|
|
Vergi Hukuku Konu Özeti
Vergi Usul Kanunu
1- VUK göre vergi
kanunlarının uygulanması ve ispatı kısaca açıklayınız. ?
Madde 3 –
A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu kanunda kullanılan "Vergi
Kanunu" tabiri işbu kanun ile bu kanun hükümlerine tabi vergi, resim
ve harç kanunlarını ifade eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık
olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki
maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan
bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır.
B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek
mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. şu kadar ki,
vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi
ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine
göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde
ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.
2- VUK göre Vergi yüklenicisi(Mükellef) ve Vergi Sorumlusunu
kısaca açıklayınız.?
Madde 8 –
Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu
terettübeden (düşen) gerçek veya tüzelkişidir.
Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi
dairesine karşı muhatap olan kişidir.
Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna (hariç) olmak üzere,
mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler
vergi dairelerini bağlamaz.
Bu kanunun müteakip maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi
sorumlularına da şamildir.
Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel
kişilere bir vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları tespit etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve
kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle
ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması
mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
3- VUK göre Kanuni temsilcinin ödevlerini açıklayınız?
Madde 10 –
Tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler
gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi
sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni
temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve
varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.
Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden
mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya
kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanunî ödevleri
yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de
bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da
uygulanır.(*)
Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri
vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler. Tüzelkişilerin
tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni
temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait
sorumluluklarını da kaldırmaz.
4- VUK göre Vergi Kesenlerin Sorumluluğunu açıklayınız?
Madde 11 -
Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur
olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili
diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar.
Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl
mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmaz.
Mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi
yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu
yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden,
alım satıma taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında
doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya
yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak
ilişkide bulunduğu tespit olunanlar(*) müteselsilen sorumludurlar.
Ancak üçüncü fıkrada belirtilen müteselsilen sorumluluk mal üreten
çiftçiler ile nihaî tüketiciler için söz konusu değildir.
Müteselsil sorumluluğun şartları, sınırları ve bu konuya ilişkin
usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
5- VUK göre Mirasçıların Sorumluluğunu kısaca açıklayınız?
Madde 12 – Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası
reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer. Ancak,
mirasçılardan herbiri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri
nisbet’inde sorumlu olurlar.
6- VUK göre Mücbir sebepleri sayınız ve Mücbir sebebin
sonuçlarını sayınız?
Madde 13 - Mücbir sebepler:
1. Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel
olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer
sarsıntısı ve su basması gibi afetler;
3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve
vesikalarının elinden çıkmış bulunması,
gibi hallerdir.
Mücbir Sebeplerin Sonuçları
a- Süreleri uzatır (durdurur)
b- Tarh(Tahakkuk) zamanaşımını uzatır.
c- Bazı hallerde verginin terkini sonucunu doğurur.
d- Mücbir sebep hallerinde ceza kesilmez.
7- VUK göre süre türlerini sayınız ve açıklayınız?
Madde 14
1-Kanuni Süreler, : Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile
belli edilir. (VUK 14/1)
2-İdari Süreler : Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden
aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare
belirler ve ilgiliye tebliğ eder.(VUK 14/2)
3-Yargısal Süreler : Yargısal süreler , kanunda süre belirtilmeyen
hallerde, yargı mercilerince verilen sürelerdir.(H.U.M.K 15 mad)
8- VUK göre Vergi Ödevlerinin Yerine getirilmemesinin (Mucbir)
Sebepler ile gecikmeyi ve Ölüm halinde Sürenin uzamasını anlatınız?
Aynı zamanda süre uzaması halleridir.?
Mücbir Sebeplerle Gecikme
Madde 15 - 13'üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden herhangi
birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler
işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar.
Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya
ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.
Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il,
ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali
ilân etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek
olanları tespit etmeye yetkilidir. Bu yetki vergi türleri ve
işyerleri itibarıyla; beyannamelerin toplulaştırılması, yeni
beyanname verme süreleri belirlenmesi ve beyanname verme
zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanılabilir.(*)
Ölüm Halinde Sürenin Uzaması
Madde 16 - Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm
dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde
bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.
9- VUK göre Mühlet vermeyi açıklayınız? Aynı zamanda süre uzaması
halleridir.?
Mühlet Verme
Madde 17 - Zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine
müteallik ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara,
kanunî sürenin bir katını, kanunî sürenin bir aydan az olması
halinde bir ayı geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir
mühlet verilebilir.(*)
Bu mühletin verilebilmesi için:
1. Mühlet istiyen, sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde
bulunmalıdır.
2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından
kabule layık görülmelidir.
3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye
girmemelidir.
Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen
mahalline devredebileceği gibi bölgeler, iller, ilçeler veya
sektörler ile iş kolları ya da mükellef grupları itibarıyla yazılı
başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir.
10- VUK göre Sürelerin hesaplanmasını sayınız?
Sürelerin Hesaplanması
Madde 18 - Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde
hesaplanır:
1. Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve
son günün tatil saatinde biter;
2. Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son
hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin
bittiği ayda, başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın
son gününün tatil saatinde biter;
3. Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil
saatinde biter;
4. Resmi tatil günleri süreye dahildir. şu kadar ki, sürenin son
günü resmi tatile rastlarsa tatili takibeden ilk iş gününün tatil
saatinde biter.
11- VUK göre aşağıdaki kavramları açıklayınız?
a- Vergiyi doğuran olay
b- Tarh
c- Tebliğ
d- Tahakkuk
e- Tahsil
A- Vergiyi Doğuran Olay
Madde 19 - Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları
olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.
B-Tarh
Madde 20 - Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen
matrah ve nisbetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak
bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muameledir.
C-Tebliğ
Madde 21 - Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden
hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza
sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.
D-Tahakkuk
Madde 22 - Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin
ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
E-Tahsil
Madde 23 - Verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.
VUK kanuna göre Verginin tarhı ile verginin tahakkuku arasındaki
farkı nedir?
Madde 22 - Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin
ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Madde 20 - Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen
matrah ve nisbetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak
bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muameledir.
12- VUK göre Tarh çeşitlerini sayınız ve açıklayınız?
1- Beyannameye dayanan tarh
Madde 25 - Vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan
vergiler "Tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk ettirilir.
Bu esasa göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir
tahakkuk fişi tanzim olunur ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut
beyannameyi mükellef namına vergi dairesine tevdi edene verilir. Bu
suretle vergi tahakkuk etmiş olur. Tahakkuk fişinin mükellefe
verilen nüshası aynı zamanda beyannamenin makbuzu yerine geçer.
Lüzum görülen hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine
ihbarname ile tebliğ olunabilir. Kanunen belli hallerde tebliğ
tekalif cetvelinin ilaniyle yapılır.
2-İkmalen Vergi Tarhı
Madde 29 - İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir
vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana
çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak
miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden
alınacak verginin tarh edilmesidir.
Özel kanunlarında ikmalen tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler
saklıdır.
3-Re'sen Vergi Tarhı
Madde 30 - "Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya
kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak
tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından
takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca
düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya
matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu
maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re'sen takdir
olunmuş sayılır."
4-Verginin İdarece Tarhı
Mükerrer Madde 30 - Verginin idarece tarhı; 29'uncu ve 30'uncu
maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarhı için
vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı
kanunlarla kendilerine tahmil edilen (yüklenen) mecburiyetleri
yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemiyen verginin
kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.
Bu takdirde vergi, 131'inci madde mucibince tanzim edilen yoklama
fişine müsteniden tarh olunur.
Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler
bir taraftan, mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer
taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini,
adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini
gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline
asılır.
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tesbit olunur.
Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken
vergi mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen adresinde
tebligat yapıldığı hallerde tebliğ tarihinden, aksi halde tutanakla
tespit olunan ilan tarihinden başlar.
