|
|
5510 SGK Konu Özeti
SGK Giriş
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; 31/5/2006 tarihli ve
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun
sosyal sigorta hükümleri ile getirilen hak ve yükümlülükleri ve
sosyal sigorta işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa tabi işyeri,
işverenler, sigortalı, hak sahipleri ile diğer ilgili kişi ve
kuruluşlar açısından, sosyal sigorta işlemlerinin uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun 107 nci maddesi hükmüne dayanılarak
hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Alt işveren: Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya
hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya
eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları
çalıştıran üçüncü kişiyi,
b) Araştırma: Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar,
kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile 19/10/2005 tarihli ve 5411
sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar tarafından ihale mevzuatına
göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden
dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik
bildirilmiş olup olmadığı hususunda Kurumca yapılan değerlendirmeyi,
c) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,
ç) Durum tespiti: Sigortalılık niteliğini, tescil
işlemlerini, sigorta olaylarını, asgari işçiliğin tespiti amacıyla
yapılan denetim ve kontrolleri,
d) e-sigorta: İşveren, alt işveren, sigortalı, genel sağlık
sigortalısı, hak sahibi ve diğer ilgili kişi ve kuruluşlarca bu
Yönetmelikte belirtilen belgelerde yer alan bilgileri internet,
elektronik ve benzeri ortamda Kurumun veri tabanına aktarılmasını ve
bu şekilde aktarılan bilgiler ve talepler ile Kurumca yürütülen
sosyal sigorta işlemleri sonuçlarından uygun görülenlerin işveren,
sigortalı, hak sahibi ve diğer ilgili kişi ve kuruluşlara
verilmesini sağlayan elektronik portalı,
e) Geçici iş ilişkisi kurulan işveren: 22/5/2003 tarihli ve
4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesinde yer alan sigortalıyı
devralan işverenler ile kamu işyerlerinde geçici görevlendirilen
sigortalıların işverenlerini,
f) Genel Müdürlük: Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünü,
g) Genel sağlık sigortası primi: Kanunda genel sağlık
sigortalısı için alınması öngörülen prim tutarını,
ğ) İsteğe bağlı sigorta: Kişilerin isteğe bağlı olarak prim
ödemek suretiyle uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık
sigortasına tabi olmalarını sağlayan sigortayı,
h) İşkolu kodu: Yapılan işin, iş kazası ve meslek hastalığı
bakımından tehlikenin ağırlığını gösteren ve kısa vadeli sigorta
kolları prim tarife cetveline göre hangi işkoluna tabi olduğunu
belirleyen numarayı,
ı) İşveren: Sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya
tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,
i) İşveren vekili: İşveren adına ve hesabına, işin veya
görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kişiyi,
j) İşyeri: Sigortalı sayılanların maddi olan ve olmayan
unsurları ile birlikte işlerini yaptıkları yerler ile bu yerlerde
üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı
bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler ile bağlı yerler,
dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım,
beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer
eklentiler ile araçları,
k) İşyeri sahibi: Kanuna göre sigortalı olanların işlerini
yaptıkları işyerlerinin sahibi veya kullanıcısı olan gerçek ya da
tüzel kişilikler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,
l) İşyeri sicil numarası: İşyerinin Kanun kapsamına alınması
üzerine Kurumca verilen numarayı,
m) Kanun: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar
ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,
n) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını,
o) Muafiyet;
1) Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden
muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıt olanlar için aylık
faaliyet gelirinden bu faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten
sonra kalan tutarın prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz
katından az olma hâlini,
2) Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan tarımsal
faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden bu
faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık
ortalamasının prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından
az olma hâlini,
ö) Prime esas kazanç: Kanunun 80 inci maddesine göre
belirlenecek tutarı,
p) Sigorta primi: Sigortalılar için 5510, 5434 ve 2925 sayılı
Kanunlarda belirtilen prime esas kazançlar ve oranlar üzerinden
alınacak tutarı,
r) Ünite: Merkezde daire başkanlığını, taşrada sosyal
güvenlik il müdürlükleri ile sosyal güvenlik merkezlerini,
ifade eder.
(2) Birinci fıkrada yer almayan ancak Kanunun 3 üncü maddesinde yer
alan diğer tanımlar bu Yönetmelik için de yapılmış sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Sosyal Sigorta Kayıt ve İşlemlerinin Genel Esasları
Bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usulü
MADDE 5 – (1) Kurum, Kanun veya bu Yönetmelik gereği verilecek her
türlü belge veya bilginin e-sigorta ortamında gönderilmesi hususunda
gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan idareleri, kurum
ve kuruluşları zorunlu tutmaya veya zorunluluk esasını kaldırmaya
yetkilidir. Kanun veya bu Yönetmelikte belirtilen bilgi ve
belgelerin e-sigorta ortamında Kuruma gönderme zorunluluğu
getirilmesine rağmen bu yükümlülüğün yasal süresi içinde veya yasal
süresi dışında kâğıt ortamında yerine getirilmesi hâlinde de bu
belgeler işleme konulur.
(2) Belge veya bilgileri e-sigorta ortamında göndermekle zorunlu
tutulan kurum ve kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişiler, Kurumun
bilgi işlem sistemlerinin aşağıdaki fıkrada belirtilen nedenlerle
hizmet dışı kalması sonucu belge ve bilgiyi, öngörülen sürenin son
gününde Kuruma gönderememesi ve muhteviyatı primleri de yasal süresi
içinde ödeyememesi hâlinde, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip
eden beşinci işgününün sonuna kadar belge veya bilgiyi gönderir ve
muhteviyatı primleri de aynı sürede Kuruma öder ise bu
yükümlülükleri Kanunda öngörülen sürede yerine getirmiş kabul
edilir.
(3) Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü yetkililerince imzalanacak bir
tutanak ile tevsik edilmesi kaydıyla;
a) Kurum bilgisayar sisteminde, e-sigorta uygulamasının çalışmasını
engelleyecek şekilde;
1) Donanım ve yazılımdan kaynaklanan arızalar,
2) Elektrik ve iletişim alt yapısında meydana gelen arızalar,
3) Yangın, yıldırım, infilak ve benzeri olaylar sonucu meydana gelen
ve işlem yapmayı engelleyici durumlar,
4) Sel veya su baskını, fırtına, yer kayması, deprem gibi tabi
afetler ile grev, lokavt, sabotaj, terör saldırıları,
b) Kurumun hizmet satın aldığı internet servis sağlayıcılarında
meydana gelen arızalar,
c) (a) ve (b) bentleri dışında Kurumca belirlenecek benzeri
durumlar,
bu Yönetmelikte belirtilen belgelerin Kanunda öngörülen sürenin son
gününde Kurumca alınmasını engelleyici sebep olarak kabul edilir.
Merkezi veri tabanının oluşturulması
MADDE 6 – (1) Sosyal sigorta işlemlerine ilişkin kayıtların
elektronik ortamda tutulması esastır. Bu amaçla, Kurumca;
a) Sigortalı tescil,
b) Sigortalı hizmet,
c) Gelir veya aylık ödeme,
ç) İşyeri tescil,
d) İşveren veya sigortalı prim tahakkuk ve tahsilat,
e) Geçici işgöremezlik ödenekleri,
f) Genel sağlık sigortası tescil,
kayıtlarının elektronik ortamda tutulduğu merkezi bir veri tabanı
oluşturulur.
(2) Sosyal sigorta kayıtlarının tutulmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye, birinci fıkrada belirtilen ana kayıtların alt veya
yedek kayıtlarını oluşturmaya, mevzuat ve iletişim teknolojisindeki
gelişmelere bağlı olarak değiştirmeye ve kâğıt ortamında tutulan
kayıtların elektronik ortamda veya elektronik ortamda tutulan
kayıtların kâğıt ortamında tutulmasına karar vermeye Kurum
yetkilidir.
Sosyal sigorta kayıtlarının tutulması ve düzeltilmesine ilişkin
esaslar
MADDE 7 – (1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen sosyal
sigorta kayıtlarının, bu Yönetmelikte belirtilen ve usulüne göre
düzenlenmiş belgelere dayandırılması zorunludur.
(2) Usulüne göre düzenlenmiş belgeye dayandırılarak oluşturulan
sosyal sigorta kayıtları;
a) Dayanak belgesinde bulunduğu hâlde kayıtlara hatalı veya eksik
olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgilerin veya mükerrer
kayıtların bulunduğunun Kurumca tespitine,
b) Kamu idareleri denetim elemanları ile Kurumun denetim ve
kontrolle görevli memurları tarafından yapılan inceleme ve
soruşturma raporlarına,
c) Mahkeme kararlarına,
ç) Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, 5411 sayılı Kanun
kapsamındaki kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan
temin edilen bilgi ve belgelere istinaden Kurumca yapılacak
incelemeye,
göre düzeltilir, silinir veya yeni kayıt eklenir.
Kayıtların paylaşımı
MADDE 8 – (1) Kurum, sosyal sigorta kayıtlarında tutulan bilgileri
işveren, sigortalı, hak sahibi ve diğer ilgili kişi ve kuruluşların
kullanımına açabilir.
(2) Kurum, internet ve her türlü elektronik ortam ile benzeri
elektronik iletişim araçları üzerinden bilgi alışverişinin
yapılmasına ilişkin koşulları belirlemek, Kurum ve işveren ile diğer
ilgili kişi ve kuruluşlar arasındaki ilişkiler ile tarafların
birbirlerine karşı olan hak ve yükümlülüklerini düzenlemek için
protokol veya sözleşmeler yapabilir.
(3) Sosyal sigorta kayıtlarından alınan bilgilerin iş ve işlemlerde
kullanılmasının hukuki sonuçları, bilgiyi alan işveren ve diğer
ilgili kişi ve kuruluşların sorumluluğundadır.
İKİNCİ KISIM
Sigortalıların Tescili ve Hizmet Kayıtları
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalılara İlişkin Hükümler
Sigortalı sayılanlar
MADDE 9 – (1) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren
tarafından çalıştırılanlar Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının
(a) bendine göre sigortalı sayılırlar.
(2) Aşağıda belirtilenler de Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
a) İşçi sendikaları ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin
başkanlıklarına ve yönetim kurullarına seçilenler.
b) Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan ve Kültür
ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenen Ek-1’de yer alan tabloda
sayılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile
müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine
alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve
yazarlar.
c) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak sosyal güvenlik sözleşmesi
yapılmış ülkelerin uyruğunda olanlar hariç, yabancı uyruklu,
uyruksuz, göçmenler ve sığınmacı kişiler ile uluslararası sosyal
güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülke sigortalılarından, sözleşmede
belirlenen istisna hâlleri dışında çalışmalarını hizmet akdine tabi
sürdürenler.
ç) Büyükelçilik, konsolosluk mensuplarının özel hizmetlerinde
çalıştırılanlardan gönderen devlette veya üçüncü bir devlette
sigortalılıklarını belgeleyemeyenler ile Türkiye’de ikamet etmekte
iken buralarda çalıştırılan Türk vatandaşları.
d) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması
Hakkında Kanuna göre, çiftçi malları koruma başkanlıkları veya
meclisleri tarafından çalıştırılan koruma bekçileri.
e) 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda
belirtilen umumi kadınlar.
f) Millî Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta
öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti
karşılığı görev verilenler ile 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında
çalıştırılanlar.
(3) Haklarında bazı sigorta kolları uygulanacak sigortalılar ve
sigorta kolları;
a) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile
tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri
ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, Kanunun iş
kazası ve meslek hastalığı ile analık hükümleri,
b) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda
belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören
öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık
sigortası, meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri
sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler hakkında ise iş
kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri,
c) Vazife malullerinden;
1) Harp malulleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve
Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre vazife malullüğü aylığı
bağlanmış malullerden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya
başlayanlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası
hükümleri uygulanır, ancak uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı
istemeleri hâlinde bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip
eden ay başından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları
uygulanır.
2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
bir göreve başlayan tüm vazife malulleri hakkında uzun vadeli
sigorta kolları hükümleri uygulanır.
3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladıkları hâlde,
aylıkları kesilmeyen harp ve vazife malullerinden genel sağlık
sigortası primi alınmaz.
ç) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme,
geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler hakkında
Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı hükümleri,
d) Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan
ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde
çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri hakkında kısa vadeli
sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri, bu
sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri
hâlinde ise Kanunun 50 nci maddesinin ikinci fıkrasının Türkiye’de
yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde
belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında genel sağlık sigortası
primi hariç isteğe bağlı sigorta hükümleri,
uygulanır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendine göre, köy
veya mahalle muhtarı seçilenler ile hizmet akdine bağlı olmaksızın
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan;
a) Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya
basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar,
b) Gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı
olanlar,
c) Kollektif şirketlerin ortakları,
ç) Limited şirketlerin ortakları,
d) Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite
ortakları,
e) Adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları,
f) Donatma iştirakleri ortakları,
g) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları,
ğ) Tarımsal faaliyette bulunanlar,
sigortalı sayılırlar.
(5) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri
10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna tabi
jokey ve antrenörler hakkında da uygulanır.
(6) Kamu idarelerinde;
a) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendine tabi
olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp, ilgili
mevzuatında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması
öngörülmemiş olanlar,
b) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine
tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili mevzuatında (a)
bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar
ile 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil
atananlar,
Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar.
(7) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri;
a) Kuruluş ve personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince
seçimle veya atama yoluyla kamu idarelerinde göreve gelenlerden; bu
görevleri sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet memurları
gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile
çalışmayanlar,
b) Başbakan, bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
belediye başkanları, il encümeninin seçimle gelen üyeleri,
c) Bu kapsamda sigortalı iken aynı kapsamdaki kişilerin kurduğu
sendikalar ve konfederasyonlar ile sendika şubelerinin başkanlıkları
ve yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız izne ayrılanlar,
ç) Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silahlı
Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî
öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay
naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar,
d) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel
Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet
Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler,
hakkında da uygulanır.
(8) Bu maddenin yedinci fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen
okulları tamamlamadan ayrılanlar ile tamamlamalarına rağmen
görevlerine başlamadan ayrılanların, bu okullarda geçen eğitim
süreleri sigortalılıklarından sayılmaz.
(9) Kanunun kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri, Kanunun
4 üncü maddesi birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlara
uygulanmaz.
Sigortalı sayılmayanlar
MADDE 10 – (1) Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları
hükümlerinin uygulanmasında;
a) İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi,
b) Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü derece dâhil bu dereceye
kadar hısımlar arasında ve aralarına dışardan başka kimse
katılmaksızın, yaşadıkları konut içinde yapılan işlerde çalışanlar,
c) Ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç ev hizmetlerinde
çalışanlar,
ç) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3)
numaralı alt bentleri kapsamında sigortalılıkları devam edenler
hariç olmak üzere, muvazzaf askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak
yapmakta olanlar ile yedek subay okulu öğrencileri,
d) Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o
kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve
yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen kişiler ile
Türkiye'de kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, yurt
dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tabi
olanlar,
e) Resmî meslek ve sanat okulları ile yetkili resmî makamların
izniyle kurulan meslek veya sanat okullarında ve yüksek okullarda
fiilen normal eğitim süreleri içinde yapılan, tatbikî mahiyetteki
yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler,
f) Sağlık hizmet sunucuları tarafından işe alıştırılmakta olan veya
rehabilite edilen, hasta veya maluller,
g) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri
gereği sigortalı sayılması gerekenlerden 18 yaşını doldurmamış
olanlar,
ğ) Kamu idareleri hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman
işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar,
h) Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal
faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu
faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık
ortalamasının, Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt
sınırının otuz katından az olduğuna dair beyanlarını içeren
başvuruları dikkate alınarak ziraat odalarından, bunların
bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerinden alacakları
Ek-2’deki muafiyet belgesi ile belgeleyenler,
ı) Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden
muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlardan, aylık
faaliyet gelirlerinden bu faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten
sonra kalan tutarı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz
katından az olduğuna dair beyanlarını içeren başvuruları dikkate
alınarak, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden, bunların
bulunmadığı yerlerde meslek odalarından alacakları Ek-2’deki
muafiyet belgesi ile belgeleyenler,
i) Kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam edilen ve
temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli ikamet izni veya bu devletin
vatandaşlığını da haiz bulunan Türk uyruklu sözleşmeli personelden,
bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumunda sigortalı olduğunu
belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam
edilen sözleşmeli personelin uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmeleri çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu ülkenin ilgili
mevzuatının zorunlu kıldığı hâllerde, işverenleri tarafından
bulunulan ülkede sosyal sigorta kapsamında sigortalı yapılanlar,
sigortalı sayılmazlar.
(2) Birinci fıkranın (g) bendinin uygulanmasıyla ilgili olarak, bir
meslek veya sanat okulunu bitirenlerden, 22/11/2001 tarihli ve 4721
sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre mahkemece ergin kılınmak
suretiyle, öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar hakkında 18
yaşın bitirilmiş olması şartı aranmaz.
Sigortalılığın başlangıcı ve bildirim yükümlülüğü
MADDE 11 – (1) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî eğitime veya
zorunlu staja başladıkları tarihten itibaren sigortalı hak ve
yükümlülükleri başlar.
(2) İşverenler, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanları, çalışmaya
başladıkları tarihten önce,
b) (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar, göreve başladıkları
veya okullarında öğretime başladıkları tarihten, kendi hesabına
okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri veya Emniyet Genel Müdürlüğü
hesabına okumaya başlayanlar ise bu tarihten itibaren sigortalı
sayılırlar ve bu tarihten itibaren on beş gün içinde,
Kuruma e-sigorta yoluyla bildirmekle yükümlüdür.
(3) İşverenlerce Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan;
a) İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde hizmet akdiyle işe
başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün,
b) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında
alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi
verecek işyerlerinde; ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan
tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar
için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir
aylık sürenin dolduğu tarihe kadar,
c) Kamu idarelerince istihdam edilen 8/9/1999 tarih ve 4447 sayılı
İşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayan
sözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak
üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir
ay içinde,
ç) İlk işyerindeki çalışmasına ait sigortalı işe giriş bildirgesi
Kuruma verilerek, tescil işlemi yapılmış olan sigortalının, naklen
ve hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede
tescil edilmiş diğer işyerinde çalışmaya başlaması hâlinde, yasal
süresi dışında,
d) Kanunda belirtilen sürede Kuruma bildirilme imkânı olmamakla
birlikte;
1) Maliye Bakanlığı vizesine bağlı olarak kamu idarelerinde
çalışacak sigortalılar için vize işleminin gerçekleştirildiğine
ilişkin yazının, ilgili kamu idaresine intikal ettiği günü izleyen
ikinci iş günü sonuna kadar,
2) 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu uyarınca
özelleştirilen işyerlerinden diğer kamu kurum ve kuruluşlarına
naklen atanan sözleşmeli veya kapsam dışı personelin nakledildikleri
kamu idarelerinde işe başladıkları tarihi takip eden ikinci iş günü
sonuna kadar,
Kuruma yapılan bildirimler de süresinde yapılmış sayılır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan;
a) Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya
basit usulde gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, bu
mükellefiyetlerinin başlangıç tarihi itibarıyla başlar ve bu tarih
vergi dairelerince,
b) Gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları, esnaf ve
sanatkâr sicil müdürlüklerine tescil tarihi itibarıyla başlar ve bu
tarih esnaf ve sanatkâr sicil müdürlüklerince,
c) Şirket ortaklarından;
1) Kollektif şirket, adi komandit şirketlerin komandite ve
komanditer ortakları ile donatma iştiraki ortaklarının
sigortalılıkları, vergi mükellefiyetlerinin başladığı tarihte başlar
ve bu tarih vergi dairelerince,
2) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının
sigortalılıkları, yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri tarihte
başlar ve bu tarih şirket yetkililerince,
3) Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin
komandite ortaklarının sigortalılıkları, şirketin ticaret siciline
tescil edildiği tarihte başlar ve bu tarih ticaret sicil
memurluklarınca,
4) Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin
komandite ortaklarından hisse devri alan yeni ortaklarının
sigortalılıkları, ortaklar kurulunca devrin yapılmasına karar
verildiği tarihte başlar ve bu tarih ortaklar kurulu kararının,
hisse devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin,
devrin yapıldığının işlendiği pay defterinin birer sureti veya devir
ticaret sicil memurluğunca tescil edilmiş ise ticaret sicil
gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla şirket
yetkililerince,
ç) Köy ve mahalle muhtarlarının sigortalılıkları, muhtar
seçildikleri tarih itibarıyla başlar ve bu tarih il veya ilçe mülki
amirliklerince,
onbeş gün içinde,
d) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (b) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlardan tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanların sigortalılıkları, bağlı oldukları ziraat odalarınca
veya kendilerince bir yıl içinde bildirilmesi hâlinde odaya
kaydedildikleri tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi hâlinde ise
bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten başlar ve bu tarih meslek
kuruluşuna kayıtlarının yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde
ziraat odalarınca veya ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde tarım
il/ilçe müdürlüklerince,
e) 6132 sayılı Kanuna tabi jokey ve antrenörlerin sigortalılıkları
lisans belgesine istinaden fiilen çalışmaya başladıkları tarihte
başlar ve bu tarih, kaydın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde
Türkiye Jokey Kulübünce,
Kuruma e-sigorta yoluyla bildirilmek zorundadır.
f) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dört
numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılardan Kanunun 6 ncı
maddesinin (ı) bendi kapsamına girmeleri nedeniyle sigortalılıkları
sona erenlerden muafiyet şartlarının ortadan kalktığını, ziraat
odalarından, ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe
müdürlüklerinden alacakları belge ile birlikte bir yıl içinde Kuruma
bildirenlerin sigortalılıkları belgenin düzenlendiği tarihten bu
süreyi geçirenlerin sigortalılıkları ise bildirimin Kurum
kayıtlarına intikal ettiği tarihten başlar. Bu tarih sigortalılarca
ve ilgili kuruluşlarca Kuruma bildirilir.
g) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalılardan gelir vergisinden muaf olup, Kanunun 6
ncı maddesinin (k) bendi kapsamına girmeleri nedeniyle
sigortalılıkları sona erenlerden muafiyet şartlarının ortadan
kalktığını esnaf ve sanatkârlar odaları birliğinden alacakları belge
ile birlikte 15 gün içinde Kuruma bildirenlerin sigortalılıkları,
belgenin düzenlendiği tarihten, 15 günlük süreyi geçirenlerin ise,
bildirimin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren
başlar. Bu tarih sigortalılarca ve ilgili kuruluşlarca Kuruma
bildirilir.
ğ) Muafiyet şartlarının ortadan kalktığına ilişkin olarak ilgili
kuruluşlardan alınan belgenin adi posta veya kargo ile gönderilmesi
hâlinde Kurum kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli
taahhütlü veya acele posta ile yapılan bildirimlerde postaya veriliş
tarihi Kuruma intikal tarihi olarak kabul edilir.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalılarla ilgili bildirim yükümlülüğü bulunan
kurum ve kuruluşlar, bildirimlerini merkez birimlerince yapmaları
durumunda, bildirim zorunluluğu yerine getirilmiş sayılır. Kurum
bildirimden itibaren bir ay içinde tescili yapılan kişilere,
sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başladığını ve yaptığı işin iş
kolu kodunu bildirir.
(6) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte 5/6/1986 tarihli ve 3308
sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve
işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler ile meslek liselerinde
okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi
tutulan öğrencilerin bildirimleri, Millî Eğitim Bakanlığı veya bu
öğrencilerin eğitim gördükleri okullar, yüksek öğrenim sırasında
zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler için ise öğrenim gördükleri
yüksek öğretim kurumlarınca yapılır.
Sigortalıların kendilerini bildirmesi
MADDE 12 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamındaki sigortalılar, çalışmaya başladıklarını, çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, örneği Ek-3’te
bulunan sigortalı bildirim belgesi ile doğrudan veya internet ya da
benzeri ortamda Kuruma bildirirler. Kurumca, sigortalının ilgili
işveren tarafından bildirilmediğinin ya da bildirildiği hâlde
sigortalı bildirimi arasında farklılık bulunduğunun tespiti hâlinde,
durum, taahhütlü bir yazıyla sigortalıya, gerekirse işverene
bildirilir. Yapılan bildirimlerin sonucunda farklılık giderilemezse,
kontrol ve denetim sonucuna göre işlem yapılır. Sigortalının kendini
bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4)
numaralı alt bendinde belirtilen tarımsal faaliyette bulunanlar
faaliyetlerine başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde
sigortalılıklarını sigortalı bildirim belgesi ile doğrudan veya
internet ya da benzeri ortamda Kuruma bildirirler. Bu kapsamdaki
kişilere ilişkin yapılan bildirimlerde farklılık olması hâlinde
yapılacak yazışmalar sonucunda farklılık giderilemezse, kontrol ve
denetim sonucuna göre işlem yapılır.
Sigortalıların kamu idareleri ile bankalarca bildirilmesi
MADDE 13 – (1) Kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki
kuruluşlar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak
suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin
sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve
sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle
yükümlüdürler.
(2) Bu maddenin uygulamasına ilişkin usül ve esaslar tebliğ ile
düzenlenir.
Sigortalılığın sona ermesi ve bildirim yükümlülüğü
MADDE 14 – (1) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı olanların sigortalılıkları hizmet akdinin sona
erdiği tarihte sona erer ve bu tarih işverenleri tarafından,
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan,
a) Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya
basit usulde gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları
mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri tarihte
sona erer ve bu tarih ilgili vergi dairelerince ve sigortalılarca,
b) Gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları esnaf ve
sanatkâr sicil müdürlüklerindeki kayıtlarının silindiği tarihte sona
erer ve bu tarih esnaf ve sanatkâr sicil müdürlüklerince ve
sigortalılarca,
c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki gelir vergisinden muaf olanlardan, Kanunun 6 ncı
maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi kapsamına girenlerin bir
önceki aya ait faaliyet gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar
düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının Kanunla
tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az
olduğunu esnaf ve sanatkârlar odaları birliklerinden alacakları
(Ek-2) muafiyet belgesi ile belgeleyerek on gün içinde Kuruma
intikal ettirenlerin sigortalılıkları belgenin düzenlendiği
tarihten, bu süreyi geçirenlerin sigortalılıkları ise belgenin Kurum
kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren sona erer bu tarih
sigortalılarca,
ç) Şirket ortaklarından;
1) Kollektif şirket, adi komandit şirketlerin komandite ve
komanditer ortakları ile donatma iştiraki ortaklarının
sigortalılıkları vergi mükellefiyetlerinin bittiği tarihte sona erer
ve bu tarih vergi dairelerince ve sigortalılarca,
2) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının
sigortalılıkları bu görevlerinin bittiği tarihte sona erer ve bu
tarih şirket yetkililerince ve sigortalılarca,
3) Limited şirket, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin
komandite ortaklarının sigortalılıkları hisse devrine ilişkin alınan
ortaklar kurulu kararı ile hissenin devrine ilişkin tanzim edilen
noter devir sözleşmesinin ve devrin pay defterine işlendiği sayfanın
birer suretlerinin birlikte ibraz edilmesi veya hisse devri ticaret
sicil memurluğuna tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan
edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla ortaklar kurulu karar
tarihi itibarıyla sona erer ve bu tarih, sigortalılar ve şirket
yetkililerince,
d) İflasın açılmasına mahkemece karar verilen şirketlerin
ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi hâlinde mahkemenin
karar tarihinde, sigortalının talebinin olmaması hâlinde ise
mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği tarihte sona erer ve
bu tarih sigortalılar ve şirket yetkililerince,
e) Tasfiyenin açılmasına mahkemece karar verilen şirketlerin
ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi hâlinde mahkemenin
karar tarihinde sona erer, bu tarih sigortalılarca, sigortalının
talebinin olmaması hâlinde tasfiye kurulu kararının ticaret sicil
memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erer ve bu tarih ticaret
sicil memurluğunca ve sigortalılarca,
f) Tasfiyesine şirketin ortaklar kurulu tarafından karar verilen
şirketlerin ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi
hâlinde tasfiyenin başlanmasına karar verildiği tarihte sona erer,
bu tarih sigortalılarca, sigortalının talebinin olmaması hâlinde ise
tasfiyenin sonuçlandığına ilişkin tasfiye kurulu kararının ticaret
sicil memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erer ve bu tarihler
sigortalılarca ve ticaret sicil memurluklarınca,
g) Münfesih duruma düşen şirketlerin ortaklarının sigortalılıkları
sigortalının talebi hâlinde şirketin münfesih duruma düştüğü tarih
itibarıyla sona erer, bu tarih sigortalılarca, sigortalının
talebinin olmaması hâlinde münfesih duruma düşen şirketin
tasfiyesinin sonuçlandığına dair tasfiye kurulu kararının ticaret
sicil memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erer ve bu tarihler
sigortalılarca ve ticaret sicil memurluklarınca,
ğ) Mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar
kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya münfesih duruma
düşmesine karar verilen şirketlerin ortaklarından hizmet akdi ile
çalışmaya başlayanların sigortalılıkları, çalışmaya başladıkları
tarihte sona erer ve bu tarih sigortalılarca,
h) Gelir vergisinden muaf olarak sigortalılıkları devam ederken
hizmet akdi ile çalışmaya başlayanların sigortalılıkları, çalışmaya
başladıkları tarihte sona erer ve bu tarih sigortalılarca,
ı) Köy ve mahalle muhtarlarının sigortalılıkları muhtarlık görevinin
bittiği tarihte sona erer ve bu tarih il ve ilçe mülki
amirliklerince ve sigortalılarca,
i) Köy ve mahalle muhtarlarından Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrası (b) bendi kapsamında gelir vergisi mükellefi olanlar hariç,
aynı zamanda hizmet akdi ile çalışmaya başlayanların
sigortalılıkları, çalışmaya başladıkları tarihte sona erer ve bu
tarih sigortalılarca,
j) Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların
sigortalılıkları tarımsal faaliyetin bittiği tarihte sona erer ve bu
tarih ziraat odalarınca, ziraat odası bulunmayan yerlerde ise tarım
il/ilçe müdürlüklerince ve sigortalılarca,
k) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4
numaralı alt bendi kapsamındaki tarımda kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan, Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının
(ı) bendi kapsamına girenlerin bir önceki yıla ait tarımsal faaliyet
gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan
tutarın aylık ortalamasının Kanunla tanımlanan prime esas günlük
kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunun ziraat odalarından,
ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde ise tarım il/ilçe
müdürlüklerinden alacakları (Ek-2) muafiyet belgesi ile belgeleyerek
on gün içinde Kuruma intikal ettirilenlerin sigortalılıkları
belgenin düzenlendiği tarihten, bu süreyi geçirenlerin
sigortalılıkları ise belgenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği
tarihten itibaren sona erer, bu tarih sigortalılarca,
l) Herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o ülke mevzuatı
kapsamında çalışmaya başlayan veya ikamet esasına bağlı olarak o
ülke sosyal güvenlik sistemine dâhil olanların sigortalılıkları,
çalışmaya veya ilgili ülke sosyal güvenlik sistemine dâhil oldukları
tarihte sona erer ve bu tarih sigortalılarca,
m) 6132 sayılı Kanuna tabi jokey ve antrenörlerin sigortalılıkları,
fiilî çalışmalarının bittiği tarihte sona erer ve bu tarih Türkiye
Jokey Kulübü ve sigortalılarca,
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıkları; ölüm hâlinde
veya aylık bağlanmasını gerektiren hâllerde, görev aylıklarının
kesildiği tarihi, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 40 ıncı
maddesinde belirtilen yaş hadleri ile sıhhi izin sürelerinin
doldurulması hâlinde ise bu süre ve hadlerin doldurulduğu tarihleri
takip eden aybaşından, diğer hâllerde ise görevden ayrıldıkları
tarihten itibaren sona erer ve bu tarih, sigortalı işe giriş
bildirgesini düzenlemekle yükümlü olan idare tarafından,
(4) Kanunun 5 inci maddesi gereği bazı sigorta kollarına tabi
tutulanlardan:
a) Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan
tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve
tutukluların sigortalılığı çalışmalarının sona erdiği veya işlerine
son verildikleri tarihten itibaren sona erer ve bu tarih, Ceza İnfaz
Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumunca,
b) 3308 sayılı Kanunda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde
meslekî eğitim gören öğrenciler, meslek liselerinde okuyanlar,
yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrencilerin
sigortalılığı eğitim veya öğretimlerinin/staj sürelerinin bittiği
tarihten itibaren sona erer ve bu tarih, eğitim ve öğretim
gördükleri kurumlarca,
c) Harp malulleri ile 3713 veya 2330 sayılı kanunlara göre vazife
malullüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrası kapsamında sigortalı olanların sigortalılıkları,
sigortalı çalışmalarının sona erdiği tarihten itibaren sona erer ve
bu tarih, işverenlerince,
ç) Harp malulleri ile 3713, veya 2330 sayılı kanunlara göre vazife
malullüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında çalışanlardan uzun
vadeli sigorta kollarına tabi olup bu sigorta kollarından çıkmak
isteyenler hakkında isteklerine dair yazılı taleplerini takip eden
ayın başından itibaren sadece iş kazası ve meslek hastalığı
sigortası hükümleri uygulanmaya devam edilir ve bu tarih,
işverenlerince,
on gün içinde Kuruma bildirilir.
(5) 4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği ve ilgili kanunları
gereğince kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişiler için
genel sağlık sigortası prim bilgileri, ödenek başlama ve bitiş
tarihleri Türkiye İş Kurumu ile Kurum arasında oluşturulacak veri
transferi yoluyla gerçekleştirilir.
(6) Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında
olanlardan, çalışmakta iken bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumu
ile irtibatlandırılanların, uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmeleri çerçevesinde, seçimini bu yönde kullananlar için
sigortalandıkları tarihten itibaren; Kanunun 8 inci maddesi birinci
fıkrasının (c) bendine göre kamu idarelerinin yurtdışı görevinde
çalışanlar, görevlerinden ayrıldıkları tarihten itibaren,
işverenlerince üç ay içinde Kuruma bildirilir.
(7) Hastalık ve analık hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık
niteliği;
a) İlgili kanunlar gereği sigortalının ücretsiz izinli olması, greve
iştirak etmesi veya işverenin lokavt ilan etmesi hâlinde, bu
hâllerin sona ermesini,
b) Diğer hâllerde ise birinci fıkrada belirtilen tarihleri,
takip eden onuncu günden başlanarak yitirilmiş sayılır.
Sigortalılığın sona ermesine ilişkin bildirimlerde bu husus göz
önünde bulundurulur.
(8) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında olanların, meslek kuruluşlarına ya da vergi dairelerine
olan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın
sona ermesine ilişkin belge ya da bilginin verilmesine engel teşkil
etmez.
İKİNCİ BÖLÜM
Sigortalıların Tescili
Sigortalı işe giriş bildirgesi
MADDE 15 – (1) Bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinde belirtilen
sigortalılık başlangıcı ile ilgili bildirim yükümlülüğü, Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentlerine tabi
olanlar için Ek-4, (c) bendine tabi olanlar için ise Ek-4-A’da
bulunan sigortalı işe giriş bildirgelerinin, Kuruma e-sigorta ile
verilmesiyle yerine getirilir. Sigortalı işe giriş bildirgesi
dışında, başka biçimlerde yapılan bildirimler geçerli sayılmaz.
(2) Süresi içinde veya sonradan elden veya posta yoluyla gönderilen
sigortalı işe giriş bildirgeleri Kurum gelen evrak kaydına
alındıktan sonra sigortalıların tescil işlemleri sonuçlandırılır.
Sigortalı tescili ve sosyal güvenlik sicil numarası
MADDE 16 – (1) Sigortalılar, Kuruma verilen ilk veya tekrar
sigortalı işe giriş bildirgelerine göre Türkiye Cumhuriyeti kimlik
numaraları ile bilgisayar ortamında tutulan tescil kütüğüne kayıt
edilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, aynı zamanda
sigortalıların sosyal güvenlik sicil numarasını oluşturur.
Sigortalıların tescil, hizmet ve her türlü bilgisayar kayıtları ile
diğer sosyal sigorta işlemleri, sosyal güvenlik sicil numarası
altında tutulur.
(2) Yabancı uyruklulara Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğünce verilecek kimlik numaraları aynı zamanda bunlar için
sosyal güvenlik sicil numarası olarak kullanılır.
(3) Sigortalı tescil işlemlerinde kayıtların hatasız, tam ve güncel
olması esastır.
Sigorta sicil dosyaları elektronik arşivi
MADDE 17 – (1) Sigortalılarla ilgili Kurum dışından alınan veya
Kurumca düzenlenen kâğıt ortamındaki belgelerden gerekli
görülenlerin muhafazası ve bu belgelere erişimi sağlamak üzere
elektronik arşiv oluşturulur. Bunlara Kurumca belirlenen usullerle
birer numara verilir.
Sosyal güvenlik işlemlerinde manyetik özellikli kart kullanılması
MADDE 18 – (1) Kurum, ihtiyaç hâlinde Kurum işlemlerinde manyetik
özelliklere sahip kartın kullanılmasını zorunlu tutmaya buna ilişkin
usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Sigortalıların re’sen tescili
MADDE 19 – (1) Kanun kapsamında sigortalı olması gerektiği hâlde;
a) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca fiilen yapılan
denetimler veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitler ya da kamu
idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince
yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler veya kamu kurum ve
kuruluşları ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar tarafından
düzenlenen belge veya alınan bilgiler sonucu,
b) Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrasına göre kamu idareleri
ile Kanunun 100 üncü maddesine göre 5411 sayılı Kanun kapsamındaki
kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar, diğer gerçek ve tüzel
kişilerden doğrudan kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve
kuruluşlarla yapılan protokoller çerçevesinde alınan bilgiler
sonucu,
c) Hizmet tespitine ilişkin kesinleşen yargı kararlarına göre,
Kuruma bildirilmediği tespit edilenlerin,
(2) 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk
Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri
Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan hizmet
borçlanmalarında, Türkiye’de Kanuna veya Kanunla yürürlükten
kaldırılan sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri
bulunmayanların,
(3) Kanunun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklardan devir
alınan sandık üyelerinin,
tescil işlemleri Kurumca re’sen sonuçlandırılır.
