|
|
Borçlar Hukuku Konu Özeti
Sözleşme Şekilleri
Sözleşme
1. Sözleşme Nedir : İki kişinin
birbirine söz vermesidir.
-
1 sözleşmenin
kurulabilmesi için 2 kişinin irade açıklaması gerekir.
-
İrade açıklamaları
birbirine uygun olmalıdır.
-
Sözleşme karşılıklı
birbirine uygun irade açıklamaları ile oluşan işlemin adıdır.
-
İlk irade
açıklamasına icap denir. 2.
irade açıklamasına kabul
denir.
-
Sözleşme icapla ve
kabulle oluşan hukuki işlemdir.
2. İcap:
Sözleşmeyi kurmak üzere yapılan ilk irade açıklamasıdır. İcap tek
yanlıdır. Bir irade açıklamasının icap olabilmesi için 3 koşul
gereklidir.
-
İrade açıklaması
yöneltilmiş olmalıdır: İcap belli bir kişiye ya da kesime
yöneltilmiş olmalıdır.
-
İrade açıklamasının
ciddi olması gerekmektedir. Kişi gerçekten sözleşmeyi yapmak
için irade açıklaması yapmış olmalıdır.
-
İcabın belli şeyleri
içermesi gerekmektedir.
-
Ana Noktaları:
Bir sözleşmenin kurulabilmesi için gerekli, üzerinde anlaşmaya
gidilecek olmazsa olmaz kurallardır.
-
Objektif Ana Nokta: 1
sözleşmenin kurulabilmesi için yasanın öngördüğü ana noktadır.
-
Sübjektif Ana Nokta:
Taraflardan birinin istediği bir noktadır. Yasal zorunluluğu
yoktur. Örn; arabanın bakımının yapılıp satılması.
Bir irade açıklaması icap
değilse buna icaba davet denir. Karşı taraftakini tahrik edip
icaba davet etmektir. Mağazada mala fiyat verip sergilemek icap
promosyonlar icaba davettir.
3.
Duyuru Yolu ile Söz Verme:
Her kim ilan yolu ile vaatte bulunmuşsa bu vaadi yerine getirmek
zorundadır.
Duyuru Yolu İle Sözün Kuralları:
-
Toplumun tamamına ya
da bir kesimine vaatte bulunulması gerekir. Aksi taktirde icap
olur.
-
Bu ilanda bir edim
olmalıdır. Bir şey yapmalı ki vaadi olsun
-
edimin maddi
değerinin bulunması gerekmektedir. Manevi vaatler ilan değildir.
İlan yolu ile vaatte
bulunanlar vaat ettiklerinden vazgeçebilirler. Edimi gerçekleştirmek
için çaba gösterenlerin zararına karşılamalıdırlar. Eğer ilan yolu
ile vaatte bulunan edimin gerçekleştiremeyeceği ni kanıtlarsa zararı
ödemek zorunda kalmaz.
4.
Sözleşmelerde Şekil
4.1 Geçerlilik
Koşulu Şekli: Yasanın öngördüğü
şekildir. Bir yasa belli bir konu için belli bir yasa belirlemişse
geçerlilik koşulu şeklidir. Örn; Taşınmaz malları devir sözleşmesi
tapuda yapılır. Yasa öngörmese idi istediğimiz gibi yapardık. Eğer
yasanın öngördüğü şekle uyulmamışsa işlem kesin geçersizdir.
Kesin Geçersizlik:
-
İşlem hiçbir sonuç
doğurmaz.
-
Alıcı alıcı borçlu
borçlu değildir.
-
Yargıç ressen göz
önünde bulundurur.
-
Verilenler her zaman
geri istenebilir.
Yasanın Öngördüğü
Şekiller:
4.1.1 Sözlü Şekil: Ender görülür.
Bütün sözleşmeler mutlaka sözlü yapıldığı için bu aslında bie şekil
türü değildir. Fakat ender de olsa bazı sözleşmeler yazılı
yapılamaz. Yasa evlenmede sözlü şekil aramıştır. Vasiyetname sözlü
olarak yapılabilir.
4.1.2 Yazılı Şekil: Genel şekildir.
Yasada sözleşmenin şekli belli değilse burada yazılı şekil
kullanılır. Borç yazısının altında borçlunun imzasını taşıyan
belgedir. Örn; senet, adi senet
Metni kimin yazdığı ve dili önemli değildir. Yeter ki borçlu onu
okusun ve anlasın. Borçlanma iradesi olması gerekir.