5-Tahrire Göre Vergi Tarhı Madde 36 - Tahrire göre vergi tarhı,
verginin tahrir usulü ile tespit edilen matrahlar üzerinden
hesaplanmasıdır.
13- VUK göre Resen Vergi tarhının sebeplerini sadece sıralayınız?
1. Vergi beyannamesi kanunî süresi geçtiği halde verilmemişse
2. Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle
beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş
bulunursa,
3. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir
kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi
incelenmesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz
edilmezse,
4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının
doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan,
usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmazsa,
5. Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin
gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.
6. Bu Kanunun mükerrer 227'nci maddesi uyarınca 3568 sayılı Kanuna
göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti
getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik
kapsamına alınan konularda yeminli malî müşavir tasdik raporu
zamanında ibraz edilmezse,
14- VUK göre tebliğin muhataplarını açıklayınız ?
Tebliğ Yapılacak Kimseler
Madde 94 - Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine,
umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır.
Tüzelkişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni
temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan
teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır.
Tüzelkişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin
bunlardan birine yapılması kafidir.
Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde
ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da
müstahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde
kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran 18 yaşından
aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir).
Veli, Vasi ve Kayyımlara Tebliğ
Madde 95 - Mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım gibi vergi
sorumlusu birden fazla olursa, tebliğ bunlardan yalnız birine
yapılabilir.
şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya kayyım bakmakta
ise, tebliğ bunlara yapılır.
Vasıtalı Tebliğ
Madde 96 - Kara, deniz, hava ve jandarma eratına yapılacak tebliğler
kıta komutanı veya müessese amiri gibi en yakın üst vasıtasiyle
yapılır. Bu evrakı derhal tebliğ olunacak kimseye vermediği takdirde
üst tazminle mahkum olur. Bu cihetin tebliğ evrakında yazılı olması
şarttır.
Yabancı Memlekette Bulunanlara Tebliğ
Madde 97 - Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ o memleketin
yetkili makamı vasıtasiyle yapılır. Bunun için anlaşma varsa veya o
memleketin kanunları müsait ise o yerdeki Türk siyasi memuru veya
konsolosu tebliğin yapılmasını yetkili makamdan ister.
Kendisine tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebliğ Türk
siyasi memuru veya konsolosu vasıtasiyle de yapılabilir.
Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak,
tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu Bakanlık vasıtasiyle
Dışişleri Bakanlığına, oradan da Türkiye elçilik veya konsolosluğuna
gönderilir.
Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına tebliğ
Dışişleri Bakanlığı vasıtasiyle yapılır.
Yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara yapılacak tebliğ, bağlı
bulundukları kara, deniz, hava kuvvetleri komutanlıklariyle Jandarma
Genel Komutanlığı vasıtasiyle yapılır.
Kamu İdare ve Müesseselerine Tebliğ
Madde 98 - Kamu idare ve müesseselerine yapılacak tebliğ bu idare ve
müesseselerin en büyük amirlerine veya bunların muavinlerine veya en
büyük amirin yetkili kılacağı memurlara yapılır
15- VUK göre tebliğ usullerini sayınız? Bunlardan Memur Vasıtası
ile tebliğ usulünü anlatınız?
1- Posta Yolu ile tebliğ (VUK 99-100-101-102 mad.)
2- İlan yolu ile tebliğ ( VUK 103-104-105-106 mad.)
3- Memur vasıtası ile tebliğ (VUK 107)
4- Dairede ve Komisyonda tebliğ (VUK mad. 93/2)
Memur Vasıtasıyla Tebliğ
Madde 107 - Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur
vasıtasıyla da yaptırtmaya yetkilidir.
Bu madde hükmünün uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ esaslarına
uyulur.
16- VUK göre posta ile tebliği usulünü açıklayınız?
Kapalı Zarf Esası
Madde 99 - Posta ile tebliğde tebliğ edilecek vesika kapalı bir zarf
içinde postaya verilir. Bunun için, şekilleri Maliye Bakanlığınca
tespit edilen özel zarflar kullanılır.
Bilinen Adreslere Tebliğ
Madde 100 - Bilinen adrese gönderilen mektuplar posta idaresince
muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Bilinen Adresler
Madde101 - Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
2. Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3. İşi bırakmada bildirilen adresler;
4. Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5. Yoklama fişinde tespit edilen adresler;
6. Vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında
gösterilen adresler;
7. Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen adresler
(İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
8. Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında
tespit edilen adresler.
Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat
yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit
edilmiş olanı nazara alınır.
Tebliğ Evrakının Teslimi
Madde 102 - Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince
muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından
taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı
bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve
mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri
gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde
bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet
ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı
yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti
şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade
olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak
münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa
çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade
olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza
edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak
suretiyle tebliğ edilir.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne
bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya
muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta
memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak
tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak
suretiyle tespit olunur.
17- VUK göre ilan yolu ile tebliğ usulünü açıklayınız?
Tebliğin İlanla Yapılacağı Haller
Madde 103 - Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoliyle yapılır:
1. Muhatabın adresi hiç bilinmezse;
2. Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden
gönderilmiş olan mektup geri gelirse;
3. Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan
bulunmazsa;
4. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan
bulunmazsa.
İlanın Şekli
Madde No 104 - İlan aşağıdaki şekilde yapılır:
1. İlan yazısı tebliğ yapan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus
mahalline asılır ve (3) numaralı bende göre ilana çıkarılır.
Tebliğin konusu, her biri için ayrı ayrı olmak üzere, birmilyar
liradan (1.1.2006'dan itibaren 1200, - YTL, 364 Sıra No.lu V.U.K
Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 1.290, -YTL) az vergi veya
vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ayrıca (3) numaralı bende
göre ilan yapılmaz ve ilan yazısının askıya çıkarıldığı tarihi
izleyen onbeşinci gün ilan tarihi olarak kabul edilir.
2. İlan yazısının bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı
olduğu muhtarlığa gönderilir.
3. İlan ile yapılan tebliğin konusu birmilyar ila yüzmilyar lira
(1.1.2006'dan itibaren 1200, - YTL ila 120 000, - YTL, 364 Sıra
No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 1.290, -YTL ila
129.000, -YTL) arasındaki vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği
takdirde ilan, ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye
sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede yayımlanır.
Tutarın yüzmilyar lirayı (1.1.2006'dan itibaren 120 000, - YTL, 364
Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 129.000,
-YTL ) aşması halinde ilan, Türkiye genelinde yayın yapan günlük
gazetelerden birinde ayrıca yapılır.
Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette bulunan
mükellefin bilinen adresine ayrıca posta ile gönderilir.
18- VUK göre vergi alacağını ortadan kaldıran halleri kısaca
sayınız? Bunlardan tahakkuktan vazgeçme hususunu kısaca açıklayınız?
Vergi Alacağını ortadan kaldıran haller aşağıda belirtilmiştir.
1- Ödeme (203 Sayılı VUK mad.110-111-112 belirtildiği üzere.)
2- Zamanaşımı 203 Sayılı VUK mad 113-114 belirtildiği üzere.)
3- Terkin (203 Sayılı VUK mad 115 belirtildiği üzere)
4- Tahakkuktan vazgeçme (203 Sayılı VUK Mük.mad 115 belirtildiği
üzere)
5- Vergi hatalarını düzeltme ve rediyat
6- Yargı Kararları
7- Vergi Affı
Tahakkuktan Vazgeçme
Mükerrer Madde 115 - İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi
ve bunlara ilişkin cezaların toplam miktarı 364 Sıra No.lu V.U.K
Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 15, -YTL aşmaması ve
tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının
tespiti halinde, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul ve
esaslar dahilinde tahakkuklarından vazgeçilebilir.
19- VUK göre ödemeyi ve özel ödeme zamanlarını açıklayınız?