(4) Türkiye’de, Kanuna veya Kanunla yürürlükten kaldırılan sosyal
güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri bulunmayanların, 3201 sayılı
Kanun uyarınca yapılan hizmet borçlanmalarında tescil işlemleri,
sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenmeden sonuçlandırılır.
Sigortalıların yersiz tescili
MADDE 20 – (1) Kanuna göre sigortalılık niteliği taşımadığı hâlde,
gerçeğe aykırı olarak bildirim yapıldığı bu Yönetmeliğin 25 inci
maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre tespit edilen tescil
kayıtları, aynı maddenin ikinci fıkrasındaki usul dâhilinde iptal
edilir. Yersiz tescil yapılan sigortalılara ilişkin Kurumca yapılan
her türlü masraf ve ödemeler, ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil
olunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sigortalı Hizmet Kayıtları
Sigortalı hizmet kayıtlarının oluşturulması
MADDE 21 – (1) Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık
sigortası kapsamında bulunan sigortalı veya hak sahiplerine
yapılacak ödemeler ile bağlanacak gelir ve aylıklardan, genel sağlık
sigortası yardımlarından yararlanma şartlarının oluşup oluşmadığı,
bu ödemeler ile gelir ve aylık miktarları, bilgisayar ortamında her
bir sigortalı için oluşturulan hizmet kütüğündeki kayıtlar
kullanılarak belirlenir. Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğünce
yapılacak işlemler için de bu kayıtlar kullanılabilir.
(2) Hizmet kayıtları, sigortalıların zorunlu sigorta kapsamındaki
çalışmalarına, yurt içi ve yurt dışı hizmet borçlanmalarına, isteğe
bağlı sigorta kapsamındaki sürelere ait giriş ve çıkış tarihlerini,
prim ödeme gün sayılarını ve prime esas kazançları ile diğer
bilgileri kapsar.
(3) Sigortalı hizmet kayıtları, Kanunun 4 üncü maddesi birinci
fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için aylık
prim ve hizmet belgesinde yer alan bilgilerin, Kanunun 4 üncü
maddesi birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortaların
sigortalılığa esas kayıtlarının, hizmet borçlanması yapan veya
isteğe bağlı sigortaya devam eden sigortalılar için ise prim
tahsilat bilgilerinin, bilgi işlem ortamına aktarılması suretiyle
oluşturulur.
Sigortalı tescil ve hizmet kayıtları arasında mutabakat sağlanması
MADDE 22 – (1) Tescil kaydı bulunmayan bir kimse adına hizmet kaydı
oluşturulmaz. Tescil ve hizmet kayıtlarındaki sigortalının adı,
soyadı, sosyal güvenlik sicil numarası gibi ortak bilgilerde
mutabakat sağlanmadan hizmet kayıtlarına bilgi girişi yapılmaz veya
bilgi aktarılmaz.
Kayıtların güncel ve doğru tutulması
MADDE 23 – (1) Sigortalı hizmet kayıtlarının doğru, güncel ve
eksiksiz oluşturulması esastır. Bu amaçla;
a) Sigortalının adı, soyadı ve sosyal güvenlik sicil numarası
bulunmayan veya bulunduğu hâlde önceki hizmet kayıtları ile
mutabakatı sağlanamayan bilgiler, prime esas kazancın alt ve üst
sınırları dışında kalan miktarlar, işe giriş ve çıkış tarihleri ile
tutarlı olmayan prim ödeme gün sayıları, doğrusu tespit edilmeden
veya eksiği tamamlanmadan hizmet kayıtlarına aktarılmaz.
b) Bir sigortalı adına ayda 30’u, yılda 360’ı aşan prim ödeme gün
sayısı bulunan veya başka bir sigortalının hizmetini gösteren hizmet
kaydı oluşturulmaz.
Hizmet kayıtlarının paylaşımı
MADDE 24 – (1) Kurumla bir yazışma yapılmadan üretilecek barkodlu
çıktı alınarak resmî belge olarak kullanılmak üzere, sigortalı
hizmet kayıtları, Kurumun internet sayfası üzerinden sigortalı,
işveren, kamu idaresi, meslek kuruluşları ile diğer kişi ve
kuruluşların paylaşımına açılabilir.
(2) Hizmet kaydı paylaşımında yer alacak bilgilerin kapsamını
belirlemeye Kurum yetkilidir.
(3) Sigortalı dışında, birinci fıkrada belirtilen kişi, kurum ve
kuruluşların hizmet kayıtlarının resmî bir belge ile bildirilmesine
ilişkin yazılı başvurular, ayrıca Kurumca cevaplandırılmaz. Ancak,
hizmet kayıtları ile ilgili tereddütlü konular hakkında, yazılı
talepte bulunulması hâlinde, yazışma yoluyla gerekli bilgi verilir.
Hizmet kayıtlarının düzeltilmesi
MADDE 25 – (1) Hizmet kayıtları;
a) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca veya kamu
idarelerinin denetim elemanlarınca düzenlenen raporlarda gerçeğe
aykırı hizmet kazandırıldığının veya hatalı ve eksik kayıt
bulunduğunun tespit edilmesi,
b) Sigortalının prime esas kazançları, gün sayıları ve prim
tahsilatına ilişkin bilgilerin hatalı veya eksik aktarıldığının
tespit edilmesi,
c) Kesinleşen yargı kararları ile sigortalıya hizmet kazandırılması
veya Kurum kayıtlarında var olan hizmet veya prime esas kazançların
yeniden belirlenmesi,
hâllerinde düzeltilir, iptal edilir veya yeni kayıt oluşturulur.
(2) Birinci fıkra gereğince, hizmet kayıtlarında yapılacak
güncelleme, iptal ve yeni kayıt oluşturma işlemleri, ünite amirinden
alınacak olur üzerine, konu ile ilgili bilgisayara giriş yetkisi
verilen ünite personelince yerine getirilir. Bu şekilde güncellenen
bilgisayar kayıtları, her gün alınacak çalışma listeleri ile
karşılaştırılarak mutabakatı sağlandıktan sonra, eski ve yeni
kayıtlara ait hizmet dökümlerinin onaylı birer örneği sigortalıların
dosyalarında muhafaza edilir. Ancak birinci fıkra (b) bendi
gereğince hizmet kayıtlarında yapılacak iptal ve yeni kayıt
oluşturma işlemleri, üyeleri Kurumca belirlenecek komisyon kararına
göre yapılır.
Sigortalı işten ayrılış bildirgesi
MADDE 26 – (1) Sigortalılığın sona ermesine ilişkin bildirimler,
Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi
olanlar için Ek-5, (c) bendine tabi olanlar için ise Ek-5-A’da
bulunan sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın sona
ermesini takip eden on gün içinde e-sigorta ile yapılır.
(2) Sigortalı işten ayrılış bildirgesine kaydedilen bilgiler, ayrıca
ilgili aylık prim ve hizmet belgesinde de gösterilir. Aylık prim ve
hizmet belgesi ile sigortalı işten ayrılış bildirgesi arasındaki
mutabakatsızlık, işverenle yapılacak yazışma sonucunda giderilir.
(3) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (b) bendi kapsamındaki
sigortalılardan sigortalı işten ayrılış bildirgesini kâğıt ortamında
verenler için, sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde
sigortalı işten ayrılış bildirgesi iki nüsha düzenlenir. Biri
düzenleyen kuruluşta kalır, diğeri ilgili üniteye gönderilir.
Sigortalıya, sigortalılığının sona erdiği ilgili ünite tarafından
yazı ile bildirilir.
(4) Yasal süresi dolmadığı için henüz Kuruma verilmeyen aylık prim
ve hizmet belgesinde yer alacak sigortalı çalışmalarının Kurumca
bilinmesini gerektiren diğer hâllerde de bu madde gereğince işlem
yapılır. Ancak, on günlük süre dolmadan aylık prim ve hizmet belgesi
verilmiş ise ayrıca sigortalı işten ayrılış bildirgesi verilmez.
(5) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (c) bendine göre
sigortalı sayılanlardan, yer değiştirme suretiyle bir kurumdan diğer
bir kuruma nakledilenler hakkında sigortalı işe giriş bildirgesi ve
sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile gerekli bildirimler yapılır.
Bu sigortalıların, malullük veya yaşlılık aylığı bağlanması
taleplerinde emekliye sevk onayı, ölüm tahsis taleplerinde ise
sigortalı işten ayrılış bildirgesi gönderilmesi yeterlidir.
(6) Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve 9 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilenlerin
sigortalılığının sona ermesine ilişkin bildirimler üç aylık süre
içinde yapılır.
Sigortalılık hâllerinin birleşmesi veya çakışması
MADDE 27 – (1) Sigortalının, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık
hâllerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek
şekilde çalışması hâlinde; öncelikle aynı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması
yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak
sigortalı sayılır. Bu sigortalılık hâli kesintiye uğrayıncaya kadar
sigortalılık devam ettirilir. Kesintiye uğraması hâlinde, sonra
başlayan sigortalılık hâli devreye girer. Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait
veya ortak oldukları işyerlerinden, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fırkasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.
(2) Sigortalının, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a),
(b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hâlleri ile 5 inci
maddenin (a) ve (e) bentlerine tabi sigortalılık hâllerinin
çakışması hâlinde, Kanunun 4 üncü madde kapsamında sigortalı sayılır
ve birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken
sigortalılık hâlinden başka bir sigortalılık hâli için prim ödemiş
olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan
sigortalılık hâli için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık hâlinde
geçmiş kabul edilir.
(4) Bu maddede belirtilen statü değişikliklerinde, bu Yönetmeliğin
14 üncü maddesinde belirtilen sigortalılığın sona erdiği tarihi
takip eden günden itibaren, yeni statüye göre hak ve yükümlülükler
başlar.
Hizmetlerin tespiti
MADDE 28 – (1) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca,
işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda yapılan tespitlerden
çalıştığı belirlendiği hâlde, hizmetleri Kuruma bildirilmediği veya
eksik bildirildiği saptanan sigortalıların geriye yönelik hizmetleri
dikkate alınır.
(2) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının işyerinde
yaptıkları durum tespiti sırasında, sigortalı, işyerinde çalışan
diğer sigortalılar, işyeri mahallinde bulunanlar veya işveren
beyanına dayanılarak yaptıkları ve tespit tarihinden önceki bir
yıllık süreye ilişkin hizmetler de sigortalılıkta dikkate alınır.
(3) Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca yapılan denetimler
sonucu belirlenen ve Kuruma bildirilen sigortalı çalışmalar üzerine,
ilgili mevzuat uyarınca gerekli işlemler yapılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
İşyerlerinin Tescili
BİRİNCİ BÖLÜM
İşyerinin Bildirilmesi
İşyeri bildirgesi
MADDE 29 – (1) İşyerinde, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının
(a) bendi ile (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran, böyle bir
işyerini devir alan veya bu nitelikte işyeri kendisine intikal eden
işveren, Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen sürelerde vermekle
yükümlü olduğu örneği Ek-6 ve Ek-6-A’da bulunan işyeri bildirgesini
düzenleyerek e-sigorta ile göndermek zorundadır.
(2) Aynı işverenin, birden fazla işyeri kurması veya devir alması
yahut kendisine intikal etmesi hâlinde her işyeri için ayrı işyeri
bildirgesi düzenlenir.
(3) Aynı ünite bölgesinde olmak ve yazılı olarak talep edilmek
kaydıyla, devamlı mahiyette işlem gören veya görecek olan aynı
işverene ait işyerlerinin, tehlike sınıflarının en yükseği veya
tehlike sınıfları aynı olanlar gruplandırılmak suretiyle ünitelerce,
farklı ünite bölgesinde olanların ise Genel Müdürlükçe tek dosyada
veya birden fazla dosyada işlem görmesine izin verilebilir.
(4) Aynı işverenlere ait olup, aynı işkolunda bulunan birden fazla
kara veya deniz yahut hava ulaştırma araçlarına tek sicil numarası
verilir.
(5) Kanunun 90 ıncı maddesine göre ihale yoluyla yapılan işlerin
konsorsiyum şeklinde üstlenilmesi hâlinde, konsorsiyumu oluşturan
üstlenicilerin her birine müstakilen istihkak ödenmesi ve bu
üstleniciler tarafından idareye ayrı ayrı teminat verilmiş olması
kaydıyla üstlenicilerin her birine, verecekleri işyeri
bildirgelerine istinaden Kurumca ayrı ayrı sicil numarası
verilebilir. İhale konusu işin iş ortaklığı şeklinde üstlenilmesi
durumunda ise, işyeri, iş ortaklığı adına ve tek işyeri sicil
numarası verilerek tescil edilir.
(6) Şirketlerin kuruluş aşamasında sigortalı çalıştırmaya
başlayacağı tarihi ve çalıştırılacak sigortalı sayısını ticaret
sicil memurluklarına bildirmesi üzerine, ticaret sicil
memurluklarınca ilgili üniteye gönderilecek bu bildirime istinaden,
işyeri ünitece tescil edilir. Bu durumda şirketlerce ayrıca işyeri
bildirgesi düzenlenmez.
(7) Esas işin ayrıntısı veya tamamlayıcısı niteliğinde olan ve
sigortalıları birbirine karışmayan işlerin ayrı ve bağımsız olarak
yürütüldüğü yerler de bağımsız işyeri sayılır.
(8) Tek ihale ile birden çok işin yapılması hâlinde istihkaklarının
bir ödenmesi ve teminatlarının tek olması şartıyla, işe ilk
başlanılan yeri çevresine alan ünitece tek sicil numarası
verilebilir. Aynı anda birden fazla ünitede işe başlanılması
hâlinde, hangi ünitede tek sicil numarası alınacağını işveren
belirler. İlgisi bulunan ünitelere yazılı olarak bilgi verir.
(9) Aynı işveren tarafından yaptırılan ve birden fazla yapı ruhsatı
bulunan özel bina inşaatı işyerlerinde, parsellerinin bitişik ya da
yakın olması ve sigortalıların birbirine karışması şartıyla
inşaatların tek sicil numarasında yürütülmesine ünitece izin
verilebilir.
(10) Süresi içinde verilmeyip, sonradan verilen işyeri bildirgesi
elden veya posta yoluyla Kuruma verilir. Adi posta veya kargo ile
gönderilen veya Kuruma doğrudan verilen işyeri bildirgelerinde,
bildirgenin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih;
taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak
gönderilenlerde ise postaya verildiği tarih bildirim tarihi olarak
kabul edilir. Sonradan verilen işyeri bildirgelerinin e-sigorta ile
kabul edilmesi hususunda Kurum yetkilidir.
İşyeri sicil numarası
MADDE 30 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi gereğince sigortalı çalıştırılan işyerine;
a) Kurumca "Mahiyet Kodu", "İşkolu Kodu", "Ünite Kodu", "Sıra
Numarası", "İl Kodu", "İlçe Kodu," "Kontrol Numarası" ve varsa
"Geçici İş İlişkisi Kurulan İşveren Numarası" ile "Alt İşveren
Numarası" nı ihtiva eden bir sicil numarası verilir ve bu numara
işverene tebliğ edilir.
b) Yapılan işin özel veya kamu sektörüne ait daimi veya geçici
olduğunu belirleyen "Mahiyet Kodu" ile ilgili haneye; kamu sektörüne
bağlı devamlı işyerleri için "1", özel sektöre bağlı devamlı
işyerleri için "2", kamu sektörüne bağlı geçici veya mevsimlik
işyerleri için " 3", özel sektöre bağlı geçici veya mevsimlik
işyerleri için "4" rakamı yazılır.
c) Yapılan işin "Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesi" ne göre
hangi iş koluna girdiğini belirleyen bölüme, Prim Tarifesinde bu işe
karşılık gösterilen dört rakamlı işkolu kodu yazılır.
ç) Ünite kodu hanesine, işyerinin işlem gördüğü ünitenin kodu
yazılır.
d) Her işyerine ilgili ünite tarafından iller itibarıyla ve sıra
takip etmek suretiyle bir sıra numarası verilir.
e) Kurumca, sigorta işlemlerinde kullanılmak üzere işyeri hangi
"il"de ise, o "il"e ait trafik kod numarası ilgili bölüme yazılır.
f) İllere bağlı ilçelerin her birine işyeri hangi ilçede ise bu ilçe
kodu ilgili bölüme yazılır.
g) İşyeri sicil numarasının doğru kullanılması amacıyla Kurumca
"Kontrol Numarası" verilir.
ğ) Alt işverenlerin işlemlerinde kullanılmak üzere her bir alt
işverene o işyeri için bir "Alt İşveren Numarası" verilir.
h) İşyeri numarasından önce gelmek üzere gerçek ve tüzel kişilere
işveren numarası verilebilir. Bu numara gerçek kişi işverenlerde
Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, yabancı uyruklu gerçek kişi
işverenlere Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce verilecek
numarası, tüzel kişi işverenlerde ise vergi kimlik numarasıdır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı çalıştırılan işyerlerine, Kurumca ünite kodu, saymanlık ve
kurum numarası, il kodu, ilçe kodu ve kontrol numarasını ihtiva eden
sicil numarası verilir ve bu numara işverene tebliğ edilir.
a) Saymanlık numarası, altı haneli olup ilk iki hanesi saymanlığı,
takip eden iki hanesi sigortalının çalıştığı işyerinin bulunduğu
ili, son iki hanesi ise ilçe kodunu ifade eder.
b) Kurum numarası, altı haneli olup sigortalı çalıştırılan kamu
kurumunu ifade etmek üzere Kurumca verilen numarayı ifade eder.
c) İl kodu, ilçe kodu ve ünite kodu bu maddenin birinci fıkrasında
açıklanan esaslar çerçevesinde bu işyerleri için de verilir.
İşyeri bildirgesi ile birlikte verilecek diğer belgeler
MADDE 31 – (1) İşveren işyeri bildirgesi ekinde Kuruma vermesi
gereken;
a) Yerleşim belgesi ile imza sirkülerini,
b) Varsa işveren vekiline ait noterden onaylı vekaletname ve imza
sirkülerini,
c) Diğer kanunlar uyarınca tutmak zorunda oldukları defterin türünü
gösteren resmî nitelikteki belgelerini,
bir ay içinde elden, posta yoluyla veya elektronik ortamda göndermek
zorundadır. İşyerinin tescil tarihinden itibaren bir ay içinde,
işyeri bildirgesinde yer alan bilgilerin doğruluğu sosyal güvenlik
kontrol memurlarınca durum tespiti yapılarak kontrol ettirilebilir.
İşverenden iş alan alt işverenler, Kanundan doğan yükümlülükleri
başlamadan önce işyeri bildirgesi hariç yukarıda sayılan belgeleri
Kuruma elden veya posta yoluyla gönderirler.
(2) Birinci fıkrada belirtilen belgelerin yanı sıra;
a) Tüzel kişilerde, hükmi şahsiyetin tescil edildiği Ticaret Sicil
Gazetesi ile imza sirkülerini,
b) Adi ortaklıklarda, noter onaylı ortaklık sözleşmesini,
c) Kapıcılık işyerinde, kat maliklerinin isim, adres ve Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numarasını gösterir listesini,
ç) İhale konusu işlerde, işin sözleşmesi veya işin üstlenildiğini
gösterir idarenin yazısını,
d) İnşaat işyerlerinde, yapı ruhsatının fotokopisi, varsa arsa
sahibi ile müteahhit arasındaki noter onaylı inşaat yapım
sözleşmesini,
birinci fıkrada belirlenen usulle verirler.
(3) İşvereni kamu idaresi olan işyerlerinin tescilinde, işyeri
bildirgesi yeterli olup eki belgeler ihtiyaç olması hâlinde ünitece
istenir. Ayrıca sosyal güvenlik kontrol memuru tespitine gerek
duyulmaz.
Belirli yerde yapılmayan ve belirli bir merkezden sevk ve idare
edilen işlerin tescili
MADDE 32 – (1) İşyeri bildirgesi, sigortalı çalıştırılmaya
başlanılan, devir alınan veya başka bir işverene intikal eden işin
belirli bir yerde yapılmaması hâlinde, işverenin ikametgâhının
bulunduğu, bir "il"den diğer bir "il"e geçmesi ve devam etmesi
hâlinde ise işin başladığı yeri çevresine alan üniteye verilir.
(2) Büro, yazıhane gibi belli bir merkezden sevk veya idare
edilmeyen ve faaliyeti belirli bir yere bağlı olmayan işler, belirli
yerde yapılmayan işler olarak kabul olunur.
(3) Belirli bir yerde yapılmayan işlerde işverenin ikametgâhı ile
işin görüldüğü yerler, Kuruma ait ayrı ünite bölgelerinde
bulunuyorsa, sigorta işlemlerinin işverenin yazılı başvurması
üzerine, işin yapıldığı yeri çevresine alan ünite veya ünitelerinden
biri tarafından yürütülmesine, Kurumca izin verilebilir.
(4) Faaliyeti belirli bir yere bağlı olmamakla beraber, büro,
yazıhane gibi belirli bir merkezden sevk ve idare edilen işler,
belirli bir yerde yapılmış sayılır ve işyeri bildirgesi, işin sevk
ve idare edildiği yeri çevresine alan üniteye verilir.
Alt işveren ve sigortalıyı devir alanın yükümlülüğü
MADDE 33 – (1) Alt işveren, sigortalı çalıştırmaya başlamadan önce
asıl işverenle yapmış olduğu sözleşmenin Kuruma ibraz edilmesi
kaydıyla mevzuattan doğan yükümlülüklerini, Kurumca verilecek alt
işveren numarası ile asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden yerine
getirir. Alt işveren adına işyeri dosyası açılmaz.
(2) Sigortalıyı devralan işveren, devraldığı sigortalıyı
çalıştırmaya başlamadan önce, sigortalısını devir aldığı işverenle
yapmış olduğu sözleşmeyi Kuruma ibraz etmesi kaydıyla müştereken ve
müteselsilen sorumlu olduğu yükümlülüklerini, Kurumca kendisine
verilecek geçici iş ilişkisi kurulan işveren numarası ile
sigortalıyı devir aldığı işverene ait işyeri dosyası üzerinden
yerine getirebilir. Sigortalıyı geçici iş ilişkisi çerçevesinde
devralan işveren adına işyeri dosyası açılmaz.
Tespit veya resmî belgelere istinaden tescil
MADDE 34 – (1) İşveren tarafından işyeri bildirgesinin verilmemiş
olması hâlinde, işyeri;
a) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca,
fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından
yapılan tespitlere,
b) Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları
gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde
veya Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrasına göre kamu idareleri
ile Kanunun 100 üncü maddesine göre 5411 sayılı Kanun kapsamındaki
kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar, diğer gerçek ve tüzel
kişilerden, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve
kuruluşlardan, Kanunun 90 ıncı maddesinin birinci ve dördüncü
fıkralarına göre Kuruma yapılacak bildirimlerden veya ruhsat vermeye
yetkili mercilerden alınan bilgilere,
c) Mahkeme kararlarına,
istinaden re’sen tescil edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
İşyeri Tescilinde Meydana Gelen Değişiklikler
İşyerinin nakli, devri, intikali
MADDE 35 – (1) Sigortalı çalıştırılan bir işyerinin;
a) Faaliyette bulunduğu adresten başka bir ildeki adrese
nakledilmesi hâlinde nakleden işverence, başka bir işverene
devredilmesi hâlinde ise devralan işverence; nakil veya devir
tarihini takip eden on gün içinde,
b) İşverenin ölümü ile işyerinin mirasçılarına intikali hâlinde ise
mirasçılarınca ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde,
işyeri bildirgesi verilir.
(2) İşyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin görev bölgesine
nakledilmesi hâlinde işyeri bildirgesi verilmez, ancak, nakil
tarihini takip eden 10 gün içinde durum, işverence eski ve yeni
üniteye bir yazı ile bildirilir. Yeni ünite, nakil bilgilerine
dayanarak yeni bir işyeri sicil numarası verir. Eski ünitedeki
işyeri dosyasındaki tescile esas bilgi ve belgelerin birer örneği
yeni ünitede açılan dosyaya konulur.
(3) 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine
tabi şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi, bölünmesi veya
diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların ticaret
siciline tesciline ilişkin ilan tarihini, adi şirketlerde ise
şirkete yeni ortak alınması durumunda en geç yeni ortağın alındığı
tarihi takip eden on gün içinde, işverenlerce bu husus işyeri
bildirgesi ile Kuruma bildirilir. İşyerlerinde işletme adı
değişikliklerinde işyeri bildirgesi verilmez. Değişiklik, Ticaret
Sicil Gazetesinin de ekli olduğu bir yazı ile Kuruma bildirilir.
(4) Aynı işverene ait olup, aynı veya birden fazla ünite bölgesinde
olduğu hâlde tek dosyada işlem gören işyerlerinden, bir veya bir
kaçının başka bir işverene devredilebilmesi, işyerlerinin Kuruma
borcunun bulunmaması veya devredilecek işyerinin borcunun
belirlenebilmesi koşuluyla kabul edilebilir.
(5) Maaş ödemeleri Maliye Bakanlığına bağlı saymanlıklarca yapılan
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen
sigortalıları çalıştıran kamu idarelerinden saymanlığı değişenler
değişiklik tarihini takip eden on gün içinde yazılı olarak
bildirilir.
(6) Kamu idaresinin başka bir kamu idaresine devri veya birleşmesi
hâlinde, devir alan veya birleşen kamu idaresince dayanağı bilgi ve
belgelerle birlikte durum, devir veya birleşme tarihini takip eden
on gün içinde Kuruma yazılı olarak bildirilir.
(7) İki veya daha fazla kamu idaresinin yeni bir kamu idaresi adı
altında birleşmesi durumunda yeni kurulan kurumca, birleşme tarihini
takip eden on gün içinde işyeri bildirgesi verilerek birleşmeye
ilişkin bilgi ve belgeler gönderilir.
(8) Kamu idarelerinin aynı il içindeki adres veya isim
değişiklikleri, dayanağı bilgi ve belgeleriyle birlikte değişiklik
tarihini takip eden on gün içinde Kuruma bildirilir.
(9) Kamu idaresinin özelleştirilmek suretiyle satışının yapılması
hâlinde, satışı yapılan kurum, durumu satış işleminin onaylandığı
tarihi takip eden on gün içinde ilgili belgeleriyle birlikte Kuruma
bildirir.
İşyeri dosyalarının işlemden kaldırılması
MADDE 36 – (1) İşyerinin yanlış veya yersiz olarak tescil
edildiğinin tespiti hâlinde, ünitece tescil işleminin iptali
yapılır.
(2) Aynı iş veya işyerine birden fazla sicil numarası verilmiş
olduğunun anlaşılması hâlinde, sonradan verilen numaralar ünitece
re’sen iptal edilir. İptal edilen numaralar başka işyerine verilmez.
Ancak işlemler sonradan verilen numaradan yürütülmüşse geriye dönük
işlem yapmamak için diğer numaralar, işlem gören işyeri dosyasının
numarasında birleştirilir.
(3) İnşaat ve ihale konusu işyerleri hariç olmak üzere, kapanma,
terk veya tasfiye olmadığı hâlde, işyerinde en az iki yıllık bir
süreden beri sigortalı çalıştırılmadığı, işverenler tarafından
bildirilen veya Kurumca tespit edilen işyeri dosyaları, sigortalı
çalıştırılmaya son verilen tarih itibarıyla ünitece Kanun
kapsamından çıkarılır ve taahhütlü bir yazıyla işverene bildirilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Hizmet Akdi ile veya Kendi Adına ve Hesabına Bağımsız Çalışan
Sigortalıların
Tabi Olduğu Kısa Vadeli Sigorta Kollarına Ait İşlemler
BİRİNCİ BÖLÜM
İş Kazası ve Meslek Hastalığı, Tanımı, Kapsamı, Bildirilmesi ve
Soruşturulması
İş kazasının tanımı ve kapsamı
MADDE 37 – (1) İş kazası;
a) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
çalışan sigortalının;
1) İşyerinde bulunduğu sırada,
2) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
3) Görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi
nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
4) Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatına tabi olup olmadığına
bakılmaksızın yine bu mevzuatta belirtilen sürelerde çocuğuna süt
vermek için ayrılan zamanlarda,
5) İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi
sırasında,
b) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
çalışan sigortalının ise;
1) İşyerinde bulunduğu sırada,
2) Yürütmekte olduğu iş nedeniyle işyeri dışında,
meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen
özre uğratan olaydır.
İş kazasının bildirimi ve bildirim süresi
MADDE 38 – (1) İş kazası, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının;
a) (a) bendinde sayılan sigortalılar ile Kanunun 5 inci maddesinin
(a) ve (c) bendinde sayılan sigortalıların iş kazası geçirmeleri
hâlinde işverenleri, Kanunun 5 inci maddesinin (b) ve (e)
bentlerinde belirtilen sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde
ise eğitim veya staj gördükleri işyeri işverenleri tarafından
kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl, Kuruma en
geç kazadan sonraki üç iş günü içinde, Kanunun 5 inci maddesinin (g)
bendinde sayılan sigortalının iş kazası geçirmesi hâlinde, işvereni
tarafından kazanın olduğu ve ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi
bulunmayan ülkelerdeki yerel kolluk kuvvetlerine derhâl, Kuruma ise
en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde,
b) (b) bendi kapsamında olan sigortalıların iş kazası geçirmeleri
hâlinde, bir ayı geçmemek şartıyla kendisi tarafından geçirdiği iş
kazasına ilişkin rahatsızlığının bildirimine engel olmadığı günden
sonraki üç iş günü içinde,
Ek-7’de yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesini vermekle
yükümlü olanlar bu Yönetmeliğin 5 inci maddesine göre e-sigorta ile
Kuruma bildirir veya doğrudan ya da posta yoluyla da ilgili üniteye
gönderebilir. Adi posta veya kargo ile yapılan bildirimlerde Kurum
kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele
posta ile yapılan bildirimlerde de postaya veriliş tarihi esas
alınır.
(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki sigortalıların
bildirim yapmaya engel durumlarını hekim raporu ile veya mücbir
sebep olayını belgelemeleri şarttır.
(3) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde, belirtilen sürelerde
işverence bildirim yapılmaması durumunda, bildirimin Kuruma
yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik
ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir.
(4) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalıların, işverenin kontrolü dışındaki yerlerde iş kazası
geçirmeleri hâlinde, iş kazası ile ilgili bilgi alınmasına engel
olacak durumlarda, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren
bildirim süresi üç iş günüdür.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı olanların iş kazası geçirmeleri ve bu maddenin
birinci fıkrası (b) bendinde belirtilen sürede bildirilmemesi
hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için yapılacak geçici iş
göremezlik ödeneği ödenmez. Bildirim tarihinden sonraki sürelere ait
geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
Meslek hastalığının tanımı ve kapsamı
MADDE 39 – (1) Meslek hastalığı, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının çalıştığı
veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya
işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli
hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük hâlleridir.
Meslek hastalığının tespiti, bildirimi ve bildirim süresi
MADDE 40 – (1) Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek
hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından
usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı
tıbbî belgelerin incelenmesi,
b) Kurumca gerekli görüldüğü hâllerde, işyerindeki çalışma
şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim
raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi,
sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
(2) Sigortalının, çalıştığı işten ayrıldıktan sonra meslek hastalığı
sebebiyle, Kanunda belirtilen yardımlardan yararlanabilmesi için
eski işinden fiilen ayrılması ile hastalığın meydana çıkması
arasında, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit
İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen süreden daha uzun bir sürenin
geçmemiş olması şarttır.
(3) Kurumca çıkarılacak yönetmelikle belirlenmiş meslek hastalıkları
listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olduğu için talepleri kabul
edilmeyen sigortalıların yazılı başvuruları üzerine söz konusu
hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı hususuna, meslek
hastalığının klinik ve laboratuar bulguları ile belgelenmesi ve
meslek hastalığına yol açan etkenin Kurum denetim ve kontrol ile
görevli memurları veya Bakanlık iş müfettişlerince işyerinde
yapılacak inceleme sonucunda hazırlanacak rapora istinaden Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karar verilir.
(4) Meslek hastalığının, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci maddenin (a), (b), (c), (e), (g) bentleri
kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, meslek hastalığına
tutulduğunu öğrenen sigortalı veya bu durum kendisine bildirilen
işveren tarafından,
b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi
tarafından,
bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde, Ek-7’de
yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesini vermekle yükümlü
olanlar bu Yönetmeliğin 5 inci maddesine göre e-sigorta ile Kuruma
bildirir veya doğrudan ya da posta yoluyla da ilgili üniteye
gönderebilir. Adi posta veya kargo ile yapılan bildirimlerde Kurum
kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele
posta ile yapılan bildirimlerde de postaya veriliş tarihi esas
alınır. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya yazılı olarak
bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverenden
veya Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalıdan, Kurumca bu olayla ilgili yapılmış bulunan
tedavi giderleri, yol parası ve zaruri masraflar ile diğer
harcamalar, ödenmişse geçici iş göremezlik ödeneği tahsil edilir.
(5) Kurumca çıkarılacak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı
Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile hangi hâllerin meslek
hastalığı sayılacağı belirlenir. Yönetmelikle belirlenmiş
hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp
sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta
Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
İş kazası ve meslek hastalığının soruşturulması
MADDE 41 – (1) İşverence düzenlenen iş kazası ve meslek hastalığı
bildirgesi ve eki belgelere göre, ünite, kamu idarelerinin görevleri
gereği düzenlemiş olduğu belge ve tutanaklardan, sigorta olayı için
gerekli bilginin temin edilmesi koşuluyla başka bir soruşturma ve
denetime gidilmeden olayın iş kazası sayılıp sayılamayacağına karar
verebilir, meslek hastalığında ise ilgili sağlık birimine sevk eder.
(2) Ünitece karar verilemeyen, şüpheli görülen ve tereddüt edilen,
uzun süreli tedavi gerektiren, maluliyet veya ölümle neticelenen,
Kuruma büyük malî yük getiren iş kazaları Kurumun denetim ve
kontrolle görevli memurlarınca veya Bakanlık iş müfettişlerince
soruşturulur.
(3) Bakanlık iş müfettişlerinin rapor ve tutanaklarında gerekli
bilgilerin yer alması veya yargı kararının bulunması durumlarında,
ünitelerce tekrar inceleme talep edilmez.
(4) İş kazası ve meslek hastalığı soruşturmaları, sigortalılık
durumu, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinde bildirilen
olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı, işyerinde sigortalının
çalıştığı birimin meslek hastalığına sebep olup olmayacağı, işveren
sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin uygulanıp
uygulanmayacağı, olayın meydana gelmesinde sigortalının kastı, ağır
kusuru, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş
güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi ile üçüncü şahısların
kusurlu hâllerinin olup olmadığı hakkında karar verilebilmesi için
yapılır.
(5) Kuruma bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş
kazası olmadığının anlaşılması hâlinde, Kurumca bu olay için yersiz
olarak yapılmış ödemeler, gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan
ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
Kısa Vadeli Sigorta Kollarından Sağlanan Yardımlara İlişkin İşlemler
Geçici iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ödeneğinin tanımı
MADDE 42 – (1) Geçici iş göremezlik, sigortalının iş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde Kurumca yetkilendirilen
hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince
geçici olarak çalışamama hâlidir.
(2) Geçici iş göremezlik ödeneği, iş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve analık hâllerinde Kanunda belirtilen geçici iş
göremezlik sürelerinde verilen ödenektir.
Sigortalılara verilecek olan istirahatlar
MADDE 43 – (1) İstirahat raporlarının Kurumla sözleşmeli sağlık
hizmeti sunucuları tarafından düzenlenmesi şarttır. Kurumla
sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen ve
istirahat süresi 10 günü geçmeyen raporlar, Kurumla sözleşmeli resmî
sağlık hizmeti sunucusu hekimi tarafından, 10 günü aşan raporlar ise
Kurumla sözleşmeli resmî sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulunca
onandığı takdirde geçerli olur.
(2) Ayaktan tedavilerde sigortalıya tek hekim raporu ile bir defada
en çok 10 gün istirahat verilebilir. İstirahat sonrasında kontrol
muayenesi raporda belirtilmiş ise toplam süre yirmi günü geçmemek
kaydı ile istirahat uzatılabilir. Yirmi günü aşan istirahat
raporları sağlık kurulunca verilir. Sağlık kurulunun ilk vereceği
istirahat süresi sigortalının tedavi altına alındığı tarihten
başlamak üzere altı ayı geçemez. Tedaviye devam edilmesi hâlinde
malullük hâlinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği
sağlık kurulu raporu ile tespit edilirse bu süre uzatılır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında olup, işverenleri tarafından yurtdışında görevlendirilen
sigortalılar ile Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında bulunan ve yürütmekte oldukları iş veya çalışma
konuları nedeniyle yurtdışında bulunan sigortalılara ve Kanunun 5
inci maddesi (g) bendi kapsamındaki sigortalılara ülkemiz ile sosyal
güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki tedavileri sonucu verilen
istirahat raporlarının ilgili ülke mevzuatına uygun olduğunun
ülkemiz dış temsilciliklerince onanması hâlinde, Kurumca
yetkilendirilen hekim ve sağlık kurullarının ayrıca onayı aranmaz.
(4) Sigortalıların üçüncü fıkrada belirtilen hâller dışında
yurtdışında bulundukları sırada gördükleri tedavi sonucunda
aldıkları raporlar için birinci fıkra hükümleri uygulanır.
(5) Kurumca yetki tanınan işyeri hekimi bir kerede en fazla 2 gün
istirahat verebilir.
(6) İstirahat raporlarında sigortalının çalışıp çalışamayacağı veya
kontrol muayenesinin yapılıp yapılmayacağı hususu belirtilir.
