türkiye'ye gelen iş, ilim ve
fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve
durumları bunlara benzeyen diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya
istirahat veya seyahat maksadıyla gelenler;
2. Tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle
Türkiye'de alıkonulmuş veya kalmış olanlar.
2- DAR MÜKELLEFİYET
Mükellefler ve Mevzu
Madde 6 –Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler sadece
Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden
vergilendirilirler.
Kazanç Veya İradın Türkiye'de Elde Edilmesi
Madde 7 –Dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın
Türkiye'de elde edildiği aşağıdaki şartlara göre tayin olunur:
1. Ticari kazançlarda; kazanç sahibinin Türkiye'de işyerinin olması
veya daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu
temsilciler vasıtasıyle sağlanması (Bu şartları haiz olsalar dahi iş
merkezi Türkiye'de bulunmayanlardan, ihraç edilmek üzere Türkiye'de
satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın
yabancı memleketlere gönderenlerin bu işlerden doğan kazançları
Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz.
Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının veya her ikisinin
Türkiye'de olması veya satış aktinin Türkiye'de yapılmış olmasıdır.
İş merkezinden maksat ise, iş bakımından muamelelerin bilfiil
toplandığı ve idare edildiği merkezdir.
2. Zirai kazançlarda: Zirai faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi;
3. Ücretlerde:
a) Hizmetin Türkiye'de ifa edilmiş veya edilmekte olması veya
Türkiye'de değerlendirilmesi;
b) Türkiye'de kain müesseselerin idare meclisi başkan ve üyelerine,
denetçilerine tasfiye memurlarına ait huzur hakkı, aidat, ikramiye
ve benzerlerinin Türkiye'de değerlendirilmesi;
4. Serbest meslek kazançlarında: Serbest meslek faaliyetlerinin
Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi;
5. Gayrimenkul sermaye iratlarında: Gayrimenkul ün Türkiye'de
bulunması ve bu mahiyetteki mal ve hakların Türkiye'de kullanılması
veya Türkiye'de değerlendirilmesi;
6. Menkul sermaye iratlarında: Sermayenin Türkiye'de yatırılmış
olması;
7. Diğer kazanç ve iratlarda:(*)
Bu kazanç veya iratları doğuran işin veya muamelenin Türkiye'de ifa
edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi;
Bu maddenin 3'üncü, 4'üncü, 5'inci ve 7'inci bentlerinde sözü edilen
değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme
yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve
hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya
kârından ayrılmasıdır.
İşyeri ve Daimi Temsilci
Madde 8 – 7'nci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı iş yeri,
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tayin olunur.
Aynı maddede yazılı daimi temsilci, bir hizmet veya vekalet akdi ile
temsil edilene bağlı olup, onun nam ve hesabına muayyen veya gayri
muayyen bir müddetle veya müteaddit ticari muameleler ifasına
yetkili bulunan kimsedir.
Aşağıda yazılı kimseler, başkaca şartlar aranmaksızın temsil
edilenin daimi temsilcisi sayılırlar.
1. Ticari mümessiller, tüccar vekilleri ve memurları ile Ticaret
Kanunu'nun hükümlerine göre acenta durumunda bulunanlar;
2. Temsil edilene ait reklam giderleri hariç olmak üzere, giderleri
devamlı olarak kısmen veya tamamen temsil edilen tarafından
ödenenler;
3. Mağaza veya depolarında temsil edilen hesabına konsinyasyon
suretiyle satmak üzere devamlı olarak mal bulunduranlar.
Bir kimsenin birkaç kişiyi aynı zamanda temsil etmesi, daimi
temsilcilik vasfını değiştirmez.
3- GVK göre Muaflıklar ve İstisnaları sayınız?Gayrimenkul ve
haklarda istisnayı açıklayınız?
193 SAYILI G.V.K GÖRE MUAFLIKLAR VE İSTİSNALAR AŞAĞIDA
GÖSTERİLMİŞİTİR
1-MUAFLIKLAR
a-Esnaf muaflığı (G.V.K 9 mad)
b-Küçük Çiftçi Muafliği(GVK 10 mad)
c-Diplomat Muaflığı ( GVK 15 mad)
d-Ücret İstisnası (GVK 16 mad)
2-İSTİSNALAR
a-Serbest meslek Kazançlarında İstisna (GVK 18 mad)
b-PTT acentelerinde Kazanç İstisnası (GVK Mük.18 mad)
c-Eğitim ve Öğretim İşletmelerine kazanç istisnası (GVK 20 mad)
d-Gayrimenkul ve Haklarda İstisna (GVK 21 mad)
e-menkul Sermaye İratlarında İstisna (GVK 22 mad)
f-Ücretlerde İstisna ( GVK 23 mad.)
g-Gider Karşılıklarında İstisna (GVK 24 mad)
h-Tazminat ve Yardımlarda istisna (GVK 25 mad)
ı-Vatan Hizmetleri Yardımında İstisna (GVK 26 mad)i
i-Teçhizat ve Tayın Bedellerinde (GVK 27 mad)i
j-Tahsil ve Tatbikat Ödemelerinde (GVK 28 mad)i
k-Teşvik İkramiye ve Mükafatları (GVK 29 mad)i
4- GVK göre Asgari geçim indirimi hükümlerini açıklayınız?
Madde 32-
(5615 sayılı kanunun 2 nci maddesiyle değişen madde Yürürlük;
1/1/2008 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak
üzere 04.04.2007) Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî
geçim indirimi uygulanır.
Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında
geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler
için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin
kendisi için % 50'si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi
için % 10'u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki
çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5'idir. Gelirin kısmî döneme
ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye
isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu
fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi
tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla
bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle
uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade
yapılmaz.
İndirimin uygulamasında "çocuk" tabiri, mükellefle birlikte oturan
veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat
edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle
birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını
doldurmamış çocukları, "eş" tabiri ise, aralarında yasal evlilik
bağı bulunan kişileri ifade eder.
İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği
tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim,
yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla,
ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı,
çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır.
Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları
çocuk sayısı dikkate alınır.
Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî
ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada
belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî
oranına kadar indirmeye yetkilidir.
Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile
diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca
belirlenir.(**)
5- GVK göre ticari kazancın tanımın yaparak hangi hallerde ticari
kazanç sağlanır açıklayınız?
Ticari Kazancın Tarifi
Madde 37 – Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar
ticari kazançtır.
Bu kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı kazançlar ticari kazanç
sayılır:
1. Maden, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri ile
tuğla ve kiremit harmanlarının işletilmesinden;
2. Coberlik işlerinden; (Kendi adına menkul kıymet alım ve satımı
yapanlar)
3. Özel okul ve hastanelerle benzeri yerlerin işletilmesinden;
4. Gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak
uğraşanların bu işlerinden;
5. Kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alım-satımı ile devamlı
olarak uğraşanların bu faaliyetlerinden;
6. Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin
iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde parsellenerek bu müddet
içinde veya daha sonraki yıllarda kısmen veya tamamen satılmasından;
elde edilen kazançlar.
7.Diş protezciliğinden elde edilen kazançlar.
Kollektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit
ortaklıklarda komandite ortakların ortaklık karından aldıkları
paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir. (66'ncı madde hükmü
mahfuzdur.)
Ticari kazanç, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı
gerçek (Bilanço veya işletme hesabı esası) veya basit(*) usullere
göre tespit edilir.
Özel okul ve hastanelerle benzeri yerleri işleten serbest meslek
erbabı, serbest meslek kazançlarını da işletmenin kayıtlarına ithal
edebilirler.
6- GVK göre bilanço esasında ticari kazancın tespitini kısaca
açıklayınız?
Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti
Madde 38 – Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz
sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki
müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul
Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci
maddeleri hükümlerine uyulur.
7- GVK göre işletme hesabı esasında ticari kazancın tespitini
kısaca açıklayınız?
İşletme Hesabı Esasında Ticari Kazancın Tespiti
Madde 39 – İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap
dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet
farktır.
(Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden
alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblağları
ifade eder.)
Emtia alım ve satımı ile uğraşanlarda ticari kazancın bulunması için
hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem
başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi usul
Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci
maddeleri hükümlerine uyulur.
8- GVK göre ticari kazancın (safi kazancın) tespit edilmesinde
indirilecek giderleri sayınız?
İndirilecek Giderler
Madde 40 –Safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin
indirilmesi kabul edilir:
1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan
genel giderler;
(İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık
faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere
ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hâsılatın
binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili
giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları
giderleri de indirebilirler.)
2. Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında
iaşe ve ibate giderleri (beslenme ve barınma gideri), tedavi ve ilaç
giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı
(Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye'de kain
sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş
olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz
bulunmaları şartıyla), 27'nci maddede yazılı giyim giderleri;
3. İşle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun
emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar;
4. İşle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti (önemi) ve genişliği ile
mütenasip seyahat ve ikamet giderleri (Seyahat maksadının
gerektirdiği süreye maksur olmak şartıyla);
5. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte
kullanılan taşıtların giderleri
6. İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak,
damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi,
resim ve harçlar;
7. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar
8. İşverenlerce, Sendikalar Kanunu hükümlerine göre sendikalara
ödenen aidatlar (şu kadar ki; ödenen aidatın bir aylık tutarı,
işyerinde işçilere ödenen çıplak ücretin bir günlük toplamını
aşamaz).
9. İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik
sistemine ödenen katkı payları. (Gerek işverenler gerekse ücretliler
tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen ve vergi matrahının
tespitinde dikkate alınan katkı paylarının toplamı bu Kanunun 63
üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde belirlenen
oran ve haddi aşamaz.)
10. Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan
dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar
çerçevesinde gıda, temizlik, giyecek ve yakacak(***) maddelerinin
maliyet bedeli.
9- GVK göre ticari kazancın tespit edilmesinde gider olarak kabul
edilmeyen ödemleri sayınız?
Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler
Madde 41 – Aşağıda yazılı ödemelerin gider olarak indirilmesi kabul
olunmaz.
1. Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri
paralar veya aynen aldıkları sair değerler (Aynen alınan değerler
emsal bedeli ile değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilave
olunur.)
2. Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden
ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar;
3. Teşebbüs sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek
faizler;
4. Teşebbüs sahibinin, eşinin ve küçük çocuklarının işletmede cari
hesap veya diğer şekillerdeki alacakları üzerinden yürütülecek
faizler;
5- Bu fıkranın 1 ilâ 4 numaralı bentlerinde yazılı olan işlemler
hariç olmak üzere, teşebbüs sahibinin, ilişkili kişilerle emsallere
uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyatlar
üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması halinde,
emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs sahibince
uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan
farklar işletmeden çekilmiş sayılır.
Teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil
yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu
şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi,
denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında bulunan diğer
şirketler ilişkili kişi sayılır.
Bu bent uygulamasında, imalat ve inşaat, kiralama ve kiraya verme,
ödünç para alınması veya verilmesi, ücret, ikramiye ve benzeri
ödemeleri gerektiren işlemler, her hâl ve şartta mal veya hizmet
alım ya da satımı olarak değerlendirilir.
İşletmeden çekilmiş sayılan farklar, ilişkili kişi tarafından beyan
edilmiş gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate
alınmış ise ilişkili kişinin vergilendirme işlemleri buna göre
düzeltilir. İlişkili kişiler ve bu kişilerle yapılan işlemler
hakkında bu maddede yer almayan hususlar bakımından, 5520 sayılı
Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükmü uygulanır.
6. Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin
suçlarından doğan tazminatlar (Akitlerde ceza şartı olarak derpiş
edilen tazminatlar, cezai mahiyette tazminat sayılmaz.)
7. Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine
ait ilan ve reklâm giderlerinin % 50'si (Bakanlar Kurulu, bu oranı %
100'e kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye yetkilidir).
8. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra,
tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi
hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili
olmayanların giderleri ile amortismanları;
9. Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon
yayınlarından doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen
tazminat giderleri.
Bu maddenin uygulanmasında, kollektif şirketlerin ortakları ile adi
ve eshamlı komandit şirketlerin komandite ortakları teşebbüs sahibi
sayılır.
10- GVK göre Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve
onarma işlerinde müşterek genel giderleri ve amortismanları
anlatınız?
Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri
MADDE 42- Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj
işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zarar
işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri
sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir.
Mükellefler bu madde kapsamına giren hallerde her inşaat ve onarma
işinin hasılat ve giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta
oldukları defterlerin ayrı sayfalarında göstermeye ve
düzenleyecekleri beyannameleri işlerin ikmal edildiği takvim yılını
takip eden yılın Mart ayının yirmibeşinci günü akşamına kadar(2)
vermeye mecburdurlar.
Müşterek Genel Giderler ve Amortismanların Dağıtılması
Madde No 43 – Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve
onarma işlerinde veya bu işlerin diğer işlerle birlikte yapılması
halinde müşterek genel giderler ve amortismanlar aşağıdaki esaslara
göre dağıtılır:
1. Yıl içinde birden fazla inşaat ve onarma işinin birlikte
yapılması halinde, her yıla ait müşterek genel giderler bu işlere
ait harcamaların (enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde
düzeltilmiş tutarlarının) enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş
tutarlarının birbirine olan nispeti dahilinde;(*)
2. Yıl içinde tek veya birden fazla inşaat ve onarma işinin bu madde
şümulüne girmeyen işlerle birlikte yapılması halinde, her yıla ait
müşterek genel giderler, bu işlere ait harcamalar ile diğer işlere
ait satış ve hasılat tutarlarının (enflasyon düzeltmesi yapılan
dönemlerde bunların düzeltilmiş tutarlarının) birbirine olan nispeti
dahilinde;(**)
3. Birden fazla inşaat ve onarma işlerinde veya bu işlerle sair
işlerde müştereken kullanılan tesisat, makina ve ulaştırma
vasıtalarının amortismanları, bunların her işte kullanıldıkları gün
sayısına göre.
11- GVK göre Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve
onarma işlerinde işin bitim tarihini anlatınız?
İnşaat ve Onarma İşlerinde İşin Bitimi
Madde No 44 : İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul
usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren
tutanağın idarece onaylandığı tarih(*); diğer hallerde işin fiilen
tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul
edilir.
Bitim tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve
her ne nam ile olursa olsun elde edilen hasılat, bu giderlerin
yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kâr veya zararının
tespitinde dikkate alınır.
12- GVK göre basit usulde ticari kazancın tespitini kısaca
açıklayınız?
Basit Usulde Ticari Kazancın Tespiti
Madde 46 – 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz
olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur.
Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen
hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki
müspet farktır. Bu fark yapılan faaliyetle ilgili olarak Vergi Usul
Kanunu hükümlerine göre alınması ve verilmesi mecburi olan alış ve
giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre
hesaplanır. Bu suretle tespit ve beyan olunan kazanç vergi tarhına
esas alınır. Bu usulde vergilendirilenler, kazancın tespiti ve Vergi
Usul Kanunu'nun defter tutma hükümleri hariç, bildirme, vesikalar,
muhafaza, ibraz, diğer ödevler ve ceza hükümleri ile bu Kanun ve
diğer kanunlarda yer alan ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki
hükümlere tabidirler.
Basit usulde vergilendirilen mükellefler, faaliyetlerine ilişkin mal
alış ve giderleri ile hasılatlarını gösteren belgeleri ayrı ayrı
dosyalarda saklamak zorundadırlar. Bu belgelerin kayıtları,
mükelleflerin bağlı bulundukları meslek odalarının oluşturdukları
bürolarda tutulur. Bu bürolarda 13.6.1989 tarihli ve 3568 sayılı
Kanun'a göre yetki almış yeterli sayıda meslek mensubunun
çalıştırılması zorunludur. Bu büroların kayıt, tasdik ve vergi
dairesine karşı yükümlülükleri ile diğer usuller Maliye
Bakanlığı'nca belirlenir.
Basit usule tabi ticaret erbabından, sahte veya muhteviyatı
itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı tespit
edilenler, bu hususun kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden
aybaşından itibaren ikinci sınıf tüccarlara ilişkin hükümlere tabi
olurlar.
Aynı işte ortak olarak çalışanlar hakkında 47' nci maddede yazılı
yıllık kira bedeli ve 48' inci maddede yazılı iş hacmi ölçüleri
toplu olarak, diğer şartlar ortakların her biri için ayrı ayrı
aranır. Ortaklarından birisi gerçek usule göre gelir vergisine tabi
bulunan ortaklıklarda, diğer ortakların ticari kazancı da gerçek
usulde tespit olunur. Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı
zamanda diğer şahsi bir işle de iştigal edenlerin gerçek veya basit
usulden hangisine göre vergilendirileceği, 47 nci maddenin 2
numaralı bendi ile 48 inci maddede yer alan ölçülerden şahsi işine
ait olanlara, ortaklıklardan hissesine düşen miktarların eklenmesi
suretiyle tespit olunur. şahsi işin mevcut olmaması halinde,
muhtelif ortaklıklardaki hisselerin toplanması ile yetinilir.
Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı
içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek
usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarına haiz olanlardan,
bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler, bu
talepleri doğrultusunda takip eden ay başından veya izleyen takvim
yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden
itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Herhangi bir şekilde
gerçek usulde vergilendirilecek olanlar ve gerçek usulde
vergilendirilen mükellefler, bir daha hiç bir şekilde basit usule
dönemezler. Bu kişilerin aynı türden iş yapan eş ve çocukları da bu
faaliyetleri nedeniyle basit usulden yararlanamazlar.(*)
13- GVK göre basit usule tabi olabilmenin genel ve özel
şartlarını yazınız?
Madde 47 –
Basit usule tabi olmanın genel şartları şunlardır:
1. Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi
ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik,
tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici
olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm
halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam
olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup
bulunmamalarına bakılmaz.)
2. İşyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması halinde emsal kira
bedeli, kiralanmış olması halinde yıllık kira bedeli toplamı
büyükşehir belediye sınırları 259 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel
Tebliği ile 1.1.2007 tarihinden itibaren 3.700 YTL.diğer259 Seri
No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2007 tarihinden itibaren
2.600 YTL. aşmamak.
3. Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyla gerçek usulde
Gelir Vergisi'ne tabi olmamak.
2 ve 3 numaralı bent hükümleri öteden beri işe devam edenlerde
takvim yılı başındaki, yeniden işe başlayanlarda ise işe başlama
tarihindeki duruma göre uygulanır.
Basit Usule Tabi Olmanın Özel Şartları
Madde 48 –Basit usule tabi olmanın özel şartları şunlardır:
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra
satanların yıllık alımları tutarının 1.1.2007 tarihinden itibaren
53.000 YTL. veya yıllık satışları tutarının 1.1.2007 tarihinden
itibaren 77.000 YTL.) aşmaması,
2. 1 numaralı bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşanların
bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatının 1.1.2007
tarihinden itibaren 26.000 YTL aşmaması,
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması
halinde, yıllık satış tutarı ile iş hasılatı toplamının 1.1.2007
tarihinden itibaren 53.000 YTL.) aşmaması.
Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri
emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tespit edilmiş
bulunan emtia için, bu maddenin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı
hadler yerine ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle,
Maliye Bakanlığınca belirlenecek alım satım hadleri uygulanır.
14- GVK göre basit usulden kimler faydalanamazlar anlatınız?
Basit Usulün Hududu
Madde 51 – Aşağıda yazılı olanlar, basit usulden faydalanamazlar:
1. Kollektif şirket ortakları ile, komandit şirketlerin komandite
ortakları;
2. İkrazat işleriyle uğraşanlar; (Borç alma ve verme işleri ile
uğraşanlar)
3. Sarraflar ile kıymetli maden ve mücevherat alım satımı ile
uğraşanlar;
4. Bu Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişi ve
kurumlara karşı inşaat ve onarma işini taahhüt edenler ile bu
mükelleflere karşı derece derece taahhütte bulunanlar;
5. Sigorta prodüktörleri;
6. Her türlü ilan ve reklam işleriyle uğraşanlar veya bu işlere
tavassut edenler;
7. Gayrimenkul ve gemi alım satımı ile uğraşanlar;
8. Tavassut işi yapanlar (dayıbaşılar hariç);
9. Maden işletmeleri, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal
yerleri, tuğla ve kiremit harmanları işletenler;
10. Şehirlerarası yük ve yolcu taşımacılığı yapanlar ile treyler,
çekici ve benzerlerinin sahip veya işleticileri (Yapısı itibariyle
sürücüsünden başka ondört ve daha aşağı oturma yeri olan ve insan
taşımaya mahsus motorlu kara taşıtları ile yolcu taşıyanlar hariç);
11. Maliye Bakanlığınca teklif edilen ve Bakanlar Kurulunca
kararlaştırılan iş grupları, sektörler, il ve ilçeler, büyükşehir
belediyeleri dahil olmak üzere il ve ilçelerin belediye sınırları
(mücavir alanlar dahil), belediyelerin nüfusları, yöreler itibariyle
veya sabit bir işyerinde faaliyette bulunulup bulunulmadığına göre
gerçek usulde vergilendirilmesi gerekli görülenler.
15- GVK göre Zirai Kazanç, Zirai Faaliyet,Zirai işletme ve
Mahsulü kısaca açıklayınız?
Zirai Kazanç, Zirai Faaliyet, Zirai İşletme, Çiftçi ve Mahsulün
Tarifi
Madde 52 –Zirai faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır.
Zirai faaliyet; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim,
bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan
doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan,
balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları
ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını
veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade eder.
Bazı nebat ve hayvan nevilerinde istihsalin doğrudan doğruya arazi
üzerinde yapılmaması zirai faaliyetin mahiyetini değiştirmez.
Aşım yaptırmak maksadiyle erkek damızlık beslenmesi, çiftçiye ait
her türlü ziraat makina ve aletlerinin başka çiftçilerin zirai
istihsal işlerinde çalıştırılması da zirai faaliyetlerden sayılır.
Satışların dükkan ve mağaza açılarak yapılması halinde, mahsullerin
dükkan ve mağazaya gelinceye kadar geçirdikleri safhalar zirai
faaliyet sahasında kalır. Çiftçiler tarafından doğrudan doğruya
zirai faaliyetleri ile ilgili alım satım işlerinin tedviri için
açılan yazıhaneler, faaliyetleri bu mevzua münhasır kalmak şartıyle
dükkan ve mağaza sayılmaz.
Yukarıda yazılı faaliyetlerin içinde yapıldığı işletmelere zirai
işletme bu işletmeleri işleten gerçek kişilere (Adi şirketler
dahil), vergiye tabi olsun veya olmasınlar, çiftçi ve bu faaliyetler
neticesinde istihsal olunan maddelere de mahsul denir.
Kollektif şirketlerle adi veya eshamlı komandit şirketler zirai
faaliyetle iştigal etseler dahi çiftçi sayılmazlar. Zirai faaliyetle
iştigal eden kollektif şirketlerin ortakları ile komandit
şirketlerin komandite ortaklarının şirket kârından aldıkları paylar
şahsi ticari kazanç hükmündedir. Bir çiftçiye veya ortaklığa ait
olup aynı köy sınırları içinde veya birbirine bitişik arazi üzerinde
bulunan yahut istihsal şartlarına göre birbirine bağlılık ve
beraberlik arz eden işletmeler tek işletme sayılır.
16- GVK göre Zirai kazançta vergilendirmeyi açıklayınız?
Madde 53 –Çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançlar, bu kanunun
94' üncü maddesine göre hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak
suretiyle vergilendirilir. 54' üncü maddede yazılı işletme büyüklüğü
ölçülerini aşan çiftçiler ile bir biçerdövere veya bu mahiyetteki
bir motorlu araca veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip
olan çiftçilerin kazançları gerçek usulde (zirai işletme hesabı veya
diledikleri takdirde bilanço esasına göre) tespit olunarak
vergilendirilir. Kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen
çiftçiler bu kazançları için beyanname vermezler. Ancak, çiftçiye
ait olmakla beraber ziraî işletmeye dahil edilmeyen biçerdöver veya
bu mahiyetteki bir motorlu araç veya on yaşına kadar ikiden fazla
traktörün işletilmesinden elde edilen gelirler ticarî kazanç
hükümlerine göre vergilendirilir.
Bu hükmün tatbikinde, aile reisi ile birlikte yaşayan eş ve velayet
altındaki çocuklara ait işletmeler ile ortaklık halindeki
işletmelerde, işletme büyüklüğü toplu olarak nazara alınır.
Ortaklıklarda, ortaklığın birden fazla işletmeye taalluk etmesi veya
işletmelerin ayrı ayrı mahallerde bulunması durumu değiştirmez. 52'
nci maddede yazılı tek işletmelerde işletme birden fazla
ortaklıklara ait olsa bile bu ortaklıklara ait işletme büyüklüğü
toplanmak suretiyle nazara alınır. Birden fazla zirai işletmede ayrı
ayrı şahıslarla ortaklığı bulunanların işletme büyüklüğü ölçülerinin
tespitinde ortaklık payları toplamı esas alınır.
54' üncü maddede yazılı ziraat gruplarının bir kaç tanesi içine
giren zirai faaliyetlerin bir arada yapılması halinde, en fazla iki
gruba ait işletme büyüklükleri bu gruplar için tespit olunan
hadlerin yarısını aşanlar gerçek usulde vergilendirilir.
Gerek şahsi işletmesi gerekse dahil bulunduğu ortaklıklar müstakilen
işletme büyüklüğü ölçüsünün altında kaldığı halde kendisine ait
işletmenin ve ortaklıklardaki payların toplamı bu ölçüyü aşan
çiftçiler gerçek usulde vergilendirilir. Payları toplamı ölçüleri
aşmayan diğer ortaklar tevkifat yoluyla vergilendirilirler.
Yarıcılık ortaklık sayılır.
Kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiler, yazılı olarak
vergi dairesinden istemde bulunmaları halinde izleyen vergilendirme
dönemi başından, işe yeni başlayanlar, işe başlama tarihinden
itibaren gerçek usule geçebilirler. 54 üncü maddede yazılı ölçüleri
aşanlar müteakip vergilendirme dönemi başından itibaren gerçek
usulde; gerçek usule tabi olanlardan bu ölçülerin altında kalanlar
müteakip vergilendirme dönemi başından itibaren hasılatları
üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilirler.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belge alma verme, saklama ve
ibraz yükümlülüklerine uymayan ve Ziraat Odası'ndan, bulunmayan
yerlerde Tarım İl veya İlçe Müdürlükleri'nden çiftçi belgesini
almayan çiftçiler, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları tarafından
verilen avans, kredi, sübvansiyon, prim gibi ayni ve nakdi destek
unsurlarından yararlanamazlar. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin
usuller, ilgili kuruluşların görüşleri de alınarak Maliye
Bakanlığı'nca belirlenir
17- GVK göre Zirai kazancın zirai işletme hesabı esasına göre
tespitini açıklayınız?
Kazancın Zirai İşletme Hesabı Esasına Göre Tespiti
Madde 55 –Zirai işletme hesabı esasına göre zirai kazanç, hesap
dönemi içinde para ile tahsil edilen veya alacak olarak tahakkuk
eden hasılat ile ödenen veya borçlanılan giderler arasındaki müspet
farktır.
Zirai kazancın işletme hesabı esasına göre tespitinde; hesap dönemi
başındaki mahsullerin değeri giderlere, hesap dönemi sonundaki
mahsullerin değeri ise hasılata ilave olunur.
18- GVK göre Zirai işletme hesabı esasına göre hasılat ve
giderleri kısaca anlatınız?
Zirai İşletme Hesabı Esasına Göre Hasılat
Madde 56 –Zirai işletme hesabı esasına göre hasılat aşağıda yazılı
unsurlardan terekküp eder:
1. Evvelki yıllardan devredilenler de dahil olmak üzere istihsal
olunan, satın alınan veya sair suretlerle elde edilen her türlü
zirai mahsullerin satış bedelleri (Primler, risturnlar ve benzerleri
dahil);
2. Ziraat makina ve aletlerinin başka çiftçilerin zirai istihsal
işlerinde çalıştırılması mukabilinde alınan bedeller;
3. Gider yazılan değerlerin satılması halinde bunların satış
bedelleri;
4. Mahsullerin idrakinden evvel veya sonra hasara uğramalarından
dolayı alınan sigorta tazminatları;
5. Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin (Zirai istihsalde
kullanılan gayrimenkuller hariç) satılması halinde Vergi Usul
Kanunu'nun 328' inci maddesine göre hesaplanan hasılat.
Zirai mahsullerin, istihsal vasıtaları ile zat, aile veya işletme
ihtiyaçlarında kullanılmak üzere istihlak maddeleri ile
değiştirilmesi halinde verilen mahsulün emsal bedeli hasılat
sayılır.
Ziraat makine ve aletlerinin başka çiftçilerin zirai işlerinde
çalıştırılması karşılığında herhangi bir istihlak maddesi veya
istihsal vasıtası alınması halinde alınan madde veya vasıtaların
emsal bedeli hasılat sayılır.
İşletmede istihsal edilip de tohum, yem ve sair suretlerle işletmede
kullanılan zirai mahsullerin emsal bedeli hasılat sayılır; bu
hasılatın sene sonunda bir kalemde yazılması caizdir.
Zirai İşletme Hesabı Esasında Giderler
Madde No 57 –Tediye edilen veya borçlanılan meblağları ihtiva eden
giderler aşağıda yazılı unsurlardan terekküp eder.
1. İşletme ile ilgili olarak tohum, gübre, fide, yem, ilaç ve
benzeri maddelerin tedariki için yapılan giderler;
2. Satılmak üzere satın alınan hayvanların, zirai mahsullerin ve
diğer maddelerin bedelleri;
3. İşletmelerde çalıştırılanlara ücret, prim ve sair namlarla hizmet
mukabili yapılan ödemeler;
4. İşçilerin iaşe, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri;
5. Zirai tesisat, makina, aletler ve taşıtların çalıştırılması ve
bakımı için yapılan giderler (Yakıt, yağ, elektrik, yedek parça
vesaire) ve tamir giderleri;
6. Vergi Usul Kanunu'na göre ayrılan amortismanlar;
7. Kira ve ücret mukabili kullanılan istihsal vasıtaları için
yapılan ödemeler;
8. Zirai kazancın elde edilmesi ve idamesi için yapılan genel
giderler;
a) İşletme için alınan ve işletme için harcanan borç paraların
faizleri;
b) İşletme ile ilgili olmak şartı ile ödenen ayni vergi, resim ve
harçlar;
c) İşletme ile ilgili ve yapılan işin önemi ve genişliği ile
mütenasip seyahat ve ikamet giderleri (Seyahat maksadının gerektiği
süreye maksur olmak üzere);
d) İşletme ile ilgili olarak ödenen kira bedelleri;
e) Genel mahiyetteki sair giderler;
9. İşletme ile ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya
kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar;
10. Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin (Zirai istihsalde
kullanılan gayrimenkuller hariç) satılması halinde Vergi Usul
Kanunu'nun 328'inci maddesine göre hesaplanan zararlar;
11. İşletmeye dahil olup, aynı zamanda zatî veya ailevî ihtiyaçlar
için de kullanılan taşıtların amortismanlarının tamamı ile
giderlerinin yarısı.
İşletmede istihsal edilip de tohum, yem ve sair suretlerle
kullanılan zirai mahsullerin emsal bedelleri masraf yazılır. (Bu
giderlerin sene sonunda bir kalemde yazılması caizdir.)
Gerçek usule geçen çiftçilerin(*) önceki yıllardan devreden ürünleri
Vergi Usul Kanunu'nun 45'inci maddesinde belirtilen ortalama maliyet
bedeli esasına göre değerlendirilerek gider yazılır.
19- GVK göre Zirai hasılattan indirilemeyecek giderleri sayınız?
Hasılattan İndirilemeyecek Giderler
Madde 58 –41'inci maddede yazılı giderler hasılattan indirilemez.
(İşletmede istihsal olunan mahsullerden teşebbüs sahibi ile eşi ve
velayet altındaki çocukları tarafından istihlak edilenler hariç.)
20- GVK göre Ücreti tanımlayarak ücret sayılan halleri sayınız?
Ücretin Tarifi
Madde 61 –Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak
çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve
para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk
tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim,
ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması
veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın
belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini
değiştirmez.
Bu kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır:
1. 23'üncü maddenin 11 numaralı bendine göre istisna dışında kalan
emeklilik, malüliyet, dul ve yetim aylıkları;
2. Evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında
verilen para ve ayınlarla sağlanan diğer menfaatler;
3. Türkiye Büyük Millet Meclisi, il genel meclisi ve belediye
meclisi üyeleri ile özel kanunlarına veya idari kararlara göre
kurulan daimi veya geçici bütün komisyonların üyelerine ve yukarıda
sayılanlara benzeyen diğer kimselere bu sıfatları dolayısıyla ödenen
veya sağlanan para, ayın ve menfaatler;
4. Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleriyle tasfiye
memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın
ve menfaatler;
5. Bilirkişilere, resmî arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine
ve her türlü yarışma jürisi üyelerine ödenen veya sağlanan para,
ayın ve menfaatler;
6. Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve
sağlanan menfaatler.
21- GVK göre ücretin gayrisafi (gerçek) değerinde indirimler
nelerdir açıklayınız?
Gerçek Ücretler
Madde 63 – Ücretin gerçek safi değeri işveren tarafından verilen
para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki
indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır.
1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 190'ıncı maddesi uyarınca
yapılan kesintilerle, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve benzeri kamu
kurumları için yapılan kanuni kesintiler;
2. Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklara
ödenen aidat ve primler;(*)
3. Sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye’de kâin ve
merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi
nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve
küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık,
işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için
hizmet erbabı tarafından ödenen primler ile bireysel emeklilik
sistemine ödenen katkı payları,
İndirim konusu yapılacak prim, aidat ve katkıların toplamı, ödendiği
ayda elde edilen ücretin % 10’unu (bireysel emeklilik sistemi
dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için ödenen primlerde, ödendiği
ayda elde edilen ücretin % 5’ini) ve yıllık olarak asgari ücretin
yıllık tutarını aşamaz. Bakanlar Kurulu bu oranı % 20 oranına kadar
(bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için
% 10 oranına kadar) artırmaya ve belirtilen haddi asgari ücretin
yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye
yetkilidir.(**)
4. Çalışanlar tarafından ilgili kanunlarına göre, sendikalara ödenen
aidatlar (Şu kadar ki, aidatın ödendiğinin tevsik edilmesi
şarttır.),
Ücretin gerçek değerinin tayininde, Gelir Vergisi gibi şahsi
vergiler ücretten indirilmez.
