|
|
Ticaret
Hukuku Konu Özeti
Haksız Rekabet
HAKSIZ REKABET
Bir tanım vermek gerekirse haksız rekabet, iktisadi rekabetin iyi
niyet kurallarına aykırı olan aldatıcı davranış veya başkaca suretle
her türlü kötüye kullanılmasıdır. Bu tanıma göre önce iktisadi bir
rekabet mevcut olmalıdır. Ekonomik rekabetin ilk koşulu, ortada
ekonomik bir etkinliğin bulunmasıdır. Haksız rekabetin ikinci unsuru
iyi niyet kurallarına aykırı davranmaktır. Rakibini kötülemek,
müşteri çevresini aldatıcı davranışlarla kandırmak gibi hareketler
kabul edilemez. Üçüncü olarak da haksız rekabetin varlığı için
rekabet hakkının kötüye kullanılmış olması aranmaktadır. İyi niyet
kuralları ile belirli olan rekabet özgürlüğünün sınırlarının asılmış
olması, kötüye kullanmayı gösterir.
Ticaret Kanununun haksız rekabeti düzenleyen bu genel hükmü yanında,
özellikle iyi niyet kurallarına aykırı olup, haksız rekabet fiilini
oluşturan bazı özel haller Kanunun 57. maddesinde tek tek
sayılmıştır.
Ticaret Kanununun 57.maddesinde sayılan başlıca haksız rekabet
halleri şunlardır :
1.Kötüleme : Başkalarını veya onların emtiasını, iş
ürünlerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı
veya gereksiz yere incitici beyanlarla kötülemek bir haksız rekabet
hali oluşturur. Örneğin, bir rakip işletme sahibinin ticari
itibarını sarsacak şekilde iflasın eşiğinde olduğu veya rakip
işletmenin ürünlerinde domuz yağının kullanıldığı yönünde
söylentiler çıkarılması.
2. Başkasının ahlaki veya mali iktidarı hakkında gerçeğe aykırı
bilgi verme: Örneğin, bir kimse hakkında gerçeğe aykırı bir
biçimde kötü bilgi vererek onun kredi almasını engelleme hali.
3. Bir kişinin kendisi ile ilgili olarak yanlış veya yanıltıcı
bilgi vermesi : Burada bir kişinin kendi iş veya ürünlerini veya
üçüncü kişilerinkini aldatıcı bir şekilde överek rakiplerine karşı
üstün duruma getirmesi söz konusudur. Burada özellikle, yanlış ya da
yanıltıcı beyanlara dayanan aldatıcı reklamlardan söz edilmektedir.
Örneğin, bir ürünün "en iyi" olduğu yönündeki reklam gerçeğe aykırı
ise bir haksız rekabet hali oluşturur.
4.Yanlış ünvanlar, mesleki adlar ve işaretler kullanma:
Örneğin, bir kişinin ürünlerinde hakkı olmadığı halde TSE işaretini
kullanması.
5.Karışıklığa (iltibasa) yol açma: Burada karışıklık meydana
getirerek başkasının müşteri çevresinden haksız olarak yararlanma
söz konusudur. Bu da bir kişinin, başkasının emtiası, iş ürünleri,
faaliyeti veya ticari işletmesi ile ilgili benzerlik yaratarak
yanılmaya sebep olmakla gerçekleşir. Örneğin "lacoste" markasının
ambleminin tekstil ürünlerinde kullanılarak tanınmış bu ürünlerin
taklit edilmesi, ya da "Güloğlu" markası ile karışıklık yaratacak.
şekilde "Güllüoğlu" markasının kullanılması.
6.Başkasının yardımcılarını görevlerini ihlale sevk etme.
7. Başkasının işçilerini veya diğer yardımcılarını kandırmak
suretiyle, o kişinin imalat ve ticaret sırlarını ele geçirmek.
8. Başkasının, iyi niyet kurallarına aykırı bir biçimde ele
geçirilen ticaret ve imalat sırlarından faydalanma ve onları
başkalarına yayma.
9.İyi niyetli kişileri kandırabilecek şekilde gerçeğe aykırı iyihal
veya iktidar belgeleri verme.
10.İş hayatı şarlarına uymama: Rakiplerin de uymak zorunda oldukları
kurallara aykırı davranma: Örneğin, İş Kanunundaki çeşitli hükümlere
uymamak ya da ilgili meslek kuruluşu tarafından belirlenen indirimli
satış dönemleri dışında indirimli satışlar yapmak.