İstirahat raporunun bir nüshası işyerlerine ibraz edilmesi için
sigortalılara verilmek, bir nüshası Kuruma gönderilmek üzere en az
iki nüsha olarak düzenlenir.
(7) Kurumca yetkilendirilen tek hekim veya sağlık kurulu tarafından
verilecek istirahatlar, örneği Kurumca belirlenecek belgenin
doldurulması veya elektronik ortamda düzenlenmesi suretiyle verilir.
(8) Kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularınca, geçici iş
göremezlik belgeleri ile sağlık kurulu raporlarının birer nüshası
düzenlendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde sigortalının iş
yerinin kurulu bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüklerine/ sosyal
güvenlik merkezlerine, sözleşmeli ülke sigortalısının belgeleri ise
sağlık yardımı belgesini düzenleyen sosyal güvenlik il
müdürlüklerine/ sosyal güvenlik merkezlerine gönderilir.
(9) Ülkemizin taraf olduğu sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri
çerçevesinde akit ülke sigorta kurumu mevzuatına göre düzenlenen ve
sözleşmenin uygulanmasına ilişkin formülerlerle Kuruma bildirilen
istirahat raporları aynen kabul edilir.
(10) Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülke sosyal
güvenlik kurumları sigortalılarının, muayene ve tedavileri sonucu
düzenlenecek istirahat veya sağlık kurulu raporlarında bu
Yönetmelikte belirlenmiş usul ve esaslar uygulanır. Bu raporların,
akit ülke sosyal güvenlik kurumlarına intikal ettirilebilmesi için
Kuruma verilmesi zorunludur.
(11) 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa tabi
personel için verilecek istirahat raporları usul ve esasları, Millî
Savunma Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenir.
Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi
MADDE 44 – (1) Geçici iş göremezlik ödeneği;
a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan
sigortalıya her gün için,
b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci
maddesi kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi
olanların, hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğramaları hâlinde, iş
göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan
gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş
göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,
c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b)
bendinde belirtilen muhtarlar ve aynı bendin (1), (2) ve (4)
numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının analığı
hâlinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli
sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve
sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik hâlinde ise doğumdan
önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilave edilerek
çalışmadığı her gün, sigortalı kadının isteği ve hekimin onayı ile
doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması hâlinde, sigortalının bu
sürede çalışmamış olması şartı ile sigortalının isteği ve hekim
raporu ile doğum öncesinde kullanılmayan sürenin beş haftaya, çoğul
gebelik hâlinde yedi haftaya kadar olan kısmından doğum sonrasına
ilave edilen her gün için,
verilir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlara, iş kazası veya meslek hastalığı ya da analık
hâllerinde genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her
türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince
veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat
raporu aldıkları sürede her gün için geçici iş göremezlik ödeneği
verilir. Ancak bu maddenin (c) bendine göre doğum öncesi ve sonrası
geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı
aranmaz.
(3) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının
analığı halinde, verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak
tedavilerde Kanunun 17 nci maddesine göre hesaplanacak günlük
kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde üçte ikisidir.
(4) İş kazaları ile meslek hastalıkları, hastalık ve analık
sigortalarında, yeniden tespit edilen alt sınırların altında günlük
kazanç üzerinden ödenek alanların veya almaya hak kazanmış yahut
kazanacak olanların bu ödenekleri, günlük kazancın alt sınırındaki
değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak, yükseltilmiş
günlük kazançların alt sınırına göre artırılacağından alt sınırın
arttığı tarihten evvel geçici iş göremezliğe uğrayan ve geçici iş
göremezlik durumları bu tarihten sonra da devam edenlerin, geçici iş
göremezlik ödeneği hesabına esas alınan günlük kazançları yeniden
tespit edilen alt sınır üzerinden hesaplanarak ödenir.
(5) Bir sigortalının, aynı zaman içinde ve aynı sigortalılık hâline
tabi olacak şekilde birden fazla işyerinde çalışması hâlinde,
ödeneklere esas tutulacak günlük kazancının tespitinde, üst sınır
dikkate alınarak her bir işyeri için ayrı ayrı bulunacak günlük
kazançların toplamı ödeneğe esas günlük kazancını oluşturur. Ayrıca,
bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık
hâllerinden birkaçı birleşirse geçici iş göremezlik ödeneklerinden
en yükseği verilir.
(6) Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı
özürlülük veya meslek hastalığı nedeniyle istirahat raporu alanlara,
yazılı istek tarihinden itibaren Kanunun 18 inci maddesine göre
hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile aylık
sürekli iş göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki fark, her gün
için geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir.
(7) Kamu idarelerinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar ile toplu iş sözleşmesi
yapılan iş yerlerinde çalışan sigortalılara ödenecek geçici iş
göremezlik ödeneği, yapılacak protokol ile sigortalılar için Kuruma
ödenecek sigorta primine mahsup edilmek üzere, işverenleri
tarafından Kurum adına sigortalılara ödenebilir. İşveren tarafından
sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi hâlinde,
işverenin;
a) İstirahat raporlarını,
b) Sigortalının istirahatlı olduğu devrede işyerinde çalışmadığına
dair yazıyı,
c) Sigortalının ödenek hesabına esas alınan döneme ilişkin prime
esas kazancını,
ç) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sigortalıya ödendiğini gösterir
ödeme belgesini,
Kuruma ibrazından sonra, Kurum tarafından hesaplanarak bulunacak
geçici iş göremezlik ödeneği toplamı, işverenin Kuruma olan borcuna,
borcun olmaması hâlinde ise ilk prim borcuna mahsup edilir.
İşyerinin kapanmış olması hâlinde ise iade edilir.
(8) Geçici iş göremezlik ödeneği, buna ilişkin belge veya bilgilerin
Kuruma intikalini takip eden yedi iş günü içinde geçmiş süreler için
sigortalıların kendilerine, kanunî temsilcilerine, vekillerine veya
sigortalının banka hesap numarasına ya da PTT Bank Şubelerine
ödenmesi hususunda Kurum yetkilidir. Ancak, on günü aşan istirahat
sürelerinde ödemeler, asgari on günlük tutar kadar yapılır.
(9) Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi esnasında Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendi kapsamındaki sigortalının;
a) İstirahatlı olduğu dönemde işyerinde çalışıp çalışmadığı,
b) Kazanç hesabına giren döneme ilişkin aylarda, prim, ikramiye ve
bu nitelikteki arızi ödemeler,
c) Viziteye çıktığı/istirahatın başladığı tarih itibarıyla prim
ödeme hâlinin devam edip etmediği,
ç) Sigortalının PTT bank veya banka hesap numarası ile T.C. kimlik
numarası,
işveren tarafından Kuruma bildirilir. Bu bildirim yazılı olarak
yapılabileceği gibi elektronik ortamda da yapılabilir.
(10) Sigortalının, geçici iş göremezlik ödeneği almasına esas
istirahat raporu süresi içinde, sigortalılık hâlinin herhangi bir
nedenle sona ermesi hâlinde istirahat süresince geçici iş göremezlik
ödeneği ödenmeye devam edilir.
(11) Yukarıdaki sürelerin hesabında Kanunun 24 üncü maddesinde
düzenlenen kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan sürelere
ilişkin Kurumda mevcut bilgiler ile sigortalılar tarafından ibraz
edilen belgelere göre tespit edilecek süreler bilgi işlem ortamında
kaydedilir.
(12) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendi
kapsamındaki sigortalılar sadece, istirahat raporlarıyla birlikte
PTT bank veya banka hesap numaralarını Kuruma bildirirler, bunlardan
Kurumca çalışmadığına dair beyan dışında bilgiler istenmez.
Sürekli iş göremezlik geliri
MADDE 45 – (1) Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası veya meslek
hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları
tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca
meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit
edilen sigortalıya bağlanır.
(2) Sürekli iş göremezlik durumunun tespiti için Kurum Sağlık
Kuruluna gönderilecek belgeler arasında, varsa ilk işe giriş sağlık
raporu, iş kazası ve meslek hastalığı bildirim belgesi, olayın
Kanuna göre iş kazası olup olmadığı veya sigortalının meslek
hastalığına yakalandığı işyerine ait çalışma şartlarını net olarak
belirtir soruşturma raporu ve tutanaklar ile mahkemelerce iş kazası
veya meslek hastalığı olduğunun kabul edildiğine dair belgeler,
çalışır veya çalışamaz raporu, geçici iş göremezlik ödeneği belgesi,
iş kazasından sonra veya meslek hastalığının tedavisi için
başvurduğu hastanelerden alınan epikrizler ile tedavisi tamamlanıp
bulguları sekel hâlini aldıktan sonra, son durumunu gösterir sağlık
kurulu raporu ve dayanağı tüm belgeler bulunur.
(3) Sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, sigortalının
çalıştığı işten ayrılması, iş yerini kapatması veya devretmesi şartı
aranmaz. Örneği Kurumca hazırlanan tahsis talep dilekçesi ile ilgili
üniteye başvurması yeterlidir. Tahsis talep dilekçesine, bir adet
belgelik fotoğrafı eklenir.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlara, sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi
için, kendi sigortalılığından dolayı, genel sağlık sigortası dâhil
prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması
zorunludur.
(5) Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri;
a) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi,
b) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik
durumuna girilmişse, buna ait Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti
sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporun tarihini,
takip eden ay başından başlar, Kanunun 94 üncü maddesine göre
yapılan kontrol muayenesi sonucu sürekli iş göremezlik durumunun
kalktığının anlaşılması hâlinde, yeni durumuna esas tutulan raporun
tarihini takip eden ödeme dönemi başından kesilir.
(6) Bu Yönetmeliğin 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 56 ncı
madde hükümleri, sürekli iş göremezlik gelirine bağlanacak
sigortalılar hakkında da uygulanır.
(7) Bu Yönetmeliğin uygulamasında, sürekli tam iş göremezlik hâli,
sigortalının meslekte kazanma gücünün %100’ünün; sürekli kısmi iş
göremezlik hâli ise %10 ilâ %99,99’unun kaybedilmesi durumunu ifade
eder.
(8) Sigortalının yeniden bir iş kazasına uğraması veya yeni bir
meslek hastalığına tutulması hâlinde, meydana gelen özürlerin bütünü
göz önüne alınarak Kurum Sağlık Kurulu tarafından belirlenen sürekli
iş göremezlik derecesine göre gelir bağlanır.
Ölüm geliri
MADDE 46 – (1) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli
iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalının hak sahiplerine,
ölüm geliri bağlanır.
(2) Hak sahibi olma şartlarının belirlenmesi, ölüm geliri bağlanması
için istenecek belgeler, ölüm gelirinin başlangıcı ve kesilmesi
yönünden, bu Yönetmeliğin ölüm aylığına ilişkin 64, 65 ve 66 ncı
madde hükümleri uygulanır.
(3) Sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalıların
ölüm sebebini bildiren ve ilgili makamlarca düzenlenen onaylı ölüm
tutanağı, defin ruhsatı, gömme izin kağıdı, ölü muayene zabıt
varakası, otopsi raporu veya doktor raporu gibi belgelerin temininin
imkânsız olduğu hâllerde, sigortalının ölümünden önce sürekli iş
göremezliğine esas iş kazası veya meslek hastalığı dışında başka bir
kaza geçirip geçirmediği ya da başka bir hastalığa yakalanıp
yakalanmadığının mahallinde tahkiki sosyal güvenlik kontrol
memurları aracılığıyla yaptırılır. Ancak sigortalının kesin ölüm
sebebine ilişkin karar, bu belgeler ile sigortalının dosyasının
tetkiki sonucunda Kurum Sağlık Kurulunca verilir.
(4) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu, meslekte kazanma gücünü;
a) Yüzde 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş
göremezlik geliri bağlanmış iken ölen ve ölümü iş kazası veya meslek
hastalığına bağlı olmayan sigortalının almakta olduğu sürekli iş
göremezlik geliri,
b) Yüzde 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş
göremezlik geliri bağlanmış iken ölen ve ölümü iş kazası veya meslek
hastalığına bağlı olan sigortalı için, Kanunun 20 nci maddesinin
birinci fıkrasına göre yeniden hesaplanan geliri,
c) Yüzde 50 veya daha fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli iş
göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin ölümün iş kazası veya
meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın Kanunun 20
nci maddesinin birinci fıkrasına göre yeniden hesaplanan geliri,
Kanunun 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine bağlanır.
(5) Bu maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendine göre hak sahiplerine
bağlanacak gelirler, sigortalının sürekli iş göremezlik derecesi
esas alınarak hesaplanır. Sigortalının gelirlerinde yapılan artırım
ve indirimler dikkate alınır.
Evlenme ve cenaze ödeneği
MADDE 47 – (1) Bu Yönetmeliğin 68 ve 69 uncu maddeleri;
a) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm geliri almakta iken
evlenen kız çocuklarına ödenecek olan evlenme ödeneği ile,
b) Ölen sigortalıdan dolayı ilgililere yapılacak olan cenaze ödeneği
hakkında da uygulanır.
Sigortalıdan kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş
göremezliğinin artması
MADDE 48 – (1) Sigortalının iş kazasına veya meslek hastalığına
uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş
göremezliğinin artması hâllerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya
sürekli iş göremezlik geliri;
a) Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir mazereti olanlar
hariç olmak üzere, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve analık nedeniyle tedavisini yapan hekim tarafından
bildirilen tedbirlere ve yapılan tavsiyelere uymaması nedeniyle,
normal tedavi süresi uzamış, sürekli iş göremezlik derecesi artmış
veya malul kalmış yahut maluliyet oranı artmış ise, bu hususlar
hekim raporu ile tespit ve belgelendirilmesi hâlinde sigortalıya
ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik
geliri, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas
alınarak dörtte birine kadarı Kurumca eksiltilerek ödenir.
b) Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş
kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan
sigortalının, mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol
raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının
görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerde belirlenen
kusur derecesinin üçte biri oranında Kurumca eksiltilerek ödenir.
Ancak kusur derecesinin bilgi ve belgelerde yer almaması hâlinde
yüzde beş oranında Kurumca eksiltilir.
c) Mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite
kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği
düzenlediği tutanaklar veya belgelerde kasti bir hareketi yüzünden
iş kazasına uğradığı saptanan meslek hastalığına tutulan, hastalanan
veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul
etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.
ç) Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir
olduğuna dair belge almaksızın çalıştığı; mahkeme kararı, denetim,
soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu
kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya
belgelerle belirlenen sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği
ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren
ilgili mevzuat hükümlerine göre geri alınır.
(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmasında;
sigortalının, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kurallara uymaması,
tehlikeli olduğu veya hastalığa sebep olacağı bilinen bir hareketi
yapması, yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı hareket
etmesi, açıkça izne dayanmadığı gibi, hiçbir gereği veya yararı
bulunmayan bir işi bilerek yapması ve yapılması gerekli bir hareketi
savsaması, ağır kusuruna esas tutulur.
(3) Birinci fıkranın (ç) bendinde belirtilen sigortalılara ait
raporda, istirahat süresi sonunda çalışır kararı varsa ayrıca
çalışabilir belgesi aranmaz. Geçici iş göremezlik ödeneği ödenirken
sigortalının istirahatlı olduğu devrede çalışmadığının işveren veya
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı olanlar tarafından beyan ve belgelenmesi gerekir.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen sigortalılara, iş kazası sigorta kolundan geçici iş
göremezlik ödeneği ödenirken, iş kazasının bu Yönetmeliğin 38 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen Kuruma
bildirim tarihinin aşılması hâlinde bildirim tarihi esas alınarak
ödeme yapılır.
(5) Sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinden veya
sürekli iş göremezlik gelirinden yapılacak indirim oranı, Kurumca
belirlenecek usul ve esaslara göre tespit edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşveren ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu İle Peşin Sermaye Değerleri
İşverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu
MADDE 49 – (1) İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı
sonucunda meydana gelmişse işveren Kuruma karşı sorumlu hâle gelir.
Kasıt; iş kazası veya meslek hastalığına, işverenin bilerek ve
isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması hâlidir. Zarara
neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması, kasıt için yeterli
olup, sonuçlarının istenip istenmemesi kastı ortadan kaldırmaz.
İşverenin eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin
hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır
ihmali sorumluluğunu kaldırmaz.
(2) İş kazası veya meslek hastalığı işverenin, sigortalıların
sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine
aykırı hareketi sonucunda oluşmuşsa işvereni Kuruma karşı sorumlu
hâle getirir. Mevzuat; yasal olarak yürürlüğe konulmuş ve
yürürlüğünü muhafaza eden, sigortalıların sağlığını koruma ve iş
güvenliği alanında, yasa koyucu ile yasa koyucunun yürütme veya
idareye verdiği yetki sonucu, bu organlarca kabul edilen genel,
objektif kural veya hükümlerin tümüdür.
(3) İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate
alınır. Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli
bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen,
iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur.
İşveren alınması gerekli herhangi bir önlemi almamış ise olayın
kaçınılmazlığından söz edilemez.
(4) İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin
kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine
yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin
başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep
olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara
rücu edilir.
(5) İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve
erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer
kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu
meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş
mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak
sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna
veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek
hastalığı sonucu ölümlerde, Kanun uyarınca hak sahiplerine
bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek
hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya
iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca
rücu edilmez.
(6) Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malul veya vazife malulü olan
sigortalıya veya ölümü hâlinde hak sahiplerine, Kanun uyarınca
bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin
yarısı, Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir.
(7) Malullük, vazife malullüğü veya ölüm hâli, kamu görevlilerinin
veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen
diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller
sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında
kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere,
sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan
aylıklar için Kurumca, kurumuna veya ilgililere rücu edilmez.
Peşin sermaye değeri tabloları
MADDE 50 – (1) Kurumca, Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen
giderlerin, yaş, kesilme veya yeniden bağlanma ya da hak sahipliği
nedeniyle sonradan gelir veya aylık bağlanma ihtimalleri ve yüzde
beş iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutarı tespit etmek
amacıyla peşin sermaye değeri tabloları hazırlanır. Hazırlanan
tablolar demografik ve ekonomik değişiklikler nedeniyle Kurumca
gerekli görülen hâllerde güncellenir. İlk peşin sermaye değeri,
gelir veya aylığın başlangıç tarihinde yürürlükte olan peşin sermaye
değeri tablolarına göre belirlenir. Peşin sermaye değeri
hesaplamalarıyla ilgili usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak tebliğ
ile duyurulur.
Peşin sermaye değerinde yaş hesabı
MADDE 51 – (1) Peşin sermaye değerlerinin hesabında, sigortalıların
veya hak sahiplerinin gelire girme veya aylık başlangıç tarihindeki
yaşları esas alınır. Yaş hesabında altı aydan küçük yıl kesirleri
dikkate alınmaz. Altı ay ve daha fazla yıl kesirleri tam yıl
sayılır.
Rücu davalarına esas tutarın hesabı
MADDE 52 – (1) İşveren veya üçüncü şahıslar aleyhine açılacak rücuan
tazminat davalarına konu olabilecek tutar, sigortalı ve hak
sahiplerine bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye
değerine, Kurum tarafından Kanun gereğince yapılan veya ileride
yapılması gereken diğer ödemeler eklenerek hesaplanır.
(2) İşveren, birinci fıkrada belirlenen rücuan tazminat davalarına
konu olan, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine Kanun gereğince
yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin
başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin tamamından kusur
oranı kadar sorumludur.
(3) Ancak, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelen iş
kazası veya meslek hastalığı olaylarında zarara sebep olan üçüncü
kişiler ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlar, sigortalıya ve
hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile
bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri
toplamının yarısından kusur oranları kadar sorumludur.
(4) Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malul veya vazife malulü olan
sigortalıya veya ölümü hâlinde hak sahiplerine, bağlanacak aylığın
başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısından üçüncü
kişiler kusurları oranında sorumludurlar.
BEŞİNCİ KISIM
Uzun Vadeli Sigorta Kollarına İlişkin İşlemler
BİRİNCİ BÖLÜM
Malullük Sigortası
Malul sayılma, malullük aylığından yararlanma, harp ve vazife
malullüğü
MADDE 53 – (1) Sigortalılara aşağıdaki usul ve esaslar dikkate
alınmak suretiyle Kanunda belirtilen şartlarla malullük, vazife ve
harp malullüğü aylıkları bağlanır.
(2) Sigortalının veya işverenin talebi üzerine, Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca
usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin
Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar
için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu
meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını kaybettiği anılan kurulca
tespit edilen sigortalı malul sayılır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde
belirtilen sigortalılardan;
a) Görevlerine devam etmekte olanların, çalışma gücünün en az %
60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü
kaybettiği,
b) Görevlerinden ayrıldıktan sonra herhangi bir sigortalılık hâline
tabi olmayanların, çalışma gücünün en az % 60’ını kaybettiği,
c) Personel kanunlarına tabi olanların hastalıklarının kanunlarında
tayin edilen sürelerden fazla devam ettiği, olmayanların ise
hastalık sebebiyle malul sayılmalarına esas alınacak hastalık
süreleri hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri
uygulanmak suretiyle bu süreleri doldurdukları,
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî
belgelerin incelenmesi sonucu Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen
sigortalı malul sayılır.
(4) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce
çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede
meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit
edilen sigortalılar ile yedek subay veya er olarak ya da talim,
manevra, seferberlik veya harp dolayısıyla görevleri ile ilgileri
kesilmeksizin silah altına alındıkları dönemde malul olup, bu
malullükleri asıl görevlerini veya işlerini yapmaya mani olmayanlar
hakkında, bu hastalık veya özürleri sebebiyle malullük sigortasına
ilişkin hükümler uygulanmaz.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılardan malul olduğuna karar verilenler, yazılı
talepleri hâlinde, haklarında malullük hükümleri uygulanmaksızın
görevlerinden istifa etmiş sayılmak suretiyle kurumlarınca
malullüklerinin mani olmadığı başka vazife veya sınıflara naklen
atanabilirler. Bu şekilde başka vazife veya sınıflara naklen
atanarak çalışanlar, istedikleri zaman malullük haklarını
kullanırlar. Ancak özel kanunlarına göre yükümlülük süresine tabi
olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya maluliyetlerinin
yeni vazifelerini yapmaya mani olduğuna dair usulüne uygun yeniden
rapor almadıkça malullük haklarını kullanamazlar.
(6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında olup vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa
uğrayanlardan, hastalıkları kanunlarında belirtilen sürelerden fazla
sürenler, hastalıklarının mahiyetine ve doğuş sebeplerine göre malul
veya vazife malulü sayılırlar.
(7) Hastalık izin süreleri hesap edilirken; hastalıkları
kanunlarında yazılı sürelerden önce iyileşenlerin bu hastalıklarının
en çok bir yıl içinde nüksetmesi hâlinde, eski ve yeni hastalık
süreleri birleştirilmek suretiyle işlem yapılır.
(8) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış veya prim ödemiş
olan sigortalıların malullük aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri,
son sigortalılık hâline göre sonuçlandırılır.
(9) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
olanların malullükleri;
a) Vazifelerini yaptıkları sırada,
b) Vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir
kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden,
c) Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken,
ç) İdarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü
sırasında,
d) İşyerinde herhangi bir nedenden dolayı meydana gelen kazadan,
doğmuş olması hâlinde, haklarında Kanunun 47 nci maddesine göre
vazife malullüğü hükümleri uygulanır. Bu hâller, Kurumca oluşturulan
kurul tarafından tespit edilir.
(10) Vazife malullüklerinin; keyif verici içki ve her çeşit maddeler
kullanmaktan, kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,
yasak fiilleri yapmaktan, intihara teşebbüsten, her ne suretle
olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar
verme amacından meydana gelmesi hâlinde, bunlara uğrayanlar
haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulanmaksızın malullük
hükümlerine göre işlem yapılır.
(11) Kamu idareleri, vazife malullüğüne sebep olan olayı;
a) O yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatlarına göre
yetkili mercilere derhâl,
b) En geç on beş iş günü içinde de Kuruma,
bildirmekle yükümlüdür. Kuruma bildirim, aynı süre içinde
sigortalılar veya hak sahiplerince de yapılabilir. Vazife
malullüğüne sebep olan olaydan kamu idarelerinin yetkili
mercilerinin haberdar edilmemiş olması hâli dışında ilgililerin
bildirimi, kamu idarelerinin bildirim sorumluluğunu ortadan
kaldırmaz. Kuruma bildirim süresi; vazife malullüğüne sebep olan
olayın meydana geldiği tarihten, hastalıklarının sebep ve
mahiyetleri dolayısıyla haklarında vazife malullüğü hükümleri
uygulanacaklar için, hastalıklarının tedavisinin imkânsız olduğuna
dair düzenlenen kati raporun onay tarihinden, esirlik ve gaiplik
hâllerinde ise, bu hâllerin sona erdiği tarihten başlar.
(12) Süresi içinde bildirimde bulunulan vazife malullüğü aylıkları,
sigortalının ölüm ya da maluliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin
kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır. Vazife
malullüğü süresi içinde bildirilmeyen sigortalılara; kamu idareleri
ya da sigortalılar veya hak sahiplerince sonradan yapılacak bildirim
üzerine, vazife malullüklerinin belgelenmesi ve müstahak olmaları
şartıyla, bu Kanunun zamanaşımı hükümleri dikkate alınmak suretiyle
vazife malullüğü aylığı bağlanır veya bağlanmış olan aylıklar
düzeltilir. Bu durumda, sigortalı veya hak sahiplerine bağlanacak
aylık ya da aylık farklarının, vazife malullüğünün bildirildiği
tarihe kadar olan toplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine
ödettirilir. Kuruma bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın
vazife malullüğü kapsamında olmadığının anlaşılması hâlinde, Kurumca
bu olay için yersiz olarak yapılmış ödemeler, ödemenin yapıldığı
tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, ilgili
mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir.
(13) Vazife malullüğüne sebep olan olayla ilgili bilgi ve belgeler
işveren tarafından doğrudan ya da posta yoluyla ilgili üniteye
gönderilir. Adi posta veya kargo ile yapılan bildirimlerde Kurum
kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele
posta ile yapılan bildirimlerde postaya veriliş tarihi esas alınır.
(14) Vazife malullüğü aylığı, vazife malullerinden itibari hizmet
süreleri eklenmek suretiyle bulunacak prim ödeme gün sayısı toplamı;
a) 10800 güne kadar olanlara 10800 gün üzerinden,
b) 10800 günden fazla olanlara, toplam prim ödeme gün sayıları
üzerinden,
en son prime esas kazancı esas alınmak suretiyle Kanunun 29 uncu
maddesine göre hesaplanacak aylıklara, malullük derecelerine göre
aşağıda belirtilen oranlarda ayrıca zam yapılır.
MALULLÜK DERECESİ ZAM NİSBETİ
1 %30
2 %23
3 %15
4 %
7
5 %
3
6 %
2
(15) Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile Türk Silahlı
Kuvvetlerince görevlendirilen Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan;
a) Harpte fiilen ateş altında,
b) Harpte, harp bölgelerindeki harp harekât ve hizmetleri sırasında,
bu harekât ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle,
c) Harpte veya harbe hazırlık devresinde her çeşit düşman
silahlarının etkisiyle,
ç) Askerî harekâtı gerektiren iç tedip ve sınır hareketleri
sırasında, bu hareketlerin sebep ve etkisiyle,
d) Barışta veya olağanüstü hâllerde, emir veya görev ile uçuş yapan
uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli
olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki ve yerdeki sebepleriyle
ve yine emir ve görev ile dalış yapan dalgıçlarla, hangi meslek ve
sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak denizaltı gemisinde veya
dalgıç kıtasında bulunanlardan denizaltıcılık veya dalgıçlığın
çeşitli sebep ve etkileriyle,
e) Anayasanın 92 nci maddesi veya Türkiye'nin taraf olduğu
uluslararası sözleşmeler uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı
ülkelere gönderilmesini gerektiren durumlarda, birliklerin
bulundukları yerlerden hareketlerinden itibaren yurt içinde, yurt
dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş sırasında,
vazife malulü olanlara harp malulü denir.
(16) Harp malullerinin, malullük derecesine göre aşağıda belirtilen
göstergeler esas alınarak bulunacak harp malullüğü zammı tutarı,
vazife malullüğü aylıklarına ayrıca eklenir. Ancak Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılarda,
uluslararası barışı koruma ve destekleme operasyonlarında Türkiye
Cumhuriyetince görevlendirilenlerden bu görevleri esnasında veya bu
görevleri nedeniyle vazife malulü olanlara vazife malullüğü aylığı
ödendiği sürece ayrıca harp malullüğü zammı da ödenir. Bunlara
ödenecek harp malullüğü zammı vazife malullüğü derecelerine göre
hesaplanır.
MALULLÜK DERECESİ GÖSTERGELER
1 1100
2 950
3 800
4 600
5 500
6 400
(17) Kanunun 47 nci maddesine göre bağlanacak vazife veya harp
malullüğü aylıkları, Kanunla değiştirilen veya yürürlükten
kaldırılan maddeleri dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emsali
iştirakçiye bağlanacak harp veya vazife malullüğü aylığından az
olamaz. Vazife malullüğü aylığı almakta iken veya vazife malullüğüne
bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine de ölüm
aylığı bağlanır.
(18) Vazife malullüğü aylığı alanların tekrar Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaları ve bu
görevleri sırasında malullük derecelerinin değişmesi veya yeniden
vazife malulü olmaları hâlinde, aylığı yeni malullük dereceler esas
alınarak son prime esas kazancı üzerinden önceki vazife malullüğü
aylığından az olmamak kaydıyla yeniden hesaplanır.
(19) Vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, Kanunun 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında
sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilir.
İstisna olarak;
Harp malulleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanuna göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış
malullerden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar ile 3713
sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış maluller ile aynı Kanun kapsamına
giren olaylar sebebiyle vazife malullüğü aylığı alan er ve
erbaşların, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı olmaları hâlinde de aylıkları kesilmez. Harp
malullerinin aylıklarının kesilmesi hâlinde dahi harp malullüğü
zamları kesilmez.
(20) Aylıkları kesilmeksizin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanlar hakkında uzun vadeli
sigorta kolları, (a) ve (b) bentleri kapsamında çalışanlar hakkında
ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İş
kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun
vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri hâlinde, bu
isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından
itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır ve bu
fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi
alınmaz.
(21) Vazife malullüğü aylığı almakta iken, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında tekrar
sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar bu görevlerinden
ayrılışlarında, vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra geçen
çalışmalarına karşılık ayrıca yaşlılık aylığına hak kazanıyor ise
her iki aylığı birden ödenir, yaşlılık aylığına hak kazanamayanlara
ise bu hizmetlerine karşılık toptan ödeme yapılır.
(22) Vazife malullüğüne ilişkin usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak
tebliğ ile düzenlenir.
Sevk işlemleri
MADDE 54 – (1) Sevk işlemleri, Kurumca belirlenen usul ve esaslara
göre yürütülür.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılar hariç, malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları prim ödeme gün sayısı 1800 günden az olan sigortalıların
sevkleri yapılmaz. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendine göre sigortalı sayılanlardan prim ödeme gün sayısı 1800 gün
olduğu hâlde kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası
primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçları bulunanların
sevkleri, masrafları kendilerince ödenmek üzere yapılır.
(3) Sigortalıların sevk için gerekli olan asgari 1800 gün prim ödeme
gün sayısını Kanunun 41 inci maddesine göre hizmet borçlanması
yaparak tamamlamaları hâlinde, borçlanma taleplerinin alınması
kaydıyla sevk işlemleri yapılır. Ancak, borçlanma bedeli ödenmeden
sevk işlemi yapılmış ise sevk işlemlerine ilişkin her türlü
masrafları kendilerince ödenir.
Malullük durumunun tespiti
MADDE 55 – (1) Sigortalının malullük durumu, kendisinin veya
işverenin talebi üzerine;
a) Sigortalının ilk işe giriş tarihini gösterir belgenin,
b) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî
belgelerin,
c) Varsa ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihteki
sağlık durumunu gösteren raporun,
ç) Erkek sigortalıların askerliğe başlayış ve terhis tarihlerini
gösteren askerlik süresine ait belgenin varsa askerliğe elverişli
olmadığına dair belgenin,
d) Varsa sigortalının maluliyetine sebep olduğu ileri sürülen
hastalığı ile ilgili daha önce başvurulan sağlık hizmeti
sunucularından temin edilecek rapor, tıbbî belge ve epikrizlerin,
e) Sigortalı hakkında daha önce Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu
veya Kurum Sağlık Kurulunca verilmiş bir karar mevcut ise, bu
kararın bir örneği ile dayanağı rapor ve tıbbî belgelerin,
Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte
Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen
usul ve esaslara göre tespit edilir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri
kapsamındaki sigortalılardan geçirdiği iş kazası veya tutulduğu
meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını
kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilenlere malullük aylığı
bağlanması için yeni bir sağlık kurulu raporu istenmez.
(3) Kontrol muayenesi yapılmasına ihtiyaç olup olmadığı ile kontrol
muayenesinin süresi Kurum Sağlık Kurulunca belirlenir.
Kararın bildirimi ve itiraz
MADDE 56 – (1) Kurum Sağlık Kurulunca malul sayılmayan sigortalıya,
Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (c) bendi kapsamındakiler
için ise ayrıca çalıştığı kuruma durum bir yazı ile bildirilir. Daha
önce malul sayılmayanlardan, yeni hastalık, maluliyete esas
hastalığında artma, eksik muayene gerekçeleri ile malullük durumunun
veya vazife malullerinden maluliyet derecelerinin yeniden tespitini
yazılı olarak isteyenlerin, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti
sunucularının sağlık kurullarına sevkleri yapılır. Temin edilecek
yeni tarihli sağlık kurulu raporu bu Yönetmeliğin 55 inci maddesinde
belirtilen belgeler ile birlikte yeniden değerlendirilmek üzere
Kurum Sağlık Kuruluna gönderilir.
(2) Ancak, aynı hastalık ve özrü nedeniyle Kurum Sağlık Kurulu
tarafından malul sayılmayan sigortalıların bu karara karşı itirazda
bulunmaları hâlinde, itiraz dilekçeleri bu Yönetmeliğin 55 inci
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgeleri içeren dosyası
ile birlikte değerlendirilmek üzere Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kuruluna intikal ettirilir.
Malullük aylığı başvurusu ve istenecek belgeler
MADDE 57 – (1) Malullük aylığı bağlanabilmesi için, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki
sigortalılardan çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı
sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi
kapsamındaki sigortalıların ise çalışma gücünün en az % 60’ını veya
vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği,
Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edildikten sonra sigortalının
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında bulunması hâlinde, çalıştığı işten
ayrıldıktan sonra,
b) (b) bendi kapsamında bulunanların, iş yerini kapattıktan veya
devrettikten sonra,
c) (c) bendi kapsamında sigortalı olup, çalışmaya devam edenlerin,
çalıştıkları kurumlarına müracaatları ile kurumlarınca alınacak
emekliye sevk onayının ilgili üniteye gönderilmesi, görevinden
ayrıldıktan sonra başka bir sigortalılık hâline tabi olarak
çalışmamış olanların ise örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep
dilekçesi ile ilgili üniteye başvurması şarttır. Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası
primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş
olması zorunludur.
(2) Tahsis talep dilekçesine, sigortalının bir adet belgelik
fotoğrafı ve Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamındaki sigortalılardan ilgili döneme ait aylık prim ve hizmet
belgesi henüz Kuruma verilmemiş olanlar için sigortalı işten ayrılış
bildirgesi eklenir.
(3) Malullük durumunu gösteren sağlık kurulu raporu alınmadan
doğrudan malullük aylığı bağlanması talebinde bulunan sigortalılar,
öncelikle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının
sağlık kurullarına sevk edilerek, malullük durumunun tespitine esas
sağlık kurulu raporunun temini yoluna gidilir.
Malullük aylığının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 58 – (1) Malullük aylığı, Kanunun 27 nci maddesinin ikinci
fıkrasında belirtilen tarihlerden geçerli olmak üzere başlatılır.
Sigortalı, aylığın başlangıç tarihinde geçici iş göremezlik ödeneği
almakta ise malullük aylığı geçici iş göremezlik ödeneğinin verilme
süresinin sona erdiği tarihten sonraki aybaşından başlar. Ancak,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı
durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında geçen hizmetler prim ve prime ilişkin her türlü borçların
ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık, bu tarihi takip
eden aybaşından itibaren başlar.
(2) Malullük aylığı almakta iken;
a) Kanuna tabi sigortalı olarak veya yabancı bir ülke mevzuatı
kapsamında çalışmaya başlaması hâlinde, çalışmaya başladığı tarihi,
b) Kanunun 94 üncü maddesine göre yapılan kontrol muayenesi sonucu
malullük durumunun kalktığının anlaşılması hâlinde, yeni malullük
durumuna esas tutulan raporun tarihini,
takip eden ödeme dönemi başında malullük aylığı kesilir.