Verginin Ödeneceği Daire
Madde 110 - Vergi borcu, mükellefin bu bakımdan bağlı olduğu vergi
dairesine ödenir.
Mükellef vergi borcunu vergi dairesinin bulunduğu belediye
sınırlarının dışındaki vergi dairelerine de yatırabilir. Bu takdirde
ödemenin hangi vergi dairesi hesabına yapıldığının bildirilmesi
şarttır.
Ödeme Zamanı
Madde 111 - Vergi, kanunlarında gösterilen süreler içinde
ödenir.
Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir.
Bu kanunun 15, 17 ve 342'ci maddelerinin uygulanması dolayısıyla
sürenin uzaması halinde vade uzayan sürenin bittiği gündür.
Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi
tahakkuk işleminin bitmesi beklenmeksizin vadesinde ödenir.
500'den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırmak
bakımından mükelleflere, vadenin bitmesini takip eden tarihten
başlayarak 15 gün içinde gün belli etmeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Bu suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer.
Maliye Bakanlığı; mücbir sebep hali ilân edilen yerlerdeki
mükelleflerin, bu Kanun kapsamında olup, ödeme süresi afet
tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme
faizleri ile bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
verecekleri beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen vergilerin
ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren azamî bir
yıl süreyle uzatmaya yetkilidir. Bu yetki; bölge, il, ilçe, mahal ve
afetten zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi veya vergi
türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de
kullanılabilir.(*)
20- VUK göre aşağıdaki kavramları açıklayınız?
a- Tarh zamanaşımı
b- Verginin Terkini
c- Tahakkuktan vazgeçme
A- Tarh Zamanaşımı
Madde 114 - Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın
başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ
edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.
Zamanaşımının Mahiyeti
Madde 113 - Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının
kalkmasıdır.
Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına
bakılmaksızın hüküm ifade eder.
Zamanaşımı Süreleri
Madde 114 - Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın
başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ
edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.
şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna
başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon
kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren
işlemeye devam eder.
Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya
tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya
muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı
başından itibaren başlar.(*)
Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan
evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra
faydalanıldığı takdirde mezkûr evraka ait vergi alacağı yeniden
doğar.
B- Verginin Terkini
Madde 115 - Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması,
kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer
afetler yüzünden:
1. Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu
afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi
borçları ve vergi cezaları;
2. Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete
maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına
tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi
borçları ve vergi cezaları;
Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya
tamamen terkin olunur.
Maliye Bakanlığı terkin yetkisini mahalline devredebilir. Zarar
derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare
heyetleri yaptıracağı tahkikat üzerine tespit eder.
C- Tahakkuktan Vazgeçme
Mükerrer Madde 115 - İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi
ve bunlara ilişkin cezaların toplam miktarı, 364 Sıra No.lu V.U.K
Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 15, -YTL aşmaması ve
tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının
tespiti halinde, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul ve
esaslar dahilinde tahakkuklarından vazgeçilebilir
21- VUK göre Terkin Türlerini sayınız ve açıklayınız?
1-Doğal Afetler Sebebiyle Terkin
Madde 115 - Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması,
kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer
afetler yüzünden:
1. Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu
afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi
borçları ve vergi cezaları;
2. Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete
maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına
tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi
borçları ve vergi cezaları;
Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya
tamamen terkin olunur.
Maliye Bakanlığı terkin yetkisini mahalline devredebilir.
Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare
heyetleri yaptıracağı tahkikat üzerine tespit eder.
2-Tahsil İmkansızlığı Sebebiyle Terkin
(AATUHK) Madde No 106 – Yapılacak takip sonunda tahsili imkânsız
veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu
anlaşılan 8 Yeni Türk Lirasına kadar (5 Yeni Türk Lirası dahil)(*)
amme alacakları amme idarelerince terkin yetkisini haiz olanlar
tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin
olunabilir. Bakanlar Kurulu, bu miktarı on katını kadar artırmaya
yetkilidir.(**)
Maliye ve Gümrük Bakanı, yukarıdaki fıkra hükmüne göre terkin
edilecek amme alacağının miktarını belirlemeye yetkilidir.
Terkin selahiyetini haiz olanlar bu selahiyetlerin tamamını veya bir
kısmını mahalli makamlara bırakabilirler.
3-Tahakkuktan Vazgeçme
Mükerrer Madde 115 - İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi
ve bunlara ilişkin cezaların toplam miktarı 364 Sıra No.lu V.U.K
Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 15, -YTL) aşmaması ve
tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının
tespiti halinde, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul ve
esaslar dahilinde tahakkuklarından vazgeçilebilir.
22- VUK göre Vergi hatasını açıklayınız?
Vergi Hatası
Madde 116 - Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya
vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya
eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.
23- VUK göre Hesap hatalarını sıralayarak açıklayınız?
Hesap Hataları
Madde 117 - Hesap hataları şunlardır:
1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk
fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait
rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya
hesaplanmış olmasıdır.
2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nisbet ve tarifelerinin yanlış
uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması
birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla
hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.
3. Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında
belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir
defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.
24- VUK göre Vergilendirme hatalarını sıralayarak açıklayınız?
Vergilendirme Hataları
Madde 118 - Vergilendirme hataları şunlardır:
1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka
bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır;
2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya
vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden
müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler
üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin
ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya
süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır
25- VUK göre Vergi Hatalarının Meydana çıkarılmasını açıklayınız?
Hataların Meydana Çıkarılması
Madde 119 - Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir:
1. İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile;
2. Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın
görülmesi ile;
3. Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile;
4. Hatanın vergi incelenmesi sırasında meydana çıkarılması ile;
5. Mükellefin müracaatı ile.
26- VUK göre Vergi Hatalarının düzeltme yollarını kısaca
açıklayınız?
1-Re'sen Düzeltme
Madde 121 - İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları
re'sen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin
düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma hakları mahfuzdur
(SAKLIDIR).
2-Mükellefin talebi üzerine Düzeltme Talebi
Madde 122 - Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların
düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.
Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir.
Düzeltme Talebinin İncelenmesi
Madde 123 - Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini kendi
mütalaasını da ilave ederek, düzeltme merciine gönderir.
Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin
yapılmasını emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi
isteyene yazı ile tebliğ olunur.
27- VUK göre Düzeltmede zamanaşımını kısaca açıklayınız?
Düzeltmede Zamanaşımı
Madde 126 - 114'üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan
sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. şu kadar ki,
düzeltme zamanaşımı süresi:
a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen
vergilerde hatanın yapıldığı;
b) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu
yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin
tebliğ edildiği;
c) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde
6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı;
Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.
28- VUK göre bilgi vermeyi kısaca açıklayınız?
Bilgi Verme
Madde 148 - Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya
mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzelkişiler, Maliye
Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların
isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar.
Bilgiler yazı veya sözle istenilir. Sözle istenen bilgileri
vermeyenlere keyfiyet yazı ile tekit ve cevap vermeleri için
kendilerine münasip bir mühlet tayin olunur. Bilgi istenmek üzere
ilgililer vergi dairesine zorla getirilemez.
Memleket dışı imtiyazlarından faydalanan yabancı Devlet memurları
bilgi verme mecburiyetine tabi olamazlar.
29- VUK göre devamlı bilgi vermeyi kısaca açıklayınız?
Devamlı Bilgi Verme
Madde 149 - Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum
ve kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzelkişiler vergilendirmeye
ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve vergi
dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli
fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.
30- VUK göre bilgi vermede Ölüm vakalarını ve intikallerini
bildirmeyi ve Bilgi vermekten imtina etmek kısaca açıklayınız?
Ölüm Vakalarını ve İntikalleri Bildirme
Madde 150 - Aşağıda yazılı resmi makamlarla gerçek ve tüzelkişiler,
her ay muttali oldukları ölüm vak'aları ile intikalleri ertesi ayın
15'inci günü akşamına kadar vergi dairesine yazı ile bildirmeye
mecburdurlar.
1. Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları;
2. Yabancı memleketlerdeki Türk konsolosları veya konsolosluk
görevini yapanlar (Memur oldukları yerde ölen Türk tebaasının
soyadı, adı ve sıfatları ile Türkiye'deki ikametgahlarını Maliye
Bakanlığına bildirirler);
3. Mahalle ve köy muhtarları (Kendi mahalle veya köylerinde ölenleri
bildirirler);
4. Banka, bankerler ve şirketler ile emanet kabul eden gerçek ve
tüzelkişiler (Mevduat, şirket hissesi, emanet para ve eşya veya sair
suretle alacak sahiplerinden birinin ölümü halinde, ölenin soyadını,
adını, alacağının nev'ini ve miktarını bildirirler).
Bilgi Vermekten İmtina Edememek
Madde 151 - Kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzelkişiler,
özel kanunlarda yazılı mahremiyet hükümlerini ileri sürerek, bilgi
vermekten imtina edemezler. Ancak:
1. Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin muhabereler hakkında tutmaya
mecbur olduğu mahremiyet saklıdır;
2. Hekimlerden, diş hekimlerinden, disçilerden, ebelerden ve sağlık
memurlarından hastaların hastalıklarının nev'ine müteallik bilgiler
istenemez.
3. Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine tevdi olunan işler
veya görevleri dolayısiyle muttali oldukları ahval ve hususların
bildirilmesi istenemez; şu kadar ki, bu yasak müvekkil adlariyle
vekalet ücretlerine ve giderlerine şamil değildir.
4. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 88'inci maddesi gereğince
gösterilmesi veya teslimi caiz olmıyan evrakın muhteviyatı hakkında
bilgi istenemez. şu kadar ki, doğrudan doğruya vergi ile ilgili
olmak üzere, bu gibi evraka müsteniden doğan borçların miktarlarına
ve alacaklıların adlarına ait bilgiler istenebilir.
31- VUK göre bilgi vermede cezaların (müeyyidelerini ) kısaca
açıklayınız?
c) Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 ve mükerrer 257 nci madde
hükmüne uymayanlar için ceza
Mükerrer Madde 355 - Bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257 nci
maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci madde
uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve
müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler
dahil);
1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 364
Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 1.390-YTL
2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit
usulde tespit edilenler hakkında 364 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği
ile 1.1.2007'den itibaren 640 -YTL
3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında
364 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 300
-YTL
Özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine
getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin
verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya
yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin
olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi
durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine
gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.
Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine
getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine
getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine
getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir
kat artırılarak uygulanır.(**)
Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta
idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan
mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre
uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5'i
nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen
mükellefler hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz.
Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması
halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezası, beyannamenin
kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 15 gün
içinde verilmesi halinde 1/4 oranında, bu sürenin dolmasını takip
eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise 1/2 oranında uygulanır.
32- VUK göre hangi mükellefler işe başlamalarını Vergi dairesine
bildirmek mecburiyetindeler açıklayınız?
İşe Başlamayı Bildirme
Madde 153 - Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlıyanlar keyfiyeti
vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar:
1. Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı;
2. Serbest meslek erbabı;
3. Kurumlar vergisi mükellefleri;
4. Kollektif ve adi şirket ortaklarıyla komandit şirketlerin
komandite ortakları.
Ticaret sicili memurlukları, kurumlar vergisi mükellefi olup da Türk
Ticaret Kanununun 30 uncu maddesi uyarınca tescil için başvuran
mükelleflerin başvuru evraklarının bir suretini ilgili vergi
dairesine intikal ettirir. Bu mükelleflerin işe başlamayı bildirme
yükümlülükleri yerine getirilmiş sayılır. Bildirim yükümlülüğünü
süresi içinde yerine getirmeyen ticaret sicili memurları hakkında
işe başlamanın zamanında bildirilmemesine ilişkin usulsüzlük cezası
hükümleri uygulanır.
33- VUK göre Tüccarlarda işe başlama belirtilerini açıklayınız?
Tüccarlarda İşe Başlamanın Belirtileri
Madde 154 - Tüccarlar için aşağıdaki hallerden herhangi biri "İşe
başlama"yı gösterir:
1. Bir iş yeri açmak (İş yeri açmaktan maksat, belli bir yerde
bilfiil ticari veya sınai faaliyete geçmek demektir. Bir yerin ne
maksatla olursa olsun sadece tutulmuş olması veya içinde tertibat ve
tesisat yapılmakta bulunması iş yerinin açıldığını göstermez);
2. İş yeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki bir
teşekküle kaydolunmak;
3. Kazançları basit usulde(*) tespit edilen tüccarlar için işle
bilfiil uğraşmaya başlamak.
34- VUK göre Serbest Meslek Erbabında işe başlamanın
belirtilerini açıklayınız?
Serbest Meslek Erbabında İşe Başlamanın Belirtileri
Madde 155 - Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerden herhangi
biri "İşe başlama"yı gösterir:
1. Muayenehane, yazıhane, atelye gibi özel iş yerleri açmak;
2. Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette
bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak;
3. Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette
bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak;
4. Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki
teşekküllere kaydolunmak.
Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumları icabı
bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacak olanlar bildirmelerinde bu
cihetide açıklarlar
35- VUK göre iş değişikliklerinin bildirilmesi ve işletmede
değişikliğin bildirilmesi tartışışınız?
İş Değişikliklerinin Bildirilmesi
Madde 158 - İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden:
a) Yeni bir vergiye tabi olmayı;
b) Mükellefiyet şeklinde değişikliği;
c) Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi;
Gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu değişiklikleri
vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
İşletmede Değişikliğin Bildirilmesi
Madde 159 - Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş yerlerinin
sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükellefler vergi
dairesine bildirmeye mecburdurlar.
36- VUK göre Mükellefler tutacakları defterleri vergi uygulaması
bakımından hangi maksatları sağlayacak şekilde tutarlar sıralayınız?
Madde 171 - Mükellefler bu kanuna göre tutacakları defterleri
vergi uygulaması bakımından aşağıdaki maksatları sağlıyacak şekilde
tutarlar:
1. Mükellefin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu
tesbit etmek;
2. Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tesbit etmek;
3. Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
4. Mükellefin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol
etmek ve incelemek;
5. Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların
vergi karşısındaki durumlarını (Emanet mahiyetindeki değerler dahil)
kontrol etmek ve incelemek.
37- VUK göre kimler yasal defter tutarlar (defter tutmak
mecburiyetine olanlar) sıralayınız?
Madde 172 - Aşağıda yazılı gerçek ve tüzel kişiler bu kanunun
esaslarına göre defter tutmaya mecburdurlar:
1. Ticaret ve sanat erbabı;
2. Ticaret şirketleri;
3. İktisadi kamu müesseseleri;
4. Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler;
5. Serbest meslek erbabı;
6. Çiftçiler.
İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi
işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları
hükümlere tabidirler.
38- VUK göre yasal defter tutmak mecburiyetinde değildirler
sıralayınız.?
Madde 173 - Defter tutma mecburiyeti aşağıda yazılı gerçek ve tüzel
kişiler hakkında uygulanmaz:
1. Gelir vergisinden muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi
olmayan çiftçiler;(*)
2. Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tesbit
edilenler.(**)
3. Kurumlar vergisinden muaf olan:
a) İktisadi kamu müesseseleri;
b) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler(***)
Yukarıdaki istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden
muaf olmakla beraber diğer vergilerden birine tabi olan ve bu
vergileri götürü usulde tespit edilmeyen mükelleflerin muaf
olmadıkları vergiler için tutacakları defterlere şümulü yoktur.
39- VUK göre hesap dönemi hakkında bilgi veriniz?
Hesap Dönemi
Madde 174 - Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her
hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden
açılır.
Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.
