Ana Sayfa

Meslek Hukuku

Vergi Hukuku

Ticaret Hukuku

İktisat Teorisi

Maliyet Muhasebesi

Mali Analiz

Muhasebe Denetimi

SMMM Görüntülü DVD

SMMM Dersleri

Evrak Listesi

Sınav Tarihleri

Sınav Soru ve Cevapları

SMMM Soru Dağılımı

SMMM Staja Başlama Kitapları

SMMM Yeterlilik Kitapları

 

SMMM Borçlar Hukuku Konu Özeti   SMMM Temsil Kavramı

SÖZLEŞMELERDE TEMSİL

Temsil:
Temsil ilişkisinin konusunu bir hukuksal işlem teşkil etmektedir. Temsil eden M,temsil edilen T’ yi,onun için giriştiği bir hukuksal işlemde temsil etmektedir. Burada M’ nin,T için hukuksal işlem yapması söz konusudur.

Dolaylı temsil:
Temsilci,temsil ettiği kişi için bir hukuksal işlem yapmakta,onun hesabına davranmaktadır. Ama başkasının adına davrandığını söylememekte,sıfatını gizlemektedir.

Doğrudan doğruya temsil:
Temsilcinin yaptığı sözleşmenin hüküm ve sonuçları kendi hukuk alanında değil,doğrudan doğruya temsil edilenin hukuk alanında meydana gelir. Şartları ise;

Temsil yetkisi:
Temsil edilen kimsenin mümessile,temsil konusunda bir yetki vermesi lazımdır. Bu tek taraflı bir hukuksal işlemdir. Temsil yetkisi,temsil edilen kimse tarafından verilir;onun iradesine dayanır. Bunun için buna dayanan ilişkiye iradi temsil veya rızaya dayanan temsil denir. Bunun tersi kanuni temsildir. Kanuni temsilde,irade açıklamasına muktedir olmayan (ehliyetsiz) bir kimsenin temsili söz konusudur. İradi temsil yetkisi sarahaten veya zımnen verilebilir. Yetkinin verilmesi için iradenin temsilci olan kişiye karşı açıklanması mutlak bir şart değildir. Yetkinin kapsamı,yetkiyi veren kişinin iradesine göre belli olur(BK.33). Temsil yetkisinin sona ermesi çeşitli sebeplere dayanır. İlk olarak anılması gereken sebep,yetkinin geri alınmasıdır. İradi temsilde yetki her zaman geri alınabilir(BK.34/I). Geri alma veya sınırlama hakkından vazgeçme hükümsüzdür(BK.34/II). Temsilcinin veya temsil edilenin ölümü,gaipliği ve ehliyetini kaybetmesiyle sona erer. Ayrıca kanun,temsilcinin veya temsil edilenin iflasını da yetkinin sona erme sebebi olarak saymıştır(BK.35).

Başkası adına davranma:
Temsilci,sözleşmeyi temsil edilen adına yaptığı bildirmişse,artık,temsil yetkisi de mevcut olmak kaydıyla,işlemden doğan sonuçlardan,temsil edilen kimse doğrudan doğruya yararlanır ve sorumlu olur. Başkası adına davranma bildirimi muhakkak temsilci tarafında yapılmış olması gerekmez;temsil edilen anlaşmayı yaptığı kişiye bu durumu bildirirse de olur(BK32/II ve III).

Doğrudan doğruya temsil:
Bu yetkiyi veren şahsın ehliyet sahibi olması lazımdır. Ehliyetsiz bir kimsenin yaptığı hukuksal işlemler hüküm ifade etmeyeceğinden,bunların temsil yetkisi verilmesi tarzındaki işlemleri de hükümsüz olur. Mümessilin temsil yetkisinin kazanılması yönünden ehliyetli olması şart değildir. Fakat,temsilci,başkasının adına da olsa bir hukuksal işleme girişince, artık ehliyetli olmalıdır. Temsilcinin tam ehliyetli olması şart olmadığından,sınırlı ehliyetliler de temsilci sıfatı ile geçerli işlem yapabilecekleri kabul edilmiştir.

Yetkisiz temsil:
Mümessil,alında yetkili olmadığı halde,başkasını temsil ediyormuş gibi davranarak,onun adına işlemlere girişirse, yetkisiz temsil söz konusu olur.
Yetkisiz temsil,mümessil tarafından temsil edilmeye kalkışmasına rağmen,temsil edilme durumunda olan kimse,yapılan işlemden hiçbir suretle etkilenmez;alacaklı ve borçlu olmaz(BK.38/I). Yetkinin aşılması durumu da böyle sonuç doğurur;temsilci,sahip olduğu yetkiyi aşarak,temsil edilen adına işlemler yapmışsa,aşan kısımlardan temsil edilen sorumlu olmaz. Temsil edilmek durumunda olan kimse,yetki vermediği halde kendi adına yapılan işleme razı olmak isteyebilir. Karşı taraf işlemi onun adına yapılmışçasına kabul ettiğine göre, durumu bu açıdan görmeli ve temsil edilmek durumunda olan kimsenin bu husustaki nihai kararı vermesine olanak sağlanmalıdır. Bu karar belli oluncaya kadar da,diğer taraf beklemek zorundadır.

BK.38/ikinci cümle,mümessil sıfatını takınan kimse ile işlem yapan 3. kişi,temsil edilmek istenen kimseden,bu iş için yetki verip vermeyeceği sorulur(icazet). Uygun bir sürede bu icazet verilmezse artık 3. kişi sözleşmeye bağlı olmaktan kurtulacaktır. Buna karşılık,temsil edilen kimse icazet verirse,işlem yapılırken temsil yetkisi varmış gibi hüküm doğurur.
İcazet verilmezse,yetkisiz temsilcinin yaptığı sözleşme hükümsüz kalacaktır. Bu yüzden zarara uğrayabilecek 3. kişi,sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararı yetkisiz temsilciden alabilir(BK.39/I). Bizzat 3. kişi,gereken yetkiye sahip olmadığı biliyor yada bilmesi gerekiyorsa,tazminat isteyemez(BK.38/I). İcazet verilmeyen bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş edimler varsa,bunlar,haksız iktisap hükümlerine göre istenir(BK.38).

Mustafa Kemal Paşa Mah. İstiklal Cad. No:48/1 İstanbul/AVCILAR
0 212 428 23 21 - 0212 428 23 39