(3) Çalışmaya başlamaları nedeniyle aylıkları kesilenlerden, Kanuna
tabi çalıştıkları süre zarfında Kanunun 80 inci maddesine göre
belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci maddesi gereğince
kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait
prim alınır. Malullük aylığı kesilenlerden sigortalılığı sona erip
malullük aylığı bağlanması için yeniden yazılı istekte bulunanlar ya
da emekliye ayrılan veya sevk edilenlere; kontrol muayenesine tabi
tutulmak ve ilk aylığına esas malullüğünün devam ettiği anlaşılmak
kaydıyla, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (c) bendi
kapsamında çalışanlar için görevinden ayrıldığı tarihi, (a) ve (b)
bendi kapsamındakiler için ise istek tarihlerini takip eden ödeme
döneminden itibaren yeniden malullük aylığı bağlanır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bendi kapsamındaki sigortalılara yukarıdaki (3) üncü fıkraya göre
yeniden bağlanacak aylıkların hesabında; ilk bağlanan malullük
aylığına esas prim ödeme gün sayısı dikkate alınarak Kanunun 27 nci
maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki hükümler
uygulanır. Söz konusu (a) ve (b) bentlerindeki 9000 prim ödeme gün
sayısı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamındaki sigortalılar için 7200 gün olarak uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Yaşlılık Sigortası
Yaşlılık aylığından yararlanma
MADDE 59 – (1) Sigortalılara, Kanunun 28, 43 ve 44 üncü maddeleri
ile geçici 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen şartlarla
yaşlılık aylığı bağlanır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışan veya prim ödeyen
sigortalıların yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri,
sigortalılık süresi içinde en fazla sigortalılığının geçtiği
sigortalılık hâli esas alınarak sonuçlandırılır. Sigortalılık
hâllerindeki hizmet sürelerinin eşit olması ile yaş haddinden re’sen
emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya
seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık hâlinin kanunla
değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hâli esas alınır.
(3) Kanunun 28 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında
belirtilen sigortalıların çalışma gücündeki kayıp oranları, yedinci
fıkrasında belirtilen sigortalıların erken yaşlanma durumları ile
sekizinci fıkrasında belirtilen çocukların başkasının sürekli
bakımına muhtaçlık durumları Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilir.
Bunların Kurum Sağlık Kurulu kararlarına karşı itiraz başvurularının
sonuçlandırılmasında, bu Yönetmeliğin 54 üncü maddesinin birinci
fıkrası ve 56 ncı madde hükümleri uygulanır.
(4) Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunduktan sonra her ne sebeple
olursa olsun anılan Makamdan ayrılanlara, istekleri üzerine,
müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren, istek tarihindeki
Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin % 40’ı yaşlılık aylığı
olarak bağlanır.
(5) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken her ne
sebeple olursa olsun görevlerinden ayrılanlara, istekleri üzerine,
müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren, istek tarihindeki
Cumhurbaşkanına bağlanacak yaşlılık aylığının % 75’i oranında
yaşlılık aylığı bağlanır.
(6) 4 üncü ve 5 inci fıkralarda belirtilenlerin ayrıca bu Kanuna
tabi sigortalı çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığına hak
kazanamamaları hâlinde aylığın tamamı, hak kazanıyorlar ve
bağlanacak yaşlılık aylığı belirtilen görevlerden dolayı bağlanan
aylıktan düşük ise aradaki fark en geç ödemenin yapıldığı tarihi
takip eden iki ay içinde Hazineden tahsil edilir.
(7) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan;
a) 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı
maddesi gereğince yaş haddinden emekliye ayrılanlara 5400,
b) Kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş şartı
aranmaksızın 9000,
prim ödeme gün sayısı olması hâlinde yaşlılık aylığı bağlanır.
(8) Kurumlarınca sicilleri nedeniyle veya askerî mahkemelerce
verilecek kararlar ya da ahlak ve yetersizlik sebeplerinden dolayı
re’sen emekliye sevk edilenlere, Kanunun 28 inci maddesinin ikinci
ve üçüncü fıkrasında belirtilen yaş ve prim ödeme gün sayısını
tamamlamaları hâlinde yaşlılık aylığı bağlanır.
(9) 7 nci fıkraya göre bağlanacak yaşlılık aylıkları, Kanunun 28
inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme
gün sayısı tamamlanıncaya kadar bunları çalıştıran kamu
idarelerinden en geç ödemenin yapıldığı tarihi takip eden iki ay
içinde tahsil edilir.
Yaşlılık aylığı başvurusu ve istenecek belgeler
MADDE 60 – (1) Yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, sigortalının
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında bulunması hâlinde, çalıştığı işten
ayrıldıktan sonra,
b) (b) bendi kapsamında bulunması hâlinde, tarım işlerinde kendi
adına ve hesabına bağımsız çalışanlar hariç sigortalılığa esas
faaliyetine son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra,
örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesi ile Kuruma
başvurması şarttır.
c) (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı
nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin
her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılar için çalıştıkları kurumlarına müracaatları
ile kurumlarınca alınacak emekliye sevk onayının bulunduğu emeklilik
belgesinin Kuruma gönderilmesi şarttır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalıların emekliye sevk işlemleri Kanunun 48 inci
maddesinde belirtilen makamların onayıyla tamamlanır. Ancak, özel
kanun hükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk
onayı alınma süresi, talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez.
Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atananların
görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın onayı ile
tekemmül eder. Özelleştirilmeleri sonucu sermayesindeki kamu payı %
50’nin altına düşen kuruluşlar ile satış veya devri yapılmış olan
kuruluşlarda çalışmakta iken emekliye ayrılanlar için emekliye sevk
onayı aranmaz.
(4) Tahsis talep dilekçesine, sigortalının bir adet belgelik
fotoğrafı ve Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamındaki sigortalılardan ilgili döneme ait aylık prim ve hizmet
belgesi henüz Kuruma verilmemiş olanlar için sigortalı işten ayrılış
bildirgesi eklenir.
(5) Kanunun 28 inci maddesinin; dördüncü fıkrasına göre, sigortalı
olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce Kanunun 25 inci
maddesinin ikinci fıkrasına göre malul sayılmayı gerektirecek
derecede hastalık veya özürü bulunan, beşinci fıkrasına göre çalışma
gücünü % 40 ilâ % 59 arasında kaybeden veya yedinci fıkrasına göre
erken yaşlanan sigortalıların, bu durumlarını gösterir sağlık raporu
almadan doğrudan yaşlılık aylığı talebinde bulunmaları hâlinde,
öncelikle Kurumca yetkilendirilen sağlık kuruluşuna sevk edilerek,
durumlarının tespitine esas sağlık kurulu raporunun temini yoluna
gidilir. Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup, Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlara Kanunun 28 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve yedinci
fıkralarındaki şartları yerine getirmeleri hâlinde yaşlılık aylığı
bağlanır.
Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 61 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık
aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki,
b) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak
kazananlara, yetkili makamdan alınan emekliye sevk onayı üzerine
görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden,
c) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan her ne şekilde olursa
olsun görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık
hâline tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi sonucu
aylığı kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara ise istek
tarihini takip eden,
ay başından itibaren aylık bağlanır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı
durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında geçen hizmetler, prim ve prime ilişkin her türlü
borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık bu
tarihi takip eden ay başından itibaren başlar.
(3) Aylığın ödenmesine başlanacağı tarihte hastalık sigortasından
geçici iş göremezlik ödeneği almakta olan sigortalının yaşlılık
aylığı, geçici iş göremezlik ödeneği verilme süresinin sona erdiği
tarihi takip eden aybaşından başlar. Ancak, bağlanacak yaşlılık
aylığı geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise
aradaki fark birinci fıkraya göre tespit edilecek tarihten
başlanarak verilir.
(4) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan
kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4
numaralı alt bendi hariç olmak üzere Kanuna göre veya yabancı bir
ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları,
çalışmaya başladıkları tarihi,
b) 21/4/2005 tarih ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci
fıkrasında belirtilen kamu idarelerinde herhangi bir kadro, pozisyon
ve görevde çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları tarihi,
c) Çalışma gücünün % 40 ile % 59 arasında kaybedilmesi nedeniyle
yaşlılık aylığı alanların yapılan kontrol muayenesi sonucu, çalışma
gücündeki kayıp oranının %40’ın altına düştüğünün anlaşılması
hâlinde, bu durumun tespitine esas tutulan raporun tarihini,
takip eden ödeme dönemi başında yaşlılık aylığı kesilir.
(5) Yaşlılık aylığı kesilenlerden, sigortalılığa esas faaliyetine
son vereceğini beyan edenler; işten ayrılarak veya işyerini
kapatarak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı istekte
bulunanlara ya da emekliye ayrılan veya sevk edilenlere, yazılı
istek tarihini veya görevinden ayrıldığı tarihi takip eden ödeme
döneminden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlanır. Yeni aylık,
Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre
hesaplanır.
Sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışma
MADDE 62 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra;
a) İlk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve
(c) bendi kapsamında sigortalı olup, yaşlılık aylığı alanlardan,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
çalışmaya başlayanların, yaşlılık aylıklarının kesilmemesi için
yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam
edilir.
b) İlk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve
(c) bendi kapsamında sigortalı olup, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışanlardan, sigortalılık
faaliyetine son vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte
bulunanlara yaşlılık aylığı bağlanır.
(2) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında olanlardan,
tarımsal faaliyetlerde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar
hariç, almakta oldukları veya bağlanacak yaşlılık aylıklarının %
15’i oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Yaşlılık
aylığından kesilecek olan bu tutar, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak
ayında ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal
güvenlik destek priminden fazla olamaz.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında olup, aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilen
sigortalılardan ayrıca kısa vadeli sigorta kolları primi alınmaz.
Sosyal güvenlik destek primine tabi olanların primleri,
aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir.
(4) Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler,
Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün
sayısına ilave edilmez, Kanunun 31 inci ve 36 ncı madde hükümlerine
göre toptan ödeme yapılmaz.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi
faaliyete başladığı için Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasının (a) bendine göre yaşlılık aylığı kesilenler, tercihlerini
sosyal güvenlik destek primine tabi olma yönünde, sosyal güvenlik
destek primine tabi olanlar ise tüm sigorta kollarına tabi olma
yönünde değiştirebilirler.
(6) Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince tercih
değişikliği talebinde bulunanların bu değişikliğe ilişkin talepleri,
örneği Kurumca hazırlanacak sigorta kolu tercih bildirimi ile
alınır. Bunlardan tüm sigorta kollarına tabi olmak isteyenlerin
aylıkları, bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi izleyen ödeme
dönemi başında kesilir. Sosyal güvenlik destek primine tabi olmak
isteyenlerin aylıkları ise, bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği
tarihi takip eden ödeme döneminden itibaren Kanunun 30 uncu
maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince yeniden hesaplanmak
suretiyle başlatılır.
(7) 3201 sayılı Kanuna göre borçlanılan yurtdışı hizmetlerine
istinaden yaşlılık aylığı bağlananlar hakkında sosyal güvenlik
destek primine ilişkin hükümler uygulanmaz.
Yaşlılık toptan ödemesi ve ihyası
MADDE 63 – (1) Yaşlılık toptan ödemesi, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar
ile ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, herhangi bir
nedenle çalıştığı işten ayrılan, işyerini kapatan veya
devredenlerden yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını
doldurduğu hâlde malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak
kazanamayan sigortalıya örneği Kurumca hazırlanan dilekçe ile Kuruma
başvurması hâlinde yapılır.
(2) Dilekçeye; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(c) bendi kapsamındaki sigortalılardan ilgili döneme ait aylık prim
ve hizmet belgesi, henüz Kuruma verilmemiş olanlar için sigortalı
işten ayrılış bildirgesi, sigortalılığına esas faaliyetine son
vereceğini beyan eden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamındaki sigortalılar için de sigortalı işten ayrılış
bildirgesi eklenir.
(3) Toptan ödeme tutarı, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primleri güncelleme katsayısı ile güncellenerek hesaplanır. Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki
sigortalıların kendisinin ve işverenlerinin, (b) bendi kapsamındaki
sigortalının ise kendisinin ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu
yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her
yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan
ödeme şeklinde verilir.
(4) Toptan ödeme yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş bulunanlardan,
yeniden Kanuna tabi olarak veya isteğe bağlı sigortaya devam ederek
malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olanların,
yazılı müracaat ederek, aldıkları toptan ödemenin ödeme tarihi ile
yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar için güncellenerek bulunan
tutarın ilgiliye tebliğ tarihini takip eden ayın sonuna kadar
ödenmesi hâlinde, bu hizmetleri ihya edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ölüm Sigortası
Hak sahiplerinin ölüm aylığından yararlanma şartları
MADDE 64 – (1) Ölüm aylığı, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci
fıkrasında belirtilen durumda iken ölen sigortalının;
a) Ölüm tarihinde sigortalı ile yasal evlilik bağı bulunan eşine,
b) Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e)
bentlerine tabi olarak iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve
analık sigortasına göre çalışmaları hariç Kanun kapsamında veya
yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi
sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, ortaöğrenim görmesi hâlinde 20 yaşını, yüksek öğrenim
görmesi hâlinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocuklarına,
2) Evli olup olmadığına bakılmaksızın, Kurum Sağlık Kurulu kararı
ile çalışma gücünü en az yüzde 60 oranında yitirdiği tespit edilen
çocuklarına,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber
sonradan boşanan veya dul kalan kız çocuklarına,
c) Aylıkta hak sahibi eş ve çocuklardan;
1) Artan hissenin bulunması hâlinde, her türlü kazanç ve irattan
elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az
olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç
olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve
babasına,
2) Artan hisseye bakılmaksızın, bu bendin bir numaralı alt
bendindeki şartları taşıyan ve 65 yaşın üstünde olan ana ve
babasına,
Kanunun 34 üncü maddesindeki esaslar dâhilinde ölüm aylığı bağlanır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi
için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve
prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olan
sigortalıların hak sahiplerinin aylıkları, sigortalının en son tabi
olduğu sigortalılık hâli esas alınarak bağlanır. Son sigortalılık
hâline göre ölüm aylığı bağlanamaması durumunda diğer sigortalılık
hâllerindeki hizmetlerine göre ayrı ayrı değerlendirme yapılarak,
aylığa hak kazanacağı sigortalılık hâli esas alınarak aylık
bağlanır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılardan harp malullüğü, 12/4/1991 tarihli ve
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa, 3/11/1980 tarihli ve 2330
sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre
vazife malullüğü aylığı bağlanmış veya bağlanmasına hak kazanmış
olanlardan ölenlerin anne ve babalarına herhangi bir şart
aranmaksızın aylık bağlanır. Bağlanacak bu aylık, diğer dul ve
yetimlere bağlanacak aylığın oranını etkilemez ve bu kapsamda
bağlanan aylıklar en geç ödemenin yapıldığı tarihi takip eden iki ay
içinde Hazineden tahsil edilir.
Ölüm aylığı başvurusu ve istenecek belgeler
MADDE 65 – (1) Ölüm aylığı bağlanabilmesi için, hak sahiplerinin
örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesini doğrudan Kuruma
vermesi veya posta yoluyla ya da elektronik ortamda göndermesi
şarttır.
(2) Tahsis talep dilekçesine;
a) 18 yaşını doldurmayanlar hariç, ortaöğrenim görmesi hâlinde 20
yaşını, yüksek öğrenim görmesi hâlinde 25 yaşını doldurmayan erkek
çocukların ilgili öğretim kurumundan alacakları öğrenci belgesi,
b) 15 yaşından küçük çocuklar hariç olmak üzere bir adet belgelik
fotoğraf,
c) Malul çocuklar için sağlık kurulu raporu,
d) Hak sahibi anne ve babalar için Kurumca çıkarılacak tebliğde
belirtilen belgeler
eklenir.
(3) Malul çocukların çalışma gücündeki kayıp oranlarının tespitinde
ve bunların Kurum Sağlık Kurulu kararlarına karşı itiraz
başvurularının sonuçlandırılmasında, bu Yönetmeliğin 54 üncü
maddesinin birinci fıkrası ve 56 ncı maddesi hükümleri uygulanır.
Ölüm aylığının başlangıcı ve kesilmesi
MADDE 66 – (1) Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine
bağlanacak aylıklar;
a) Sigortalının ölüm tarihini,
b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması
hâlinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi,
c) Ölüm aylığının kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması
hâlinde, talep tarihini,
takip eden ay başından itibaren başlatılır. Ancak, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle
birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c)
bentleri kapsamındaki sigortalıların hak sahiplerine aylık
bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında geçen hizmetler, prim ve prime ilişkin her
türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık
bu tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.
(2) Hak sahiplerine bağlanan aylıklar bu Yönetmeliğin 64 üncü
maddesinde belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden
ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
Ölüm toptan ödemesi ve ihyası
MADDE 67 – (1) Ölüm toptan ödemesi, ölen sigortalının hak
sahiplerinin ölüm aylığı bağlanmasına hak kazanamaması durumunda,
nitelikleri bu Yönetmeliğin 64 üncü maddesinde belirtilen
sigortalının eşine, çocuklarına ve ana ve babasına Kanunun 36 ncı
maddesinde belirtilen esaslara göre yapılır.
(2) Ölüm toptan ödemesi yapılabilmesi için, hak sahiplerinin örneği
Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesi ile Kuruma başvurmaları
şarttır.
(3) Tahsis talep dilekçesine, 18 yaşını doldurmayanlar hariç,
ortaöğrenim görmesi hâlinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi
hâlinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocukların ilgili öğretim
kurumundan alacakları öğrenci belgesi eklenir.
(4) Malul çocukların çalışma gücündeki kayıp oranlarının tespitinde
ve bunların Kurum Sağlık Kurulu kararlarına karşı itiraz
başvurularının sonuçlandırılmasında, bu Yönetmeliğin 54 üncü
maddesinin birinci fıkrası ve 56 ncı maddesi hükümleri uygulanır.
(5) Kanuna göre toptan ödeme yapılarak tasfiye edilmiş süreler,
borçlanılarak veya yurt dışı hizmetleri birleştirilerek ya da
sonradan hizmet tespiti nedeniyle hak kazanılan sürelerin eklenmesi
suretiyle ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli 1800 prim gün
sayısının tamamlanması hâlinde, hak sahiplerinin yazılı isteği
üzerine Kanunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre ihya
edilebilir. Yukarıdaki süreler, ihya edilen süreye ilişkin tutar
dâhil her türlü borçların ödendiği tarihi takip eden ay başı
itibarıyla aylık bağlanmasında dikkate alınır.
Evlenme ödeneği
MADDE 68 – (1) Sigortalının, ölüm aylığı almakta iken evlenen ve bu
nedenle aylığı kesilen kız çocuklarına, Kanunun 37 nci maddesinin
birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usul ve esaslarla evlenme
ödeneği ödenir.
(2) Evlenme ödeneğinin ödenmesi için hak sahiplerinin bir dilekçe
ile Kuruma başvurması gerekir. Evlenme tarihi nüfus kütüğüne
işlenmemişse, dilekçeyle birlikte evlenme cüzdanının bir örneğinin
de Kuruma verilmesi zorunludur.
Cenaze ödeneği
MADDE 69 – (1) Cenaze ödeneği;
a) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu,
b) Sürekli iş göremezlik geliri, malullük, vazife malullüğü veya
yaşlılık aylığı almakta iken,
c) Kendisi için en az 360 gün malullük yaşlılık ve ölüm sigortası
primi bildirilmiş iken,
ölen sigortalının hak sahiplerine verilir. Bu fıkranın (c) bendine
istinaden verilecek cenaze ödeneğinde ölüm tarihinde sigortalı olma
şartı aranmaz.
(2) Cenaze ödeneği sırasıyla; sigortalının eşine, yoksa çocuklarına,
o da yoksa ana veya babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir.
(3) Cenaze ödeneğinin ödenmesi için, hak sahiplerince bir dilekçe
ile Kuruma başvurulması yeterlidir. Sigortalının ölümü ve ölüm
tarihi nüfus kütüğüne kaydedilmemişse dilekçeyle birlikte
sigortalının ölüm tarihini belirten ilgili makamlarca usulüne göre
düzenlenen bir belgenin de Kuruma verilmesi gerekir.
(4) Cenaze ödeneğinin ikinci fıkrada belirtilen kişilere ödenememesi
ve sigortalının cenazesinin gerçek veya tüzel kişiler tarafından
kaldırıldığının belgelenmesi durumunda, Kanunun 37 nci maddesi
üçüncü fıkrasında belirtilen tutarı geçmemek üzere belgelere dayanan
tutar, masrafı yapan gerçek veya tüzel kişilere ödenir.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan ölenlerin hak sahiplerine kendi
kurumları tarafından ilgili mevzuat gereği ölüm yardımı hariç cenaze
gideri, cenaze nakil gideri ödeneği veya bu mahiyette bir ödemenin
yapılması hâlinde, Kurum tarafından cenaze ödeneği ödenmez.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Uzun Vadeli Sigorta Kollarına İlişkin Ortak Konular
Borçlanmaya ilişkin süreler
MADDE 70 – (1) Hizmet borçlanmasına ilişkin talepler, örneği Kurumca
hazırlanan hizmet borçlanması başvuru belgesi veya borçlanma
isteğini belirtir dilekçe ile Kuruma yapılır. Adi posta veya kargo
ile gönderilen veya Kuruma doğrudan verilen belgenin Kurum
kayıtlarına intikal ettiği tarih, taahhütlü, iadeli taahhütlü olarak
veya acele posta servisi ile gönderilenlerde ise postaya verildiği
tarih, başvuru tarihi olarak kabul edilir. Kanunun yürürlük
tarihinden önce veya sonra geçen ve Kanunun 41 inci maddesinde
belirtilen sürelerin borçlanılması için Kanun veya mülga sosyal
güvenlik kanunlarına göre tescil edilmiş olmak yeterli olup,
borçlanma talep tarihi veya ölüm tarihi itibarıyla sigortalı olma
şartı aranmaz.
(2) Sigortalıların veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları
ve talep tarihinde Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere,
kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32'si üzerinden
hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay
içinde ödemeleri şarttır. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye
iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. PTT alındısının ilgiliye
teslim edildiği tarih borcun tebliğ tarihidir. Bir ay içinde ödenen
tutara isabet eden süre geçerli sayılır. Tebliğ edilen borcunu
süresi içinde ödemeyenler ile kısmi ödeme yapanların kalan
sürelerinin borçlandırılması için yeni başvuru şartı aranır.
(3) Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden
önceki süreler için borçlandırılma hâlinde, sigortalılığın başlangıç
tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
(4) Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri gereği borçlanılan
süreler, talep tarihinde tabi olunan Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
b) (c) ve (ı) bentleri gereği borçlanılan süreler, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre,
uzun vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası bakımından
prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilir.
(5) Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra
subay veya astsubaylığa nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini
takiben subaylığa geçirilenler ile fakülte ve yüksekokullarda kendi
hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı veya polis memuru
olarak atananların başarılı öğrenim süreleri; borçlanmanın yapıldığı
tarihte ilgisine göre en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun
veya polis memuru ya da komiser yardımcısının prime esas kazancı
üzerinden, bu sürelere ait primler kendilerince ödenerek,
borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır. Bu şekilde hesap
edilecek borç, tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit
taksitler hâlinde ödenir.
(6) Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken Türk
Silahlı Kuvvetleri veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya
devam eden öğrencilerin, daha önce kendi hesabına okudukları normal
okul süreleri hakkında, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır.
(7) 5 ve 6 ncı fıkralar uyarınca borçlandırılan süreler uzun vadeli
sigorta kolları ile genel sağlık sigortası bakımından prim ödeme gün
sayısı olarak değerlendirilir.
(8) Borçlanma sürelerinin belgelendirilmesi, hizmet borçlanma
başvuru belgesindeki ilgili bölümün aşağıdaki fıkrada belirtilen
işveren, kurum ve kuruluşlarının onayı ile gerçekleşir. Gerektiğinde
usulüne göre düzenlenmiş ayrı bir belgenin de Kuruma ibrazı
istenebilir.
(9) Borçlanma başvuru belgeleri;
a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni
sürelerinin borçlanma talebinde bulunulması hâlinde, sigortalının bu
sürelerde tabi olduğu işyerince,
b) Er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda
geçen sürelerin borçlandırılması talebinde bulunulması hâlinde,
askerlik şubelerince veya kuvvet komutanlıklarınca,
c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
olanların, personel mevzuatına göre aylıksız izin sürelerinin
borçlandırılması talebinde bulunulması hâlinde, ilgili
işverenlerince,
ç) Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için
yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya
uzmanlık öğrenim sürelerinin borçlandırılması hâlinde, ilgili
hastane veya öğrenim kurumlarınca,
d) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj
sürelerinin borçlandırılması hâlinde, ilgili baro başkanlıklarınca,
e) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
geçen süreler hariç, sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan
veya gözaltına alınanlardan, bu suçtan dolayı beraat edenlerin
tutuklulukta veya gözaltında geçen primi ödenmemiş sürelerin
borçlandırılması hâlinde, Cumhuriyet Savcılığınca,
f) Grev ve lokavtta geçen süreler Bakanlık Bölge Müdürlüğünce,
g) Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen sürelerinin borçlandırılması
hâlinde, ilgili kurumca,
ğ) Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa
ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına
kadar açıkta geçirdikleri sürelerinin borçlandırılması hâlinde,
ilgili kamu idarelerince,
onaylanır.
Tahsis talep tarihi
MADDE 71 – (1) Uzun vadeli sigorta kollarından hak kazanılan
yardımların yapılması veya aylıkların bağlanması için, sigortalı
veya hak sahibince adi posta veya kargo ile veya Kuruma doğrudan
yapılan yazılı başvurularda, tahsis talep tarihi olarak dilekçenin
Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınır. Taahhütlü,
iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak gönderilen tahsis
taleplerinde ise dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal
tarihi olarak kabul edilir.
(2) Malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı tarihin
ayın son günü resmî tatil gününe veya hafta sonu tatiline rastlaması
nedeniyle taleplerini Kuruma veremeyen sigortalıların, bu resmî
tatil gününü takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar Kuruma
verilen, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak
gönderilen talepleri, önceki ayın son günü verilmiş gibi kabul
edilir.
(3) Aylığa hak kazanılmış ve aynı ay içinde olmak kaydıyla, tahsis
talep tarihinden sonra işinden ayrılan veya işyerini kapatan
sigortalıların tahsis talepleri de geçerli sayılır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki aktif sigortalıların emeklilik ve malullük hâllerinde,
haklarında yetkili makamlarca alınacak emekliye sevk onayından
sonra, görevleriyle ilişiklerinin kesildiği tarihi takip eden
aybaşından itibaren aylık bağlanır.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı iken görevinden ayrılmış ve daha sonra başka
bir sigortalılık hâline tabi olarak çalışmamış olanlardan malullük
aylığına hak kazananlara; malul sayılmasına esas tutulan rapor
tarihi, yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini,
malul sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden
sonra ise rapor tarihini takip eden aybaşından; yaşlılık aylığına
hak kazananlara ise son ayrıldıkları kamu idarelerine veya Kuruma
yapacakları yazılı istek tarihlerini takip eden ay başından itibaren
aylık bağlanır.
(6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında yaşlılık, malullük
veya ölüm aylığı bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle ilgili
prim ve prime ilişkin her türlü borçlar ödenmeden tahsis talebinde
bulunulması hâlinde, tahsis talebi borçların ödendiği tarih
itibarıyla geçerli sayılır.
(7) Tahsis talep tarihinde Kanunda yaşlılık aylığı için belirlenen
yaş ve sigortalılık süresi şartlarından birini yerine getirememiş
olan, ancak yerine getirilemeyen şartı tahsis talep tarihinden
itibaren bir ay içinde yerine getiren sigortalının tahsis talebi, bu
şartın yerine getirildiği tarih itibarıyla geçerli sayılır.
ALTINCI KISIM
Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta Kollarına İlişkin Ortak Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Gelir ve Aylıkların Ödenmesi
Ödemeler kütüğü
MADDE 72 – (1) Gelir ve aylıkların bağlanması, artırılması,
azaltılması, ödenmesi ve kesilmesi ile toptan ödeme yapılmasına ait
işlemleri bilgisayar ortamında yürütmek üzere, ödemeler kütüğü
oluşturulur.
(2) Ödemeler kütüğündeki kayıtların oluşturulmasında sigortalının
sosyal güvenlik sicil numarasının başına Kurumca belirlenen esaslara
göre oluşturulan tahsis kodunun eklenmesi ile üretilen bir tahsis
numarası esas alınır.
(3) Banka veya PTT bank şubelerince ilgililere yapılacak ödemeler
sosyal güvenlik sicil numarası üzerinden yapılır.
Ödeme dönemi ve ödeme tarihleri
MADDE 73 – (1) Sigortalıya ve hak sahiplerine bağlanan gelir ve
aylıklar, Kurumca belirlenen dönem ve tarihlerde her ay peşin olarak
ödenir. Ödeme günü cumartesi gününe rastlayan grubun ödemesi cuma,
pazar gününe rastlayan grubun ödemesi pazartesi günkü grup ile
birleştirilerek yapılır.
(2) Ödeme günlerinden herhangi birinin cumartesi veya pazar günü
dışında resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, ödemelerin hangi
tarihlerde yapılacağı, Kurumca belirlenerek ilan edilir.
(3) Daha önce belirlenen ödeme dönem ve tarihlerinin Kurumca yeniden
düzenlenmesi hâlinde, ödeme tarihleri öne alınanların gelir ve
aylıklarından bir kesinti yapılmaz. Ancak, ikinci fıkra hariç olmak
üzere, ödeme tarihleri ileri alınanlara bir ayı aşan gün karşılığı
kadar fark ödenir.
(4) Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen nedenlerle
ödeme günü öne alınan sigortalı ve hak sahiplerine ödenen gelir ve
aylıklar geri alınmaz.
Ödeme şekli ve ödeme merkezleri
MADDE 74 – (1) Sigortalı ve hak sahiplerinin gelir ve aylıklarının
ödenmesini sağlamak ve ödeme merkezlerini belirlemek üzere Kurum,
bankalarla ve PTT ile protokol imzalayabilir. Ödemeler, protokol
imzalanan bankalara ve PTT bilgi işlem birimlerine bilgisayar
ortamında gönderilen ödeme bilgilerinin, gelir ve aylık sahipleri
adına banka şubelerinde açılan mevduat veya çek hesaplarına
aktarılması ile sağlanır.
(2) İlk defa ödemeler kütüğüne dâhil edilen gelir ve aylık
sahiplerinin birikmiş ödemeleri ile daha önce hak kazanılan birikmiş
ödemeler de, bilgisayar ortamında düzenlenen kayıtlara eklenerek,
işlemin sonuçlandığı ayı takip eden ilk ödeme döneminde ödenmek
üzere, ilgililerin hesaplarına aktarılır.
(3) Sigortalı veya hak sahiplerine bir defaya özgü olarak ödenecek
olan emeklilik ikramiyesi, toptan ödeme ve ilgilinin sağlığında hak
edip alamadığı gelir ve aylıklarından varislere yapılacak ödemeleri,
mevduat veya posta çek hesabı açılmadan ilgili ödeme merkezleri
aracılığı ile ödenir.
(4) Kurumca belirlenen yaşın üzerinde olanlarla, başkasının bakımına
muhtaç olduğu Kurumca tespit edilen ya da sağlık kurulu raporu ile
belgelenen sigortalı veya hak sahiplerinin gelir ve aylıkları,
yazılı istekleri üzerine PTT aracılığıyla, bildirdikleri adreslerde,
ödenebilir.
(5) Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, yurtdışında sürekli ikamet edenlerin gelir ve aylıkları,
yazılı istekleri hâlinde, masrafları kendilerince karşılanmak üzere
yurtdışı hesaplarına transfer edilir.
Tanıtım kartları
MADDE 75 – (1) Kurumca gelir ve aylık bağlananlara, bu gelir ve
aylıkların ödenmesi sırasında ilgili banka veya PTT personeline
gösterilmek üzere birer tanıtım kartı verilebilir.
(2) Bu Yönetmeliğin 18 inci maddesinde belirtilen kartların, tanıtım
kartı olarak kullanılmasına Kurum karar verebilir.
Kanunî temsilcilere ödeme yapılması
MADDE 76 – (1) On sekiz yaşını doldurmamış veya ergin olmayan
çocuklara, kısıtlılara veya kendisine kayyım tayin edilen kimselere
ait gelir ve aylıklar, bunların veli, vasi veya kayyımlarına ödenir.
(2) Vekillere yapılacak ödemelerde, sigortalı veya hak sahibine ait
gelir ve aylığı alma yetkisi bulunduğunu açıkça belirten ve
noterlikçe onaylanmış vekaletnamenin ödeme merkezlerinin ilgili
personeline ibraz edilmesi şarttır.
İKİNCİ BÖLÜM
Yoklama İşlemlerinin Usul ve Esasları
Yoklama işlemlerinin amacı
MADDE 77 – (1) Yoklama işlemlerinin amacı, gelir veya aylık almakta
iken ölen ya da gelir ve aylık alma koşullarını kaybedenlerin
zamanında belirlenerek, öncelikle bunlar adına yapılan ödemelerin
durdurulmasını, daha sonra da gelir ve aylığın kesilerek varsa
yersiz olarak yapılan ödemelerin ilgili mevzuat hükümlerine göre
tahsil edilmesini sağlamaktır.
Yoklama işlemlerinin kapsamı
MADDE 78 – (1) Gelir ve aylık alma şartlarının devam etmesi ile
ilgili olarak Kurumca yürütülecek işlemler;
a) Sürekli iş göremezlik geliri alanlar için, sürekli iş göremezlik
durumlarının devam ettiği,
b) Vazife malullüğü aylığı ile malullük sigortasından aylık alanlar
için; Kanun kapsamında sigortalı olmadıkları, yabancı bir ülke
mevzuatı kapsamında çalışmadıkları ile malullük durumlarının devam
ettiği,
c) Yaşlılık aylığı bağlananlar için; Kanun kapsamında sigortalı
olmadıkları, yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmadıkları ile
Kanun kapsamında sigortalı olmakla birlikte sosyal güvenlik destek
primine tabi oldukları,
ç) Ölüm geliri veya ölüm aylığı alanlar için; sigortalının,
1) Dul eşinin yeniden evlenmediği,
2) Reşit duruma girmemiş çocukların hayatta bulundukları,
3) 18 yaşını doldurmuş erkek çocuklardan lise ve dengi öğrenim
yapanların 20 yaşına, yüksek öğrenim yapanların 25 yaşına kadar
öğrencilik durumlarının devam ettiği,
4) Kız çocukların evlenmedikleri,
5) Malul çocukların çalışma gücündeki kayıp oranının en az % 60
olduğu,
6) Bu bendin (3), (4) ve (5) numaralı alt bentlerde belirtilen
çocukların aynı zamanda Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının
(a), (b) ve (e) bentlerine tabi olarak iş kazası ve meslek
hastalığı, analık ile hastalık sigortasına göre çalışmaları hariç
Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında
çalışmadığı veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık
almadığı,(dul eşin durumu değerlendirilecek)
7) Ana ve babasının her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu
gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olduğu ve diğer
çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere
gelir ve aylık bağlanmadığı,
8) Eş ve kız çocuklarından eşinden boşandığı hâlde, boşandığı eşiyle
fiilen birlikte yaşamadığı,
d) Kendisi ve hak sahiplerinin hayatta oldukları,
hususlarını kapsar.
(2) Gelir ve aylık sahiplerinin Kanun kapsamında sigortalı olup
olmadıkları ile Kanuna göre başka bir gelir veya aylık alıp
almadıkları Kurumun ve diğer kurum ve kuruluşların ilgili
kayıtlarının belirli dönemlerle taranması ile tespit edilir.
(3) Türk Vatandaşı olmayan ve Kurumdan aylık veya gelir alan
kişilerin aylık ve gelir alma şartlarının devam edip etmediği
hususunun tespiti için Kurumca belge istenebilir.
Yoklama yapılması
MADDE 79 – (1) Kurum gerekli gördüğü zaman ve hâllerde belirleyeceği
yöntemlerle gelir veya aylık alanlarla bunların veli, vasi, kayyım
ve vekillerinin, bu Yönetmeliğin 78 inci maddesinde yer alan
bilgilerinin tespiti amacıyla yoklama yaptırabilir. Yoklama işlemi
gelir veya aylık ödeyen bankalar veya PTT şubelerine de
yaptırılabilir.
(2) Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklarını tahakkuk ettirildiği
tarihlerden itibaren aralıksız altı ay sonuna kadar almayanların
gelir ve aylıkları, gelir ve aylık bağlanma şartlarının devam edip
etmediğinin tespiti amacıyla durdurulur. Durdurulan gelir veya
aylıklar sigortalı yahut hak sahipleri tarafından Kuruma talepte
bulunulması durumunda, müstehaklık tespiti yapıldıktan sonra tekrar
başlatılır.
İlgili kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge istenmesi
MADDE 80 – (1) Kurumca, gelir veya aylık alma şartlarının devam edip
etmediğinin tespiti amacı ile gerekli görülen hâllerde kendi
mevzuatına göre kayıt veya tescil yapan ilgili kurum, kuruluş ve
birlikler veya vergi dairelerinden usulüne göre düzenlenmiş belge
istenebilir.
(2) Gelir ve aylık almakta olan çocukların öğrencilik niteliğinin
devam edip etmediği hususunun tespiti için Millî Eğitim Bakanlığı ve
Yükseköğretim Kurulu ile sözleşmeler yapılabilir.
(3) Kurum ödemeler kütüğü ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğünün nüfus kütükleri 15 günü geçmemek üzere belirli
periyotlarla karşılaştırılarak, cinsiyet değişikliği, ölümü veya
evlenmesi nedeniyle gelir ve aylık alma şartlarını yitirenler tespit
edilir.
Yoklama yetkisi
MADDE 81 – (1) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurları, gelir ve aylık alma şartlarının devam edip etmediğinin,
sigortalıların geçici iş göremezlik süresince ve maluliyet aylığı
alanların fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti hususunu mahallinde
inceleme yetkisine sahiptir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen inceleme, öldüğü hâlde nüfusa tescil
edilmeyen gelir ve aylık sahipleri ile boşandığı eşi ile fiilen
birlikte yaşamayı sürdüren eş veya kız çocuklar olmak üzere, gelir
ve aylık alma şartlarını yitirenlerin tespitini de kapsar.