şu kadar ki, takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerinin
mahiyetine uygun bulunmayanlar için, bunların müracaatı üzerine
Maliye Bakanlığı 12'şer aylık özel hesap dönemleri belli edebilir.
Yeniden işe başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde
bir yıldan eksik olan faaliyet süresi, hesap dönemi sayılır.
Bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin edilenlerin ticari ve zirai
kazançları, hesap dönemlerinin kapandığı takvim yılının kazancı
sayılır.
40- VUK göre tüccarlar kimlerdir? 1 ve 2’nci sınıf tüccar olmanın
koşulları nelerdir?
Tüccar Sınıfları
Madde 176 - Tüccarlar, defter tutmak bakımından iki sınıfa ayrılır:
I'inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre;
II'nci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre;
defter tutarlar.
A- Birinci Sınıf Tüccarlar
Madde 177 - Aşağıda yazılı tüccarlar, I'inci sınıfa dahildirler:
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan
ve yıllık alımlarının tutarı 364 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile
1.1.2007'den itibaren 100.000, -YTL veya satışları tutarı 364 Sıra
No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 140.000, -YTL)
lirayı aşanlar
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir
yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı, 364 Sıra No.lu
V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 56.000, -YTL) aşanlar;
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması
halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık
satış tutarının toplamı 364 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile
1.1.2007'den itibaren 100.000, -YTL lirayı aşanlar;
4. Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri
yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.);
5. Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan
işlerininin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya
lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter tutmalarına
Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.;
6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih
edenler.
B-İkinci Sınıf Tüccarlar
Madde 178 - Aşağıda yazılı tüccarlar II'nci sınıfa dahildirler:
1. 177'inci maddede yazılı olanların dışında kalanlar;
2. Kurumlar Vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre
defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilenler.
Yeniden işe başlıyan tücarlar yıllık iş hacimlerine göre
sınıflandırılıncaya kadar II'nci sınıf tüccarlar gibi hareket
edebilirler.
41- VUK göre 1’nci sınıf tüccarlıktan 2’nci sınıf tüccarlığa
geçişi anlatınız?
Sınıf Değiştirme
Madde 179 –
a) (I)'inciden (II)'nciye geçiş: İş hacmi bakımından I'inci sınıfa
dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki şartlara uyduğu takdirde,
bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden
başlayarak, II'nci sınıfa geçebilirler:
1. Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlerden %
20'yi aşan bir nisbette düşük olursa, veya;
2. Arka arkaya üç dönemin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere
nazaran % 20'ye kadar bir düşüklük gösterirse.
42- VUK göre 2’nci sınıf tüccarlıktan 1’nci sınıf tüccarlığa
geçişi anlatınız?
Sınıf Değiştirme
Madde 180 –
b) (II)'nciden (I)'inciye geçiş: İş hacmi bakımından II'nci sınıfa
dahil tüccarların durumları aşağıda yazılı şartlara uyduğu takdirde
bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden
başlayarak I'inci sınıfa geçerler.
1. Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlerden %
20'yi aşan bir nisbette fazla olursa, veya;
2. Arka arkaya 2 dönemin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere
nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık gösterirse.
43- VUK göre bilanço esasında tutulacak defterleri sayınız ve
kısaca açıklayınız?
Bilanço Esasında Tutulacak Defterler
Madde 182 - Bilanço esasında aşağıdaki defterler tutulur:
1. Yevmiye defteri;
2. Defterikebir;
3. Envanter defteri (Mevcudat ve muvazene defteri);
Yevmiye Defteri
Madde 183 - Yevmiye defteri, kayda geçirilmesi icabeden muamelelerin
tarih sırasiyle ve madde halinde tertipli olarak yazıldığı
defterdir.
Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur.
Mükellefler diledikleri takdirde yevmiye defteri ve tutulması
zorunlu diğer defterlerini müteharrik yapraklı olarak
kullanabilirler.
Defteri kebir
Madde 184 - Defterikebir, yevmiye defterine geçirilmiş olan
muameleleri buradan alarak usulüne göre hesaplara dağıtan ve
tasnifli olarak bu hesaplarda toplıyan defterdir.
Envanter Defteri ve Bilanço Günü
Madde 185 - Envanter defterine işe başlama tarihinde ve müteakiben
her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar
kaydolunur ve bu tarihe "Bilanço günü" denir. Envanter defteri
ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur.
44- VUK göre Envanter çıkarmayı kısaca anlatınız?
Envanter Çıkarmak
Madde 186 - Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları,
alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek
suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir.
şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi
mutat olmayan malların değerleri tahminen tespit olunur.
Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri
ifade eder.
45- VUK göre Bina ve Arazinin envantere alınmasını kısaca
anlatınız?
Bina ve Arazinin Envantere Alınması
Madde 187 - Ferdi teşebbüslerde, mükellefin sahip olduğu bina ve
arazi hakkında aşağıda yazılı esaslar cari olur:
1. Fabrika, ambar, atölye, dükkan, mağaza ve arazi -işletmede ister
kısmen, ister tamamen kullanılsınlar- değerlerinin tamamı üzerinden
envantere alınır.
2. Ticaret hanları gibi oda oda veya kısım kısım kullanılabilen
binalarla evlerin ve apartmanların yarısından fazlası işletmede
kullanıldığı takdirde envantere ithal edilir.
3. Envantere alınan gayrimenkulların kullanış tarzlarında sonradan
vaki olacak değişiklikler, hesap yılı içinde nazara alınmaz.
46- VUK göre işletme hesabı esasına göre tutulacak defterleri
sayınız açıklayınız?
İşletme Hesabı Esasında Tutulacak Defterler
Madde 193 - İşletme hesabı esasında aşağıdaki defterler tutulur:
1. İşletme hesabı defteri (İşletme hesabını ihtiva eden);
47- VUK göre 2’nci sınıf tüccarlar (işletme esasına göre defter
tutanlar ) yıl sonunda çıkartacakları işletme hesabı hülasasını ve
işletme hesabı esasında envanteri anlatınız?
İşletme Hesabı Esasında Envanter
Madde 195 - İşletme hesabı esasına göre defter tutanlardan emtia
üzerine iş yapanlar, emtia envanteri çıkarmaya mecburdurlar.
Emtiaya, satmak maksadıyla alınan veya imal edilen mallarla iptidai
ve ham maddeler ve yardımcı malzeme dahildir. Emtia envanteri,
muamelelere ait kayıtlarla karıştırılmamak şartıyla yeniden işe
başlama halinde işletme defterinin baş tarafına, müteakiben de her
hesap dönemi kapandıktan sonra muamele kayıtlarını takip eden
sayfalara yazılır. İsteyenler ayrı bir envanter defteri tutarak
emtia envanterlerini bu deftere kaydedebilirler.
İşletme Hesabı Hulasası
Madde 196 - İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar her
hesap döneminin sonunda (İşletme hesabı hulasası) çıkarırlar.
İşletme hesabı hulasasına aşağıdaki maddeler birer kalemde ayrı ayrı
yazılır.
A) Gider tablosuna:
1. Çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun
değeri;
2. Hesap dönemi zarfında satın alınan emtianın değeri ile yapılan
bilumum giderler.
B) Hasılat tablosuna:
1. Hesap dönemi zarfında satılan emtianın değeri ile hizmet
karşılığı ve sair suretle alınan paralar;
2. Çıkarılan envantere göre hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun
değeri.
48- VUK göre aşağıdaki kavramları açıklayınız?
a- İmalat defteri
b- Kombine İmalat defteri
c- Kombine İmalatta imalat defteri
d- Bitim işleri defteri
A- İmalat Defteri
Madde 197 - I'inci sınıf tüccarlardan devamlı olarak imalat ile
uğraşanlar yukarda yazılı defterlerden gayrı bir (İmalat defteri)
tutarlar.
