|
|
5510 SGK Konu Özeti
İş Sözleşmesi Çeşitleri
İŞ
SÖZLEŞMESİ ÇEŞİTLERİ
Yürürlükten kaldırılan 1475 Sayılı İş Kanununun da
tanımı yapılmayan iş sözleşmesinin tanımı 10 Haziran
2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 Sayılı yeni “İş
Kanunu”nda yapılmış bulunmaktadır. İşçi ve işveren
arasında yapılan iş sözleşmesinin bir tarafı olan işçi,
işverene karşı bir işin görülmesini, işverende görülen
iş karşılığı belli bir ücret ödemesini taahhüt
etmektedir. Bir yıldan fazla süreli iş sözleşmeleri ile
takım oluşturan iş sözleşmelerinin yazılı yapılması
zorunlu bulunuyor. iş sözleşmelerini çeşitli kriterlere
göre gruplandırılabiliyor.
İş sözleşmeleri süre açısından;
- Belirli süreli,
- veya belirsiz süreli olarak düzenlenebiliyor.
Belirli süreli İş Sözleşmesi
Belli bir süre konan sözleşmeler, belirli süreli iş
sözleşmelidir. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 11’nci madde
hükmüne göre; Belirli süreli işlerde veya belli süreli
işin tamamlanması, ya da, belli bir olgunun ortaya
çıkması gibi, objektif koşullara bağlı olarak işveren
ile, işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi
belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş
sözleşmeleri, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla
üst üste (zincirleme) yapılamıyor. Aksi halde, iş
sözleşmesi baştan itibaren belirsiz süreli sözleşme
sayılıyor (Yargıtay öteden beri, zincirleme olarak
yapılan belli süreli iş sözleşmelerini, belirsiz süreli
iş sözleşmesi olarak değerlendirmektedir.). Ancak,
esaslı nedene dayanan zincirleme iş sözleşmeleri belirli
süreli olma özelliğini koruyor.
Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi,
ortada haklı bir neden olmadıkça belirsiz süreli iş
sözleşmesi ile çalıştırılan emsal işçilere göre farklı
işleme tabi tutulamıyor (4857 S.K.Md.12)
Belirli süreli iş sözleşmesi öngörülen sürenin bitmesi
ile kendiliğinden sona erer.
Belirsiz süreli iş sözleşmeleri
İş ilişkisinin belli bir süreye bağlı olarak yapılmadığı
yani, işçi ve işverenin sözleşmeye herhangi bir süre
koymadığı iş sözleşmeleri, belirsiz süreli sözleşme
sayılıyor. Belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar
o işyerinin kadrolu, yani, devamlı çalışanı
durumundalar. İş sözleşmesinde süre belirlenmemiş
olduğundan, iş sözleşmesi haklı bir nedenle fesih
edilmedikçe veya işyerinin kapanması vb. sebepler
dışında, işçi emekli olana kadar çalışma hakkına sahip
bulunuyor.
İş sözleşmelerinin çalışma süreleri açısından ayırımı
İş sözleşmeleri çalışma süreleri açısından da ayırıma
tabi tutulabiliyor. Nitekim İş Yasasına göre, iş
sözleşmelerini içerdiği çalışma süreleri açısından;
- Tam süreli,
- Kısmi süreli,
- Deneme süreli,
- Ya da diğer türde oluşturulabiliyor.
Tam Süreli İş Sözleşmeleri
İşçinin normal haftalık çalışma süresinden daha az
belirlenmeyen sözleşmeler tam süreli iş sözleşmeleri
olarak niteleniyor. Tam süreli iş sözleşmelerinde işçi,
İş Kanunu’nun genel esaslarınca belirlenen haftalık 45
saatlik çalışma saatini çalışmak durumundadır.
Kısmi süreli iş sözleşmeleri
Yürürlükten kaldırılan 1475 sayılı yasada tam gün
çalışma esası benimsenmiş olduğundan, kısmi süreli
çalışma yasada yer almamıştı. Kısmi süreli çalışmayla
ilgili eski yasadaki boşluk yargı kararları ile
doldurulmuştu. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 13’ncü maddesi
ile, kısmi süreli çalışma, iş kanunu kapsamına alınmış
bulunuyor. Yasa’da Kısmi Süreli iş sözleşmesi; işçinin
normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş
sözleşmesiyle çalıştırılan işçiye nazaran önemli ölçüde
daha az belirlenmiş olan iş sözleşmeleri olarak
tanımlanmıştır. Kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan
işçiler, iş yasasınca koruma altına alınarak, tam süreli
iş sözleşmesiyle çalışanlardan ayrı işleme tabi
tutulması önlenmiş bulunmaktadır. Kısmi süreli iş
sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan
bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmi süreli
olmasından dolayı, tam süreli iş sözleşmesiyle
çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tabi
tutulamıyor. Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve
paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal
işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödeniyor.