(3) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca
yürütülen denetim sonucunda; temin edilen yeni sağlık kurulu
raporlarının Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu sigortalı ve
hak sahiplerinin, malullük ve iş göremezlik raporlarında belirtilen
rahatsızlıklarının mevcut olmadığı ya da mevcut olmasına rağmen
gelir ve aylık bağlanmasını gerektiren düzeyde olmadığına karar
verilmesi hâlinde, ilgililere bağlanan gelir ve aylıklar başlangıç
tarihi itibarıyla iptal edilir, yapılan yersiz ödemeler, ilgili
mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir.
Kontrol muayenesi
MADDE 82 – (1) Kurum Sağlık Kurulunca ihtiyaç duyulan veya Kurum
Sağlık Kurullarınca verilen kararlara sigortalı ve hak sahiplerinin
itirazları veya sigortalı ve hak sahipleri dışında bu kararlara
yapılan itiraz, ihbar ve şikayetler ile Kurumca yürütülen denetim ve
soruşturma kapsamında kontrol muayeneleri Çalışma Gücü ve Meslekte
Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre
düzenlenmiş yeni tarihli sağlık kurulu raporu ve daha önce Kurum
tarafından verilmiş kararlara ilişkin tüm belgelerin birlikte
değerlendirilmesi ile yapılır.
(2) Malullük, vazife malullüğü aylığı veya sürekli iş göremezlik
geliri bağlanmış sigortalılar, malullük durumlarında artma veya
başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu ileri sürerek aylık
ve gelirlerinde değişiklik yapılmasını isteyebilecekleri gibi; Kurum
da harp malullüğü ve vazife malullüğü, malullük aylığı veya sürekli
iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar ile ölüm geliri veya
aylığı bağlanan malul çocukların kontrol muayenesine tabi
tutulmasını talep edebilir.
(3) Kontrol muayenesi için temin edilen sağlık kurulu raporları, bu
Yönetmeliğin 45 ve 55 inci maddelerinde belirtilen belgeleri de
kapsayan sigorta sicil veya tahsis dosyaları ile birlikte Kurum
Sağlık Kuruluna intikal ettirilir.
(4) Kurum Sağlık Kurullarınca; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü
Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş yeni
tarihli sağlık kurulu raporunun değerlendirilmesi sonucu gerekli
görülen hâllerde, ek bilgi belge ve/veya yeniden muayenesiyle
düzenlenecek rapor/sağlık kurulu raporu istenir.
(5) Kurum Sağlık Kurulları tarafından yapılan değerlendirme sonucu
gerekli görüldüğü hâllerde sigortalı ve hak sahipleri yeniden
kontrol muayenesine tabi tutulur.
(6) Kurumun yazılı çağrısı üzerine, kontrol muayenesi tarihinden
önceki en az 45 gün içinde sevk için başvuruda bulunmak kaydıyla
gelir ve aylıkların kontrol muayene tarihine göre durdurulması dört
aya kadar Kurumca ertelenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta Kollarına Ait Çeşitli Hükümler
Prim ödeme şartı
MADDE 83 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen sigortalılara, geçici iş göremezlik ödeneği,
emzirme ödeneği verilebilmesi, sürekli iş göremezlik geliri,
malullük ve yaşlılık aylığı ile sigortalının ölümü hâlinde hak
sahiplerine gelir ve aylık bağlanabilmesi için, sigortalının genel
sağlık sigortası primi dâhil prim ve prime ilişkin her türlü
borcunun ödenmiş olması zorunludur.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen sigortalılara geçici iş göremezlik süresince Kurumca prim
tahakkuku yapılmaz. Ancak, bunların sigortalılık niteliğinin devam
etmesi şartıyla, istedikleri takdirde, geçici iş göremezlik
süresince bu sürelere ait genel sağlık sigortası primi dâhil tüm
primlerini ödemeye devam edebilirler.
Kanunî temsilcilerce veya vekillerce yapılan tahsis başvuruları
MADDE 84 – (1) Kanunun öngördüğü her türlü gelir, aylık, ödeme ve
ödeneklerin yapılabilmesi için; sigortalı ve hak sahiplerinden ergin
ve mümeyyiz olmayanların kanunî temsilcilerinin yazılı istekte
bulunmaları şarttır.
(2) Sigortalı veya hak sahiplerinin vekilleri tarafından yapılacak
yazılı taleplerde, Kurumca verilecek ödenekler ile bağlanacak
gelirler veya aylıklar için başvurma yetkisi bulunduğunu açıkça
belirten ve noterlikçe onaylanmış vekaletnamenin de ibraz edilmesi
gerekir.
Yabancı uyrukluların başvuruları
MADDE 85 – (1) Yabancı uyruklu sigortalılarla, bunların hak
sahipleri için nüfus cüzdanının fotokopisi yerine, bunların
hüviyetlerini gösteren ve 24/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus
Hizmetleri Kanununa göre yetkili makamlar tarafından düzenlenerek
verilen yabancılara ait ikamet tezkeresi, Kuruma ibraz edilir. Hak
sahibi yabancılar, hak sahibi olduklarını Kurumca istenecek
belgelerle ispatlar.
Avans ödenmesi
MADDE 86 – (1) Aylık veya gelirin 90 gün içinde ödenememesi
durumunda Kurumca gelir ve aylık bağlanmasına hak kazandığı
anlaşılan sigortalı ve hak sahiplerine yazılı talepte bulunmaları
hâlinde, ilerideki alacaklarından mahsup edilmek üzere avans
ödenebilir. Avans miktarı her üç ay için, bağlanacak aylıklarda net
asgari ücretin üç katını, gelirlerde ise net asgari ücretin iki
katını geçmemek üzere Kurumca belirlenir.
(2) Avansın bağlanacak gelir ve aylık birikmiş tutarından fazla olan
bölümü, müteakip gelir ve aylıklarından 1/4 oranında kesilerek
mahsup edilir.
Kurumca hazırlanacak belgeler
MADDE 87 – (1) Kanunda belirtilen ödeneklerin verilmesi, gelir veya
aylıkların bağlanması için yapılan başvurular ile bunların ödenmesi
ve yoklanması sırasında, bu Yönetmelik gereğince Kuruma veya diğer
ilgili kişi ve kuruluşlara verilmesi gereken belgelerin
hazırlanmasına, değiştirilmesine, bir belgede yer alan bilgilerin
birden fazla belge olarak ya da farklı belgelerin birleştirilerek
bir belge olarak düzenlenmesine Kurum yetkilidir.
Gerçeğe aykırı bildirimler
MADDE 88 – (1) Kanunda belirtilen ödeneklerin verilmesi, gelir ve
aylıkların bağlanması, ödenmesi ve yoklanması sırasında, bu
Yönetmelik gereğince Kuruma veya diğer ilgili kişi ve kuruluşlara
verilen belgelerdeki kayıtların, Kurumca yapılan inceleme veya
soruşturma sonucunda gerçeğe aykırı olduğu tespit edildiği takdirde,
bu belgelere dayanılarak işlem yapılmaz, yapılmış işlemler varsa
geri alınır.
(2) Bu belgelerdeki bildirimlerin gerçeğe aykırılığının tespiti ile
bu belgelerle taahhüt edilen durum değişikliklerinin en geç bir ay
içinde Kuruma bildirilmemesi durumlarında oluşan Kurum zararının,
kanunî faiziyle ödenmesinden ilgililer sorumludurlar. Gerçeğe aykırı
bildirimin suç oluşturması hâlinde, bunlar hakkında ayrıca suç
duyurusunda bulunulur.
Farklı doğum tarihleri
MADDE 89 – (1) Sigortalılar ile hak sahiplerinin;
a) Nüfus cüzdanlarındaki doğum tarihleri ile nüfus kayıtlarındaki
doğum tarihleri arasında fark varsa nüfus kayıtlarındaki tarih,
b) Birden fazla nüfus kaydı bulunanların, bu kayıtları arasında fark
varsa nüfus kayıtlarındaki eski tarihli kayıt,
c) Birden fazla nüfus kaydı bulunanlardan, kayıtlarının birisinin
idare veya kaza mercilerinden verilmiş bir kararla yapılmış veya
düzeltilmiş olması durumunda kararların kesinleşmiş olması şartıyla
nüfus kayıtlarına geçirilmemiş olsa bile bu kayıt,
esas alınır.
(2) Ancak;
a) İş kazası ve meslek hastalığı sigortasından gelir tahsisi ile
vazife veya harp malullüğü aylığı bağlanmasında peşin sermaye
değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının
ilk defa hekim veya sağlık kurulu raporuyla tespit edildiği,
b) Malullük, vazife veya harp malullüğü, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına ilişkin aylık tahsisleri ile peşin sermaye değerinin
hesabında yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, Kanunla
yürürlükten kaldırılmış kanunlara veya 17/7/1964 tarihli ve 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesine tabi
sandıklara göre sigortalının ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına
tabi olduğu,
tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz.
(3) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili
hükümlerin uygulanmasında;
a) Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara veya 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesine göre sigortalının ilk
defa malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olduğu tarihte,
sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının nüfus kütüğünde kayıtlı
bulunan doğum tarihleri,
b) Sigortalının ilk defa Kanuna tabi olduğu tarihten sonra doğan
çocuklarının, nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri,
esas alınır.
(4) Nüfus kütüğünde ilk defa kayıtlı olan doğum tarihinin;
a) Nüfus kütüğünün yenilenmesi sırasında, yeni kütük kayıtlarına,
b) Nüfus kütüklerinin naklinde, yeni nüfus idaresi kayıtlarına,
c) Türk vatandaşlığına geçenlerin Türkiye’deki nüfus idaresi
kayıtlarına,
hatalı işlenmiş olması nedeniyle yapılan düzeltmelerin,
sigortalıların iradesi dışında nüfus idaresince yapılan maddi
hataların giderilmesi amacını taşıması nedeniyle, bu hususların
belgelenmesi veya mahkeme kararında belirtilmiş olması hâlinde söz
konusu kayıt düzeltmelerinde, düzeltilen yeni kayıt esas alınır.
Malullük durumlarının tespitinde yapılan harcamalar
MADDE 90 – (1) Sürekli iş göremezlik, malullük, vazife malullüğü,
çalışma gücü kaybı ile erken yaşlanma hâllerinin tespiti veya bu
amaçla yapılan kontroller nedeniyle oluşan sağlık hizmeti giderleri
ile Kanunun 72 nci maddesine göre ödenen gündelik ve yol giderleri,
refakatçi giderleri, kısa ve uzun vadeli sigorta kolları prim
gelirlerinden karşılanır.
YEDİNCİ KISIM
Sigortalıların Yurt Dışında Bulunmaları ve İsteğe Bağlı Sigorta
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalıların Yurt Dışında Bulunmaları
Sigortalıların görev ve işleri nedeniyle geçici olarak yurt dışında
bulunmaları
MADDE 91 – (1) Kanunun 10 uncu maddesinin uygulamasında yurt
dışında;
a) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (a) bendi kapsamındaki
sigortalılardan geçici görevlendirilenler ile Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrası (b) bendi kapsamındaki sigortalılardan işleri
nedeniyle geçici olarak bulunanların,
b) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (c) bendinde sayılan
sigortalılardan, mevzuatında belirtilen usule uygun gönderilenlerin,
bu görevleri yaptıkları sürece sosyal sigortaya ilişkin hak ve
yükümlülükleri devam eder.
Sigortalıların görev ve işleri nedeniyle yurt dışında bulundukları
sürelerin tespiti
MADDE 92 – (1) Yurt dışındaki sürelerin tespiti için;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri
kapsamında sigortalı olanlar için işverenlerince
görevlendirildiklerine dair görev belgesinin,
b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı olanlar için işleri nedeniyle yurt dışına çıkacaklarına
dair beyan belgesi ile bunu destekleyen belgelerin,
ibrazı istenir.
(2) Kurumca yurtdışında bulunma hâli her türlü bilgi ve belgeyle de
tespit edilebilir.
Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan
ülkelerde, işverenlerce üstlenilen işlere ilişkin işlemler
MADDE 93 – (1) Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi
bulunmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki
işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri, Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılır ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel
sağlık sigortası hükümleri uygulanır.
(2) Bu sigortalıların, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak
istemeleri hâlinde, haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri
uygulanır, ancak, bu kişilerden ayrıca genel sağlık sigortası primi
alınmaz.
(3) Yurtdışına sigortalı götürecek işverene ait işyerinin, Türk
kanunlarına göre kurulu ve tescilli olmalıdır. Yabancı ülke
mevzuatına göre kurulan firmalarca yurtdışında gerçekleştirilen
işlerde çalıştırılan Türk vatandaşları hakkında bu madde hükümleri
uygulanmaz.
(4) Yurt dışında üstlenilen işin, Kurumda tescili olan devamlı
mahiyetteki işyeri dosyasından bildirimi yapılan sigortalılarca
gerçekleştirilecek olması hâlinde, devamlı işyerinde yapılan işin
mahiyetinin yurt dışında üstlenilen işe uygun olması gerekir.
İşveren durumu dilekçeyle Kuruma bildirir. Dilekçe ekine, işin
alındığını belgeleyen sözleşme örneği ile ilgili ülkedeki Türkiye
Cumhuriyeti Dış Temsilciliği yazısı veya Dış Ticaret
Müsteşarlığı’nca düzenlenecek belge eklenir.
(5) İşverenler, yurt dışında yapacakları işi, yeni tescil edecekleri
işyeri dosyasından bildirilecek sigortalılarca
gerçekleştireceklerse; işletme merkezlerinin bağlı olduğu üniteye
işyeri dosyası tescil ettirerek, sosyal sigorta yükümlülüklerini bu
dosyadan gerçekleştirirler. İşyeri bildirgesi ekine, bu Yönetmeliğin
31 inci maddesinde sayılan belgelerden ayrı olarak işin alındığını
belgeleyen sözleşme örneği ile ilgili ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti
Dış Temsilciliği yazısı veya Dış Ticaret Müsteşarlığınca
düzenlenecek belge eklenir.
(6) Kurum, çalıştırılmak üzere yurt dışına götürülen Türk
işçilerinin her biri için, kurulan sigortalılık ilişkisi hakkında
Türkiye İş Kurumu’na yazılı olarak bilgi verir. Talep etmeleri
hâlinde, aynı mahiyetteki bilgi, işverene ve sigortalılara da
verilir.
Yabancı ülkede bulunan sigortalılara sağlanan haklar
MADDE 94 – (1) Geçici olarak yurtdışına gönderilenler, ülkemiz ile
uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş
üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak
üzere götürülen Türk işçileri veya işleri nedeniyle yurt dışında
bulunanlar haklarında, kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık
sigortası hükümleri uygulanır.
(2) Durumu bu Yönetmeliğin 91, 92 ve 93 üncü maddelerine uygun olan
sigortalının, tedavi gördüğü sağlık tesislerinden alacağı raporlarda
belirtilen tedavi ve istirahat sürelerine ait, Kanuna göre hak
kazandığı geçici iş göremezlik ödenekleri ve emzirme ödeneği,
raporun Kurumca tasdik edilme şartı aranmaksızın Yeni Türk Lirası
olarak ödenir.
İşverenin yükümlülüğü
MADDE 95 – (1) İşveren, geçici veya sürekli görevle yurt dışında
görevlendirdiği ya da yurtdışına götürdüğü sigortalının, iş kazası,
meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde, Kurum tarafından
işe el konuluncaya kadar, Kanuna göre hak kazandığı geçici iş
göremezlik ödeneğini ödemekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine
getirilmesindeki gecikmeden dolayı işveren, gerek Kurumun gerekse
sigortalının uğrayacağı her türlü zarardan sorumludur.
(2) Kurum, Kanuna uygun olarak yapılan ve belgelere dayanan geçici
iş göremezlik ödenekleri tutarını işverene öder.
Sigorta olaylarının bildirilmesi
MADDE 96 – (1) Yabancı ülkelerde meydana gelen iş kazasının, üç iş
günlük bildirim süresi içinde, meslek hastalığı ve vazife malullüğü
olayları için ise Kanunda belirtilen haber verme süresi olayın
meydana geldiği,
(2) İş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana
gelmesi hâlinde, üç iş günlük bildirim süresi iş kazasının
öğrenildiği,
(3) Kurumca kabul edilebilir belgelenmiş bir mazeretin olması
şartıyla bildirim süresi mazeretin ortadan kalktığı,
tarihten itibaren başlar.
İKİNCİ BÖLÜM
İsteğe Bağlı Sigorta
İsteğe bağlı sigorta şartları
MADDE 97 – (1) İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmelerinden doğan haklar saklı kalmak kaydıyla,
Türkiye'de yasal olarak ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte
iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde bulunan Türk
vatandaşlarından;
a) 18 yaşını doldurmuş olmak,
b) Kanuna tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde
çalışmamak veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmakla birlikte, ay içinde 30
günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak,
c) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak,
ç) İsteğe bağlı sigorta giriş bildirgesiyle Kuruma başvuruda
bulunmak,
şartları aranır.
(2) Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış
ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde
çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinden isteğe bağlı
sigortalılık talebinde bulunanlardan Türkiye’de ikamet şartı
aranmaz.
İsteğe bağlı sigortalılık başvurusu ve tescil
MADDE 98 – (1) İlk defa isteğe bağlı sigortaya bildirim işlemi,
Ek-8’de bulunan isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesinin,
başvuru sahibinin ikametini görev bölgesi içine alan Kurum ünitesine
verilmesi ile gerçekleşir. Tekrar isteğe bağlı sigortalılık
talebinde bulunacaklar ise talep dilekçesi ile Kuruma başvururlar.
(2) Ay içinde 30 günden az çalışan veya Kanunun 80 inci maddesi
uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin
4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine
bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların prim ödeme gün
sayıları ayın başından başlanarak mal edilir. Bu durumdaki kişilerin
zorunlu sigortalılık için mal edilen günler içinde isteğe bağlı
sigortaya başvurmaları hâlinde isteğe bağlı sigortalılık, zorunlu
sigortalılığa ait son günü takip eden günden başlamış sayılır.
(3) İsteğe bağlı sigortalılık başvurusu kabul edilen sigortalılardan
Kurum tescil kütüğünde kaydı bulunmayanların tescil işlemleri, bu
Yönetmelikte yer alan usul ve esaslar dâhilinde sonuçlandırılır.
İsteğe bağlı sigortalılığın başlangıcı ve zorunlu sigortalılıkla
çakışma
MADDE 99 – (1) İsteğe bağlı sigortalılık, isteğe bağlı sigortalılık
giriş bildirgesinin veya talep dilekçesinin Kurum kayıtlarına
intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlar. Adi posta
veya kargo ile gönderilen veya Kuruma doğrudan verilen bildirgenin
Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih, taahhütlü, iadeli taahhütlü
veya acele posta servisi olarak gönderilenlerde ise postaya
verildiği tarih, başvuru tarihi olarak kabul edilir.
(2) Ancak, isteğe bağlı sigortanın başladığı tarihten itibaren, aynı
zamanda Kanunun 4 üncü maddesine göre sigortalı olmayı gerektirecek
çalışması bulunduğu tespit edilenlerin isteğe bağlı
sigortalılıkları, Kanuna tabi sigortalılıklarının sona erdiği tarihi
takip eden günden başlatılır. Bunların zorunlu sigortalılıkla
çakışan sürede isteğe bağlı sigorta primi ödenmişse, bu süreye
ilişkin ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri talepleri hâlinde
ilgililere iade veya doğacak borçlarına mahsup edilir. Kanunun 5
inci maddesinin (a), (b) ve (e) bentlerine göre sigortalılık hâli
isteğe bağlı sigortalılık için engel teşkil etmez.
(3) Ay içinde 30 günden az çalışan veya Kanunun 80 inci maddesi
uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin
4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine
bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içinde isteğe
bağlı sigorta primi ödemeleri hâlinde, ödenen primler zorunlu
sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek
üzere eklenir. Bu sigortalılar çalışma durumlarını belgelendirmek
zorundadırlar.
İsteğe bağlı sigorta primleri ve ödenmesi
MADDE 100 – (1) İsteğe bağlı sigorta primi, Kanunun 82 nci maddesine
göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı
arasında, sigortalı tarafından beyan edilecek prime esas aylık
kazancın % 32'sidir. Bunun % 20'si malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi, % 12'si genel sağlık sigortası primidir. Kanunun
51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilenlerden, Kanunun 82
nci maddesine göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst
sınırı arasında olmak kaydıyla belirlenen günlük kazanç ve gün
sayısı üzerinden malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel
sağlık sigortası primi alınır. Sigortalıların prime esas kazanç ile
ilgili olarak beyanda bulunmaları esastır.
(2) İsteğe bağlı sigortalı olanlar, bakmakla yükümlü olunan kişi
olsa dahi, Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır ve genel sağlık
sigortası primini de ödemekle yükümlüdürler. Yabancı ülke
vatandaşlarından Türkiye’de yerleşik olma hâli bir yılı
doldurmadıkça genel sağlık sigortası primi alınmaz ve bu kişiler
genel sağlık sigortalısı sayılmaz.
(3) İsteğe bağlı sigorta primi, ait olduğu ayı takip eden ayın son
gününü geçmemek üzere Kurumca çıkarılacak tebliğde belirlenecek
sürede ödenir. Primleri ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay
içinde kendileri veya hak sahipleri tarafından Kanunun 89 uncu
maddesinin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve
gecikme zammıyla birlikte ödenmeyen süreler, hizmet olarak
değerlendirilmez. 12 aylık süreden sonra ödenen primler sigortalının
veya hak sahiplerinin talebi üzerine Kanunun 89 uncu maddesinin
üçüncü fıkrası hükümlerine göre iade veya doğacak borçlarına mahsup
edilebilir.
(4) İsteğe bağlı sigortalılıktaki prime esas kazançlar ile prim
ödeme gün sayıları kısa vadeli sigorta uygulamalarında dikkate
alınmaz.
(5) İsteğe bağlı sigortalılardan, zorunlu sigortalılık nedeniyle
prim borcunun bulunması hâlinde, isteğe bağlı sigortaya tabi ödenen
primler öncelikle zorunlu sigortalılık nedeniyle Kuruma olan
borçlarına mahsup edilir.
(6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında ay içinde 30 günden az çalışan veya tam gün çalışmayan
sigortalıların aynı ay içinde isteğe bağlı sigortaya prim
ödeyebilmeleri için eksik çalışmaya ilişkin belgelerin ibrazı ile
talepte bulunmaları gerekir.
İsteğe bağlı sigortalılığın sona ermesi ve yeniden başlaması
MADDE 101 – (1) İsteğe bağlı sigortalılık;
a) İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların,
buna ait dilekçelerinin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihten önceki
primi ödenmiş son günü takip eden günden,
b) Aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla
talep tarihinden,
c) Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş
üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak
üzere götürülen Türk işçileri hariç, uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmelerinden doğan haklar saklı kalmak kaydıyla, ikametin yurt
dışına taşındığı tarihten,
ç) Sigortalının ölümü hâlinde:
1) Prim borcu bulunmuyorsa ölüm tarihinden,
2) Prim borcu varsa borcun hak sahiplerince Kanunun 52 nci maddesi
hükümleri saklı kalmak şartıyla 12 ay içinde ödenmesi hâlinde ölüm
tarihinden,
3) Prim borcunun 12 ay içinde ödenmemesi veya hak sahiplerinin prim
borcunu ödemeden aylık talebi hâlinde en son primi ödenmiş ayın
sonundan,
d) Kanunun 51 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları hükmü saklı
kalmak kaydıyla Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(c) bentleri kapsamında çalışmaya başlandığı tarihten bir gün önce,
(b) bendi kapsamında çalışmaya başlandığı tarihten,
itibaren sona erer.
(2) Ay içinde 30 günden az veya kısmi çalışanlar hariç olmak üzere
yeniden isteğe bağlı sigortaya devam etmek isteyenler hakkında
yeniden talep şartı aranır.
İsteğe bağlı sigortalılık sürelerinin değerlendirilmesi
MADDE 102 – (1) İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler,
malullük, vazife malullüğü, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel
sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve bu
süreler Kanunun 4 üncü maddesinin, birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
SEKİZİNCİ KISIM
Primler
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigorta Primine Esas Kazançlar
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalıların prime esas kazançları
MADDE 103 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki
şekilde belirlenir.
a) Prime esas kazançların hesabında;
1) Hak edilen ücretlerin,
2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay
içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için
özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen
tutarların,
3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki
(1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde
olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,
brüt toplamı esas alınır.
b) Ayni yardımlar, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev
yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu
tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif
ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar
itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler
tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel
emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30'unu
geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı
payı tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.
c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa
yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan
nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki
prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar
Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
ç) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi
tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dâhil
edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın
aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı
ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın
altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilave edilir.
Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu
idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden,
sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut
olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, Kanunun
82 nci maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle prime esas
kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dâhil edilir. Bu
durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin
kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi
hâlinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve Kanunun 102 nci
maddesi hükümleri uygulanmaz.
d) Saatlik, günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete
dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve kâra katılma gibi belirsiz
zaman ve tutar üzerinden ücret alan sigortalıların prim ve
ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, Kanunun 82
nci maddesi hükmüne göre belirlenen alt sınırdır.
e) Bir işverene tabi olarak çalışan sigortalının, belirli ücretinin
dışında ayrıca (d) bendi kapsamında ücret alması hâlinde, prime esas
günlük kazancı bunların toplamından oluşur.
f) Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının,
bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak
günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde
çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının
günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı
gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.
g) Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün
sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir.
Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmi süreli hizmet akdinin
yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içinde günün bazı
saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan
sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam
çalışma saati süresinin 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş
Kanununa, 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununa ve
13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla
Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna göre
belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma
saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün
kesirleri bir gün kabul edilir.
ğ) İşveren ve sigortalı arasında çağrı üzerine çalışmaya dayalı
yazılı iş sözleşmesinde taraflar arasında çalışma süresi gün, hafta
ve ay olarak belirlenmemiş ise, sigortalının ay içindeki prim ödeme
gün sayısı haftalık çalışma süresi en az yirmi saat kararlaştırılmış
sayılarak (g) bendi hükmüne göre hesaplanır.
h) Kanunun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre ay içinde 30
günden az prim ödeme gün sayılarına ait eksik günlerin genel sağlık
sigortası primleri, eksik çalışma süreleri dikkate alınmak suretiyle
hesaplanır.
(2) Bunlardan geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalılara
istirahatlı bulundukları sürede;
a) Geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınmadan verilmesine devam
edilen tam ücret,
b) Bireysel veya toplu iş sözleşmesine istinaden verilen geçici iş
göremezlik ödeneğinin işverene iadesi ile alınan tam ücret,
c) Geçici iş göremezlik ödeneği ile ödenek alınan süredeki kazancı
arasındaki ücret farkı,
ç) Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayalı olmadan geçici iş
göremezlik ödeneği aldığı sürede atıfet kabilinde yapılan ödemeler,
çalışılan sürelerde ödenen ücretler olarak prime tabi tutulur.
İstirahatlı olunan süre için (c) bendine göre ödenen günlük fark
tutar, günlük sigorta primine esas kazancın alt sınırının altında
kalması durumunda günlük alt sınıra yükseltilir.
(3) Bu sigortalılardan, birden çok işverenin işinde çalışanların, bu
işlerden elde ettiği aylık ve günlük kazanç tutarı ayrı ayrı dikkate
alınır ve primler buna göre hesaplanır.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sigortalıların prime esas kazançları
MADDE 104 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki
şekilde belirlenir.
a) Aylık prime esas kazanç, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen
prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak
şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz
katıdır. Sigortalılar prime esas kazançları ile ilgili aylık olarak
beyanda bulunur. Sigorta primine esas kazanç sınırları dâhilinde
yapılan ödemeler ödemenin ait olduğu ay için beyan olarak kabul
edilir. Bu ay için başkaca beyanları dikkate alınmaz. İlişkin olduğu
aya ait primini süresinde ödemeyen veya bu süre içinde yazılı
beyanda bulunmayan sigortalının primleri, asgari aylık prime esas
kazanç üzerinden tahakkuk ve tahsil edilir. Ancak, iş kazasının
olduğu veya meslek hastalığı dolayısıyla iş göremezliğin başladığı
tarihte, verilecek ödenek veya bağlanacak gelirin hesabına esas
tutulan son aya ait prime esas kazanç beyanında bulunulmamış ise
varsa son aydan bir önceki ay için prim tahakkuku yapılan prime esas
kazanç, yok ise asgari prime esas kazanç üzerinden prim tahakkuku
yapılır.
b) Sigortalı aynı zamanda işveren ise birinci fıkranın (a) bendine
göre belirlenen aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı
sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin otuz
katından az olamaz. Aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı
sigortalının otuz günlük prime esas kazancından düşük olduğu tespit
edilen sigortalıların aylık prime esas kazançları, tespit edilen
kazanç düzeyine çıkartılarak aradaki farkın primi, Kanunun 89 uncu
maddesi hükümlerine göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak
suretiyle tahsil edilir.
c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu
olması hâlinde, bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen
esaslara göre tek beyanda bulunulur.
ç) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu
olması hâlinde, kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin sigorta primi
tehlike sınıf ve derecesi en yüksek olan işyeri üzerinden
hesaplanır. Aynı ay içinde faaliyetini sonlandırıp yine aynı ay
içinde yeniden faaliyete başlayan sigortalıların kısa vadeli sigorta
kollarına ilişkin sigorta primi, son faaliyet konusu işine göre
hesap ve tahsil olunur.
d) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlardan, köy muhtarları ile tarım işlerinde kendi
adına ve hesabına bağımsız çalışanların prime esas kazançlarının
belirlenmesinde; Kanunun yürürlüğe girdiği yıldan başlamak üzere, 80
inci maddesine göre belirlenen günlük kazancın 15 katı dikkate
alınır. Bu oran 30 katı geçmemek üzere her yıl 1 puan artırılarak
uygulanır.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki
sigortalıların prime esas kazançları
MADDE 105 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında ilk defa sigortalı olanların prime esas
kazançlarının hesabında;
a) Aylıklarını personel kanunlarına göre alan sigortalılar için;
1) İlgili kanunları uyarınca aylık gösterge, ek gösterge, memuriyet
taban aylık ve kıdem aylıkları üzerinden ödenen aylık tutarları,
2) Makam, temsil ve görev tazminatları, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen tazminatlar, 27/7/1967
tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek
17 nci maddesinin (A) bendinde yer alan cetvelde belirtilen oranlar
üzerinden ödenen hizmet tazminatı, (28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı
Kanun ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Kanuna göre tazminat
veya üniversite ödeneği alanların sadece rütbelerinin karşılığı
hizmet tazminatları), 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı
Yükseköğretim Personel Kanununun 12 nci maddesi uyarınca ödenen
üniversite ödeneği, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 106
ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ödenen ek ödeme,
esas alınır. Ancak, ödenen tazminat ve diğer ödemelerde bölge,
kurum, birim, çalışma mahalli, görevin niteliği ve benzeri
kriterlere dayalı olarak asıl tazminatlara ilave, ek veya ayrıca
ödenen tazminatlar hariç tutulur.
b) Kadro karşılığı sözleşmeli olarak görev yapan sigortalılar için
işgal ettikleri kadrolar esas alınmak suretiyle Devlet Memurları
Kanununa göre girebilecekleri sınıflardaki görevlerin aynı kadro,
unvan ve derecesi için, (a) bendinde öngörülen unsurlar üzerinden
hesaplanan tutarı,
c) Açıktan vekil olarak atanan sigortalılar için, (a) bendinde
öngörülen unsurlardan ilgili mevzuatı uyarınca ödenen tutarı,
ç) Başka bir kadro ya da görevin ödeme unsurları esas alınmak ve
kıyaslanmak suretiyle aylık veya ücret ödenen sigortalılar için;
emsal alınan kadro veya görevin prime esas kazanç tutarını geçmemek
üzere, bu kazancın aylık veya ücret ödenmesinde öngörülen oranında
hesaplanacak tutarı,
d) Büyükşehir belediye başkanları için bakanlık genel müdürünün,
diğer belediye başkanları için ise öğrenim durumları itibarıyla 657
sayılı Kanuna göre yükselebilecekleri dereceyi aşmamak kaydıyla, 657
sayılı Kanuna ekli (I) sayılı ek gösterge cetvelinin "VIII. Mülki
İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı" bölümünün (d) bendinde
belirtilenlerin prime esas kazançları,
e) 78 sayılı Yüksek Öğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının
Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerde yer alan
yükseköğretim kurumlarına bağlı konservatuarlarda 2914 sayılı Yüksek
Öğretim Personel Kanununun 15 inci maddesi uyarınca sözleşme ile
istihdam edilen öğretim elemanlarından sanatçı öğretim elemanı
olarak istihdam edilenler için, anılan Kanunda öğretim görevlisi
kadro unvanında istihdam edilenlerin tahsil ve derecelerine göre
belirlenen prime esas kazanç tutarı; kamu idarelerinde sanatçı,
sanatkâr ve sanatçı öğretmen olarak sözleşme ile istihdam edilenler
için, tahsil ve dereceleri itibarıyla 657 sayılı Kanuna tabi olarak
Teknik hizmetler sınıfında yer alan mühendislerin (a) bendindeki
prime esas kazanç tutarı; yüksek öğretim kurumları ile diğer kamu
idarelerinde sanat uygulatıcısı ve sahne uygulatıcısı olarak
sözleşme ile istihdam edilenlerden en az ön lisans mezunu olanlar
için tahsil ve dereceleri itibarıyla 657 sayılı Kanuna tabi olarak
teknik hizmetler sınıfında yer alan teknikerlerin, diğerleri için
ise teknisyenlerin prime esas kazanç tutarları,
f) İlgili kanunlarında emeklilik ya da ek gösterge açısından belirli
bir kadro, unvan veya görevle bağlantı kurulanlar için, bağlantı
kurulan kadro, unvan veya görevin derecesi için bu fıkranın (a)
bendinde belirtilen prime esas kazanç tutarı,
g) Bu fıkranın (a) ilâ (f) bentleri kapsamı dışında kalan
sigortalılar için, atandıkları görev itibarıyla 657 sayılı Kanuna
göre girebilecekleri sınıflardaki benzer görevin aynı kadro, unvan,
tahsil ve derecesi için bu fıkranın (a) bendinde belirtilen prime
esas kazanç tutarı,
esas alınır. Vekalet veya ikinci görev karşılığında ilgili mevzuatı
uyarınca yapılacak ödemeler prime esas kazancın hesabında dikkate
alınmaz.
(2) Prime esas kazançların tespitinde personel kanunlarında ya da
aylık ödenmesine dayanak teşkil eden diğer kanunlarda kendileriyle
657 sayılı Kanuna girebilecekleri sınıflardaki benzeri kadro veya
görev unvanı bulunmayanlar hakkında Devlet Personel Başkanlığının
görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığı tarafından benzeri kadro ve görev unvanı belirlenir.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına
giren sigortalıların prime esas kazançlarının tespitinde Kanunun 82
nci maddesinde belirtilen üst sınır aranmaz.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına
giren sigortalılardan görevden uzaklaştırılan, görevi ile ilgili
olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına
alınanlardan, kanunları gereğince eksik aylığa müstahak bulunanların
prime esas kazançlarının yarısı; kanunlarına göre bu müddetler için
sonradan görevlerine iade edilerek tam aylığa hak kazananların
aylıklarının ödenmesi hâlinde, prime esas kazançlarının tamamı
üzerinden prim alınır. Prime esas kazançların yarısı üzerinden prim
alınanların prim ödeme gün sayısı bu sürelerin yarısı olarak hesap
edilir.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında olup, görevlerine son verilenlerden yargı kararı ile
görevlerine iade edilenlerin primleri, göreve son verildiği tarihten
görevine başladığı tarihe kadar kendi kadrosunun veya emsali
kadronun prime esas kazancına göre hesaplanır.
(6) Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda silahlı kuvvetler
hesabına okuyanların ve astsubay meslek yüksek okulu öğrencileri ile
astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan
adayların öğrenci harçlıkları ile ilgisine göre en az aylık alan
teğmen veya astsubay çavuşun prime esas kazançları arasındaki farkın
primi; polis akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel
Müdürlüğü hesabına okuyan öğrencilerin öğrenci harçlıkları ile
ilgisine göre en az aylık alan komiser yardımcısı veya polis memuru
prime esas kazançları arasındaki farkın primi, öğrenciler adına
kurumlarınca ödenir.
(7) Talim ve manevra için rütbe ile silah altına alınan
sigortalılardan rütbelerinin prime esas kazançları, vazifelerinin
prime esas kazancından fazla olanların prime esas kazanç farklarına
ait primleri vazife gördükleri kurumlarınca vazifelerinin prime esas
kazançları, rütbelerinin prime esas kazancından fazla olanların
prime esas kazançları arasındaki farkın primleri ise rütbelerinin
prime esas kazancını ödeyen kamu idaresince kesilerek Kuruma ödenir.
(8) Sigortalılardan, aylıksız izinli sayılmaksızın ve tabi olduğu
personel kanunu ile ilgisi devam edecek şekilde yurt dışına geçici
ya da sürekli görevle gönderilenlerin prime esas kazancının
hesabında; geçici görevle gönderilenlerin bulundukları kadroya
ilişkin prime esas kazancı, yurt dışı kadrolarına atananların ise
yurt dışına atanma tarihi itibarıyla, atandıkları kadro ile
atanmadan önceki yurt içi kadrosuna ilişkin prime esas kazançtan
yüksek olanı esas alınır. Sürekli görevle atananların yurt dışı
kadrolarına ilişkin prime esas kazancın hesabında dikkate alınacak
ödeme unsurlarından, ilgili mevzuatı uyarınca söz konusu kadroya
bağlı olarak belirleme yapılmamış ödeme unsur ve tutarlarını,
kadrosunun bulunduğu kurum personelinin yararlanmakta olduğu ödeme
unsurlarıyla sınırlı olmak ve aynı veya benzer nitelikteki kadroya
ilişkin prime esas kazanca tabi ödemeleri göz önünde bulundurmak
suretiyle belirlemeye ilgili kamu idaresinin görüşü üzerine Kurum ve
Maliye Bakanlığı müştereken yetkilidir.