İmalat defterine, aşağıda yazılı emtianın giriş ve çıkış
hareketleri, emtianın cinsi ve miktarı itibariyle ve tarih sırasiyle
yazılır:
1. Satın alınan ve müşteri tarafından imalat yapılmak üzere tevdi
olunan her nevi iptidai ve ham maddeler, başlıca yardımcı malzeme
(Doğrudan doğruya imal ile ilgili yakıtlar gibi);
2. Yukarda yazılı maddelerden imalata sarf olunan veya aynen
satılanlar;
3. İmal edilen mamul maddeler;
4. Teslim edilen mamul maddeler;
Teslimden maksat, Gider Vergileri Kanununa göre bu mahiyette olan
muamelelerdir. Yarı mamuller teslim edildiği takdirde, bunlar tam
mamul hükmüne girer.
İmalat artıkları ve tali maddeler de imalat defterine geçirilir.
Ancak bunlardan imal esnasında miktarlarının tespitine imkan ve
lüzum olmıyanlar yalnız teslim sırasında kayıtlarda gösterilir.
B-Kombine İmalat
Madde 198 - Ham maddeden tam mamul vücuda getirilinceye kadar geçen
müstakil imal safhalarında ayrı ayrı emtia mahiyetini arz eden
maddeler elde edildiği (İplik-dokuma, yağ-sabun, kereste-mobilya,
un-makarna münasebetlerinde olduğu gibi) ve bu imal işleri birbirine
bağlanarak aynı teşebbüs dahilinde yapıldığı takdirde, kombine
imalat yapılmış olur.
Boyama, kasarlama, apre, cilalama gibi bitim işleri kombine imalatı
tazammun etmez.
Kombine İmalatta İmalat Defteri
Madde 199 - Kombine imalat yapanlar her müstakil imal işini imalat
defterinin ayrı ayrı kısımlarında gösterirler. Bu takdirde bir
safhanın mamulü müteakip safhaya teslim gösterilmek suretiyle bu
safhanın iptidai maddesini teşkil eder.
Kombine imalatta istenildiği takdirde her müstakil imal safhası için
ayrı bir imalat defteri kullanılması caizdir.
Bitim İşleri Defteri
Madde 200 - Birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan boyama, basma,
yazma, kasarlama, apre, cilalama gibi ücretle yapılan bitim
işleriyle uğraşanlar, imalat defteri yerine, bir "Bitim işleri
defteri" tutarlar.
Bu deftere müşterilerden alınan ve işlendikten sonra geri verilen
emtianın cinsi ve miktarı tarih sırasıyla yazılır.
49- VUK göre Serbest Meslek Kazanç defterini kısaca açıklayınız?
Serbest Meslek Kazanç Defteri
Madde 210 - Serbest meslek erbabı bir (Kazanç defteri) tutarlar.
Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat
kaydolunur.
Defterin gider tarafına, yapılan giderlerin nev'i ile yapıldığı
tarih ve hasılat tarafına ise ücretin alındığı tarih ve miktarı ile
kimden alındığı yazılır.
Hekimler diledikleri takdirde, yukarıda yazılı malumatı protokol
defterinde göstermek şartiyle ayrı kazanç defteri tutmıyabilirler.
Amortisman Kayıtları
Madde 211 - Serbest meslek erbabı, işlerinde bir yıldan fazla
kullandıkları ve amortismana tabi tuttukları tesisat ve demirbaş
eşyanın kıymetleri ile amortismanlarını 189'uncu maddede yazılı
şekilde tutulan "Amortisman kayıtlarında" gösterirler.
Özel Defterler
Madde 212 - Noterlerin ve noterlik görevini ifa ile mükellef
olanların ve borsa acentalarının resmi defteri "kazanç defteri"
yerine geçer.
50- VUK göre Zirai kazançlarda defter tutmayı anlatınız?
Çiftçi İşletme Defteri
Madde 213 - Zirai işletme hesabını ihtiva eden çiftçi işletme
defterinin sol tarafına Gelir Vergisi Kanununun ilgili maddelerinde
gösterilen giderler, sağ tarafına da aynı kanunda gösterilen hasılat
kaydolunur.
Amortisman Kayıtları
Madde 214 - Çiftçi işletme defteri tutanlar, amortismana tabi
kıymetleri ve bunların amortismanlarını 189'uncu maddede yazılı
şekilde tutulan amortisman kayıtlarında gösterebilecekleri gibi bu
kayıtları çiftçi işletme defterinin ayrı bir yerine de
geçirebilirler.
51- VUK göre tutulacak defterlerin ve kayıtların kayıt nizamını
kısaca açıklayınız?
Madde 215 –
1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması
zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde
başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını
değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de
yapılabilir.
2.
a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk
parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de
düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına
düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı
aranmaz.
b) İlgili dönem defter tasdik tarihi itibarıyla ödenmiş sermayesi
(yurt dışında kurulan şirketlerin Türkiye'ye ayrılan ödenmiş
sermayesi) en az 100 milyon ABD Doları ya da muadili yabancı para
karşılığı Türk Lirası ve sermayesinin en az % 40'ı ikametgâhı,
kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kişilere ait olan
işletmelere, kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para
birimiyle tutmalarına Bakanlar Kurulunca izin verilebilir. Bakanlar
Kurulu, bu had ve nisbeti sektörler itibarıyla ayrı ayrı yarısına
kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu
şartların ihlâl edildiği hesap dönemini izleyen hesap döneminden
itibaren Türk para birimine göre kayıt tutma zorunluluğu başlar.
ba) Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği
günün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili
para birimine çevrilir. İktisadî kıymetlerin değerleri ile vergi
matrahı kayıt yapılan para birimine göre tespit edilir, beyannamenin
verilmesi gereken ayın ilk gününün kuruyla Türk parasına çevrilerek
beyan edilir. Vergi ödeme, mahsup ve iade işlemlerinde de Türk
Lirası tutarlar kullanılır.
bb) Bu mükellefler, diğer para birimleriyle kayıt tuttukları sürece
mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrası uyarınca enflasyon düzeltmesi
yapamazlar. Türk para birimiyle kayıt yapmaya başlamaları halinde
ise üç yıl süreyle anılan madde hükmünden yararlanamazlar.
Defterlerin Mürekkeple Yazılacağı
Madde 216 - Bu kanuna göre tutulması mecburi defterler mürekkeple
veya makine ile yazılır. Kopye kağıdı kullanılması ve ıstampa ve
sair damga aletleriyle kopye konulması da caizdir.
Bilumum defterlerde hesaplar kapatılıncaya kadar toplamlar geçici
olarak kurşun kalemi ile yapılabilir.
Yanlış Kayıtların Düzeltilmesi
Madde 217 - Yevmiye defteri maddelerinde yapılan yanlışlar ancak
muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir. Diğer bilumum defter ve
kayıtlara rakam ve yazılar yanlış yazıldığı takdirde düzeltmeler
ancak yanlış rakam ve yazı okunacak şekilde çizilmek, üst veya yan
tarafına veyahut ilgili bulunduğu hesaba doğrusu yazılmak suretiyle
yapılabilir.
Defterlere geçirilen bir kaydı kazımak, çizmek veya silmek suretiyle
okunamaz bir hale getirmek yasaktır.
Boş Satır Bırakılamayacağı, Sayfaların Yok Edilemeyeceği
Madde 218 - Defterlerde kayıtlar arasında usulen yazılmaya mahsus
olan satırlar, çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz.
Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli
müteharrik yapraklarda bu yaprakların sırası bozulamaz ve bunlar
yırtılamaz.
Kayıt Zamanı
Madde 219 - Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. şöyle ki:
a) Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin
intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi
şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz
değildir.
b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro
gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara
dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi,
deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas
defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez.
c) Günlük kasa, günlük perakende satış ve hasılat defterleri ile
serbest meslek kazanç defterine muameleler günü gününe kaydedilir.