4.1.3 Resmi Şekil: Devletin makamı
tarafından yerine getirilen sözleşmelerdir. YA da dışarıda
hazırlanıp devlet önünde imzalanan -örn; noterde imzalanan
sözleşmelerdir.
Sulh Yargıcı da Resmi Şekil Yaptırabilir.
-
Yalnızca borçlunun
imzasını onaylar. Yasaya göre resmi makam imzayı onar. Borç
metni evde yazılabilir. Onama Şekli
-
Sözleşmenin baştan
sona resmi makamın hazırlaması. Düzenleme Şekli
Şirket ana
sözleşmelerinde onama şekli, motorlu araç ve taşınmaz malların
satışına ilişkin sözleşmelerde düzenleme şekli geçerlidir.
BU sözleşmeler yazılı olduğu için buradaki senet resmi senettir.
Bunu içeriği doğrudur. Aksini iddia eden ispatlar.
4.1.4 Tescil Şekil: Bir sicile
kayıttır.Örn; mülkiyeti muhazafa kaydıyla satış sözleşmesi .
Arabayı satıp devredersek bile satıcı mülkiyet haklarını üstünde
bulundurmak sözleşme yapıp sicile bunu kaydetmelidir.
4.1.5 İlan (Duyuru): Bazı
sözleşmelerin geçerli olabilmesi için gazete ilanı gereklidir.İki
şirketin birleşmesinin geçerli olabilmesi için alacaklılar açısından
bu birleşmenin ilam edilmesi gerekmektedir.
4.2 İspat Koşul Şekli:İspat için
aranan şekildir. Alacağımızı ispat için senet göstermemiz
gerekmektedir. Yazılı bir belge gerekir. İspatta şekil gerekir.
BORCUN KAYNAKLARI
Borçlar Kanunumuz doğuşları yönünden borçları üç kısma
ayırmıştır:
1. Hukuki işlemden ve özellikle sözleşmelerden doğan borçlar (BK
m.1-40)
2. Haksız fiillerden doğan borçlar (m.41-60)
3. Sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlar (m.61-66)
HUKUKİ İŞLEMLERDEN DOĞAN BORÇLAR
I. HUKUKİ İŞLEM
A) KAVRAM
Hukuki işlemler, hukuki sonuç doğurmaya yönelmiş irade
açıklamalarıdır. İrade belli bir hukuki sonuca yönelmekte ve hukuk
düzeni bu sonucu tanımaktadır. Örneğin eser (istisna) sözleşmesinde
taraflar bir ücret karşılığında bir eserin meydana getirilmesini
amaçlamaktadırlar. Hukuk düzeni tarafların iradelerine (amaçlarına)
bu hukuki sonucu bağlamaktadır (BK m. 355 vd.). Bu tanımdan
yararlanılarak, hukuki işlemin unsurları şöylece sıralanabilir:
- İrade açıklaması (İrade beyanı):
İrade, kişinin iç alemine ilişkin bir husustur. Hukuk düzeninin
buna bir sonuç bağlayabilmesi için dışa vurulması, yani açıklanması
gerekir. Böylece iradenin herhangi bir biçimde dış aleme
aktarılmasına, irade açıklaması denir. İrade, açık veya örtülü
(zımni) biçimde dışa yansıtılmış olabilir (BK m. 1/II). Hukuk
düzeni, her ikisine de sonuç bağlar.
Şayet bir kimse, hukuki sonuç hakkındaki iradesini hiçbir şüpheye
yol açmayacak tarzda açıklamışsa, açık (sarih) irade beyanı söz
konusudur. Buna karşılık hukuki sonuç hakkındaki istek (irade),
ancak bu isteği açıklamak için yapılan davranıştan, bu davranışın
yapıldığı hal ve şartlar gözönünde tutularak anlaşılabiliyorsa,
örtülü (zımni) bir irade beyanı mevcuttur.Örneğin bir kimse,
müşterisi olduğu kitabevi tarafından kendisine gönderilen yeni
yayınlanmış bir kitabı açıp okumaya başlarsa, kitabı satın alma
yönündeki iradesini örtülü olarak açıklamış sayılır.
Aslında susma, örtülü bir kabul beyanı sayılamaz. Çünkü hiç kimse,
kendisine yapılan bir teklife hukuken cevap vermek zorunda değildir.