Yalnızca genel sağlık sigortasına tabi olanların prime esas aylık
kazançları
MADDE 106 – (1) Yalnızca genel sağlık sigortasına tabi olanlar
bakımından prime esas aylık kazancın tespitinde;
a) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (g)
bentlerinde sayılan kişiler için Kanunun 82 nci maddesine göre
belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının iki katının otuz
günlük tutarı,
b) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde
belirtilen kişiler için asgari ücret, (e) bendinde belirtilen
kişiler için ise prime esas asgari kazanç tutarı,
c) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1)
numaralı alt bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılmak için
müracaat eden Türk vatandaşlarından Kurumca belirlenecek test
yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilen aile içindeki
gelirin kişi başına düşen aylık tutarı;
1) Asgari ücretin üçte birinden asgari ücrete kadar olduğu tespit
edilen kişiler için Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının üçte biri,
2) Asgari ücretten asgari ücretin iki katına kadar olduğu tespit
edilen kişiler için Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarı,
3) Asgari ücretin iki katından fazla olduğu tespit edilen kişiler
için Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük
kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının iki katı,
d) Kanunun geçici 13 üncü maddesinde belirtilen ve iş kaybı
tazminatı alanların iş kaybı tazminatı aylık tutarı,
prime esas kazanç tutarı olarak esas alınır.
Prim ödeme gün sayısı ve günlük kazanç
MADDE 107 – (1) Sigortalının bir günlük prime esas tutulacak
kazancı, bir ay için prime esas tutulacak kazancının otuzda biridir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında olanlardan; günlük kazancın hesabına esas tutulan ay
içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret
almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan
kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.
(3) Sigortalının günlük kazançları hesabına esas tutulan gün
sayıları, aynı zamanda bunların prim ödeme gün sayılarıdır.
(4) Sigortalının aynı ay içinde birden fazla işyerinde çalışması
hâlinde, o aydaki toplam prim ödeme gün sayısı 30 günü geçemez.
(5) Sigortalıların Kanunun 53 üncü maddesine göre belirlenen aynı
sigortalılık hâline tabi olacak şekilde birden fazla işte çalışması
nedeniyle Kuruma ödenen primler toplamı, bu sigortalılık hâli için
belirlenen prime esas kazanç üst sınırı üzerinden hesaplanacak
miktarı aşarsa, aşan kısmın tamamı, sigortalının talebi üzerine en
geç talep tarihini takip eden ay içinde hissesi oranında sigortalıya
defaten geri ödenir. Geri verilen primler için ayrıca, gecikme
cezası ve gecikme zammı ile faiz ödenmez.
(6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında bir göreve başlayanların o aya ait kıst aylıklarından
sigorta primi alınır. Aybaşlarından sonra görevlerinden ayrılanların
eksik aylık ve ücretlerinden o ayın tamamı için prim alınır. Tam ay
çalışma hâli prim gün sayıları açısından 30 gün olarak kabul edilir.
(7) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında olan sigortalılardan görevden uzaklaştırılan, görevi ile
ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya
gözaltına alınanlardan, kanunları gereğince eksik aylığa müstahak
bulunanların onbeş gün; görevlerine iade edilerek kanunlarına göre
bu müddetler için sonradan tam aylığa hak kazananların ise 30 güne
tamamlamak suretiyle bildirimleri yapılır.
(8) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında olan sigortalıların aylık prim ödeme gün sayısı, ay
içinde işe başlama veya işten ayrılmaları hâli hariç olmak üzere her
ay için otuz gün olarak hesaplanır.
(9) Bir ay içinde tam çalışan ve buna göre ücret alan sigortalı,
prim ödeme gün sayısı ayın kaç gün olduğuna bakılmaksızın 30 gün
üzerinden bildirilir. Ay içinde sigortalının işe başladığı tarih ile
ayın kalan günleri kadar, işyerinden ayrılan sigortalının ise
çalıştığı gün sayısı kadar bildirimi yapılır.
Kısmi süreli çalışmalarda prim ödeme gün sayısı
MADDE 108 – (1) İşyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal
çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli
çalışmadır.
(2) Kısmi süreli çalışma, işveren ile sigortalının yazılı olarak
yapılan iş sözleşmesinin niteliğine bağlı, aylık ücret karşılığı
çalışma biçiminde imzalanmışsa, sigortalı haftalık çalışma süresine
bakılmaksızın tam ay olarak bildirilir.
(3) İş sözleşmesi saat ücreti karşılığı yapılmış ise kısmi süreli
çalışan sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin, 4857
sayılı İş Kanununa göre günlük olağan çalışma süresi olan 7,5 saate
bölünmesiyle, sigortalı için bildirilmesi gereken prim ödeme gün
sayısı hesaplanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 7,5 saatin
altındaki çalışmalar 1 güne tamamlanır.
(4) 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve 13/6/1952
tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar
Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamında çalışan
sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin sekiz saate
bölünmesiyle, ayda kaç gün sigortalı bildirileceği hesaplanır. Bu
şekilde yapılacak hesaplamalarda 8 saatin altındaki çalışmalar 1
güne tamamlanır.
(5) Yazılı sözleşme ile sigortalının yapmayı üstlendiği işle ilgili
olarak kendisine ihtiyaç duyulması hâlinde iş görme ediminin yerine
getirileceğinin kararlaştırıldığı çağrı üzerine çalışmalarda,
çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmiş ise bu süreler
üzerinden; taraflar arasında çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak
belirlenmemiş ise sigortalının aylık çalışma süresi yukarıdaki
fıkralar hükmünce hesaplanan gün sayısı üzerinden bildirilir. Ancak,
çalışma süresinin gün, hafta ve ay olarak belirlenmiş süreden fazla
olması hâlinde bu süre dikkate alınarak yukarıdaki fıkralar hükmünce
hesaplanan gün sayısı üzerinden bildirilir. Bu fıkranın
uygulanmasında 4857 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümleri de
dikkate alınır.
(6) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve
yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili
mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak
çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla,
bir takvim ayı içinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam
tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu
bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki
küsuratlar dikkate alınmaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Aylık Prim ve Hizmet Belgesi
Aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenmesi, verilmesi ve
saklanması
MADDE 109 – (1) İşverenler, bir ay içinde Kanunun 4 üncü ve 5 inci
maddelerine tabi çalıştırdığı sigortalılar, 5434 sayılı Kanunun
mülga hükümlerine tabi iştirakçiler ve 4857 sayılı İş Kanununun 7
nci maddesine göre iş görme edimini yerine getirmek üzere başka
işverene geçici olarak devrettiği sigortalılar ile sosyal güvenlik
destek primine tabi sigortalıların;
a) Sosyal güvenlik sicil numaralarını (TC Kimlik Numaralarını),
b) Ad ve soyadlarını,
c) Sigorta, işsizlik ve aylık sosyal güvenlik destek primlerini,
ç) Prime esas kazançlar tutarını,
d) Prim ödeme gün sayılarını,
yanı sıra;
e) Varsa 3568 sayılı Kanuna tabi olan meslek mensubunun adı ve
soyadı ile bunların meslekî oda kayıt numarasını,
f) İşverenin kamu idaresi olması hâlinde tahakkuk veya tediye
görevlisinin adı, soyadını,
g) Kurumca belirlenen diğer bilgileri,
taşıyan ve örneği Ek-9, Ek-9-A ve Ek-9-A-1’de bulunan aylık prim ve
hizmet belgesini ve yine örneği Ek-9-B, Ek-9-B-1’de bulunan aylık
fiilî hizmet süresi zammı prim belgesini, Kurumca çıkarılacak
tebliğde belirtilen süre içinde Kuruma vermekle; sigortalıyı
çalıştırmaya son verdiği veya sigortalının işten çıkması
durumlarında, sigortalının işten ayrıldığı tarihten itibaren 15 gün
içinde durumu ilgili üniteye bildirmekle yükümlüdür. Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince sigortalı olan ve
sigortalı çalıştıran işverenlerin kendilerinin veya tüzel kişi
şirket ortaklarının da bu belge ile Kuruma bildirilmesi hususunda
Kurum yetkilidir. Kurum, elektronik imza uygulamasına geçildiğinde
bu fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kişiler ile
işverenlerin veya vekilinin elektronik imzalarını isteyebilir.
(2) Kurum, bu maddede belirtilen aylık prim ve hizmet belgesini,
diğer kamu idarelerine verilen ve çalışanlara ait bilgileri ihtiva
eden belgelerle birleştirmeye, kamu idarelerinin internet veya
elektronik bilgi işlem ortamından almaya ve işverenleri bu yönde
yükümlü kılmaya yetkilidir.
(3) Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek sürelerde verilmemiş
olmakla beraber;
a) 7/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve
Lokavt Kanununa göre toplu iş sözleşmesi akdedilen işyerlerinden
dolayı, toplu iş sözleşmesine istinaden geriye yönelik olarak
düzenlenmesi gereken ek aylık prim ve hizmet belgelerinin, toplu iş
sözleşmesinin imzalandığı tarihten,
b) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve toplu iş sözleşmesi
dışında kalan sigortalı personel ile toplu iş sözleşmesine tabi
olmakla beraber sendikalara üye olmamaları sebebiyle özel sektöre
ait işyerlerinde sözleşme kapsamında bulunmayan personele yapılan
geriye dönük ücret artışlarına ilişkin alınan karar tarihlerinden,
c) Ücretleri Maliye Bakanlığının vizesine tabi olması sebebiyle
ödenmesine sonradan karar verilen kamu idarelerinde görevli, Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
personel için vizenin gecikmesine bağlı olarak yasal süresi dışında,
ancak, vize işleminin gerçekleştiğine ilişkin yazının tarihinden,
ç) Bir aydan fazla istirahat alan sigortalılara Kurumca ödenen
geçici iş göremezlik ödeneğinin yanı sıra işverenlerince toplu iş
sözleşmesine dayanılarak istirahatlı bulunulan süre için ücret
ödenmesi hâlinde, istirahat süresinin sona erdiği tarihten,
d) 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden iş
mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca,
göreve iadesine karar verilen sigortalı personel için, kesinleşen
mahkeme veya özel hakem kararının, sigortalıya tebliğinden sonra on
iş günü içinde sigortalı işverene işe başlamak üzere başvurduğu
takdirde, onuncu günün iş gününün içinde bulunduğu ayı takip eden ay
başından,
e) İdare mahkemesi kararlarına göre görevlerine iade edilen
sigortalı personel ile ilgili olarak kesinleşen mahkeme kararının
idareye tebliğ edildiği tarihini takip eden günden,
f) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde
belirtilen sigortalılar için kanunî düzenleme veya Bakanlar Kurulu
Kararı ile enflasyon farkı veya başka ad altında geriye yönelik
olarak yapılan ödemelere ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet
belgeleri, ödemenin yapıldığı tarihi takip eden günden,
g) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı olanlardan görevden uzaklaştırılması veya görevine son
verilmesine rağmen idarî tasarrufla ya da yargı kararı ile
görevlerine iade edilenler için geriye dönük olarak ödenen aylık,
ücret veya tahsisata ilişkin aylık prim ve hizmet belgeleri ödemenin
yapıldığı tarihi takip eden günden,
başlamak üzere Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süreler
içinde verilecek ek veya asıl aylık prim ve hizmet belgeleri yasal
süresi içinde verilmiş kabul edilir.
(4) Operasyonlara katılmak amacıyla görev yerleri değiştirilen
askerî birliklerin bu durumunu belgelemeleri kaydıyla yasal süresi
dışında verilen belgeler süresinde verilmiş sayılır.
(5) Yasal süresi içinde vermiş oldukları prim belgesi türünde
yanlışlık yapıldığının anlaşılması üzerine, düzeltme amacıyla yasal
süresi geçirildikten sonra verilen ek veya asıl aylık prim ve hizmet
belgeleri süresinde verilmiş sayılır.
(6) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçları, aylık prim ve
hizmet belgesinin Kuruma verilme süresi içinde Türkiye’ye
dönmemişse, bu araçlarda çalıştırılan sigortalıya ait aylık prim ve
hizmet belgesi, araçların Türkiye’ye dönüşünü takip eden ayın sonuna
kadar Kuruma verilir. Ancak, aylık prim ve hizmet belgesinin Kuruma
verilmesi ve sigorta primlerinin ödenmesi, bu maddede belirtilen
belgenin, Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek verilme
süresinin sona erdiği tarihten itibaren bir ayı geçemez.
(7) Aylık prim ve hizmet belgesi, her işyeri için ve sigortalıların
tabi oldukları sigorta kolları ve farklı prim oranları dikkate
alınarak ayrı ayrı düzenlenir. Belgelerde, sigortalılar sosyal
güvenlik numaralarına göre küçükten büyüğe doğru sıralanır.
(8) Bir işte, bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan
alt işverenler de, çalıştırdıkları sigortalılar için asıl işyerine
Kurumca verilmiş olan sicil numarasını ve alt işveren kodunu yazarak
bu maddenin birinci fıkrasında öngörülen biçimde ve sürede aylık
prim ve hizmet belgesini düzenleyip Kuruma vermek zorundadırlar.
(9) İşveren, alt işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılar için,
hangi alt işverene, sigortalıyı devir alan da, hangi işverene ait
olduğunu belirterek bu şahıslar adına aylık prim ve hizmet belgesi
düzenleyip Kuruma verebilir.
(10) Kendisine ait işyeri müstakilen tescil edilmiş olan
işverenlerin başka işverenlerden aldıkları işlerde çalıştırdıkları
sigortalılarla ilgili belgeler, kendilerine ait tescilli işyerinden
Kuruma verilir.
(11) Kurum barkodu bulunan, aylık prim ve hizmet belgesinin bir
nüshası Kuruma verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden
günden başlanarak müteakip belgenin verilmesi gereken sürenin sonuna
kadar işyerinde sigortalıların görebileceği bir yere asılır.
Sigortalısını geçici olarak bir başka işverene devreden işverenler
aylık prim ve hizmet belgesinin bir nüshasını işyerine asılmak üzere
sigortalısını devrettiği işverene verir.
(12) Aynı işverene ait olup, tek sicil numarası verilmiş olan birden
fazla işyerlerinde de, aylık prim ve hizmet belgesinin Kurum
barkodlu çıktılarının aynı süre içinde sigortalıların
görebilecekleri bir yere asılması zorunludur.
(13) Aylık prim ve hizmet belgesi ile birlikte ay içinde otuz günden
az çalışan veya eksik ücret ödenen sigortalılara ilişkin;
a) Kurumca yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucularından veya
işyeri hekimlerinden alınmış istirahatlı olduğunu gösteren raporu,
b) Ücretsiz veya aylıksız izinli olduğunu kanıtlayan izin belgesi,
c) Disiplin cezası uygulaması, gözaltına alınma ile tutukluluk
hâline ilişkin belgeleri,
ç) Kısmi süreli çalışmalara ait yazılı iş sözleşmesi,
d) İşverenin imzasını da taşıyan puantaj kayıtları,
e) Grev, lokavt, genel hayatı etkileyen olaylar, doğal afetler
nedeniyle işyerinde faaliyetin durdurulduğunu veya işe ara
verildiğini gösteren ilgili resmî makamlardan alınan yazı örneği,
sigortalıların eksik gün bildirimine ilişkin bilgi formu (Ek-10)
ekinde Kuruma verilir veya Acele Posta Servisi, iadeli taahhütlü ya
da taahhütlü olarak gönderilir.
(14) Onüçüncü fıkrada sayılan hâllere ilişkin belgelerin geriye
yönelik olarak her zaman düzenlenebilir nitelikte olanları, aylık
prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süreden sonra verilmesi
hâlinde işleme konulmaz. Bu durumların dışındaki otuz günden az
çalışılan sürelere ait geçerli belgeleri belirlemeye Kurum Yönetim
Kurulu yetkilidir.
(15) Toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleriyle kamu işyerlerinde
çalışan sigortalılara ilişkin eksik bildirim nedenlerinin aylık prim
ve hizmet belgesinde belirtilmesi şartıyla ayrıca belge aranmaz.
(16) İşyerinde sigortalı çalıştırmaya ara verdiğini sigortalıyı
çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren 15 gün içinde yazılı
olarak bildiren işverenin, her ay ayrıca sigortalı çalıştırmadığına
ve ücret ödemediğine ilişkin bir bildirimde bulunması gerekmez.
(17) Yalnızca genel sağlık sigortasına tabi olanlar için aylık prim
ve hizmet belgesi verilmez. Genel sağlık sigortası priminin
alınmasına esas tahakkuk işlemi, Kurumca oluşturulur.
Belgenin sonradan verilmesi
MADDE 110 – (1) İşveren tarafından yasal süresi geçirildikten sonra
Kuruma verilen asıl, ek veya iptal mahiyetteki aylık prim ve hizmet
belgesi, aylık fiilî hizmet süresi zammı prim belgesi ve yıllık
itibari hizmet süresi prim belgesi muhteviyatının işyeri defter ve
belgelerinden tespit edilecek her türlü bilgi ya da kamu idareleri
tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgi ile doğrulanması
hâlinde işleme konulur. Diğer kanunlar gereği defter tutmakla
yükümlü olan işverenlerce yasal süresi geçirildikten sonra verilen
aylık prim ve hizmet belgelerinin fiilî tespitler sonucunda işleme
alınmasında geriye doğru en fazla bir yıllık süre esas alınır.
(2) Defter tutmakla yükümlü olmayan işveren, alt işveren veya
sigortalıyı devir alanlar tarafından yasal süresi geçirildikten
sonra üç ay içinde verilen aylık prim ve hizmet belgeleri, Kurumun
denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından yapılacak
incelemeye göre işleme konulup konulmayacağı karara bağlanır. Söz
konusu üç aylık süre dışında verilen aylık prim ve hizmet belgeleri
ise işleme alınmaz.
(3) Defter tutmak zorunda olan işveren, alt işveren ve sigortalıyı
devir alanlar tarafından yasal süresi geçirildikten sonra ve cari
yıl içinde verilen aylık prim ve hizmet belgeleri için, aksine
yapılmış bir tespit yoksa aylık prim ve hizmet belgesinde bulunan
sigortalıların, işe giriş bildirgelerinin yasal süresi içinde
verilmiş olması hâlinde ayrıca incelemeye gidilmez.
(4) İhbar, şikayet ve şüphe hâllerinde, bu maddenin birinci
fıkrasında belirtilen belgelerden, sonradan verilenlerin içeriği
bildirimleri işverenin yasal kayıt ve belgelerinden doğrulanması
koşuluyla kabul edilir.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde
sayılan sigortalıların, ihbar, şikayet ve şüphe hâlleri bulunmadığı
sürece sonradan verilen aylık prim hizmet belgesi kayıt incelemesine
gidilmeden kabul edilir.
(6) İşverenin; sigortalıların sosyal güvenlik destek primine tabi
olarak çalışırken sehven tüm sigorta kollarından veya tüm sigorta
kollarına tabi çalışırken sehven sosyal güvenlik destek primine tabi
bildirildiğini ileri sürerek, yapılan bu yanlışlığı düzeltmek
amacıyla verdiği iptal ve asıl/ek aylık prim ve hizmet belgeleri
incelemeye gerek kalmaksızın işleme alınır. Bu amaçla verilen
asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerine idarî para cezası
uygulanmaz.
Belgenin dayanağı
MADDE 111 – (1) İşverenlerin tutmak zorunda oldukları defterlerle
dayanağı belgeler, aylık prim ve hizmet belgesinin, aylık fiilî
hizmet süresi zammı prim belgesinin ve yıllık itibari hizmet süresi
prim belgesinin dayanağı belgeler niteliğinde sayılır.
(2) Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin 4
üncü alt bendinde belirtilen şekilde tutulmuş kayıtlar geçerli
sayılmaz ve her bir geçersizlik hâli için idarî para cezası
uygulanır.
(3) İşverenler, işyeri sahipleri, alt işverenler ile sigortalıyı
devralanların kanunlar gereğince tutmak zorunda oldukları
defterlerle dayanağı belgeler, prim belgelerinin dayanağı belgeler
niteliğinde sayılır. Şu kadar ki;
a) Kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu
hâlde tasdiksiz tutulmuş olan defterlerde sigorta primine esas
kazanç ödemeleri bulunan ilgili aylara,
b) Kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan
defterlerin tasdik tarihinden önceki sigorta primine esas kazanç
ödemeleri bulunan ilgili aylara,
c) İşçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş, eksik veya fazla işlenmiş
olduğu tespit edilen defterlere ilişkin aylara,
ç) Gerçek ve fiilî çalışmaya dayanmadığı hâlde, kayıt ve belgelerde
ücret tahakkuk veya ödemesi bulunan aylara,
d) Sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak
tespitine imkân vermeyecek şekilde usulsüz, karışık veya noksan
tutulmuş defterlere ait aylara,
e) Herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması
gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin o ayın dâhil
bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması hâlinde o
aylara,
f) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince
bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı
esasına göre tutulmuş defterlerde, sigorta primine esas kazanç
ödemelerinin ilgili olduğu aylara,
g) Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında getirilen hükümler
doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, işin yürütümü için gerekli
olan sigorta primine esas kazanç tutarının Kuruma noksan
bildirilmesi dolayısıyla re’sen tahakkuk yapılan ay veya aylara,
ğ) Durum tespiti, kamu kurum ve kuruluşları ile 5411 sayılı Kanun
kapsamındaki kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden çalıştığı
tespit edilen sigortalıların kaydedilmemiş ücret tediye
bordrolarının ait olduğu ay veya aylara,
h) Kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlardan
alınan kayıtlardan tespit edilen ücretin altında ücret
tahakkuklarının bulunduğu aylara,
ı) Tasdikli sayfalarının dolması üzerine, yeni defter tasdiki
yerine, belgeli bilgilerin yazım sayfaları kalmayan defterin
tasdiksiz sayfalarına kaydedilen ay veya aylara,
ilişkin defter kayıtları geçerli sayılmaz. Kullanılmaya başlanmadan
önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu hâlde tasdiksiz tutulmuş olan
defterler hakkında defter ve belgelerin ibraz edilmemesine ilişkin
hükümler uygulanır.
Ücret tediye bordrosu
MADDE 112 – (1) İşverenler, Kuruma verdikleri prim belgesinde yazılı
olanları doğrulayıcı nitelikte olmak üzere aylık ücret tediye
bordrosu düzenlemekle yükümlüdürler.
(2) Aylık ücret tediye bordrosunda; Kanunun 102 nci maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendinin beş numaralı alt bendinde sayılan
hususların bulunması zorunludur.
(3) İşyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay,
sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil
numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti (aylık,
haftalık, gündelik, saat veya parça başı ücreti), ödenen ücret
tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasını ihtiva
etmeyen ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz. Ücretlerin ve
diğer ödemelerin makbuz mukabilinde veya banka aracılığı ile
yapılması hâlinde ücret tediye bordrosunda imza şartı aranmaz.
Ücret tediye bordrosunun ayrı ayrı düzenlenmesi ve belgenin işyeri
kayıtları ile mutabakatı
MADDE 113 – (1) Tehlike sınıfları farklı olan işyerlerinde çalışan
sigortalıların aylık ücret tediye bordroları işverence ayrı ayrı
düzenlenir.
(2) Aynı işverene ait iş veya işyerleri ile ilgili defter veya
kayıtların müştereken tutulmuş olması ve bu defter veya kayıtların,
her iş veya işyeri için ayrı ayrı verilmiş olan aylık prim ve hizmet
belgesinde yazılı kazançlar toplamı ile uyumlu olması hâlinde, iş
veya işyeri kayıtlarının verilen bu belgelerde yazılı olanları
doğrulayıcı nitelikte olduğu kabul edilir.
İşyeri kayıtlarının ibrazı
MADDE 114 – (1) İşyeri kayıt belgelerini saklama yönünden;
a) İşverenler, işyeri sahipleri ve alt işveren işyeri ile ilgili tüm
defter ve belgeleri, istenilmesi hâlinde, Kurumun denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurlarına göstermek üzere,
ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak 10
yıl süreyle, Kamu idareleri 30 yıl süreyle, tasfiye ve iflas idaresi
memurları ise görevleri süresince saklamak zorundadırlar.
b) Sigortalıyı devir alan işverenler, devredilen sigortalılarla
ilgili yükümlülüklerini yerine getirmişler ise, yükümlülüklerini
yerine getirdikleri sigortalılarla ilgili kendilerine ait işyeri
kayıt ve belgelerini birinci fıkrada belirtilen sürelerle saklamak
zorundadır.
(2) Yapılacak tebligat üzerine defter ve belgeler, incelemeyi
yapacak denetim ve kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurun
tebligatta belirttiği adrese getirilir. Ancak, işverenler, işyeri
sahipleri, alt işveren ya da sigortalıyı devir alan işveren
tarafından defter ve belgelerin işyerinde ya da belge ile
kanıtlanması kaydıyla işletme merkezinde incelenmesinin yazılı
olarak istenilmesi veya bu isteğin bir tutanakla tespit edilmesi
hâlinde, denetim ve kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurca da
teftişe elverişli bulunursa inceleme orada yapılabilir.
(3) Denetim ve kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurların
istemeleri hâlinde işverenler, bilgisayar ortamında sakladığı işyeri
kayıt ve belgelerini manyetik ortamda verirler. İşveren, denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurlara uygun donanım ve
yazılımlar, terminallere ulaşım imkânları ve uzman personel sağlamak
zorundadır.
(4) Defter ve belgeler Kanunun 99 uncu maddesi gereğince 11/2/1959
tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılacak bildirim ile
istenilebileceği gibi, işveren, işveren vekili, işyeri sahibi, alt
işveren veya sigortalıyı devir alan işveren ile düzenlenecek
tutanakla da istenebilir.
(5) Yapılacak tebligata rağmen, 15 gün ya da haklı bir sebep ileri
sürülerek yazılı istekte bulunulması veya bu durumun ilgililerin
şahsen başvurusu ile bir tutanakla tespiti üzerine verilen mehil
süresi içinde ibraz edilmeyen defter ve belgelerin daha sonra ibraz
edilmesi hâlinde de gerekli inceleme yapılır.
(6) İşveren, işyeri sahibi, işveren vekili, alt işveren veya
sigortalıyı devir alan işveren tarafından haklı bir sebep ileri
sürülerek istenilen mehil süresi, ilgili denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurca belirlenir ve ilgiliye yazılı bildirilir.
Zamanaşımının söz konusu olduğu hâllerde mehil süresine ilişkin
istekler kabul edilmez.
(7) Defter ve belgelerin ibraz edilmeyeceği veya mevcut olmadığı
işveren, işyeri sahibi, işveren vekili, alt işveren veya sigortalıyı
devir alan işveren tarafından yazılı olarak bildirildiği ya da bu
durum ilgili denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurca bir
tutanakla tespit edildiği takdirde, ilgililere defter ve belgelerin
ibrazı hususunda ayrıca tebligat yapılmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Primlerin Ödenmesi
Sigorta primlerinin ödenme süresi ve erken ödeme
MADDE 115 – (1) Kanunda belirtilen sigorta primleri, Kurumca
çıkarılacak tebliğde belirtilecek süre içinde Kuruma ödenir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışanların
primleri aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir.
(3) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (e)
bentleri gereğince genel sağlık sigortalılarının sigorta primleri
ilgisine göre kamu idareleri ve Türkiye İş Kurumu tarafından; aynı
maddenin (d) ve (g) bentlerine göre genel sağlık sigortalısı
olanların sigorta primleri ise kendilerince, Kurumca çıkarılacak
tebliğde belirtilecek süre içinde ödenir. Türkiye İş Kurumu
tarafından Kuruma ödenmesi gereken primlerin anılan Kuruma
aktarılacak olan işsizlik sigortası priminden mahsup edilmesine
ilişkin esaslar iki kurum arasında yapılacak protokolle düzenlenir.
(4) Cari aya ilişkin prim borçlarının katma değer vergisi
alacağından mahsup suretiyle ödenmek istenilmesi hâlinde, Kurumca
çıkarılan tebliğde belirtilecek ödeme sürelerinin bitim tarihinden
itibaren on beş gün içinde yapılan mahsuplar süresi içinde yapılmış
sayılır.
(5) Kurum, işverenlerin her türlü borçlarını, varsa kendilerine
yapacağı ödemelerden mahsup etmeye yetkilidir.
(6) Sigorta primleri, Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek
süreler dışında ödenmekle birlikte;
a) 2822 sayılı Kanuna göre toplu iş sözleşmesi akdedilen
işyerlerinden dolayı toplu iş sözleşmesine istinaden geriye yönelik
olarak ödenen ücretlere ilişkin sigorta priminin, toplu iş
sözleşmesinin imzalandığı tarihten,
b) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve toplu iş sözleşmesi
dışında kalan sigortalı personel ile, toplu iş sözleşmesine tabi
olmakla beraber sendikalara üye olmamaları sebebiyle özel sektöre
ait işyerlerinde sözleşme kapsamında bulunmayan personele yapılan
geriye dönük ücret artışlarına ilişkin kararların alındığı
tarihlerden,
c) Ücretleri Maliye Bakanlığının vizesine tabi olması sebebiyle
ödenmesine sonradan karar verilen kamu sektöründe görevli sigortalı
personel için vizenin gecikmesine bağlı olarak yasal süresi dışında
verilmek zorunda kalınan ek prim belgelerine ilişkin sigorta
primlerinin, vize işleminin gerçekleştiğine ilişkin yazının ilgili
kuruluşa intikal tarihinden,
ç) Bir aydan fazla istirahat alan sigortalılara Kurumca ödenen
geçici iş göremezlik ödeneğinin yanı sıra işverenlerince toplu iş
sözleşmesine dayanılarak istirahatlı bulunulan süre için ücret
ödenmesi hâlinde istirahat süresinin sona erdiği tarihten,
d) Operasyonlara katılmak amacıyla görev yerleri değiştirilen askerî
birliklerin bu durumunu belgelemeleri kaydıyla yasal süresi dışında
vermiş oldukları prim belgelerine ilişkin sigorta primlerinin
belgenin verildiği tarihten,
e) 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden iş
mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca,
göreve iadesine karar verilen sigortalı için, kesinleşen mahkeme
veya özel hakem kararının, sigortalıya tebliğinden sonra on iş günü
içinde sigortalı işverene işe başlamak üzere başvurduğu takdirde,
onuncu iş günün içinde bulunduğu ayı takip eden ay başından,
f) İdare mahkemesi kararlarına göre görevlerine iade edilen
sigortalı ile ilgili olarak mahkeme kararının idareye tebliğ
edildiği tarihi takip eden günden,
g) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre
sigortalı olanlar için yasal düzenleme veya Bakanlar Kurulu Kararı
ile geriye dönük olarak ödenmesine karar verilen aylık, ücret veya
tahsisata ait olmak kaydıyla tahakkuk ettirilecek primler ödeme
gününü takip eden günden,
ğ) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre
sigortalı olanlardan görevden uzaklaştırılması veya görevine son
verilmesine rağmen idarî tasarrufla ya da yargı kararı ile
görevlerine iade edilenler için geriye dönük olarak ödenen aylık,
ücret veya tahsisata ait tahakkuk ettirilecek primler ödemenin
yapıldığı tarihi takip eden günden,
başlamak üzere Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süreler
içinde ödenirse yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilir.
(7) Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim alacakları hakkında Kanunun
89 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca işlem yapılır.
(8) Yasal süresi içinde ödenmeyen prim alacakları için, muacceliyet
tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde icra yoluna başvurmayan
Kurumun yetkili personeli hakkında genel hükümlere göre kovuşturma
yapılır.
(9) Kurum, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin
4 numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş
olanların prim borçlarını, diğer tahsilat yolları dışında,
sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek
şartıyla %5 oranında kesinti yaptırmak suretiyle tahsil eder. Kurum
bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tebliğ ile
belirler.
(10) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı olmakla birlikte, 4857 sayılı Kanunun 13 ve 14
üncü maddelerine göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile
Kanuna göre ev hizmetlerinde ay içinde 30 günden az çalışan
sigortalılar için eksik günlerine ait genel sağlık sigortası
primlerinin 30 güne tamamlanması zorunludur. Bu durumda olan
sigortalıların eksik günlerine ilişkin genel sağlık sigortası
primleri, Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin
(1) numaralı alt bendi veya (g) bendi kapsamında ödenir.
(11) Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen yükümlüler, peşin olarak en fazla 360 güne kadar olan
primlerini erken ödeyebilirler.
(12) Erken ödeme indirimine ilişkin süre, ödemenin yapıldığı günü
takip eden günden kanunî ödeme süresinin son gününe kadar (son gün
hariç) geçen gün sayısı dikkate alınarak hesaplanır. Taksitler
hâlinde yapılan ödemelerde, birden fazla taksitin erken ödenmesi
hâlinde süre, erken ödenen her bir taksit içinde aynı şekilde
belirlenir. Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen yükümlülerin ödeyeceği prim alacağının yasal
ödeme süresinin hesabında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 18 inci
maddesiyle uzayan süreler dikkate alınır.
(13) Erken ödeme indirimi, ödemenin yapıldığı ayda ödeme vadesi
başlamış ayın prim tutarı hariç olmak üzere takip eden ayların
primlerine ödemenin yapıldığı tarihi takip eden günden başlamak
üzere Bakanlar Kurulunca belirlenen indirim oranları dikkate
alınarak günlük hesaplanır.
(14) İndirim miktarı, ödemesi gereken prim borcunun erken ödenen gün
sayısı ve tespit edilen aylık oranın bir günlüğü ile çarpımı
suretiyle bulunur. Bu miktar, ödemesi gereken prim borcundan
çıkarılarak ödenecek tutar hesaplanır.
(15) Erken ödeme indirimi bu maddenin onbirinci fıkrasında
belirtilen yükümlülerin üniteye yaptığı ödemelerde uygulanır.
(16) Erken ödeme kapsamında prim alacaklarını dönemleri itibarıyla
sınırlamaya, münhasıran tahakkuk eden prim alacakları için
uygulatmaya, indirimin yapılma şekli ve zamanı ile diğer usul ve
esasları belirlemeye Kurum yetkilidir.
Afet durumunda belgelerin verilme süresi ve primlerin ertelenmesi
MADDE 116 – (1) Kanunun 91 inci maddesinin birinci fıkrasında
belirtilen nedenlerle prim borçları ertelenen işverenler ile
sigortalıların borçlarını ödeme vadesi, erteleme süresinin son
günüdür. Kurum afet nedeniyle prim ödeme aczine düşme hâllerini
belirler.
(2) Kanunun 91 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen
durumlarda, afetin meydana geldiği ayda verilmesi gereken aylık prim
ve hizmet belgesi, aylık fiilî hizmet süresi zammı prim belgesi ve
yıllık itibari hizmet süresi prim belgesi afetin meydana geldiği ayı
takip eden üç ay içinde Kuruma verildiği takdirde, süresinde
verilmiş sayılır.
(3) Kurum Yönetim Kurulu; genel hayatı etkilediğine karar verilen
afetler dolayısıyla Kanunun 91 inci maddesinin üçüncü fıkrasının
uygulaması bakımından prim ödeme sürelerini, vadelerinin bitim
tarihinden itibaren uzatmaya yetkilidir. Bu yetki, bölge, il, ilçe,
mahal ve afetten zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi
veya prim türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle
de kullanılabilir.
(4) Prim borcunun ertelendiği sürede zamanaşımı işlemez ve ertelenen
kısmına gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kuruma Yeterli İşçiliğin Bildirilmiş Olup Olmadığına İlişkin
Araştırma ve Re’sen Yapılacak İşlemler
İhale konulu işlerde araştırma ve re’sen yapılacak işlemler
MADDE 117 – (1) Kanunun 85 inci maddesi ikinci fıkrasında belirtilen
kurum ve kuruluşlar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan her
türlü işlerde ünitece yapılacak araştırma; işin kesin kabulünün ya
da geçici kabulünün noksansız olarak yapıldığı tarihten sonra ve
işverene ödenmesi gereken Katma Değer Vergisi hariç, malzeme fiyat
farkı ve akreditif bedeli dâhil toplam istihkak tutarına, işin
asgari işçilik oranının yüzde 25 eksiği uygulanmak suretiyle
yapılır.
(2) İşin sözleşmesinde çalıştırılacak sigortalı sayısı belli ise,
öncelikle bu sigortalıların kişi/gün sayısı üzerinden Kuruma
bildirilmiş olup olmadığı araştırılır. Bu araştırma sonucunda Kuruma
bildirilmeyen sigortalılar ile ilgili belgelerin verilmesi,
yapılacak bir ay süreli bir tebligat ile işverenden istenir.
Belgelerin verilmemesi veya eksik verilmesi hâlinde bu belgeler
ünitece re’sen düzenlenir. Belgelerin ünitece düzenlenmesinin mümkün
olmadığı hâllerde ise birinci fıkrada öngörüldüğü gibi işlem
yapılır. İşin sözleşmesi ile Kuruma yapılan bildirimler arasında
herhangi bir eksikliğin bulunması hâlinde söz konusu eksikliğin
ihale makamınca doğrulanması durumunda bazı aylardaki kişi/gün
sayısı eksikliği üzerinde durulmaz.
(3) Asgari işçilik oranları, Kurum bünyesinde oluşturulan Asgari
İşçilik Tespit Komisyonunca belirlenir ve bu oranlar tebliğ ile
yayımlanır.
(4) İhaleli işin birden fazla konuyu kapsıyor olması ve bünyesindeki
her bir işin asgari işçilik oranı daha önce belirlenmiş olmak
kaydıyla, ihale makamı tarafından her bir işe ait istihkak
tutarlarının ayrı ayrı bildirilmesi hâlinde, araştırma işlemi, her
bir işe ait asgari işçilik oranları dikkate alınarak yapılır. Her
bir işe ait istihkak tutarının ayrı ayrı bildirilmemesi hâlinde ise,
işverenin yazılı isteği üzerine araştırmada, bu işlerin en yükseğine
ilişkin asgari işçilik oranı dikkate alınır. İşveren tarafından
yapılan işlere ilişkin en yüksek asgari işçilik oranının
uygulanmasının kabul edilmemesi durumunda işin asgari işçilik oranı
Asgari İşçilik Tespit Komisyonu tarafından belirlenir.