Yabancı parasıyla ödenen ücretler ödeme gününün borsa rayiciyle Türk
parasına çevrilir.
Hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama
perakende fiyatlarına göre; konut tedariki ve sair suretle sağlanan
menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline
göre değerlenir.
22- GVK göre hangi ücretler için yıllık beyan verilmez
açıklayınız?
Diğer Ücretler
Madde 64-
Aşağıda yazılı hizmet erbabının safi ücretleri takvim yılı başında
geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler
için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 25'idir
1. Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında
çalışanlar;
2. Özel hizmetlerde çalışan şoförler;
3. Özel inşaat sahiplerinin ücretle çalıştırdığı inşaat işçileri;
4. Gayri menkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanlar;
5. Gerçek ücretlerinin tespitine imkan olmaması sebebiyle,
Danıştayın müsbet mütalaasıyla, Maliye Bakanlığınca bu kapsama
alınanlar.
Diğer ücretler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler
nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bunlar beyannameye ithal
edilmez.
23- GVK göre Serbest Meslek Kazancın tarifini yaparak serbest
meslek erbabına girenleri sayınız?
Serbest Meslek Kazancının Tarifi
Madde 65 –Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar
serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya
mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan
işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam
ve hesabına yapılmasıdır.
Tahkim işleri dolayısiyle hakemlerin aldıkları ücretler ile
kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest
meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da, serbest meslek
kazancıdır.
Serbest Meslek Erbabı
Madde 66 – Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa
edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin
yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak
uğraşılması bu vasfı değiştirmez.
Bu maddenin uygulanmasında:
1. Gümrük komisyoncuları, bilumum borsa ajan ve acenteleri,
noterler, noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar;
2. Bizzat serbest meslek erbabı tarifine girmemekle beraber serbest
meslek erbabını bir araya getirerek teşkilat kurmak veya bunlara
sermaye temin etmek suretiyle veya sair suretlerle serbest meslek
kazancından hisse alanlar;
3. Serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirketlerde
ortaklar, adi komandit şirketlerde komanditteler;
4. Dava vekilleri, müşavirler, kurumlar ve tüccarlarla serbest
meslek erbabının ticarî ve meslekî işlerini takip edenler ve konser
veren müzik sanatçıları;(*)
5. Vergi Usul Kanunu'nun 155' inci maddesinde belirtilen şartlardan
en az ikisini taşıyan ebe, sünnetçi, sağlık memuru, arzuhalci,
rehber gibi mesleki faaliyette bulunanlar (şartlardan en az ikisini
taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi
nüfusu 5.000'i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu
faaliyetlerine ilişkin kazançları gelir vergisinden muaftır.)
Bu işler dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılırlar.
24- GVK göre Serbest Meslek Kazancının tespitini açıklayınız?
Serbest Meslek Kazancının Tespiti
Madde 67 – Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest
meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve
diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen
menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyle yapılan giderler indirildikten
sonra kalan farktır.
Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili
olmak üzere para ve ayın şeklinde alınan gider karşılıkları kazanca
ilave edilir.
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde
Vergi Usul Kanunu'nun 328'inci maddesine göre hesaplanan müspet fark
kazanca eklenir.
Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi
hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen
bu hususlara sarf edilen para ve ayınlar kazanç sayılmaz.
Serbest meslek erbabı, mesleki kazançlarını Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre tuttukları "Serbest meslek kazanç defteri"ne
istinaden tespit ederler
65'inci maddenin son fıkrasında yazılı şirketler de mesleki
kazançlarını "Serbest meslek kazanç defteri" üzerinden tespit
ederler. Bu şirketlerin bilanço esasına göre tuttukları defterler
serbest meslek kazancı defteri yerine geçer.
Serbest meslek erbabı için,
1. Ittıla hasıl etmeleri kaydiyle, namlarına kamu müessesesine, icra
dairesine, bankaya, notere veya postaya para yatırılması;
2. Serbest meslek kazancı olarak doğan alacağın başka bir şahsa
temliki (Temlikin ivazlı olup olmadığına bakılmaz. İvazlı
temliklerde ivazın tahsil şartı aranmaz.) veya müşterisine olan
borcu ile takası;
Tahsil hükmündedir.
Yabancı parasıyla yapılan ödemeler, ödeme gününün borsa rayici ile
borsada rayici yoksa, Maliye Bakanlığı'nca tespit edilecek kur
üzerinden Türk parasına çevrilir.
25- GVK göre Serbest Meslek Kazancından indirilecek giderler
sayınız?
Mesleki Giderler
Madde No 68 –Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı
giderler hasılattan indirilir:
1. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen
genel giderler (İkametgâhlarının bir kısmını iş yeri olarak
kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve
aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri
kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü
olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın
yarısını gider yazabilirler.).
2. Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatındaki
iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri
ve emekli aidatı (bu primlerin ve aidatın geri alınmamak üzere
Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım
sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel
kişiliği haiz bulunmaları şartıyla) ile 27 nci maddede yazılı giyim
giderleri.
3. Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri (seyahat
maksadının gerektirdiği süre ile sınırlı olmak şartıyla).
4. Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere
dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan
amortismanlar (amortismana tâbi iktisadi kıymetlerin elden
çıkarılması halinde aynı Kanunun 328 inci maddesine göre
hesaplanacak zararlar dahil).
5. Kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların
giderleri.
6. Alınan mesleki yayınlar için ödenen bedeller.
7. Mesleki faaliyetin ifası için ödenen mal ve hizmet alım
bedelleri.
8. Serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla emekli sandıklarına
ödenen giriş ve emeklilik aidatları ile mesleki teşekküllere ödenen
aidatlar.
9. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen
meslek, ilan ve reklam vergileri ile iş yerleriyle ilgili ayni
vergi, resim ve harçlar.
10. Mesleki faaliyetle ilgili olarak kanun, ilam ve mukavelenameye
göre ödenen tazminatlar.
Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile serbest meslek
erbabının suçlarından doğan tazminatlar gider olarak indirilemez.
26- GVK göre Gayrimenkul sermaye iradının tespitini açıklayınız?
Gayrimenkul Sermaye İradının Tarifi
Madde 70 – Aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları,
zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları
tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul
sermaye iradıdır:
1. Arazi, bina (Döşeli olarak kiraya verilenlerde döşeme için alınan
kira bedelleri dahildir), maden suları, menba suları, madenler, taş
ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit
harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı;
2. Voli mahalleri ve dalyanlar; (Balık avlama sahası)
3. Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüzileri ve
teferruatı ile bilumum tesisatı demirbaş eşyası ve döşemeleri;
4. Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar;
5. Arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, ihtira beratı
(İhtira beratının mucitleri veya kanunî mirasçıları tarafından
kiralanmasından doğan kazançlar, serbest meslek kazancıdır.),
alameti farika, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim,
desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü
bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir
tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü
üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar (Bu
hakların kullanılması için gerekli malzeme ve teçhizat bedelleri de
gayrimenkul sermaye iradı sayılır.);
6. Telif hakları (bu hakların, müellifleri veya bunların kanuni
mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançlar, serbest
meslek kazancıdır);
7. Gemi ve gemi payları (Motorlu olup olmadıklarına ve
tonilatolarına bakılmaz) ile bilumum motorlu tahmil ve tahliye
vasıtaları;
8. Motorlu nakli ve cer vasıtaları, her türlü motorlu araç, makine
ve tesisat ile bunların eklentileri.
Yukarıda yazılı mallar ve haklar ticarî veya zirai bir işletmeye
dahil bulunduğu takdirde bunların iratları ticarî veya zirai
kazancın tespitine müteallik hükümlere göre hesaplanır.
Tüccarlara ait olsa dahi, işletmeye dahil bulunmayan
gayrimenkullerle haklar hakkında bu bölümdeki hükümler uygulanır.
Vakfın gelirinden hizmet karşılığı olmayarak alınan hisseler ile
zirai faaliyete bilfiil iştirak etmeksizin sadece üründen pay alan
arazi sahiplerinin gelirleri bu kanunun uygulanmasında gayrimenkul
sermaye iradı addolunur.
27- GVK göre Gayrimenkul sermaye iradından gayrisafi hasılatı
anlatınız?
Gayrisafi Hasılat
Madde 72 – Gayrimenkul sermaye iratlarında, gayrisafi hasılat,
70'inci maddede yazılı mal ve hakların kiraya verilmesinden bir
takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak nakden veya
aynen tahsil edilen kira bedellerinin tutarıdır.