Fakat BK’nun 6 ncı maddesi, bazı hallerde susmanın örtülü bir kabul
beyanı sayılacağını belirtmiştir: “İcapta (teklifte) bulunan kimse
gerek işin özel niteliğinden, gerekse durumun gereklerinden dolayı
karşı tarafın kabul beyanını beklemek zorunda olmayıp da teklif
uygun bir süre içinde reddolunmamış ise, sözleşme gerçekleşmiş
sayılır”. Yani icapçının (teklifte bulunanın) hal ve şartlar gereği
karşı tarafın açık bir kabulünü beklemesinin istenemeyeceği
hallerde, karşı tarafın susması örtülü bir kabul beyanı
sayılacaktır. Yukarıdaki kitabevi örneğinde durum böyledir. Bundan
başka örnekler de verilebilir. Kendisine bir şeyin bağışlanması
teklif edilen kişinin susması gibi.
- Hukuki sonuç:
Hukuki işlemin meydana gelmesi için sadece iradenin açıklanması
yeterli değildir, ayrıca bu iradenin bir hukuki sonuca yönelmesi ve
bu sonucun hukuk düzenince tanınması gerekir. Örneğin bir kimse
malını karşı tarafa vermişse, bunu satım amacıyla mı, yoksa kiralama
ya da bağışlama amacıyla mı verdiğini belirtmelidir. Bu belirtme,
irade beyanının söz konusu hukuki sonuca (işleme) ilişkin esaslı
unsurları içermesiyle mümkündür. Örneğin bir kimse satım sözleşmesi
yapmak istediğini belirtse, fakat karşı tarafın bedel ödemeyeceğini
söylese, bu durumda satım sözleşmesine ilişkin hukuki sonuçlar
doğmaz. Çünkü satış bedeli (semen), satım sözleşmesinin esaslı
unsurlarından biridir (bkz. BK m. 182).
Ancak kişinin beyanının bu unsurları içermesi yeterli olup, hukuki
sonucu Kanundaki düzenlemesi itibariyle tam olarak nitelendirmesi
(yani işlemin adını koyması) şart değildir. Çünkü BK’nun 18 nci
maddesi gereğince, tarafların (yanlışlıkla) kullandıkları sözlere ve
isimlere bakılmayarak, onların gerçek ve ortak amaçları
araştırılacaktır (m. 18/I).
B. TÜRLERİ
Hukuki işlemler, çeşitli bakımlardan gruplara ayrılabilir:
1. Hukuki işleme katılan tarafların sayısına göre yapılan ayrım
Bu ayırım, irade beyanında bulunanların sayısına göre yapılan
ayırımdır. İstenen hukuki sonucun doğması için bir kişinin iradesini
açıklaması yeterliyse tek taraflı hukuki işlemden, buna karşılık
istenen (arzulanan) hukuki sonucun meydana gelmesi için en az iki
kişinin irade açıklaması gerekliyse iki ya da çok taraflı hukuki
işlemden söz edilir. Tek taraflı hukuki işlemlere, vasiyetname,
fesih veya takas beyanı örnek gösterilebilir. İki veya çok taraflı
hukuki işlemler ise kendi içinde ikiye ayrılır: Sözleşmeler ve
kararlar.Sözleşmelerde iradeler karşılıklı, kararlarda ise aynı
yönde beyan edilmektedir.
2. Borçlandırıcı işlemler (taahhüt işlemleri) / Tasarruf
işlemleri
Borçlandırıcı işlem, bir hakka doğrudan doğruya etkide
bulunmayan, sadece malvarlığının pasifini arttıran işlemlerdir.
Kısaca borçlandırıcı işlemler, işlemi yapanı borç altına sokan
işlemlerdir. Tasarruf işlemleri ise, bir hakka doğrudan doğruya etki
eden, yani onu devreden,değiştiren veya sona erdiren işlemlerdir.
Örneğin satış sözleşmesi bir borçlandırıcı işlemidir. Satım
sözleşmesi ile satıcının satım konusu malın mülkiyetini devir borcu,
alıcının ise satım bedelini ödeme borcu doğar. Bu sözleşmeden doğan
mülkiyetin geçirilmesi ve satış bedelinin ödenmesi borçlarının
yerine getirilmesi ise birer tasarruf işlemidir.
3. Sağlararası işlemler / Ölüme bağlı işlemler
Hukuki işlem sonuçlarını irade açıklamasında bulunan kişinin
sağlığında doğuruyorsa,sağlararası hukuki işlemden söz edilir. Buna
karşılık, hukuki işlem sonuçlarını irade açıklamasında bulunanın
ölümünden sonra meydana getirecekse, ölüme bağlı hukuki işlemden söz
edilir. Ölüme bağlı tasarruflar ve ölüme bağlı bağışlamalar
(teberrular), bu gruba girer. |
|