(5) İdarece, işverene ödemelerin döviz şeklinde yapılması durumunda,
döviz tutarı, ödemenin yapıldığı tarihlerdeki Merkez Bankasınca
belirlenen döviz satış kuru üzerinden Yeni Türk Lirasına çevrilerek
işlem yapılır.
(6) Fiilen işin başlangıç ve bitiş tarihlerinin, işverence resmî
makamlardan alınacak belgelerle kanıtlanması istenebilir. Bu
tarihlerin resmî belge ile kanıtlanamaması hâlinde, ihale makamının
bildirmiş olduğu tarihlere itibar edilerek işlem yapılır.
Özel nitelikteki inşaatlarda araştırma ve re’sen yapılacak işlemler
MADDE 118 – (1) Gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği haiz
olmayan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan özel nitelikteki
inşaat işyerleri hakkında ünitece yapılacak araştırma; inşaat
maliyetine Kurumca yayımlanan tebliğ ile belirlenen asgari işçilik
oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle yapılır.
(2) Bina maliyeti, belediyeler, valilikler ve ruhsat vermeye yetkili
diğer makamların vermiş olduğu inşaatın ruhsatnamesinde yazılı
bulunan, ruhsatnamesi yoksa ünitece tespit edilecek yüzölçümü ile
birim maliyet bedelinin çarpımı suretiyle bulunacak tutar üzerinden
hesaplanır.
(3) Birim maliyet bedelleri, her yıl inşaatın sınıfı ve grubuna göre
Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca tespit edilerek Kurumca
çıkarılacak bir genelge ile açıklanır.
(4) İnşaatın niteliği dikkate alınarak, inşaatın ruhsatnamesi ile
Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca tespit edilen listede kayıtlı
yapının sınıfı ve grubunun farklı olduğunun anlaşılması hâlinde,
inşaatın yapı grup ve sınıfı, Kurumun denetim ve kontrolle görevli
memurlarınca mahallinde düzenlenen tespit tutanağına istinaden
ünitece belirlenerek işlem yapılır; ünitece tespit edilen yapı sınıf
ve grubuna gelen itirazlar ise karara bağlanmak üzere Asgari İşçilik
Tespit Komisyonuna intikal ettirilir.
(5) Genelgede belirtilmemiş olan inşaata ait birim maliyet bedeli,
genelgede kayıtlı benzeri bir inşaatın birim maliyet bedeli
üzerinden hesaplanabilir.
(6) Başladığı yıl içinde bitirilmiş olan inşaatın maliyetinin
hesaplanmasında o yıl için tespit edilen, başladığı yıldan sonraki
yıllarda bitirilmiş inşaatın maliyetinin hesabında ise bitirildiği
yıldan önceki yıla ait birim maliyet bedeli esas alınır.
(7) Araştırma, bina inşaatının bittiği tarihten sonra yapılır.
Ancak, bu işlem, inşaatın el değiştirmesi ve zorunlu hâllerde,
inşaat, Ek-11’de inşaatın ikmal edilen kısmının bina maliyetine
oranlarını gösterir tabloda gösterilen durumlara uygun bulunduğu
takdirde bu oranlar aynen, uymadığı takdirde ise, yapılmayan
kısımlar yapılan kısımlara oranlanarak bulunacak maliyet esas
alınmak suretiyle inşaatın herhangi bir safhasında da yapılabilir.
(8) Gerektiğinde, inşaatın başladığı ve bitirildiği tarihin
işverence resmî makamlardan alınacak belgelerle kanıtlanması
istenebilir. İnşaatın başladığı tarihin resmî belge ile
kanıtlanamaması hâlinde, yapı ruhsat tarihi inşaatın başladığı tarih
olarak kabul edilir.
Araştırma ve re’sen yapılacak işlemlerde ortak hükümler
MADDE 119 – (1) Araştırma yapılırken, ihale konusu işlerde kesin
kabulün ya da geçici kabulün noksansız yapıldığı, özel nitelikteki
inşaat işyerlerinde de inşaatın bitirildiği tarihe kadar Kuruma
bildirilmiş olan işçilik miktarı dikkate alınır. İşin başlangıç
tarihinden önce ve bitim tarihinden sonra Kuruma bildirilmiş olan
sigorta primine esas kazanç tutarları ile gün sayıları araştırma
işleminde dikkate alınmaz. Ancak, aksine tespit yoksa iptali de
yapılmaz.
(2) Kurumda tescil edilmemiş veya tescil edilmiş olmakla beraber hiç
işçilik bildirilmemiş işyerleri ya da gerekli görülen diğer hâllerde
işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarı, Kurumun
denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca tespit olunur.
İhale konusu ve özel nitelikteki inşaat işlerinde ünitece yapılacak
araştırma, söz konusu işlerin Kuruma tesciline ve bildirimde
bulunulması koşuluna bağlıdır. Şu kadar ki, faaliyet süresinin tümü
zamanaşımına uğramış olan bu tür işlerde ünitece prim tahakkuku ve
tahsilinin yapılabilmesi için yukarıda belirtilen işlerin tescili ve
bildirim koşulu aranmaz.
(3) Ünitece ihale konusu işlerde yapılan araştırma sonucunda bu
Yönetmeliğin 117 nci maddesine göre tespit edilen ve Kuruma
bildirilmediği anlaşılan asgari işçilik miktarı üzerinden, gerçek
veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği haiz olmayan kurum ve
kuruluşlarca yapılan özel nitelikteki inşaat işyerlerinde ise bu
Yönetmeliğin 118 inci maddesi uyarınca hesaplanan prim tutarı,
aksine bir tespit olmaması hâlinde, faaliyet süresinin son ayına mal
edilerek tahakkuk ettirilmek suretiyle gecikme cezası ve gecikme
zammı ile birlikte ödenmek üzere işverene tebliğ olunur. İşverence
borcun tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceğinin ve daha
sonra Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca
inceleme yapılması istenilmeyeceğinin bir dilekçe ile bildirilmesi
hâlinde, borç kesinleşir ve işlemler sonuçlandırılır. Kesinleşen
fark prime esas kazanç tutarları Gelir İdaresi Başkanlığının ilgili
birimine bildirilir.
(4) Ünitece hesaplanan borcun yapılan tebligata rağmen
ödenmeyeceğinin bildirilmesi veya tebligatta belirtilen sürede
bildirimde bulunulmaması durumunda, Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurlarınca inceleme yapılır.
(5) Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca
inceleme yapılmasına başlandıktan sonra inceleme sonucuna göre işlem
yapılır. Ancak, denetim ve kontrole başlanmakla birlikte, işverenin
borcu ödeyeceğine ilişkin üniteye yazılı başvurusu üzerine, ünitenin
bu isteği ön kabulü, Kurum denetim ve kontrolle görevlendirilmiş
memurlarının uygun bulması koşuluyla inceleme durdurulur. En geç 15
gün içinde borcun ödendiğine ilişkin yazının Kurumun denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş memurlarına ulaşması üzerine, kontrol ve
inceleme işleminden vazgeçilmiş sayılır ve yasal kayıt ve belgeleri
işverene iade edilir. İşverenin borcu ödememesi durumunda ise
incelemeye devam edilir.
(6) İşyerleri hakkında ünitece araştırma yapılmış olması
gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş
memurlarınca işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik
miktarının tespiti hususunda inceleme yapılmasına engel oluşturmaz.
Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca sonradan
inceleme yapılması durumunda, daha önce ödenmiş prim ile varsa
gecikme cezası ve gecikme zammı tutarı, işin yürütümü için gerekli
olan asgari işçilik miktarı üzerinden hesaplanan ve Kuruma
ödenmediği anlaşılan prim ile varsa gecikme cezası ve gecikme
zammından mahsup edilir.
(7) Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca
yapılacak incelemede işin yürütümü için gerekli olduğu saptanan
asgari işçilik miktarının Kuruma bildirilmediğinin veya eksik
bildirildiğinin tespiti hâlinde, bildirilmeyen tutar, hangi aylara
ait olduğu hususunda bir tespit varsa o aylara; tespit yoksa
faaliyette bulunulan son aya mal edilir ve bu maddenin sekizinci
fıkrası ile Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi
ile (e) bendinin (4) numaralı alt bendi de dikkate alınarak gerekli
işlem yapılır.
(8) İşyerlerinde;
a) Fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü
bilgiden ya da kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki
kuruluşlar tarafından düzenlenen belge veya bilgilerden, çalıştığı
tespit edildiği hâlde bu çalışmaları Kuruma bildirilmeyen veya eksik
bildirilen,
b) Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığına veya eksik ücret
ödendiğine dair belgeleri Kuruma verilmeyen veya verilen bu belgeler
Kurumca geçerli sayılmayan,
sigortalılar ile ilgili olarak düzenlenmesi gereken, sigortalı işe
giriş bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgesi ünitece yapılacak
bir ay süreli tebligat ile ilgili işveren veya alt işverenden
istenir.
(9) Söz konusu belgeler, yapılan tebligata rağmen verilmediği
takdirde ünitece re’sen düzenlenir.
Serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavir
raporlarına dayanarak prim tahakkuku
MADDE 120 – (1) Bu Yönetmeliğin 117 ve 118 inci maddeleri uyarınca
serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler
tarafından düzenlenen raporlar neticesinde, ünitece tahakkuk
ettirilen primler, Kanunun 88 inci maddesi de dikkate alınmak
suretiyle hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte
bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ olunur.
(2) Ayrıca, işin yürütümü için gerekli olduğu saptanan asgari
işçilik miktarının Kuruma bildirilmediğinin veya eksik
bildirildiğinin anlaşılması hâlinde, bildirilmeyen tutarın hangi aya
ait olduğu hususunda bir tespit varsa o aya; tespit yoksa faaliyette
bulunulan son aya mal edilir. Kanunun 102 nci maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendi ile (e) bendinin (4) numaralı alt bendi de
dikkate alınarak gerekli işlem yapılır.
İtiraz Komisyonları
MADDE 121 – (1) Kurumca, sigortasız çalıştırıldığı veya eksik gün ya
da kazanç üzerinden Kuruma bildirildiği tespit edilen sigortalılara
ilişkin tahakkuklara yapılacak itirazlar Prim Tahakkuk İtiraz
Komisyonunca, Kurumca tahakkuk ettirilen idarî para cezalarına
yapılacak itirazlar İdari Para Cezaları İtiraz Komisyonunca, işkolu
koduna yapılan itirazlar ise İşkolu Kodu İtiraz Komisyonunca
değerlendirilerek, karara bağlanır.
(2) Ünite Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu, ünite amiri veya
görevlendireceği yardımcısı, ilgili şef, dosya memuru ve varsa
avukattan oluşur.
(3) Kurumca tahakkuk ettirilen ve tebliğ edilen prim borcuna karşı
tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, prim borcunu tebliğ eden
üniteye dilekçe vermek veya bu dilekçeyi taahhütlü olarak göndermek
suretiyle işverence itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur.
İtiraz, Ünite Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonunda incelenerek en geç
30 gün içinde karara bağlanır. İtirazın reddi hâlinde işveren,
kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş
mahkemesine başvurabilir. İşverenin mahkemeye dava açması Kurumun
takibini durdurmaz.
(4) İdari Para Cezası İtiraz Komisyonu, ünite amiri veya
görevlendireceği yardımcısı, ilgili şef, dosya memuru ve varsa
avukattan oluşur.
(5) Kanunla getirilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya geç
olarak yerine getirilmesi hâlinde, Kanunun 102 nci maddesine
istinaden ilgililere idarî para cezası verilir. İdarî para cezaları
ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş
gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya
aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İşveren, tebliğ edilen
idarî para cezası borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün
içinde İdari Para Cezası İtiraz Komisyonuna dilekçe vermek veya bu
dilekçeyi taahhütlü olarak göndermek suretiyle itiraz edebilir.
İtiraz, Kurum işlemlerini durdurur. İtirazlar, ilgili itiraz
komisyonunda incelenerek en geç 30 gün içinde karara bağlanır.
Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden
itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler.
Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması hâlinde, idarî para
cezası kesinleşir.
(6) İşkolu Kodu İtiraz Komisyonu, ünite amiri veya görevlendireceği
yardımcısı ilgili şef, dosya memuru ve varsa sosyal güvenlik kontrol
memurundan oluşur.
(7) Kurum, işyerinin tespit edilmiş bulunan tehlike sınıf ve
derecesini, yaptıracağı incelemelere dayanarak kendiliğinden veya
işverenin ya da Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendine göre sigortalı sayılanların isteği üzerine değiştirebilir.
Kurumca yapılacak değişikliklere ilişkin kararın takvim yılından en
az bir ay önce ilgililere tebliği, ilgililer tarafından değişiklik
isteğinin de takvim yılından en az iki ay önce Kuruma bildirilmesi
şarttır. Karara bağlanacak değişiklikler, karar veya istekten
sonraki takvim yılı başından itibaren yürürlüğe girer. İşverenler
ile Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlar, tehlike sınıf ve derecesi ile prim oranı
hakkında Kurumca yapılacak yazılı bildirimi aldıktan sonra bir ay
içinde Kuruma itiraz edebilir. Kurum, bu itirazı inceleyerek en geç
üç ay içinde karara bağlayarak sonucunu itiraz edene bildirir.
İlgililer, Kurumun kararı üzerine, kararın tebliğ tarihinden
itibaren bir ay içinde yetkili mahkemeye başvurabilir.
(8) İtiraz komisyonlarınca itirazın reddi hâlinde, işveren veya
sigortalının mahkemeye başvurması Kurum işlemlerini durdurmaz.
İtiraz süresi geçtikten sonra yeni iddialar ileri sürülemez. Maddi
hatalar taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi itiraz komisyonlarınca
re’sen dikkate alınır. İtiraz komisyonları, iş durumuna göre, itiraz
komisyonu başkanının çağrısı üzerine haftada en az bir defa çalışma
saatleri içinde toplanır.
(9) İşveren, sigortalı veya bunların vekilleri, itiraz hakkında
itiraz komisyonunca karar verilinceye kadar itirazlarından
vazgeçebilirler. Vazgeçme, işverenin üniteye vereceği bir dilekçeyle
veya bu husustaki beyanının tutanak ile tespiti suretiyle yapılır.
Vazgeçme beyanı açık olmalıdır. Vazgeçme hâlinde, itiraz eden o
olaya münhasır olmak üzere itiraz hakkını kaybetmiş sayılır.
(10) İtiraz komisyonlarınca alınan kararlarda;
a) Karar ve esas numarası,
b) İtiraz edenin adı, soyadı, ticari unvanı ve açık adresi,
c) İşyeri sicil numarası,
ç) Tebliğ olunan prim veya idarî para cezası borcunun miktarı,
d) İtiraz olunan primin veya idarî para cezası borcunun miktarı,
e) Borç tebligatının tebliğ tarihi,
f) İtirazın yapıldığı tarih,
g) İtirazın konusu,
ğ) Kararın gerekçesi ve hüküm,
h) Karar tarihi,
hususlarının bulunması gereklidir.
(11) İtiraz komisyonlarınca alınan karar üç nüsha düzenlenir. Üyeler
tarafından imzalanıp ünite mührü ile mühürlendikten sonra bir
nüshası işyeri dosyasında muhafaza edilir, bir nüshası itiraz edene
tebliğ olunur, bir nüshası da ünitede ayrı bir dosyada saklanır.
DOKUZUNCU KISIM
Kontrol, Denetim, Soruşturma ve Sigortasız Çalışmanın Önlenmesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Kontrol, Denetim, Soruşturma
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları
MADDE 122 – (1) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurları, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda belirtilen
Kurum müfettişleri ile sosyal güvenlik kontrol memurlarıdır.
Kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından yapılacak tespitler
MADDE 123 – (1) Kamu idarelerinin denetim elemanları, kendi
mevzuatları gereğince işyerlerinde yapacakları her türlü soruşturma,
denetim ve incelemeler sırasında, çalışanların ilgili mevzuat gereği
sigortalı olup olmadığını tespit ederek, sigortasız çalışanları ve
sigortalıların prime esas kazançlarını veya sigortalı gün
sayılarının eksik bildirilmesine ilişkin tespitlerini, tespit
tutanağıyla Kuruma gönderilmek üzere bağlı bulundukları kamu
idaresine bildirirler.
Kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından yapılan tespitlere
ilişkin yürütülecek işlemler
MADDE 124 – (1) Kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından
yapılan tespitlere ilişkin yürütülecek işlemlerin usul ve esasları
Kamu İdarelerinin Denetim Elemanlarınca Yapılacak Tespitler Hakkında
Yönetmelik ile belirlenir.
(2) Askerî işyerlerine ait sigorta işlemlerinin denetim ve kontrolü
askerî iş müfettişlerince de yapılabilir. Bu müfettişlerce
düzenlenen raporlar üzerine yapılacak işlemlerle ilgili olarak
birinci fıkra hükümleri uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Sosyal Güvenlik Bilincinin Yaygınlaştırılması
Eğitim ve bilinçlendirme
MADDE 125 – (1) Sosyal güvenlik bilincinin yerleştirilmesi ve
artırılması amacıyla, Kurum;
a) Ülke genelinde örgün ve yaygın öğretimde, eğitim çalışmalarını
ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak yürütür.
b) Meslek örgütleri ile sendikalar ve diğer sosyal taraflarla
sigortasız çalışmanın yoğun olduğu sektörlerin ve işyerlerinin
tespiti, önlemler geliştirilmesi, bilinçlendirme ve eğitim
faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi konularında etkinlikler düzenler.
c) Yazılı, görsel basın ve diğer iletişim araçları ile kamuoyunu
bilgilendirir.
ç) Sosyal Güvenlik Haftası etkinliklerini düzenler.
d) Sosyal güvenlik ile ilgili sorunların tespitinde davranış
analizleri yaptırır.
e) İşverenlerden Kanunda belirtilen yükümlülüklerini yerine
getirenlerden Kurumca belirlenen kriterleri taşıyanlara "Takdir
Belgesi" veya "Sosyal Güvenlik Sorumluluk Belgesi" verilebilir.
f) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanan ülkelerde çalışan veya
çalışmış Türk vatandaşları ile bunların aile bireylerini ilgili ülke
mevzuatları ve sosyal güvenlik sözleşmesinden doğan hak ve
yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek üzere bu ülkelerin sosyal
güvenlik kurumları ile ortak danışma günleri düzenler.
Koordinasyon
MADDE 126 – (1) Kurumun amaçlarına ve sürekli gelişim ile performans
hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunmak, birimler arasında
koordinasyonu, bilgi akışını ve uygulama birliğini sağlamak,
sorunlara ortak çözümler üretmek üzere Koordinasyon Kurulu
oluşturulur. Kurul; Kurum Başkanının başkanlığında, başkan
yardımcıları, genel müdürler, Rehberlik ve Teftiş Başkanı, Strateji
Geliştirme Başkanı, I. Hukuk Müşaviri, ilgili daire başkanları,
Ankara, İstanbul ve İzmir rehberlik ve teftiş grup başkanları ile
aynı illerin sosyal güvenlik il müdürlerinden oluşur. Başkan,
gündeme göre diğer sosyal güvenlik il müdürlerini de toplantılara
davet edebilir. Kurul yılda en az bir defa toplanır. Kurulun
sekreterya hizmetleri Strateji Geliştirme Başkanlığınca yürütülür.
ONUNCU KISIM
Çeşitli, Yürürlükten Kaldırılan, Geçici ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Yürürlükten Kaldırılan Hükümler
Zamanaşımının mahiyeti ve süresi
MADDE 127 – (1) Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin
dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık
zamanaşımına tabidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme
kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden,
Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan
tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim
elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma,
denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve
inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya 5411
sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar,
kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan
bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal
ettiği tarihten itibaren zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu
alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası
ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son
gününü takip eden günden itibaren uygulanır.
(2) Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
alacakları, hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki
yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar, hakkı doğuran olay
tarihinden itibaren ise beş yıl sonunda düşer.
(3) Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücu davaları,
on yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı tarihi; rücu konusu gelir
ve aylıklar bakımından Kurumun onay tarihinden, masraf ve ödemeler
için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.
(4) İdarî para cezaları on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar.
(5) Kanunda aksine hüküm bulunmayan, iş kazası, meslek hastalığı ve
ölüm hâllerinde bağlanması gereken gelir ve aylıklara hak
kazanıldığı tarihten itibaren, talep tarihi beş yılı aştığında,
talep tarihinden geriye doğru beş yıllık kısmı hak sahiplerine
ödenir. Geriye kalan kısım ise zamanaşımına uğrar.
(6) Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını ispat
edenler hakkında, yukarıdaki beşinci fıkra hükümleri uygulanmaz.
(7) Kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından kazanılan
diğer haklar, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde
istenmezse düşer.
(8) Sigortalının yargı kararıyla gaipliğine karar verilmesi hâlinde,
hak sahiplerine bağlanacak gelir ve aylıklarla yapılacak toptan
ödemeler ve genel sağlık sigortasına ait alacakların zaman aşımı
süresi, gaipliğe ilişkin kararın kesinleştiği tarihte başlar.
Sosyal güvenlik sözleşmesi hükümlerine göre Kurum alacaklarının
tahsili ve bilgi istenilmesi
MADDE 128 – (1) Kurumun her türlü prim alacakları ile idarî para
cezaları, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan her türlü ödemelere
ait rücu talepleri, yersiz ödenen gelir ve aylıkların geri alınması
ile, her türlü bilgi ve belgeler ülkemiz ile yapılmış olan ikili
veya çok taraflı uluslararası sözleşmeye taraf olan ülkelerde ikamet
eden işveren, işyeri sahibi, sigortalı ve üçüncü kişilerden,
uluslararası sözleşmeye taraf ülkelerin sosyal güvenlik kurumları
aracılığıyla sözleşme hükümleri çerçevesinde talep ve tahsil edilir.
Bilgi ve belge istenilmesi
MADDE 129 – (1) 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, döner
sermayeli kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler doğrudan,
münferit olarak bilgi ve belge istenmesi hariç olmak üzere kamu
idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ise Kurumla
yapılacak protokoller çerçevesinde, Devletin güvenliği ve temel dış
yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile özel hayat ve
aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı
kalmak kaydıyla özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı
hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa Kurum tarafından
kişilerin sosyal güvenliğinin sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre
Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile bu Kanun kapsamında verilen
diğer görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve
belgeyi sürekli veya belli aralıklarla vermeye, bilgilerin
elektronik ortamda görüntülenmesini sağlamaya, görüntülenen bu
bilgilerin güvenliğini sağlamaya, muhafaza etmek zorunda oldukları
her türlü belge ile vermek zorunda oldukları bilgilere ilişkin
mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki
kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hâle
getirmek için gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz
etmeye mecburdurlar.
(2) Kanunun 100 üncü maddesi kapsamında bilgi ve belge istenilmesine
ilişkin usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak tebliğ ile belirlenir.
Tebliğ çıkarma yetkisi ve bildirimler
MADDE 130 – (1) Kurum, Kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu
hizmetlerin uygulanmasına ilişkin hususları duyurmak amacıyla tebliğ
çıkarmaya yetkilidir.
(2) Kurum tarafından yapılacak yükümlülük içeren bildirimler,
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak koşulu ile 7201 sayılı
Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.
4046 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin esaslar
MADDE 131 – (1) 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 21 inci
maddesi kapsamında iş kaybı tazminatı alanlar, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı ve
genel sağlık sigortalısı sayılır. Ancak, bunlar kısa vadeli sigorta
kollarına tabi değildir. Kanun kapsamındaki yükümlülüklerin ne
şekilde yerine getirileceği Kurum ile Türkiye İş Kurumu arasında
yapılacak protokolle belirlenir.
(2) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme,
geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan Kanunun 5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen kursiyerlerle ilgili
olarak sigortalı ve işyeri tescili, prim belgelerinin verilmesi ve
primlerin ödenmesi ile iş kazası ve meslek hastalıklarının bildirimi
gibi yükümlülüklere ilişkin usul ve esaslar Kurum ile Türkiye İş
Kurumu arasında yapılacak protokolle belirlenir.
İtibari hizmet süreleri ve itibari hizmet süresi primi
MADDE 132 – (1) İtibari hizmet süresi uygulamasından Kanunun 49 uncu
maddesinde yer alan sigortalılar yararlandırılır.
(2) İtibarî hizmet süresi, Kanuna göre bağlanacak aylıklar ve
yapılacak toptan ödemelerin hesabında dikkate alınan ancak hiçbir
şekilde Kanunla tanınan hakları kazanma bakımından gerekli prim
ödeme gün sayısı, yaş ve emeklilik ikramiyesinin hesabında nazara
alınmayan süredir.
(3) Sigortalıların itibari hizmet süresinden yararlandırılabilmesi
için hizmetlerin Kanunun 49 uncu maddesinde belirtilen unvanlarda,
görevlerde ve yerlerde geçmesi şarttır.
(4) Kurum, sigortalıların ve işlerin Kanunun 49 uncu maddesinde
öngörülen itibari hizmet süresi kapsamında olup olmadığının tespiti
amacı ile işverenlerden uygun görülen bilgi ve belgeleri isteme
hakkına sahiptir.
(5) İşverenlerce, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalıların yıl içinde itibari
hizmet süresi kapsamında geçen çalışmalara ait prim ödeme gün
sayıları, yıllık itibari hizmet süresi prim ve hizmet belgesinde
(Ek-9-C ve EK-9-C-1) ayrı bir belge türü koduyla Kuruma verilecek
olan yıllık itibari hizmet süresi prim belgesi ile çalışmanın olduğu
yılın son ayında tespit edilerek bildirilir.
(6) İtibari hizmet süresi, sigortalıların Kanunun 49 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b), (c) bentlerinde ve ikinci fıkrasında
belirtilen sigortalıların Kanunda belirtilen işlerde geçen çalışma
sürelerinin her yılı için;
a) Üç ay eklenecekse (itibari hizmet süresi kapsamında çalışılan gün
sayısı x 0,25),
b) Altı ay eklenecekse (itibari hizmet süresi kapsamında çalışılan
gün sayısı x 0,50),
formülü uygulanarak hesaplanır.
(7) Kanunun 49 uncu maddesinde belirtilen unvanlarda, görevlerde ve
yerlerde yıl içinde geçen çalışmaların gün sayısı dikkate alınmak
suretiyle, bu maddenin 5 inci fıkrasına göre süre tespiti yapılarak
itibari hizmet süresinden yararlandırılacağı gün sayısı bulunur.
Tespit edilen gün sayısı ile yılın son ayında sigortalı adına ödenen
malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ait sigortalı ve işveren prim
toplam tutarının 30’a bölünmek suretiyle bulunacak günlük prim
tutarının, itibari hizmet süresi ile çarpılması sonucu işveren
tarafından ödenecek prim tutarı tespit edilir. Tespit edilen bu
tutarın tamamı, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(c) bentlerinde belirtilen sigortalılar için, işveren tarafından
çalışmanın olduğu yılın son ayını takip eden 15 gün içinde prim
belgesi verilmek suretiyle ödenir.
(8) Yıl içinde itibari hizmet süresine tabi görevinden ayrılanların,
ayrıldıkları aydaki sigortalı adına ödenen malullük, yaşlılık ve
ölüm sigortasına ait sigortalı ve işveren prim toplam tutarının 30’a
bölünmek suretiyle bulunacak günlük prim tutarının, itibari hizmet
süresi ile çarpılması sonucu işveren tarafından ödenecek prim tutarı
tespit edilir ve bu tutar ayrıldığı ayı takip eden 15 gün içinde
prim belgesi verilmek suretiyle ödenir.
(9) Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerine göre itibari hizmet süresinden yararlandırılanların bu
süresi toplam üç yıldan fazla olamaz.
(10) Kanunun 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre itibari hizmet
süresinden yararlandırılanlarda süre sınırı yoktur.
(11) Kanunun 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre itibari hizmet
süresinden yararlandırılanların sürelerine birinci fıkranın (a)
bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde gösterilenler için
itibari hizmet süresi ayrıca eklenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Yürürlükten kaldırılan Yönetmelik ve uygulanmasına devam edilecek
hükümler
MADDE 133 – (1) 16/1/2004 tarihli ve 25348 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Sosyal Sigortalar Kurumu Sosyal Sigorta İşlemleri
Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) Devralınan kurumlar tarafından çıkarılan ve bu Yönetmeliğin
kapsamına giren hususları düzenleyen yönetmeliklerin, Kanuna ve bu
Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
Sigorta ve emekli sicil ile tahsis numaraları ve dosyalar
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sosyal
güvenlik kurumlarına tescili yapılan sigortalıların eski tescil
bilgileri, sosyal güvenlik sicil numarası altında güncellenerek
Kanuna göre tescil işlemleri sonuçlandırılır. Bunlar için ayrıca
sigortalı işe giriş bildirgesi talep edilmez. Sosyal güvenlik sicil
numarası ile tescil edilene kadar eski emekli, sigorta ve Bağ-Kur
sicil numaraları kullanılır. Sosyal güvenlik sicil numaraları ile
birlikte bu numaraların sadece arşivleme işlemlerinde kullanılmasına
devam edilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen sigortalıların;
a) Tescil kayıtları, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk
defa tescil edilen sigortalılar için oluşturulan tescil kütüğündeki,
b) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki hizmet kayıtları,
sigortalılıkları Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra
başlayan sigortalılar için Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonraki süreler için oluşturulan hizmet kütüğündeki,
kayıtları ile birleştirilerek ortak bir veri tabanı oluşturulur.
(3) Elektronik arşiv alt yapısı oluşturuluncaya kadar Kurumca
gerekli görülmesi hâlinde, sigortalılarla ilgili Kurum dışından
alınan veya Kurumca düzenlenen kâğıt ortamındaki belgelerin
muhafazası ve bu belgelere erişimi sağlamak üzere, her bir sigortalı
için sigorta sicil dosyası açılabilir.
(4) Kanunla yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik kanunlarına göre
gelir ve aylık bağlananlara, bu Yönetmeliğin 72 nci maddesinde
belirtilen tahsis numarası verilir. Ancak, tahsis kodları, tahsis
kodunun başlangıcına, devredilen sosyal güvenlik kurumlarından
hangisinin gelir veya aylık bağladığının tespitini sağlamak üzere;
a) Sosyal Sigortalar Kurumunca bağlanan gelir ve aylıklar için (A),
b) Bağ-Kur’ca bağlanan aylıklar için (B),
c) Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar için (C),
kodu eklenir.
(5) Dördüncü fıkrada belirtilen uygulama başlatılıncaya kadar,
Kanunla yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik kanunlarına göre
gelir veya aylık bağlananların ödeme işlemleri, eski emekli sicil ve
tahsis numaraları üzerinden yürütülür.
Eski işyerlerinin tescil işlemleri
GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Kanunun yürürlük tarihinden önce, yürürlükten
kaldırılan 506 sayılı Kanuna göre tescili bulunan işyerleri için
ayrıca tescil işlemi yapılmaz. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamına giren sigortalılara ilişkin işlemler,
tescilli olan bu işyerleri dosyalarından sürdürülür.
(2) Kanun yürürlüğe girmeden önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre
iştirakçi çalıştıran ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra da
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı sayılan kişileri çalıştırmaya devam eden kamu idareleri
işyeri bildirgesini en geç 24/10/2008 tarihine kadar Kuruma vermek
zorundadırlar.
İsteğe bağlı sigortalılar
GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce;
a) 506 sayılı Kanunun 85 inci,
b) 1479 sayılı Kanunun 79 uncu,
c) 2926 sayılı Kanunun 60 ıncı,
maddelerine tabi isteğe bağlı sigortalılığı devam edenlerin bu
sigortalılıkları, yeni bir yazılı talep alınmaksızın ve Türkiye’de
ikamet şartı aranmaksızın Kanunun isteğe bağlı sigortalılığına
ilişkin hükümlerine göre devam ettirilir.
(2) Yukarıda birinci fıkrada belirtilenlerin isteğe bağlı sigorta
primi ödenmiş süreleri, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile
genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve
bu süreler sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
(3) Bunların Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki sürelere ait
primlerin tahsilinde birinci fıkrada belirtilen ilgili mülga kanun
ile birinci fıkranın (a) bendi kapsamındakiler için 22/2/2006
tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden
Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun ve 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
(4) 1/10/2008 tarihinden önce, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6)
numaralı bendinde belirtilen işleri, hizmet akdiyle herhangi bir
işverene tabi olmaksızın sürekli ve kazanç getirici nitelikte
yapmakta olanlardan, 1/10/2008 tarihinden sonra aynı şartlarla bu
işleri yaptıkları tespit edilen kadınların; isteğe bağlı sigortalı
olarak 2008 yılı için Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt sınırının onbeş katı üzerinden başlanılarak,
takip eden her yıl için bir puan arttırılmak suretiyle otuz katını
geçmemek üzere malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel
sağlık sigortası primi öderler. Bu durumdaki sigortalıların tespiti,
Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenecek usul ve
esaslara göre yapılır.
Eski gelir ve aylıklarda durum değişiklikleri ve alt sınır aylığı
GEÇİCİ MADDE 4 – (1) Sigortalı veya hak sahiplerine, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce 506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı
kanunlara göre bağlanıp, Kanun hükümlerine göre ödenmesine devam
edilen gelir ve aylıkların, durum değişikliği nedeniyle artırılması,
azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında Kanunla
yürürlükten kaldırılan ilgili Kanun hükümleri uygulanır. 21/4/2005
tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi hükümleri saklıdır.
(2) Ölen sigortalının hak sahiplerine gelir ve aylık bağlanması ile
bu gelir ve aylıkların durum değişikliği hâllerinde artırılması,
azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında Kanunun yürürlük
tarihinden önce ölen sigortalılar için mülga kanun hükümleri,
Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölen sigortalılar için ise Kanun
hükümleri uygulanır. Gelir veya aylık almakta iken Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra ölen sigortalının hak sahipleri için de Kanun
hükümleri uygulanır.
(3) Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü
Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği
tarihten önce meydana gelen;
a) İş kazası, meslek hastalığı, vazife ve harp malullüğü sonucu
meslekte kazanma gücü kayıp oranları,
b) Malulen emeklilik ile yaşlılık sigortası erken yaşlanma ve
çalışma gücü kayıp oranları,
c) Hak sahibi malul çocukların çalışma gücü kayıp oranları,
tespiti sonucu gelir ve aylık alanların kontrol muayenelerine
ilişkin değerlendirme, ilk tespitlerinde esas alınan mevzuat
hükümleri doğrultusunda yapılır.
(4) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce birden fazla dosyadan
gelir veya aylık alınması durumunda, Kanunun yürürlük tarihinden
sonra yeni dosyadan gelir veya aylık alınmasına hak kazanılması
hâlinde, yeni bağlanacak dosyadaki gelir ve aylık miktarı da dâhil
olmak üzere mukayese yapılarak en düşük miktarlı dosya kapsamdan
çıkarılır ve kalan dosyalardaki karşılaştırmalar Kanunun 54 üncü
maddesine göre yapılır.
(5) Hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylığı alt sınırı;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendine
tabi sigortalıların Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen süreler
için hesaplanan ve ölen sigortalıların hak sahiplerine bağlanacak
aylıklar; hak sahibi bir kişi ise Kanunun 55 inci maddesine göre
hesaplanan alt sınır aylığının %80’inden, hak sahibi iki kişi ise %
90'ından az olamaz.
b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamındaki sigortalılar için Kanunun geçici 2 nci maddesine göre
bağlanan ölüm aylıklarında; aynı maddenin (a) bendinde belirtilen
aylığın hesabında;
1) 2000 yılından önce hizmetlerin bulunması hâlinde, hak sahiplerine
bağlanacak aylıklar mülga 506 sayılı Kanunun 4447 sayılı Kanunla
değiştirilmeden önceki,
2) Sadece 2000 yılından sonra hizmetlerin bulunması hâlinde ise hak
sahiplerine bağlanacak aylıklar mülga 506 sayılı Kanunun 4447 sayılı
Kanunla değiştirilen,
96 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki alt sınır aylığının, aylık
başlangıç tarihine aylık artışlarıyla taşınmış miktarının hak sahibi
bir kişi ise % 80’inden, hak sahibi iki kişi ise % 90'ından az
olamaz.
c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalılar için Kanunun geçici 2 nci maddesine göre
bağlanan ölüm aylıklarında; aynı maddenin (a) bendinde belirtilen
aylığın hesabında; mülga 1479 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde
belirtilen birinci basamağın % 45’i tutarındaki aylığın, aylık
başlangıç tarihine aylık artışlarıyla taşınmış miktarının hak sahibi
bir kişi ise % 80’inden, hak sahibi iki kişi ise % 90’ından az
olamaz.
Sigortalılık Süresi
GEÇİCİ MADDE 5 – (1) Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479,
2925, 2926 ve 5434 sayılı kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20
nci maddesindeki sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile
hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri,
borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi
oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.
506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 6 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıranlar tarafından Kuruma
yapılacak bildirimler, Kurum ile işveren, kamu idareleri ile kurum
ve kuruluşların internet ve elektronik alt yapısı oluşturuluncaya
kadar kâğıt ortamında yürütülür. Adi posta veya kargo ile gönderilen
veya Kuruma doğrudan verilen işe giriş bildirgelerinde, bildirgenin
Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih; taahhütlü, iadeli taahhütlü
veya acele posta servisi olarak gönderilenlerde ise postaya
verildiği tarih, bildirim tarihi olarak kabul edilir.
(2) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mülga 506 sayılı Kanunun 86
ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm topluluk sigortasına
tabi olanlardan;
a) Avukat ve noterler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi,
b) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen
Türk işverenlerince bu işlerde çalıştırılmak üzere götürülen Türk
işçileri, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi,
kapsamında sigortalı sayılırlar.