İşyerinde çalışan işçilerin niteliklerine uygun açık yer
bulunduğunda kısmi süreliden tam süreliye, tam süreliden
kısmi süreliye geçirilme istekleri, işverence dikkate
alınıp ve boş yerlerin doldurulması benimsenmiş
bulunuyor. Büyük işyerlerinde, kasiyerlik, önmuhasebe,
tahmil-tahliye danışmanlık vb. işlerde yaygın olarak
uygulanmakta olan, kısmi süreli çalışmanın İş Yasası
kapsamına alınması, genellikle bu tür işlerde çalışan,
öğrenci, emekli, ev kadını vb.’lerin haklarını koruma
adına da olumlu karşılanmış bulunuyor.
Çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi iş sözleşmesi
Yeni İş Yasası, işçiye ihtiyaç duyulduğu zaman
çağrılarak iş yaptırılmasına imkan veriyor. Yazılı
olarak düzenlenen sözleşme ile; işçinin yapmayı
üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç
duyulması halinde, iş görme edimini yerine
getirileceğinin kararlaştırıldığı iş sözleşmesi “Çağrı
üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli iş sözleşmesidir”
(4857 S.K.Md.14).
İşçinin haftada, ayda veya yılda ne kadar süre ile
çalışacağı sözleşmede belirlenmediği takdirde, haftalık
çalışma süresi 20 saat olarak kararlaştırılmış
sayılıyor. Bu şekilde çağrı üzerine çalıştırılmak için
belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya
çalıştırılmasın belirlenen ücrete hak kazanıyor.
İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı
yoluyla isteme hakkına sahip olan işveren, aksi
kararlaştırılmadığı sürece, bu çağrıyı, işçinin
çalışacağı zamandan en az 4 gün önce yapmak zorunda
bulunuyor. İşverenin bu süreye uygun olarak yaptığı
çağrı üzerine işçi sözleşmede belirtilen iş görme
edimini yerine getirmekle yükümlü bulunuyor. Sözleşmede
günlük çalışma saati belirlenmemişse, işveren, her
çağrıda işçiyi günde üst üste en az dört saat
çalıştırmakla yükümlü bulunuyor.
Deneme Süreli İş Sözleşmesi
İş sözleşmesinin tarafları olan işveren ve işçinin, iş
sözleşmesine en fazla iki ay süreli bir deneme kaydı
koymaları mümkün bulunuyor. Ancak, deneme süresi toplu
iş sözleşmeleriyle 4 aya kadar uzatılabiliyor.
Sözleşmede deneme süresi kaydı bulunan sözleşmeler,
“deneme süreli iş sözleşmeleri” olarak niteleniyor.
Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim
süresine gerek olmaksızın ve tazminat ödemeksizin
feshedebiliyorlar. Ancak, bu durumda işçinin çalıştığı
süreler için ücreti ve diğer hakları saklı kalıyor.
Yani, işveren ücret ve diğer yükümlülüklerini yerine
getirmek zorunluluğunda.
Takım sözleşmesi ile oluşturulan iş sözleşmeleri
Yeni iş yasasının 16’ncı madde hükmüne göre; birden
çok işçinin meydana getirdiği bir takımı temsilen, takım
kılavuzu sıfatıyla bu işçilerden biri ile, işverenin
yapmış olduğu sözleşmeye “takım sözleşmesi” deniyor.
Takım sözleşmelerinin süresi ne olursa olsun yazılı
olarak yapılması gerekli. Takım sözleşmesinde, takımın
üyesi olan her işçinin ayrı ayrı kimlik bilgilerine ve
alacağı ücrete yer verilmesi de zorunlu bulunuyor.
Takım da bulunan işçinin işe başlamasıyla birlikte, o
işçi ile takım sözleşmesindeki şartlarda iş sözleşmesi
düzenlenmiş sayılıyor. Ancak; takım sözleşmesi hakkında
Borçlar Kanununun 110’ncu maddesi hükmü de uygulanıyor.
Takım sözleşmesine göre çalışan işçileri, işveren
tarafından işçinin kendisine ödeniyor. Takım kılavuzu
sıfatıyla sözleşme akdedilen işçi için, diğer işçilerin
ücretlerinden işe aracılık veya benzeri bir nedenle
herhangi bir kesinti yapılması da söz konusu değil.
|
|