52- VUK göre Tasdike tabi defterler nelerdir sıralayınız?
Tasdike Tabi Defterler
Madde 220 - Aşağıda yazılı defterlerin bu bölümdeki esaslara göre
tasdik ettirilmesi mecburidir:
1. Yevmiye ve envanter defterleri;
2. İşletme defteri;
3. Çiftçi işletme defteri;
4. İmalat ve İstihsal Vergisi defterleri; (Basit İstihsal Vergisi
defteri dahil)
5. Nakliyat Vergisi defteri;
6 .Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri;
7. Serbest meslek kazanç defteri;
53- VUK göre Yasal defterlerin tasdik zamanını kısaca
açıklayınız?
Tasdik Zamanı
Madde 221 - Bu kanunda yazılı defterleri kullanacak olanlar, bunları
aşağıda yazılı zamanlarda tasdik ettirmeye mecburdurlar:
1. Öteden beri işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı
yıldan önce gelen son ayda;
2. Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler,
defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda;
3. Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir
mükellefiyete girenler işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni
mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar,
muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde;
4. Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısıyla veya sair sebeplerle
yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya
başlamadan önce.
54- VUK göre Fatura ne demektir? Kimler fatura kullanmak
mecburiyetindedirler?
Faturanın Tarifi
Madde 229 - Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında
müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya
işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.
Fatura Kullanma Mecburiyeti
Madde 232 - Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde
tespit edilenlerle(1) defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2. Serbest meslek erbabına;
3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5. Vergiden muaf esnafa.
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar
da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.
55- VUK göre aşağıdaki kavramları açıklayınız?
a- Fatura
b- Perakende Satış Vesikası
c- Gider Pusulası
d- Müstahsil Makbuz
e- Serbest Meslek Makbuzu
f- Ücret bordosu
A- Faturanın Tarifi
Madde 229 - Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında
müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya
işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.
B-Perakende Satış Vesikaları
Madde 233 - Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde
tespit edilenlerle(*)defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin
fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları
işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik
olunur.
1. Perakende satış fişleri;
2. Makineli kasaların kayıt ruloları;
3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri.
Perakende satış fişi; makineli kasaların kayıt ruloları ve
biletlerde, işletme veya mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan
paranın miktarı gösterilir.
Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve
sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler
kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye
verilir. Makineli kasa kullanıp da müşteriye fiş (makineli kasanın
önceki fıkrada belirtilen malumatı ihtiva eden fişi) verilmemesi
halinde, perakende satış fişi tanzimi ve müşteriye verilmesi
mecburidir.
C- Gider Pusulası
Madde 234 - Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde
tespit edilenlerle(*) defter tutmak mecburiyetinde olan serbest
meslek erbabının ve çiftçilerin:
3. Vergiden muaf esnafa;
Yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim
edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider
pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir.
Bu belge, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan
kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için
de tanzim edilir.
Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve
bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı
satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını (Tüzel kişilerde
unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha
olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi
olunur.
Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde teselsül
ettirilir.
D- Müstahsil Makbuzu
Madde 235 - Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit
usulde tesbit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan
çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın
aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz
tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalıyarak satıcı çiftçiye
vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar
veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı
takdirde makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur.
Çiftçiden avans üzerine yapılan mübayaalarda, makbuz, malın teslimi
sırasında verilir.
Müstahsil makbuzunun tüccar veya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası
fatura yerine geçer.
Müstahsil makbuzunda en az aşağıda yazılı bilgiler bulunur:
1. Makbuzun tarihi;
2. Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı unvanı ve
adresi;
3. Malı satan çiftçinin soyadı, adı ve ikametgahı adresi;
4. Satın alınan malın cinsi, miktarı ve bedeli;
Bu Maddede yazılı makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir.
Müstahsil makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül
ettirilir.
E- Serbest meslek makbuzları
Madde 236 - Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin
her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim
etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu
istemek ve almak mecburiyetindedir.
Ücret Bordrosu
Madde 238 - İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret
bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden
muaf olan ücretlerle diğer ücret üzerinden vergiye tabi hizmet
erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz.
56- VUK göre Vergi Karnesi hakkında ki bildiklerinizi anlatınız.?
Karne Mecburiyeti
Madde 247 - Aşağıda yazılı olanlar vergi karnesi almaya
mecburdurlar:
1. Gelir Vergisi Kanununa göre diğer ücret kapsamında
vergilendirilenler;
2. Gelir Vergisi Kanununa göre indirimden faydalanmak isteyenler;
3. Gelir Vergisi Kanununun 35'inci maddesinin (B) bendi uyarınca
karne almak zorunda olanlar.
Durumu yukarıdaki şartların birden fazlasına girse bile, bir
mükellef tek vergi karnesi alır.
Karne Alınması
Madde 248 - Mükellef vergi karnelerinin kendileri tarafından
yazılması gereken kısımlarını doldurduktan sonra, vergi bakımından
durumlarını kayıt ve tescil ve karneye işaret ettirmek üzere,
bunları bağlı oldukları vergi dairesine ibraz ederler.
Mükellefiyete müessir olacak değişikler de yukarıki esaslara göre
karneye işaret ettirilir.
247'nci maddenin 1'inci bendinde yazılı mükelleflerin doldurdukları
karneyi vergi dairesine ibraz etmeleri veya değişikliği karneye
işaret ettirmeleri süresi, işe başladıkları veya değişikliğin vuku
bulduğu tarihten başlayarak bir aydır.
Gelir Vergisi Kanununa göre indirimlerin uygulanmasında, karnedeki
kayıtlar, bunların vergi dairesine tescil ettirildiği tarihten
evvelki zamanlar için nazara alınmaz.
Hüviyet Tasdiki
Madde 249 - (2686 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle değişen madde)
Gelir Vergisinde indirimlerden faydalanabilmek için karne almak
mecburiyetinde olanlar, medeni hal ve aile durumu hakkında vergi
karnesine yazılmış olan bilgiler ve bunlarda vaki olan değişiklikler
mükellefin ikamet ettiği veya çalıştığı mahallenin muhtarına tasdik
ettirilir.
Buna imkan olmayan hallerde mükellefin karneye yazdığı bilgilerin
doğruluğu idari tahkikatla tespit olunur ve karnenin tescili
tahkikat neticesinde yapılır.
Doğruluk Sorumluluğu
Madde 250 - Vergi karnelerine yazdıkları bilgilerin doğruluğundan
mükellefler; iş verenler tarafından bu karnelere ilave olunan
kayıtlardan da iş verenler sorumludur.
57- VUK göre Karnesiz Hizmet erbabı çalıştıranların sorumluluğu
kısaca anlatınız?
Karnesiz Hizmet Erbabı Çalıştıranların Sorumluluğu
Madde 251 - Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı ile
götürü gider usulünü kabul eden gayrimenkul sermaye iradı sahipleri,
yanlarında çalışan hizmet erbabının, kanunun tayin ettiği süre
içinde karne almalarını ve karnelerinde yazılı vergilerini
ödemelerini temin etmeye mecburdurlar. Bu mecburiyete riayet
edilmediği takdirde:
a) Zamanında karne almamış veya vergisini tarh ettirmemiş olan
hizmet erbabının vergisi iş veren kimse adına tarh edilir ve vergi
cezası da aynı kimse adına kesilerek ondan tahsil olunur. Bu fıkra
hükmüne göre tarh edilen vergi ve kesilen ceza, iş verene birer
ihbarname ile tebliğ edilir. Kullanılacak ihbarnamelerin şeklini ve
muhteviyatını Maliye Bakanlığı tayin eder.
Karnesiz tespit edilen şahsa karnesi verilir ve vergisinin ödendiği
karneye yazılır.
b) Karnesini zamanında almış ve vergisini tarh ettirmiş olan hizmet
erbabının zamanında ödenmemiş olan vergisi ve gecikme zammı, yanında
çalıştığı tespit edilen iş verenden tahsil olunur.