Haksız rekabeti düzenleyen hükümler, hukuksal ve cezai
yaptırımlarla korunmaktadır. Haksız rekabet hallerinde açılabilecek
davalar şunlardır:
1- Tespit davası : Bu davada haksız rekabetin varlığı
saptanır.
2- Men davası : Haksız rekabette bulunan kimsenin haksız
rekabetinin durdurulması davasıdır.
3- Haksız rekabet sonucu doğan maddi durumun ortadan kaldırılması,
haksız rekabet yanlış ve yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bunların
düzeltilmesi davası.
4- Maddi tazminat davası : Haksız rekabetten doğan parasal
giderim davasıdır. Ancak haksız rekabet eyleminde bulunan kimsenin
kusuru varsa bu dava açılabilir.
5- Manevi tazminat davası : Bu dava için de kusur
aranmaktadır. Bu davayı haksız rekabete maruz kalmış gerçek veya
tüzel kişiler açabilirler.
Bu davaları, haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi mesleki
itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi çıkarları zarar gören
veya zarar görme tehlikesi ile karşı karşıya olan kişiler
açabilecekleri gibi ayrıca, haksız rekabet dolayısıyla iktisadi
çıkarları zarar gören müşteriler de açabilirler. Ancak, müşterilerin
dava açabilmesi için sadece zarar görme tehlikesinin varlığı yeterli
değildir. Haksız rekabet yüzünden iktisadi çıkarları zarar görmüş
olmalıdır. Ticaret ve Sanayi odaları, esnaf dernekleri, borsalar ve
tüzüklerine göre üyelerinin iktisadi çıkarlarını korumaya yetkili
bulunan diğer mesleki ve iktisadi birlikler dahi kendilerinin veya
şubelerinin üyeleri dava açmak hakkına sahip oldukları takdirde
tazminat davası dışındaki diğer davaları açabilirler. Ancak bu
kuruluşlar, tazminat davası açamazlar. Tazminat talep hakkı sadece
zarar gören kişilere ve müşterilere tanınmıştır.
Kendisine karşı haksız rekabet davası açılabilecek kişiler
şunlardır :
1. Haksız rekabet fiilini işleyen kişiler. Bunların rakip olmaları
gerekmez. Haksız rekabet fiiline dolaylı veya doğrudan katılan her
kişi aleyhine bu davalar açılabilir.
2. İstihdam eden. Haksız rekabet fiili, hizmet veya işlerini
gördükleri sırada müstahdemler veya işçiler tarafından işlenmiş
olursa, bu davalar istihdam eden aleyhine de açılabilir.
3. Yazı sahibi veya ilan veren. Haksız rekabet fiili basın yolu ile
işlenmişse tespit, men ve hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılması
davası yazı sahibi veya ilan veren aleyhine açılır. Ancak, yazı veya
ilan yazı sahibinin yahut ilan verenin haberi olmaksızın veyahut
rızalarına aykırı olarak yayımlanmışsa; yazı sahibi veya ilan
verenin kim olduğunun açıklanmasından kaçınılırsa; veya diğer
nedenlerden dolayı yazı sahibi veya ilan verenin ortaya çıkarılması
veya aleyhlerine bir Türk mahkemesinde dava açılması mümkün olmazsa,
bu davalar yazı işleri müdürü; eğer bir ilan söz konusu ise ilan
servisi şefi, yazı işleri müdürü ve ilan şefi gösterilmemiş veya
yoksa yayımcı; bu da gösterilmemiş ise matbaacı aleyhine de
açılabilir.
Haksız rekabetin men’i veya maddi durumun ortadan kaldırılması (eski
hale iade) davalarında fail aleyhine verilmiş olan hüküm, haksız
rekabete konu olan ürünü doğrudan doğruya veya dolayısıyla failden
elde etmiş olan kişiler hakkında da uygulanır. Ancak bunun için
ürünün kişisel ihtiyaç dışında örneğin, satmak için elde
bulunduruluyor olması gerekir.
Bu davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği
günden itibaren bir yıl ve herhalde bunların doğumundan itibaren üç
yıl geçmekle zaman aşımına uğrar.
Haksız rekabet fiili dolayısıyla ceza davalarının açılması da
mümkündür. |
|