|
|
Borçlar Hukuku Konu Özeti
Temsil Kavramı
SÖZLEŞMELERDE TEMSİL
Temsil:
Temsil ilişkisinin konusunu bir hukuksal işlem teşkil
etmektedir. Temsil eden M,temsil edilen T’ yi,onun için giriştiği
bir hukuksal işlemde temsil etmektedir. Burada M’ nin,T için
hukuksal işlem yapması söz konusudur.
Dolaylı temsil:
Temsilci,temsil ettiği kişi için bir hukuksal işlem
yapmakta,onun hesabına davranmaktadır. Ama başkasının adına
davrandığını söylememekte,sıfatını gizlemektedir.
Doğrudan doğruya temsil:
Temsilcinin yaptığı sözleşmenin hüküm ve sonuçları kendi hukuk
alanında değil,doğrudan doğruya temsil edilenin hukuk alanında
meydana gelir. Şartları ise;
Temsil yetkisi:
Temsil edilen kimsenin mümessile,temsil konusunda bir yetki
vermesi lazımdır. Bu tek taraflı bir hukuksal işlemdir. Temsil
yetkisi,temsil edilen kimse tarafından verilir;onun iradesine
dayanır. Bunun için buna dayanan ilişkiye iradi temsil veya rızaya
dayanan temsil denir. Bunun tersi kanuni temsildir. Kanuni
temsilde,irade açıklamasına muktedir olmayan (ehliyetsiz) bir
kimsenin temsili söz konusudur. İradi temsil yetkisi sarahaten veya
zımnen verilebilir. Yetkinin verilmesi için iradenin temsilci olan
kişiye karşı açıklanması mutlak bir şart değildir. Yetkinin
kapsamı,yetkiyi veren kişinin iradesine göre belli olur(BK.33).
Temsil yetkisinin sona ermesi çeşitli sebeplere dayanır. İlk olarak
anılması gereken sebep,yetkinin geri alınmasıdır. İradi temsilde
yetki her zaman geri alınabilir(BK.34/I). Geri alma veya sınırlama
hakkından vazgeçme hükümsüzdür(BK.34/II). Temsilcinin veya temsil
edilenin ölümü,gaipliği ve ehliyetini kaybetmesiyle sona erer.
Ayrıca kanun,temsilcinin veya temsil edilenin iflasını da yetkinin
sona erme sebebi olarak saymıştır(BK.35).
Başkası adına davranma:
Temsilci,sözleşmeyi temsil edilen adına yaptığı
bildirmişse,artık,temsil yetkisi de mevcut olmak kaydıyla,işlemden
doğan sonuçlardan,temsil edilen kimse doğrudan doğruya yararlanır ve
sorumlu olur. Başkası adına davranma bildirimi muhakkak temsilci
tarafında yapılmış olması gerekmez;temsil edilen anlaşmayı yaptığı
kişiye bu durumu bildirirse de olur(BK32/II ve III).
Doğrudan doğruya temsil:
Bu yetkiyi veren şahsın ehliyet sahibi olması lazımdır.
Ehliyetsiz bir kimsenin yaptığı hukuksal işlemler hüküm ifade
etmeyeceğinden,bunların temsil yetkisi verilmesi tarzındaki
işlemleri de hükümsüz olur. Mümessilin temsil yetkisinin kazanılması
yönünden ehliyetli olması şart değildir. Fakat,temsilci,başkasının
adına da olsa bir hukuksal işleme girişince, artık ehliyetli
olmalıdır. Temsilcinin tam ehliyetli olması şart
olmadığından,sınırlı ehliyetliler de temsilci sıfatı ile geçerli
işlem yapabilecekleri kabul edilmiştir.
Yetkisiz temsil:
Mümessil,alında yetkili olmadığı halde,başkasını temsil
ediyormuş gibi davranarak,onun adına işlemlere girişirse, yetkisiz
temsil söz konusu olur.
Yetkisiz temsil,mümessil tarafından temsil edilmeye kalkışmasına
rağmen,temsil edilme durumunda olan kimse,yapılan işlemden hiçbir
suretle etkilenmez;alacaklı ve borçlu olmaz(BK.38/I). Yetkinin
aşılması durumu da böyle sonuç doğurur;temsilci,sahip olduğu yetkiyi
aşarak,temsil edilen adına işlemler yapmışsa,aşan kısımlardan temsil
edilen sorumlu olmaz. Temsil edilmek durumunda olan kimse,yetki
vermediği halde kendi adına yapılan işleme razı olmak isteyebilir.
Karşı taraf işlemi onun adına yapılmışçasına kabul ettiğine göre,
durumu bu açıdan görmeli ve temsil edilmek durumunda olan kimsenin
bu husustaki nihai kararı vermesine olanak sağlanmalıdır. Bu karar
belli oluncaya kadar da,diğer taraf beklemek zorundadır.
BK.38/ikinci cümle,mümessil sıfatını takınan kimse ile işlem yapan
3. kişi,temsil edilmek istenen kimseden,bu iş için yetki verip
vermeyeceği sorulur(icazet). Uygun bir sürede bu icazet verilmezse
artık 3. kişi sözleşmeye bağlı olmaktan kurtulacaktır. Buna
karşılık,temsil edilen kimse icazet verirse,işlem yapılırken temsil
yetkisi varmış gibi hüküm doğurur.
İcazet verilmezse,yetkisiz temsilcinin yaptığı sözleşme hükümsüz
kalacaktır. Bu yüzden zarara uğrayabilecek 3. kişi,sözleşmenin
hükümsüzlüğünden doğan zararı yetkisiz temsilciden
alabilir(BK.39/I). Bizzat 3. kişi,gereken yetkiye sahip olmadığı
biliyor yada bilmesi gerekiyorsa,tazminat isteyemez(BK.38/I). İcazet
verilmeyen bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş edimler
varsa,bunlar,haksız iktisap hükümlerine göre istenir(BK.38). |
|