Ayın olarak tahsil edilen kiralar, Vergi Usul Kanunu hükümlerine
göre emsal bedeli ile paraya çevrilir.
Kiracı tarafından gayrimenkulü genişletecek veya iktisadi değerini
devamlı surette artıracak şekilde gayrimenkule ilave edilen
kıymetler, kira müddetinin hitamında bedelsiz (Kıymetlerin emsal
bedelinden düşük değerle devri halinde, aradaki fark bedelsiz devir
sayılır) olarak kiralayana devrolunduğu takdirde, mezkur kıymetler
kiralayan bakımından, bu tarihte aynen tahsil olunmuş addolunur.
Gelecek yıllara ait olup peşin tahsil olunan kiralar, ilgili
bulundukları yılların hasılatı sayılır. Şu kadar ki, ölüm ve
memleketi terk hallerinde mükellefiyetin kalktığı tarihi takip eden
zamanlara ait olmak üzere peşin tahsil olunan kiralar,
mükellefiyetin kalktığı dönemin hasılatı addolunur.
Gayrimenkul iradı sahipleri için,
1. Ittıla hasıl etmeleri kaydiyle namlarına, kamu müessesesine, icra
dairesine, bankaya, notere veya postaya para yatırılması;
2. Kira olarak doğan alacağın başka bir şahsa temliki (Temlikin
ivazlı olup olmadığına bakılmaz. İvazlı temliklerde ivazın tahsil
şartı aranmaz) veya kiracısına olan borcu ile takası; tahsil
hükmündedir.
Yabancı parasıyla yapılan ödemeler, ödeme gününün borsa rayici ile,
borsada rayici yoksa, Maliye Bakanlığı'nca tespit edilecek kur
üzerinden Türk parasına çevrilir.
28- GVK göre Emsal Kira Bedeli Esası hükümlerini anlatınız?
Emsal Kira Bedeli Esası
Madde 73
Kiraya verilen mal ve hakların kira bedelleri emsal kira bedelinden
düşük olamaz. Bedelsiz olarak başkalarının intifaına bırakılan mal
ve hakların emsal kira bedeli, bu mal ve hakların kirası sayılır.
Bina ve arazide emsal kira bedeli, yetkili özel mercilerce veya
mahkemelerce takdir veya tespit edilmiş kirası, bu suretle takdir
veya tespit edilmiş kira mevcut değilse Vergi Usul Kanunu'na göre
belirlenen vergi değerinin % 5'idir. Diğer mal ve haklarda emsal
kira bedeli, bu mal ve haklarının maliyet bedelinin, bu bedel
bilinmiyorsa, Vergi Usul Kanunu'nun servetlerin değerlendirilmesi
hakkındaki hükümlerine göre belli edilen değerlerinin % 10'udur.
Aşağıda yazılı hallerde emsal kira bedeli esası uygulanmaz:
1. Boş kalan gayrimenkullerin muhafazaları maksadiyle bedelsiz
olarak başkalarının ikametine bırakılması;
2. Binaların mal sahiplerinin usul, füru veya kardeşlerinin
ikametine tahsis edilmesi (Usul, füru ve kardeşlerden herbirinin
ikametine birden fazla konut tahsis edilmiş ise bu konutların yalnız
birisi hakkında emsal kira bedeli hesaplanmaz. Kardeşler evli ise
eşlerden sadece biri için emsal kira bedeli hesaplanmaz.);
3. Mal sahibi ile birlikte akrabaların da aynı evde veya dairede
ikamet etmesi.
4. Genel bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idareler, il özel
idareleri ve belediyeler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca
yapılan kiralamalarda.
29- GVK göre Gayrimenkul sermaye iradından gayrisafi hasılattan
indirilecek giderleri anlatınız?
Giderler
Madde 74 – Safi iradın bulunması için, 21'inci maddeye göre istisna
edilen gayrisafi hasılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi
hasılattan aşağıda yazılı giderler indirilir:
1. Kiraya veren tarafından ödenen aydınlatma, ısıtma, su ve asansör
giderleri;
2. Kiraya verilen malların idaresi için yapılan ve gayrimenkul ün
ehemmiyeti ile mütenasip olan idare giderleri;
3. Kiraya verilen mal ve haklara müteallik sigorta giderleri;
4. Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf
olunan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen bir adet
gayrimenkul ün iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap
bedelinin % 5'i (İktisap bedelinin % 5'i tutarındaki bu indirim,
sadece ilgili gayrimenkule ait hasılata uygulanır. Ancak,
indirilmeyen kısım 88' inci maddenin 3' üncü fıkrasının
uygulanmasında gider fazlalığı sayılmaz),
5. Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen vergi, resim, harç ve
şerefiyelerle kiraya verenler tarafından ödenmiş olmak şartıyla
belediyelere ödenen harcamalara iştirak payları;
6. Kiraya verilen mal ve haklar için ayrılan amortismanlar
(Amortismana tabi değer, malum ise maliyet bedeli, malum değilse,
bina ve arazi için vergi değeri, diğer mallar için Vergi Usul
Kanununun 267'nci maddesinin 3'üncü sırasına göre tespit edilen
emsal değeridir);
7. Kiraya verenin yaptığı onarım giderleri (Emlakın iktisadi
değerini artıracak surette tevsii, tadili veya bunlara ilaveler
yapılması için ihtiyar olunan giderler onarım gideri sayılmaz);
8. Kiraya verilen mal ve haklara ait bakım ve idame giderleri;
9. Kiraladıkları mal ve hakları kiraya verenlerin ödedikleri kiralar
ve diğer gerçek giderler;
10. Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile
oturdukları konutun kira bedeli (kira indirimi gayri safi hasılattan
bu maddenin 1 ila 9 ve 11 numaralı bentlerinden yazılı giderler
düşüldükten sonra, kalan miktar üzerinden yapılır; kiranın
indirilemeyen kısmı 88'inci maddenin 3'üncü fıkrasının
uygulanmasında gider fazlalığı sayılmaz);
11. Kiraya verilen mal ve haklarla ilgili olarak mukavelenameye
kanuna veya ilama istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar.
Gayrimenkul sermaye mahiyetindeki mal ve hakların kısmen kiraya
verilmesi halinde, yukarıda yazılı giderlerden yalnız bu kısma
isabet edenler hasılattan indirilebilir.
Mükellefler (hakları kiraya verenler hariç) diledikleri takdirde
yukarıda yazılı giderlere karşılık olmak üzere hasılatlarından
%25'ini götürü olarak indirebilirler. Götürü gider usulünü kabul
edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden dönemezler.
Bu madde hükmünün uygulanmasında para cezaları ve vergi cezaları
hasılattan gider olarak indirilemez
30- GVK göre Menkul sermaye iradından hasılattan indirilecek
giderler nelerdir kısaca anlatınız?
Safi İrat
Madde 78 – Safi iradın bulunması için menkul sermaye iradından
aşağıdaki giderler indirilir:
1. Depo etme ve sigorta ücretleri gibi menkul kıymetlerin muhafazası
için yapılan giderler;
2. Temettü hisseleri ile faizlerin tahsil giderleri (Şirket
toplantılarına bizzat veya bilvekale iştirak gibi sermayenin idaresi
için yapılan giderler irattan indirilmez);
3. Menkul kıymetler ve bunların iratları için ödenen her türlü
vergi, resim ve harçlar (gelir vergisi irattan indirilmez.)
31- GVK göre diğer kazanç ve iratlar nelerdir? Değer artış
kazancını anlatınız?
Gelire Giren Diğer Kazanç ve İratlar
Madde 80 – Aşağıda yazılı olup geçen bölümlerin dışında kalan kazanç
ve iratlar bu bölümdeki hükümlere göre vergiye tâbi gelire dahildir
:
1. Değer artış kazançları
2. Arızî kazançlar.(**)
Değer Artışı Kazançları
Mükerrer Madde 80 –Aşağıda yazılı mal ve hakların elden
çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.
1. İvazsız olarak iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait
olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç,
menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden
çıkarılmasından sağlanan kazançlar.(*)
2. 70 inci maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı
hakların (ihtira beratları hariç) elden çıkarılmasından doğan
kazançlar.
3. Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve
bunların kanunî mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden
çıkarılmasından doğan kazançlar.
4. Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan
kazançlar.
5. Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden
çıkarılmasından doğan kazançlar.
6. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler
hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7)
numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi
çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve
hakların, iktisap tarihinden başlayarak dört yıl içinde elden
çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu
sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis
tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.).
Bu maddede geçen “elden çıkarma” deyimi, yukarıda yazılı mal ve
hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa
edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret
şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.
Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul
kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından
sağlananlar hariç, 6.000 Yeni Türk Lirası (259 Seri No'lu Gelir
Vergisi Genel Tebliği ile 2007 yılı için 6.400 YTL.) gelir
vergisinden müstesnadır.
Faaliyetine devam eden ticarî bir işletmenin kısmen veya tamamen
satılmasından veya ticarî işletmeye dahil amortismana tâbi iktisadî
kıymetlerle birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından
doğan kazançlar ticarî kazanç sayılır ve bunlara ticarî kazanç
hakkındaki hükümler uygulanır.
32- GVK göre Safi değer artış kazancını kısaca anlatınız?
Safi Değer Artışı
Mükerrer Madde 81 –Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma
karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil
edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve
hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve
satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların
indirilmesi suretiyle bulunur. Hâsılatın ayın ve menfaat olarak
sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili
hükümlerine göre tayin ve tespit olunur.
Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet
bedeli yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, takdir
komisyonlarınca tespit edilecek bedel, kazancı bilanço veya işletme
hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde ise son bilançoda
veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır.
İşletmeye dahil amortismana tâbi iktisadî kıymetlerin elden
çıkarılması halinde, iktisadî kıymetlerin maliyet bedeli yerine
amortismanlar düşüldükten sonra kalan net değeri esas alınır.
Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasında, iktisap bedelinin tevsik
edilememesi halinde Vergi Usul Kanununun 266 ncı maddesinde yazılı
itibari değer iktisap bedeli olarak kabul edilir.
Dar mükelleflerin (kurumlar dahil), yabancı sermaye mevzuatına göre
ilgili mercilerden izin almak suretiyle, Türkiye’ye bizzat
getirdikleri nakdî veya aynî sermaye karşılığında iktisap ettikleri
menkul kıymetler ile iştirak hisselerini elden çıkarmalarından doğan
değer artışı kazançlarının hesabında, kur farkından doğan kazançlar
dikkate alınmaz. Şu kadar ki, bu mükelleflerin Türkiye’de elde
ettikleri kazançların, münhasıran bu menkul kıymet veya iştirak
hisseleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratlarından ve bu
kıymet veya hisselerin elden çıkarılmasından doğan değer artışı
kazançlarından ibaret olması şarttır. Bu mükelleflerin, Türkiye’de
menkul kıymet alım satımıyla devamlı olarak uğraşmaları halinde, kur
farkından doğan kazançlar da ticarî kazancın hesabında dikkate
alınır.
Kur farkından doğan kazançların hesabında, menkul kıymet veya
iştirak hisselerinin iktisabına tahsis edilen yabancı sermayenin bu
kıymet veya hisselerin iktisap tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası döviz alış kuruna göre hesaplanan Yeni Türk Lirası karşılığı
ile bu kıymet veya hisselerin elden çıkarılması tarihindeki aynı
miktar yabancı sermayenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz
alış kuruna göre hesaplanan Yeni Türk Lirası karşılığı arasındaki
fark esas alınır.
Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan
mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet
İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki
artış oranında artırılarak tespit edilir. Şu kadar ki, bu
endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde
olması şarttır.
33- GVK göre arzi kazancı kısaca anlatınız?
Arızi Kazançlar
Madde 82 - Vergiye tâbi arızi kazançlar şunlardır :
1. Arızî olarak ticarî muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki
muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar.
2. Ticarî veya ziraî bir işletmenin faaliyeti ile serbest meslek
faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi, henüz başlamamış olan
böyle bir faaliyete hiç girişilmemesi, ihale, artırma ve
eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hâsılat.
3. Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri
karşılığında alınan tazminatlar ile peştamallıklar (kiracıya ait
tesisat ve malların tahliye ve devri sırasında kiralayan veya yeni
kiracıya devrinde doğan kazançlar dahil).
4. Arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla
tahsil edilen hâsılat.
5. Gerçek usulde vergiye tâbi mükelleflerin terk ettikleri işleri
ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar (zarar yazılan
değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili
dahil).
6. Dar mükellefiyete tâbi olanların 45 inci maddede yazılı işleri
arızî olarak yapmalarından elde ettikleri kazançlar.
Bir takvim yılında (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yazılı
olan kazançlar (henüz başlamamış olan ticarî, ziraî veya meslekî bir
faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere
iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç)
toplamının 10 milyar liralık 259 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel
Tebliği ile 2007 yılı için 15.000 YTL.kısmı gelir vergisinden
müstesnadır.
Bu maddede geçen “hâsılat” deyimi alınan para ve ayınlarla diğer
suretlerle elde edilen ve para ile temsil edilebilen menfaatleri
ifade eder.
Arızî kazançların safi miktarı aşağıdaki şekilde tespit olunur:
1. Bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yazılı
işlerde satış bedelinden maliyet bedeli ve satış dolayısıyla yapılan
giderler indirilir.
2. Bu maddenin birinci fıkrasının (2), (3), (4) ve (5) numaralı
bentlerinde yazılı işlerde elde edilen hâsılattan tevsik edilmek
kaydıyla yapılan giderler indirilir.
3. Bu maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yazılı
işlerde, 45 inci madde hükümleri uygulanır.(**)
34- GVK göre gelir vergisinin beyannamelerini sayarak
açıklayınız? Bu beyannamelerin beyan ve ödeme sürelerini belirtiniz?
Beyanname Çeşitleri
Madde 84 – Gelir Vergisi beyanları:
1. Yıllık;
2. Muhtasar;
3. Münferit;
Beyanname ile yapılır.
1. Yıllık beyanname, muhtelif kaynaklardan bir takvim yılı içinde
elde edilen kazanç ve iratların bir araya getirilip toplanmasına ve
bu suretle hesaplanan gelirin vergi dairesine bildirilmesine
mahsustur.
Gelirin takvim yılının belli bir dönemine taalluk etmesi,
beyannamenin yıllık vasfını değiştirmez.
2. Muhtasar beyanname, işverenler veya vergi tevkifatı yapan diğer
kimseler tarafından kesilen vergilerin matrahları ile birlikte,
toplu olarak vergi dairesine bildirmesine mahsustur.
3. Münferit beyanname, dar mükellefiyete tabi olanların yıllık
beyanname ile bildirmeye mecbur olmadıkları kazanç ve iratlardan,
vergisi tevkif suretiyle alınmamış olanların bildirilmesine
mahsustur
Yıllık Beyannamenin Verilmesi
Madde No 92 –Bir takvim yılına ait beyanname izleyen yılın Mart
ayının yirmibeşinci günü akşamına kadar gelirin sadece basit usulde
tespit edilen ticarî kazançlardan ibaret olması halinde izleyen
yılın Şubat ayının yirmibeşi günü akşamına kadar(2), tam
mükellefiyette vergiyi tarha yetkili vergi dairesine, dar
mükellefiyette Türkiye'de vergi muhatabı mevcutsa onun Türkiye'de
oturduğu yerin, Türkiye'de vergi muhatabı yoksa işyerinin, işyeri
birden fazla ise bu işyerlerinden herhangi birisinin bulunduğu yer
vergi dairesine verilir veya taahhütlü olarak posta ile gönderilir.
Yıllık Beyana Tabi Gelirler Üzerinden Tahakkuk Eden Vergilerde
Ödeme(*)
Madde 117 – 1. Şubat ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile
bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi Şubat ve
Haziran aylarında;
2. Mart ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen
gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi Mart ve Temmuz
aylarında;
Olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.
Maliye Bakanlığı, gelirlerinin büyük bir kısmı ziraî kazançtan
oluşan mükellefler hakkında gerekli görülen hallerde, iki taksitten
fazla olmamak üzere, belli üretim bölgeleri ve ziraat ürünlerine
göre, özel ödeme zamanları tayin edebilir.(**)
Muhtasar Beyannamenin Verilme Zamanı
Madde 98 –94'üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur
olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri
karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi
ayın yirmi üçüncü günü akşamına kadar(1), ödeme veya tahakkukun
yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye
mecburdurlar. Yıl sonlarında tahakkuk ettirilen mevduat faizlerinden
kesilecek vergilerin bildirilmesi için bu süre bir ay uzatılır.
Aynı belediye hudutları içinde muhtelif yerlerde yapılan ödeme ve
tahakkuklar ile bunlara ait vergilerin bir merkezden bildirilmesi
caizdir.
Ziraî ürün bedelleri üzerinden tevkifat yapanlar hariç olmak üzere,
çalıştırdıkları hizmet erbabı sayısı 10 ve daha az olanlar, 94'üncü
maddeye göre yapacakları tevkifatla ilgili muhtasar beyannamelerini,
bağlı bulundukları vergi dairesine önceden bildirmek şartıyla her ay
yerine (Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının yirmi üçüncü günü
akşamına kadar verebilirler. Ödeme 26 ncı güne kadar ..