(3) Bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen sigortalıların topluluk
sigortası kayıtları esas alınarak tescilleri Kurum tarafından Kanuna
uygun hâle getirilir. Ancak, bunların kendileri veya işverenleri
tarafından örneği Kurumca hazırlanan belgenin Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren en geç üç ay içinde Kuruma verilmesi zorunlu
olup, Kurum tescilleri bu belgelere göre gözden geçirir.
(4) Kanunun yürürlük tarihinden önce uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt
dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri
hakkında, kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası
hükümleri uygulanır. Bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına
tabi olmak istemeleri hâlinde, Kanunun 50 nci maddesinin ikinci
fıkrasının Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı
fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında
isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanır. Bu kapsamda, isteğe bağlı
sigorta hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası
primi alınmaz. Bunların bildirimleri işverenleri tarafından
durumlarına uygun aylık prim ve hizmet belgesi ile yapılır.
(5) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kısa ve uzun vadeli
sigorta kollarına ait topluluk sigortası primlerinin takip ve
tahsilinde, ilgili topluluk sigortası sözleşmesi ile 506, 5458 ve
5763 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(6) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce;
a) Geçmiş dönemlere ait mutabakatı sağlanamayan üç aylık veya dört
aylık sigorta primleri dönem bordrolarının incelenerek işleme
alınmasında sakınca görülmeyen sigortalı kayıtlarının bilgisayara
aktarılmasına,
b) Geçmiş dönem üç aylık veya dört aylık sigorta primleri
bordrolarında yer alan sicilsiz tahakkukların, bu tahakkuklar
üzerinde hak iddia eden sigortalılara maledilmesine,
kanunların mülga hükümlerine göre karar vermek üzere ünitelerde
komisyonlar oluşturulabilir. Komisyonların çalışma usul ve esasları
Genel Müdürlükçe belirlenir.
(7) 506 sayılı Kanunun mülga ek 5 inci maddesinde sayılan itibari
hizmet süresi kapsamında yer alıp Kanunun 40 ıncı maddesinde
sayılmayan işlerde, Kanunun yürürlük tarihinden önce geçen çalışma
sürelerinin değerlendirilmesinde 3600 gün prim ödeme şartı aranmaz.
Bu itibari hizmet süreleri aylığa hak kazanma koşullarında dikkate
alınır.
(8) Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölen sigortalıların hak
sahiplerine Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ölüm
aylığı bağlanmasında aranan en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup
toplam 900 gün prim ödeme gün sayısı şartlarının tespitinde, Kanunun
yürürlük tarihinden önce yapılan her türlü borçlanma süreleri de
dikkate alınmaz.
1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 7 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendine göre sigortalı sayılanlar hakkında Kuruma yapılacak
bildirimler, Kurum ile ilgili kurum ve kuruluşların, internet ve
elektronik alt yapısı oluşturuluncaya kadar, kâğıt ortamında
yürütülür. Adi posta veya kargo ile gönderilen veya Kuruma doğrudan
verilen işe giriş bildirgelerinde, bildirgenin Kurum kayıtlarına
intikal ettiği tarih; taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta
servisi olarak gönderilenlerde ise postaya verildiği tarih, bildirim
tarihi olarak kabul edilir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle
gerçek ve basit usulde gelir vergisi mükellefleri ile anonim
şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara
bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve
donatma iştiraklerinin ise tüm ortaklarından, sigortalılık niteliği
taşıdıkları hâlde Kanunun yürürlük tarihinden önce kayıt ve
tescilini yaptırmamış olanların sigortalılıkları, Kanunun yürürlük
tarihi itibarıyla başlar. Ancak, Kanunun yürürlük tarihi ile
4/10/2000 tarihi arasında vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydı
ile sigortalının Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde
talepte bulunması hâlinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı
için Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre
talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma
tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir. Sigortalının
kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ
tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi hâlinde, bu süreler
sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalıya tebliğ
edilen borç tutarının bu süre içinde tam olarak ödenmemesi hâlinde
ise bu süreler, sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve
ödenen tutar Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir.
(3) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 9/6/1932 tarihli ve 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununa göre başlatılmış olan icra takipleri
anılan kanun hükümlerine göre takip edilerek sonuçlandırılır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan köy muhtarlarının prime esas
kazançlarının belirlenmesinde; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
31/12/2008 tarihine kadar, Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenen
prime esas günlük kazancın 15 katı dikkate alınır ve 30 katı
geçmemek üzere her yıl bir puan artırılarak uygulanır.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi
sigortalılardan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar hariç, kendi adına
ve hesabına bağımsız çalışan sigortalılardan, Kanunun yürürlük
tarihinden önce sigortalı olarak kaydı ve tescili yapılmış olanların
Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenen prime esas kazançlarını
1/10/2008 (dâhil) tarihi ilâ 31/12/2008 (dâhil) tarihi arasında
beyan etmemeleri hâlinde, ödeyecekleri aylık primler beyanda
bulununcaya kadar daha önce bulundukları en son gelir basamaklarına
karşılık gelen tutarlar üzerinden alınır. Bu süre içinde beyanda
bulunulması hâlinde; beyan ettiği prime esas kazanç üzerinden ilgili
ayın prim tahakkuku yapılır, beyanda bulunulmayan ancak bu süre
içinde kalan ay için ise prime esas asgari kazanç üzerinden prim
tahakkuku yapılır. Prim tahakkukuna esas bu tutarlar Kanunun 82 nci
maddesinde belirtilen asgari günlük kazanç alt sınırına göre
hesaplanan aylık prime esas kazanç tutarından az olamaz ve Kanunun
80 inci maddesi ikinci fıkrasının (b) bendi hükmü saklıdır. Bu
sigortalılar için prime esas kazançlarının beyanıyla ilgili, bu
Yönetmeliğin 104 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre
ödemenin beyan olarak kabulüne ilişkin hüküm, Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren üç aylık süre içinde geçerlidir.
(6) 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı hâlde,
Kanunun geçici 17 nci maddesinin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı
aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin
prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca
çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından
itibaren 6 ay içinde ödememeleri hâlinde, prim ödemesi bulunan
sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı
ayın sonu itibarıyla, hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise
tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna
ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez. Bu
sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmez ve Kurum alacakları
arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha
sonra müracaat etmeleri hâlinde müracaat tarihindeki Kanunun 80 inci
maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç
tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ
tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler
sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki
kanunlara göre durdurulanlar için de bu fıkra hükmü uygulanır.
(7) 1479 sayılı Kanuna göre aylık almakta olanlarla Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaları
nedeniyle Kanunun geçici 2 nci maddesine göre aylık bağlanacaklara,
ilgili dosyasından 10 yıl süreyle sağlık sigortası veya genel sağlık
sigortası primi ödememiş olanlardan, sağlık sigortası ve genel
sağlık sigortası primi kesilmiş olan süreler düşülmek kaydıyla,
aylıklarının % 10’u oranında ve 10 yılı tamamlayacak süreyle genel
sağlık sigortası primi kesilir.
(8) Kanunun yürürlük tarihinden önce 29/8/1977 tarihli 2108 sayılı
Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasasının 4 üncü maddesine göre
muhtar seçildikleri tarih itibarıyla, 1479 sayılı Kanuna göre kayıt
ve tescilleri yapılan köy muhtarlarından; bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi
hükümlerine göre sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin bu
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde yazılı talepte
bulunmaları hâlinde sigortalılıkları aynen devam ettirilir. Bu süre
içinde talepte bulunmayanlar hakkında ise Kanun hükümleri uygulanır.
(9) Kanunun yürürlük tarihinden önce 1479 sayılı Kanun kapsamında
sigortalı sayılıp, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (b)
bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı sayılmayan
anonim şirketlerin kurucu ortaklarından, Kanunun yürürlük tarihinden
sonra sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin, Kanunun
yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde yazılı talepte bulunmaları
hâlinde, sigortalılıkları aynen devam ettirilir. Bu süre içinde
talepte bulunmayanların sigortalılıkları ise Kanunun yürürlük tarihi
itibarıyla sona erer.
(10) 1479 sayılı Kanun kapsamına alınması gerektiği hâlde,
sigortalılığı başlamayan ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar
T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve 506 sayılı Kanunun
geçici 20 nci maddesinde belirtilen emekli sandıkları ile kanunla
kurulu diğer emekli sandıklarınca kendilerine yaşlılık, malullük
veya ölüm aylığı bağlananlar, 1/10/1972 tarihinden itibaren 1479
sayılı Kanun kapsamı dışında sayılırlar. Ancak, 1479 sayılı Kanuna
tabi sigortalı olanlardan Kanunun yürürlük tarihinden önceki hizmet
süreleri, diğer kurum ve sandıklara bildirilmiş ise bu hizmetler
geçerli sayılır.
(11) Kanunun 19 uncu maddesi gereğince, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılara iş kazası
veya meslek hastalığı sonucu bağlanacak sürekli iş göremezlik
gelirlerinde, son takvim ayının Kanunun yürürlük tarihinden önceki
bir tarih olması hâlinde, basamakların karşılığı gelirler dikkate
alınarak son takvim ayı itibarıyla Kanun hükümlerine göre hesaplanan
sürekli iş göremezlik geliri, Kanunun yürürlük tarihine kadar mülga
1479 sayılı Kanuna göre aylıkların artırılmasında uygulanan artış
oranları, Kanunun yürürlük tarihinden gelir başlangıç tarihine kadar
ise 5510 sayılı Kanunun 55 inci maddesi hükümlerine göre artırılır.
Kanunun yürürlük tarihinden önce meydana gelen iş kazaları ile
Kanunun yürürlük tarihinden önce anlaşılan meslek hastalıkları
yönünden Kanun hükümleri uygulanmaz.
(12) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalılara, Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendine göre bağlanacak malullük ve ölüm aylıklarının
hesaplanmasında, 1/1/2000 tarihinden önce ve sonra sigortalılık
süresinin bulunması hâlinde, sadece 1/1/2000 tarihinden sonraki
süreler dikkate alınır. Bu sigortalılara bağlanacak malullük ve ölüm
aylıkları Kanunun geçici 2 nci maddesi hükümleri dikkate alınarak
Kanunun 27 ve 33 üncü maddeleri hükümlerine göre hesaplanır. Bu
şekilde hesaplanan aylıklar, Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen
sürelerin, toplam hizmet süresine oranlanması şeklinde
kısmileştirilir.
2829 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 8 – (1) 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal
Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkında Kanunun 13 üncü maddesine göre Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önceki sürelere ait müşterek aylıklardaki sosyal güvenlik
kurumlarına ait katılım payları, karşılıklı olarak tasfiye edilir.
Ancak, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıkların
Kanunun geçici 20 nci maddesine göre Kurumca devralınacağı tarihe
kadar olan müşterek aylıklardaki katılım paylarının 2829 sayılı
Kanuna göre karşılıklı olarak tahsil ve tediyesine devam edilir.
(2) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi
olup bu tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal
güvenlik kurumlarına tabi hizmetleri bulunan ya da Kanunda
belirtilen sigortalılık hâllerinden birden fazlasına tabi olanların
tahsis taleplerinde, Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri
uygulanır. Kanuna tabi geçen hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici
20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerin
birleştirilmesinde de mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(3) 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi geçen hizmetlerin diğer
sosyal güvenlik kanunlarına tabi geçen hizmetlerle birleştirilmesi
suretiyle aylık bağlanacağı durumlarda bu hizmetler, prim ve prime
ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli
sayılır ve bu hizmetlere istinaden bağlanacak aylıklar, prim ve
prime ilişkin her türlü borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşında
başlar.
2925 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 9 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 2925
sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı kabul edilir. 2925 sayılı Kanuna tabi olan sigortalılar
ile bunların hak sahipleri ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin her
türlü hak ve yükümlülükleri, Kanunla yürürlükten kaldırılan
hükümleri hariç olmak üzere 2925 sayılı Kanuna göre devam eder.
(2) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 2925 sayılı Kanuna tabi olan
sigortalılardan bu tarihten sonra alınacak primlerin hesabına esas
tutulacak günlük kazanç, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen
prime esas günlük kazancın alt sınırıdır.
(3) 2925 sayılı Kanunun öngördüğü her türlü yardım ve ödemeleri
karşılamak üzere, Kurumca sigortalılardan 2925 sayılı Kanunun 30
uncu maddesi gereğince %12,5’i genel sağlık sigortası primi olmak
üzere %32,5 oranında prim alınır. Sigortalılar, her ayın primini en
geç ertesi ayın sonuna kadar Kurum hesabına alacak kaydedilmek üzere
ilgili banka şubelerine öderler. Şu kadar ki, gecikme cezası ve
gecikme zammı ile birlikte ait olduğu yılı izleyen yılın Şubat ayı
sonuna kadar ödenen primler de süresi içinde ödenmiş kabul edilerek
sigortalılığın sona ermesine neden olmaz.
(4) Prim, süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı
sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay
için % 3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her
ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak
üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine
Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası
cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin
aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı
hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük
hesaplanır.
(5) 2925 sayılı Kanunda belirtilen haklardan yararlanabilmek için
gerekli olan primler ödenmedikçe, sigortalılar ile bunların hak
sahiplerine ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere bu haklar verilmez,
gelir ve aylıklar söz konusu primlerin ödenmesini takip eden ay
başından itibaren başlar.
(6) Alınacak prim ve yapılacak yardımların hesabında esas tutulacak
gün sayısı, primi ödenmiş her ay için onbeş, bir tam yıl için 180
gündür. Primi ödenmiş ayın prim ödeme gün sayısı, ayın onaltısından
itibaren tam ay gibi kabul edilir.
(7) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 2925 sayılı Kanuna göre
sigortalı sayılanlardan;
a) Primlerini gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte ait
olduğu yılı takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar ödemeyenlerin, o
yılın 1 Ocak gününden itibaren,
b) Sigortalılıklarına devam etmek istemediklerini Kuruma yazılı
olarak bildirenlerin, bu bildirimin Kurum kayıtlarına intikal ettiği
tarihi izleyen yılbaşından itibaren,
c) Kanuna ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci madde kapsamındaki
sandıklara tabi olarak sigortalılığı başlayanların, prim kesilmeye
başlandığı tarihten itibaren,
sigortalılıkları sona erer. Ancak, (c) bendi uyarınca
sigortalılıkları sona erip de, prim ödenmesine son verilenlerin 2925
sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları, prim ödenmesine son verildiği
tarihi takip eden ay başından itibaren kendiliğinden başlar.
(8) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki ayda 2925 sayılı
Kanuna göre sigortalılık talebinde bulunanlar hakkında da bu madde
hükümleri uygulanır.
(9) Kanunun yürürlük tarihinden önce 2925 sayılı Kanuna tabi
sigortalılardan, Kanunun yürürlük tarihinden sonra iş kazası veya
meslek hastalığı sonucu ölenlerin ana ve babasına Kanunda belirtilen
şartları taşımaları hâlinde ölüm geliri bağlanır.
2926 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 10 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi sigortalı olanların hak
ve yükümlülükleri, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında devam eder.
(2) Tarımsal faaliyette bulunanlar ile ilgili bildirim yükümlülüğü
e-sigorta ile yerine getirilebileceği gibi kâğıt ortamında da
yapılabilir. Adi posta veya kargo ile gönderilen veya Kuruma
doğrudan verilen işe giriş bildirgelerinde, bildirgenin Kurum
kayıtlarına intikal ettiği tarih, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya
acele posta servisi olarak gönderilenlerde ise postaya verildiği
tarih, bildirim tarihi olarak kabul edilir. Sonradan verilen
sigortalı işe giriş bildirgelerinin, e-Sigorta ile kabul edilmesi
hususunda Kurum yetkilidir.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4)
numaralı alt bendi kapsamında sigortalı sayılanların prime esas
kazançlarının belirlenmesinde; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten,
31/12/2008 tarihine kadar Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenen
günlük kazancın 15 katı dikkate alınır, 30 katı geçmemek üzere her
yıl 1 puan artırılarak uygulanır.
(4) Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince beyanda
bulunmayan bu sigortalıların, beyanda bulununcaya kadar prime esas
günlük kazançları, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime
esas günlük kazancın alt sınırı olarak dikkate alınır.
(5) Bu Yönetmeliğin 115 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre,
tarımsal ürün bedellerinden yapılacak tevkifata ilişkin düzenleme
yapılıncaya ve tevkifatı yapan gerçek ve tüzel kişilerin Kurum
bilgisayar sistemine erişimi sağlanıncaya kadar, 26/3/1994 tarihli
ve 21886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 Seri Nolu Uygulama
Tebliği hükümlerine göre işlem yapılır.
(6) 2926 sayılı Kanuna göre aylık almakta olanlarla Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi
kapsamında çalışmaları nedeniyle Kanunun geçici 2 nci maddesine göre
aylık bağlanacaklara ilgili dosyasından on yıl süreyle sağlık
sigortası veya genel sağlık sigortası primi ödememiş olanlardan,
sağlık sigortası ve genel sağlık sigortası primi kesilmiş olan
süreler düşülmek kaydıyla, aylıklarının % 10’u oranında ve 10 yılı
tamamlayacak süreyle genel sağlık sigortası primi kesilir.
5434 sayılı Kanuna göre bağlanmış aylıklar ile diğer ödemeler
GEÇİCİ MADDE 11 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
5434 sayılı Kanuna göre tahsis edilmiş; aylık, tazminat, harp
malullüğü zammı, evlenme ikramiyesi, ölüm, eğitim ve öğretim yardımı
gibi diğer ödemeler ile yardımlara ve 8/2/2006 tarihli ve 5454
sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre verilmekte olan ek ödemeye
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre ödenmesine devam olunur. Bunlardan fiilî hizmet
süresi beş ilâ on yıl arasında olan iştirakçilerden dolayı dul ve
yetim aylığı almakta olanların aylıkların hesaplanmasında, Kanunla
yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun, aylığa
hak kazanma, evlenme ve cenaze ödenekleri ile aylıkların ödemeye
devam şartlarında Kanunun 32, 34 ve 37 nci maddeleri esas alınır.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanuna tabi
olanlarla ilgili işlemler
GEÇİCİ MADDE 12 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce;
a) 5434 sayılı Kanununa tabi iştirakçi iken Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra da aynı statüde çalışmaya devam edenler,
b) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kamu idarelerinde hizmet akdi
ile veya sözleşmeli olarak çalışanlardan, ilgili kanunları gereği
5434 sayılı Kanun ile ilgilendirilenler ile bunlardan ilgi devamı
kurmuş olanlar, aynı statüde çalışmaya devam ettikleri sürece,
c) 5434 sayılı Kanunun 12, ek 71, ek 76 ve geçici 192 nci maddeleri
uyarınca ilgi devamı sağlanmış olanlardan ilgileri devam
ettirilenler,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında bu Yönetmeliğin geçici 13 ve
14 üncü maddeleri hükümleri uygulanır.
(2) 5434 sayılı Kanunun 12, ek 71, ek 76 ve geçici 192 nci
maddelerine göre ilgi devamı şartlarını taşıyanlardan Kanunun
yürürlük tarihinden sonra, ilgi devamı kurmak isteyenler hakkında da
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dâhil 5434 ve mülga 2829
sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
(3) 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiilî hizmet süreleri genel
sağlık sigortasının uygulanmasında gerekli olan sigortalılık süresi
ve prim ödeme gün sayılarında dikkate alınır.
(4) Kanunun yürürlük tarihinden önce 24/6/1965 tarihli ve 635,
18/3/1986 tarihli ve 3269, 22/7/1965 tarihli ve 644, 1/11/1983
tarihli ve 2937, 25/3/1957 tarihli ve 6940 ve 26/10/1990 tarihli ve
3671 sayılı kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre
fiilî hizmet süresine müstahak görevlerde çalışanların bu görevlerde
geçirdikleri süreler Kanunun 40 ıncı maddesi gereğince aranan 3600
günün doldurulmasında nazara alınır.
(5) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre ilk defa sigortalı
olanların sigortalılık başlangıç tarihinden önceki sürelerinin,
Kanunun 41 ve 46 ncı maddeleri, 5434 sayılı Kanunun ek 31 inci
maddesi ile 3201 sayılı Kanuna göre borçlandırılmaları hâlinde,
sigortalılığın başlangıç tarihinin geriye götürülmesini ve
haklarında Kanunun geçici maddelerinin uygulanmasını gerektirmez.
(6) Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun ilgili
hükümlerine göre itibari hizmet süresine müstahak kadro veya
görevlerde bulunanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin itibari
hizmet süreleri hakkında, 5434 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin
uygulanmasına devam edilir.
(7) Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
olup da 8/9/1999 tarihinden 30/4/2008 tarihine kadar ilk defa
iştirakçi sayılanlar kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş ve
25 tam yıl kesenek ya da sigorta primi ödemiş olması veya 61 yaşını
doldurması ve en az 15 tam yıl kesenek ya da malullük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primi ödemesi şartıyla yaşlılık aylığından
yararlanırlar.
(8) 30/4/2008 tarihinden sonra 5434 sayılı Kanuna göre ilk defa
iştirakçi olanlar hakkında Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve
üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.
5434 sayılı Kanuna tabi çalışmakta iken Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanların kesenekleri
GEÇİCİ MADDE 13 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
iştirakçi olup, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanların
kesenek ve karşılıkları, fiilî hizmet zammı ve itibari hizmet süresi
karşılıkları ile %100 artış farkları hakkında Kanunla yürürlükten
kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca
işlem yapılır. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamındaki sigortalıların, çalıştıkları kamu idarelerinin
sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevlerinin Kurum
tarafından devralındığı tarihten itibaren, kamu idarelerince bu
kapsamdaki sigortalılar için her ay emekli keseneklerine esas
aylıklarının %12'si oranında ayrıca genel sağlık sigortası primi
ödenir. Bunlar için Kanunun 81 inci maddesinin (h) fıkrası uyarınca
ödenecek ek karşılıkların hesabında, genel sağlık sigortası primi
tutarları dikkate alınmaz.
(2) Bu Yönetmeliğin geçici 12 nci maddesinin birinci fıkrası
kapsamındakiler, Kanunun 60 ıncı maddesinin ilgili fıkralarındaki
şartlar dikkate alınarak genel sağlık sigortalısı sayılırlar.
(3) Bunlara ait prim belgelerinin düzenlenmesi ve Kuruma gönderilme
ile ödeme süreleri hakkında bu Yönetmeliğin 109 ve 115 inci
maddelerine göre işlem yapılır.
5434 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunanlar hakkında uygulanacak
işlemler
GEÇİCİ MADDE 14 – (1) Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde;
a) Bir süre iştirakçi olduktan sonra görevinden ayrılanların,
b) İştirakçi iken, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına
alınanların,
c) 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak
yeniden çalışmaya başlayanların,
ç) Bu fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenlerin dul ve
yetimlerinin,
aylık, tazminat, harp malullüğü zammı, evlenme ikramiyesi gibi diğer
ödemeler ile ölüm, eğitim ve öğretim yardımları hakkında, Kanunla
yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 ve mülga 2829 sayılı
Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
(2) Birinci fıkra kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması,
artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan
ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve
yardımlar ile ölüm yardımı, evlenme ve emeklilik ikramiyeleri
hakkında Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434
sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin
uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate
alınır.
5434 sayılı Kanuna tabi olanların aylıklarının yükseltilmesi
GEÇİCİ MADDE 15 – (1) 5434 sayılı Kanuna göre ödenen aylıklar ile
Kanunun geçici 4 üncü maddesine göre bağlanacak aylıklar, memur maaş
katsayılarındaki artışlara göre yükseltilir. Ayrıca, 5434 sayılı
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra barem, teşkilat, kadro ve
sair kanunlar ile aynı rütbe, kadro ve sair kanunlarda yapılacak
değişiklikler sonucunda aylık tutarlarında meydana gelecek
yükselmeler, aynı rütbe, kadro unvanı ve dereceden bağlanmış bulunan
emeklilik, malullük ve vazife malullüğü aylıkları ile dul ve yetim
aylıkları hakkında da uygulanır.
Vazife malullüğü kapsamı
GEÇİCİ MADDE 16 – (1) 5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup Kanunun
yürürlük tarihinden sonra Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanların malullükleri;
a) Vazifelerini yaptıkları sırada,
b) Vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir
kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden,
c) Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken,
ç) İdarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü
sırasında,
d) İşyerinde herhangi bir nedenden dolayı meydana gelen kazadan,
doğmuş olduğu, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının
sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı
tıbbî belgelerin incelenmesi sonucunda, çalışma gücünün en az %
60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü
kaybettikleri anlaşılanlar hakkında, Kanunla yürürlükten kaldırılan
hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanundaki vazife ve harp malullüğüne
ilişkin hükümler uygulanır.
5434 sayılı Kanuna tabi özürlülere ilişkin hükümler
GEÇİCİ MADDE 17 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434
sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup,
çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az %
40 oranında özürlü olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu
bulunanlar ile en az % 40 oranında doğuştan özürlü olduklarını
belgeleyenlerden aylık talep tarihinde Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara; en az
5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli
keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri hâlinde bu madde
hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak çalışmaya
başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet
sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek
raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum
Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760,
b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480,
gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla,
haklarında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil
5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
Bazı kamu personelinin borçlanma işlemleri
GEÇİCİ MADDE 18 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
a) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel
Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet
Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerden bilahare
Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında görev alanların,
b) Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların,
bahse konu okullarda geçen başarılı eğitim süreleri, istekleri
hâlinde; borçlanma talep tarihinde ilgisine göre en az aylık alan
polis veya komiser yardımcısının emekli keseneğine esas unsurları
üzerinden, bu sürelere ait sigortalı ve işveren hissesi priminin
tamamı borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır. Bundan doğacak
borç tutarının tamamı borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren iki
yıl içinde kendileri tarafından ödenir.
(2) Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli
fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına
öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü
edilen okullarda geçen başarılı öğrenim süreleri de istekleri
hâlinde; borçlanma talep tarihinde en az aylık alan astsubay çavuşun
emekli keseneğine ait unsurlar üzerinden, birinci fıkradaki esaslar
dâhilinde borçlandırılarak tahsil edilmek suretiyle hizmetten
sayılır.
(3) Personel mevzuatına göre almış oldukları disiplin cezası sonucu
23/4/1999 tarihi ile 14/2/2005 tarihleri arasında memuriyetleri sona
erenlerden, 22/6/2006 tarihli ve 5525 sayılı Kanun uyarınca
haklarında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile ortadan
kaldırılanların, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde
Kuruma müracaatları hâlinde, görevlerinden ayrıldıkları tarih ile
göreve başladıkları tarih arasındaki prim veya kesenek ödenmemiş
süreleri, istekleri hâlinde, görevlerinden ayrıldıkları derece ve
kademelerine prim veya kesenek ödenmemiş veya borçlanmak istedikleri
sürenin her üç yılına bir derece ve her yılına bir kademe verilmek
ve öğrenim durumları itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 36 ncı maddesindeki yükselebilecekleri dereceleri geçmemek
üzere tespit edilecek derece, kademe ve ek göstergeleri ile emekli
keseneğine esas aylığın hesabına ait tüm unsurların toplamının
müracaat tarihinde yürürlükte olan katsayı ile çarpımı sonucu
bulunacak tutarlar esas alınarak, yine o tarihteki kesenek ve
karşılık oranları borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır.
Bundan doğacak borç tutarının tamamı borcun tebliğ edildiği tarihten
itibaren iki yıl içinde kendileri tarafından eşit taksitlerle veya
defaten ödenir.
5434 sayılı Kanuna göre hizmet azlığı sebebiyle aylığa hak
kazanamayıp bu Kanuna göre aylığa hak kazananlar
GEÇİCİ MADDE 19 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamındaki sigortalılar ile kamu idarelerindeki
görevlerinden ayrıldıkları tarihte 5434 sayılı Kanunun ilgili
hükümlerine göre malullük veya emekli aylığı bağlanabilmesi için
yeterli hizmet süresi bulunmayan ve görevden ayrıldıktan sonra
herhangi bir sigortalılık hâline tabi olarak çalışmamış olanların,
borçlanacağı ya da ihya edeceği hizmetleri ile birlikte prim ödeme
gün sayısı bakımından Kanun hükümlerine göre malullük veya yaşlılık
aylığına hak kazanmaları hâlinde, müracaatları üzerine borçlanma ya
da ihya işlemleri 5434 sayılı Kanuna göre hesap edilerek,
kendilerine ödemenin yapıldığı tarihi takip eden ay başından
itibaren 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca aylık bağlanır.
Emeklilik ikramiyesi ödenmiş süreler bu kez ikramiye ödemesinde
dikkate alınmaz.
(2) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce;
a) Ölen, ancak 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, yeterli hizmet
süresi bulunmadığı için dul ve yetimlerine aylık bağlanamamış
olanların, prim ödeme gün sayısı bakımından Kanun hükümlerine göre
ölüm aylığına hak kazanan hak sahiplerine, müracaat tarihini takip
eden aybaşından itibaren,
b) Ölen adına borçlanacakları ya da ihya edecekleri hizmetleri ile
birlikte prim ödeme gün sayısı bakımından Kanun hükümlerine göre
aylığa hak kazanmaları ve müracaatları hâlinde, 5434 sayılı Kanuna
göre hesap edilecek borçlanma ya da ihya tutarlarını ödedikleri
tarihi takip eden ay başından itibaren,
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanuna
göre aylıkları bağlanır. Emeklilik ikramiyesi ödenmiş süreler bu kez
ikramiye ödemesinde dikkate alınmaz. Bunlardan fiilî hizmet süresi
beş ilâ on yıl arasında olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim
aylığı bağlanacak olanların aylığa hak kazanma, evlenme ve cenaze
ödenekleri ile ödemeye devam şartları Kanunun 32, 34 ve 37 nci
maddelerine göre işlem yapılır.
(3) Kesenek veya toptan ödemeleri zamanaşımına uğramış olması
nedeniyle hizmetleri tasfiye edilmiş olanların, tasfiye edilmiş
süreleri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın birleştirilecek hizmet
olarak kabul edilir.
Kanunun yürürlük tarihinden sonra tazminat ödenecek belediye
başkanları
GEÇİCİ MADDE 20 – (1) Kanunun yürürlük tarihinden önce, seçimler
neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olanlardan, Kanunun
yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun ek 68 inci maddesine
göre makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev
tazminatı ödenenler hariç olmak üzere;
a) Sosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılık aylığı
almakta olanlardan; 5434 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 39
uncu maddesine göre aylık bağlanması şartlarını haiz olanlara,
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren, haiz olmayanlara ise bu
şartları haiz oldukları tarihten itibaren 5434 sayılı Kanunun
Kanunla yürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen
şartlar da dikkate alınarak, emsali belediye başkanının almakta
olduğu makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev
tazminatı tutarı, almakta oldukları emeklilik veya yaşlılık
aylıklarına ilave edilmek suretiyle ödenir.
b) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sigortalı iken, Kanunun
yürürlük tarihinden sonra yaşlılık aylığı bağlananlardan; 5434
sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine göre aylık
bağlanması şartlarını haiz olanlara aynı Kanunun ilgili maddeleri
dâhilinde söz konusu tazminatlar aylıklarına ilave edilmek suretiyle
ödenir.
c) Ölenlerin hak sahiplerine Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen
şartlara sahip olmaları hâlinde, 5434 sayılı Kanunun, Kanunla
yürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da
dikkate alınarak, Kanunun 34 üncü, geçici 1 inci, geçici 2 nci ve
geçici 4 üncü maddeleri hükümlerine göre söz konusu tazminatlar;
Kanunun yürürlük tarihinden önce ölenler için Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren, Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölenler için
ise ölüm tarihinden itibaren ölüm aylıklarına eklenmek suretiyle
ödenir.
ç) Malullük aylığı almakta olanlar ile Kanunun yürürlük tarihinden
sonra malullük aylığına hak kazanacaklara 5434 sayılı Kanunun,
Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesinde belirtilen aylık
bağlamaya ilişkin şartlar dikkate alınmaksızın, ek 68 inci
maddesinde belirtilen şartlar da dikkate alınarak emsali belediye
başkanının almakta olduğu makam tazminatı ve buna bağlı olarak
temsil veya görev tazminatı tutarı, almakta oldukları aylıklarına
ilave edilmek suretiyle ödenir.
(2) Yukarıdaki bentlerde belirtilen makam, görev veya temsil
tazminatları ödendikçe Hazineden tahsil edilir.
Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma
GEÇİCİ MADDE 21 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
iştirakçi veya sigortalı olanlar ile vazife malullüğü, malullük ve
yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam
edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından
Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin
uygulanmasına devam edilir.
(2) Ancak;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı Kanunun 80 inci
maddesine göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden Kanunun
81 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim
oranına % 30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. % 30
oranının dörtte biri sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu
kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi
olanların prim ödeme yükümlüsü bunların işverenleridir. Sosyal
güvenlik destek primine tabi olarak çalışan sigortalının iş kazası
geçirmesi veya meslek hastalığına tutulması hâlinde bu sigorta
kollarından gerekli yardımlar yapılır.
b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından
alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına
ilişkin süreler hariç olmak üzere çalışılan süreleri için, sosyal
güvenlik destek primi oranı olarak Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Söz konusu
maddede belirtilen oran, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
31/12/2008 tarihine kadar % 12 olarak, takip eden her yılın Ocak
ayında bir puan artırılarak uygulanır. Ancak bu oran % 15’i geçemez.
Kesilecek olan bu tutar, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında
ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik
destek priminden fazla olamaz. 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık
aylığı almakta iken, serbest avukat veya noter olarak çalışmalarını
sürdürenler hakkında da bu bent hükümleri uygulanır.
c) Harp malulleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve
Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylıkları hesaplanarak ödenen
veya asayiş ve güvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre
vazife malullüğü aylığı almakta iken; Kanunun yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla çalışmaya devam edenler ile sonradan Kanuna tabi
çalışmaya başlayacaklar için sosyal güvenlik destek primi
uygulanmaksızın Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi hükümleri
uygulanır.
ç) 5434 sayılı Kanuna göre vazife malullüğü aylığı almakta iken bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya devam
edenler hakkında, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde
yazılı talepleri doğrultusunda Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı
sigortası hükümleri ve uzun vadeli sigorta kolları veya sosyal
güvenlik destek primine ait hükümleri uygulanır. Bunlardan uzun
vadeli sigorta primi ödeyenlerin belirtilen süre içinde yazılı
talepte bulunmamaları hâlinde ayrıca iş kazası meslek hastalığı
hükümleri uygulanır, sosyal güvenlik destek primi kesilmez. Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre vazife
malullüğü aylığı bağlananlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar
hakkında da yazılı talepleri doğrultusunda işlem yapılır. Bu bent
kapsamında olanlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.
(3) Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler
Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün
sayısına ilave edilmez, 31 inci ve 36 ncı madde hükümlerine göre
toptan ödeme yapılmaz.
(4) Sosyal güvenlik destek primi, süresi içinde ve tam olarak
ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç
aylık sürede her bir ay için % 3 oranında gecikme cezası uygulanarak
artırılır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin
bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için
ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Türk
Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma
senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme
zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı
günlük hesaplanır.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında çalışmaya başlamalarına rağmen süresinde bildirim
yapılmaması nedeniyle ödenmekte olan aylıklarından süresinde
kesilemeyen sosyal güvenlik destek primi için de bu maddenin
dördüncü fıkrası hükümleri uygulanır.
Geçici iş göremezlik ödenekleri
GEÇİCİ MADDE 22 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen sigortalıların Kanunun yürürlük tarihinden
önce başlayıp, yürürlük tarihinden sonra devam eden
istirahatlarında, geriye doğru bir yıllık süre içinde 120 günleri
olmadığından geçici iş göremezlik ödeneği alamayan sigortalıların,
Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonraki bir tarihte bu
tarihlerden geriye doğru bir yıl içinde en az 90 günlük sigorta
primi varsa Kanunun yürürlük tarihinden itibaren istirahatinden
kalan süre için geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen sigortalıların analığı hâlinde geçici iş göremezlik
ödeneğinin ödenebilmesi için gerekli 90 günlük prim gün sayısının
hesabında, Kanunun yürürlük tarihinden önce 506 sayılı Kanuna tabi
analık sigortası için bildirilmiş prim ödeme gün sayıları ile
Kanunun yürürlük tarihinden sonra ödenen kısa vadeli sigorta kolları
prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.
İşyeri kayıtlarının ibrazında zamanaşımı
GEÇİCİ MADDE 23 – (1) Bu Yönetmeliğin 114 üncü maddesinin birinci
fıkrasında geçen defter ve belgeleri;
a) 10 yıl olan saklama süresi 2008 yılı için 5 yıl, 2009 yılı için 6
yıl, 2010 yılı için 7 yıl, 2011 yılı için 8 yıl, 2012 yılı için 9
yıl olarak,
b) 30 yıl olan saklama süresi ise 2008 yılı için 5 ve sonraki
yıllarda 30 yıl tamamlanıncaya kadar her yıl birer yıl artırılarak,
uygulanır.
Kanunun yürürlük tarihinden önceki sürelerin borçlanılması
GEÇİCİ MADDE 24 – (1) Kanunun yürürlük tarihinden önceki sürelerin
borçlanılması hâlinde, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında bulunan sigortalılar için Kanunun 41 inci
maddesi hükümleri uygulanır, borçlanılan sürelere ilişkin prime esas
kazançların ilgili aylara mal edilmesinde, borçlanmada dikkate
alınan hizmet süreleri esas alınır.
b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalılar için borçlanılan
süreler, mülga 1479 veya 2926 sayılı kanunlara göre tabi oldukları
son basamak üzerinden, talebe bakılmaksızın basamak intibakında
değerlendirilir.
Yürürlük
MADDE 134 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başında
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 135 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanı yürütür. |
|