Münferit Beyannamenin Verilmesi
Madde 101 Madde de yazan kazanç ve iratların iktisap olunduğu
tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesine verilmesi
mecburidir.aynı gün ödenir
35- GVK göre hangi gelirler için yıllık beyanname verilmez
anlatınız?
Toplama yapılmayan haller
Madde 86 –
- Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer
gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye
dahil edilmez.
1. Tam mükellefiyette;
a) Gerçek usulde vergilendirilmeyen ziraî kazançlar, bu Kanunun 75
inci maddesinin (15) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye
iratları, kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı,
b) Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş
ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden
sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede
yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan
mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri
dahil)
c) Vergiye tâbi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde
belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir
diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye'de tevkifata
tâbi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler,
menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları,
d) Bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 259 Seri No'lu
Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2007 yılı için 900 YTL. aşmayan,
tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul
sermaye iratları.
2. Dar mükellefiyette, tamamı Türkiye'de tevkif suretiyle
vergilendirilmiş olan; ücretler, serbest meslek kazançları, menkul
ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar.
36- GVK göre Zararları Karlara Takas ve Mahsubu hükümlerini
anlatınız?
Madde 88
Gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından hasıl olan
zararlar (80'inci maddede yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar
hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edilir.
Bu mahsup neticesinde kapatılmayan zarar kısmı, müteakip yılların
gelirinden indirilir. Arka arkaya beş yıl içinde mahsup edilmeyen
zarar bakiyesi müteakip yıllara naklolunamaz.
Menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında, gider fazlalığından
doğanlar hariç, sermayede vukua gelen eksilmeler zarar addolunmaz.
Tam mükellefiyette yurt dışı faaliyetlerden doğan zararlar
faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen
vergi matrahlarının (zarar dahil) her yıl o ülke mevzuatına göre
denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması ve bu raporun
aslı ile tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye'deki ilgili vergi
dairesine ibrazı halinde mahsup edilebilecektir. Denetim
kuruluşlarınca hazırlanacak raporun ekinde yer alan vergi
beyanlarının, bilanço ve kâr-zarar cetvellerinin o ülkedeki yetkili
mali makamlarca onaylanması zorunludur. Faaliyette bulunulan ülkede
denetim kuruluşu olmaması halinde, her yıla ait vergi
beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarından alınan birer örneğinin
mahallindeki Türk elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada Türk
menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcilerine
onaylatılarak, aslının ve tercüme edilmiş bir örneğinin ilgili vergi
dairesine ibrazı yeterlidir.
Türkiye'de mahsup edilen yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup
edilmesi halinde, Türkiye'deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı
kazanç, mahsuptan önceki tutar olacaktır.
Türkiye'de Gelir Vergisi'nden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt
dışı zararlar, yurt içindeki kazanç ve iratlardan mahsup edilmez.
Bu maddenin uygulamasıyla ilgili usul ve esasları belirlemeye Maliye
ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
37- GVK göre Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi
beyannamesinde bildirilecek gelirlerden hangi indirimler yapılır
anlatınız? Sadece 5 madde yazınız?
MADDE 89 - Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi
beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler
yapılabilir:
1. Beyan edilen gelirin % 10’unu (bireysel emeklilik sistemi
dışındaki şahıs sigorta primleri için, beyan edilen gelirin % 5’ini)
ve asgarî ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla, mükellefin
şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık,
sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile
bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları
2. Beyan edilen gelirin % 10’unu aşmaması, Türkiye’de yapılması ve
gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel
kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin
kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve
sağlık harcamaları
3. Serbest meslek faaliyetinde bulunan veya basit usulde
vergilendirilen özürlülerin beyan edilen gelirlerine, 31 inci
maddede yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim
4. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri,
belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar
Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan
edilecek gelirin % 5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler için %
10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve
yardımlar.
5. Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan
dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar
çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak
maddelerinin(**) maliyet bedelinin tamamı.
38- GVK göre Matrahtan indirilemeyecek giderleri açıklayınız?
Matrahtan ve Gelir Unsurlarından İndirilmeyecek Giderler
Madde 90 –Gelir Vergisi ile diğer şahsi vergiler ve her ne şekilde
olursa olsun vergi cezaları ve para cezaları, Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar,
gecikme zamları ve faizler Gelir Vergisi'nin matrahından ve gelir
unsurlarından indirilmez.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri, vergi
matrahından ve gelir unsurlarından indirilmez.
39- GVK göre Vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanları ve Vergi
tevkifatında uyulacak esasları anlatınız?
Tevkifat yapmaya mecbur olanlar
Madde 94
Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair
kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar,
dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım
fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret
ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî
işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki
bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden
veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir
vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.
Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar
Madde 96
Vergi tevkifatı, 94'üncü madde kapsamına giren nakten veya hesaben
yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi,
vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak
sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve
işlemleri ifade eder.
Vergi tevkifatı, ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi
tutarlar üzerinden yapılır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan
tarafından üstlenilmesi halinde bu vergi, bilfiil ödenen miktar ile
ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.
40- GVK göre Tevkifata tabi olmayan Ücretleri anlatınız?
Madde 95 – Aşağıda yazılı hizmet erbabının ücretleri hakkında
vergi tevkif usulü cari olmaz:
1. Ücretlerini yabancı bir memleketteki işverenden doğrudan doğruya
alan hizmet erbabı
2. 16'ncı maddede yazılı istisnadan faydalanmayan yabancı elçilik ve
konsolosluk memur ve hizmetlileri;
3. Maliye Bakanlığı'nca yıllık beyanname ile bildirilmesinde zaruret
görülen ödemeler
Bunlar gelirlerini, bu kısmın 2'nci bölümündeki hükümlere göre,
yıllık beyanname ile bildirirler
41- GVK göre Vergi beyannamelerinin tarh yerini anlatınız?
Tarh Yeri
Madde 106 – Gelir Vergisi, mükellefin ikametgahının bulunduğu mahal
vergi dairesince tarh edilir. Şu kadar ki;
1. İşyeri ve ikametgahı ayrı vergi daireleri bölgesinde bulunan
mükelleflerin vergileri, Maliye Bakanlığı'nca uygun görüldüğü
takdirde ve mükellefe de evvelden bildirmek kaydiyle işyerinin
bulunduğu;
2. Diğer(*) ücretlerle, gezici olarak çalışanların ticaret ve
serbest meslek kazançlarının vergileri, bu ücret ve kazanç
sahiplerinin ikametgahlarının bulunduğu yerin vergi dairesince tarh
edilmemişse, faaliyetlerini icra ettikleri;
3. Dar mükellefiyete tabi olanların vergileri, beyannamelerini
vermeye mecbur oldukları;
Yerin vergi dairesince tarh olunur.
42- GVK göre gelir vergisi kimler adına tarh edilir ve kimler
tarhiyata muhatap tutulurlar?
Tarhiyatın Muhatabı
Madde 107 – Gelir Vergisi bu vergiyle mükellef olan gerçek kişiler
namına tarh edilir. Şu kadar ki;
1. Küçüklerle kısıtlılarda, bunların nam ve hesabına kanuni
temsilcileri;
2. Verginin tevkif suretiyle alınması halinde, mükellef hesabına
tevkifat yapmaya mecbur olanlar;
3. Dar mükellefiyette, mükellefin Türkiye' de daimi temsilcisi
mevcutsa mükellef hesabına daimi temsilci (Türkiye'de birden fazla
daimi temsilcinin mevcudiyeti halinde, mükellefin tayin edeceği,
tarhiyat tarihine kadar böyle bir tayin yapılmamışsa, temsilcilerden
herhangi birisi), daimi temsilci mevcut değilse, kazanç ve iratları
yabancı kişiye sağlayanlar;
Tarhiyatta muhatap tutulurlar.
43- GVK göre Vergilendirme dönemi hükümlerini anlatınız?
Madde 108
Gelir Vergisi'nde vergilendirme dönemi, geçmiş takvim yılıdır. Şu
kadar ki:
1. Mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkması halinde, vergilendirme
dönemi, takvim yılı başından mükellefiyetin kalkması tarihine kadar
geçen süreye inhisar eder;
2. Diğer ücretlerde vergilendirme dönemi, hizmetin ifa olunduğu
takvim yılıdır.
3. Tevkif yoluyla ödenen vergilerde, istihkak sahipleri ayrıca
yıllık beyanname vermeye mecbur değillerse tevkifatın ilgili
bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılır ve kesilen veya
kesilmesi icabeden vergiler yıllık verginin yerine geçer;
4. Münferit beyanname ile bildirilmesi gereken gelirlerin
vergilendirilmesinde, vergilendirme dönemi yerine gelirin iktisap
tarihi esas tutulur. |
|