İş verenler yukarı ki hükümlere göre ödedikleri vergiler için asıl
mükelleflere rücu edebilirler
58- VUK göre değerlemeyi tanımlayınız,değerleme ölçülerini sadece
sayınız?
Değerlemenin Tarifi
Madde 258 - Değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasiyle ilgili
iktisadi kıymetlerin takdir ve tesbitidir.
Değerleme Ölçüleri
Madde 261 - Değerleme, iktisadi kıymetin nevi ve mahiyetine göre,
aşağıdaki ölçülerden biri ile yapılır:
1. Maliyet bedeli;
2. Borsa rayici;
3. Tasarruf değeri:
4. Mukayyet değer;
5. İtibari değer;
6. Vergi değeri;
7. Rayiç bedel;
8. Emsal bedeli ve ücreti.
9- Alış Bedeli
59- VUK göre değerleme ölçülerini nelerdir açıklayınız?
Değerleme Ölçüleri
Madde 261 - Değerleme, iktisadi kıymetin nevi ve mahiyetine göre,
aşağıdaki ölçülerden biri ile yapılır:
1. Maliyet bedeli;
2. Borsa rayici;
3. Tasarruf değeri:
4. Mukayyet değer;
5. İtibari değer;
6. Vergi değeri;
7. Rayiç bedel;
8. Emsal bedeli ve ücreti.
9. Alış Bedeli
1- Maliyet Bedeli
Madde 262 - Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi
veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle
bunlara müteferri bilumum (bağlı olarak yapılan her türlü)
giderlerin toplamını ifade eder.
2- Borsa Rayici
Madde 263 - Borsa rayici, gerek menkul kıymetler ve kambiyo
borsasına, gerekse ticaret borsalarına kayıtlı olan iktisadi
kıymetlerin değerlemeden evvelki son muamele gününde borsadaki
muamelelerin ortalama değerlerini ifade eder.
3- Tasarruf Değeri
Madde 264 - Tasarruf değeri, bir iktisadi kıymetin değerleme gününde
sahibi için arz ettiği gerçek değerdir.
4- Mukayyet Değer
Madde 265 - Mukayyet değer, bir iktisadi kıymetin muhasebe
kayıtlarında gösterilen hesap değeridir.
5- İtibari Değer
Madde 266 - İtibari değer, her nevi (türlü) senetlerle esham (hisse
senetleri) ve tahvillerin üzerinde yazılı olan değerlerdir.
6- Rayiç Bedel
Mükerrer Madde 266 - Rayiç bedel, bir iktisadi kıymetin değerleme
günündeki normal alım satım değeridir.
7-Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti
Madde 267 - Emsal bedeli, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen
veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde
satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir.
Emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki esaslara göre tayin olunur.
Birinci sıra: (Ortalama fiyat esası) Aynı cins ve nevideki mallardan
sıra ile değerlemenin yapılacağı ayda veya bir evvelki veya bir daha
evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal bedeli bu satışların miktar
ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak olan "Ortalama
satış fiyatı" ile hesaplanır. Bu esasın uygulanması için, aylık
satış miktarının, emsal bedeli tayin olunacak her bir malın
miktarına nazaran % 25'ten az olmaması şarttır.
İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) Emsal bedeli belli edilecek
malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu
takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5,
perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini
bizzat belli eder.
Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli
edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir
komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli
ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca
yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen
bedellere mükelleflerin vergi mahkemesinde dava açma hakkı
mahfuzdur. Ancak, dava açılması verginin tahakkuk ve tahsilini
durdurmaz.
Emsal bedelinin mükellef tarafından bizzat hesaplandığı hallerde, bu
hesaplara ait kayıt ve cetveller ispat edici kağıtlar olarak
muhafaza edilir.
Yukarıdaki esaslarla mukayyet olmaksızın kaza mercilerinin re'sen
biçtikleri değerler ile zirai kazanç ölçülerini tesbit eden
kararnamelerde yer alan unsurlar emsal bedeli yerine geçer.
Ücretle yapılan imalatta ücretin gerçek miktarının bilinmemesi veya
doğru olarak tayin edilememesi hallerinde tesbit edilecek emsal
ücret de aynı esaslara göre tayin olunur.
8-Vergi Değeri
Madde 268 - Vergi değeri, bina ve arazinin Emlâk Vergisi Kanununun
29 uncu maddesine göre tespit edilen değeridir.
60- VUK göre “Gayrimenkul” kıymetlerin değerlemesi hükümlerini
açıklayınız? Gayrimenkuller’de maliyet bedeline giren giderleri
sayınız?
Gayrimenkuller
Madde 269 - İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller
maliyet bedelleri ile değerlenir.
Bu kanuna göre, aşağıdaki yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi
değerlenir:
1. Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı;
2. Tesisat ve makinalar;
3. Gemiler ve diğer taşıtlar;
4. Gayrimaddi haklar.
Gayrimenkullerde Maliyet Bedeline Giren Giderler
Madde No 270 - Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satınalma
bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:
1. Makine ve tesisattan gümrük vergileri, nakliye ve montaj
giderleri;
2. Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının
tesviyesinden mütevellit giderler.
Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile
Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini(*) maliyet bedelini ithal
etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler
serbesttirler
61- VUK göre “Gayrimenkuller’de veya Elektrik Üretim ve Dağıtım
Varlıklarında Maliyet Bedelinin Artması” açıklayınız?
Gayrimenkullerde veya Elektrik Üretim ve Dağıtım Varlıklarında
Maliyet Bedelinin Artması
Madde 272.- Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında,
gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını
genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak
maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve
dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir.
(Bir geminin iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve
eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek
suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderlerle bir
motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun yenisi ile
değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın
eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken
giderlerdendir.)
Gayrimenkuller kira ile tutulmuş ise veya elektrik üretim ve dağıtım
varlıklarının işletme hakkı verilmiş ise, kiracı veya işletme
hakkına sahip tüzel kişi tarafından yapılan bir ve ikinci
fıkralardaki giderler bunların özel maliyet bedeli olarak ayrıca
değerlenir. Kiracının veya işletme hakkına sahip tüzel kişinin
faaliyetini icra için vücuda getirdiği tesisata ait giderler de bu
hükümdedir.
Gayrimenkuller veya elektrik üretim ve dağıtım varlıkları için
yapılan giderler hem tamir, hem de kıymet artırma giderlerinden
terekküp ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet bedeline
eklenecek kısmı ayrı göstermek mecburiyetindedir.
62- VUK göre “Demirbaşların” ve “Emtiaların” değerlemesini
anlatınız?
Demirbaş Eşya
Madde 273 - Alat, edavat, mefruşat ve demirbaş eşya maliyet bedeli
ile değerlenir. Bunların maliyet bedeline giren giderler, satınalma
bedelinden gayri komisyon ve nakliye giderleri gibi özel
giderlerdir.
İmal edilen alat, edevat, mefruşat ve demirbaşlarda imal giderleri
satınalma bedeli yerine geçer.
Emtia
Madde No 274 - Emtia, maliyet bedeliyle değerlenir. Emtianın maliyet
bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha
fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli
yerine 267 nci maddenin ikinci sırasındaki usul hariç olmak üzere,
emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275 inci maddede
yazılı mamuller için de uygulanabilir.(*)
İmal Edilen Emtia
Madde 275 - İmal edilen emtianın (Tam ve yarı mamul mallar) maliyet
bedeli aşağıda yazılı unsurları ihtiva eder:
1. Mamulün vücuda getirilmesinde sarf olunan iptidai ve ham
maddelerin bedeli;
2. Mamule isabet eden işçilik;
3. Genel imal giderlerinden mamule düşen hisse;
4. Genel idare giderlerinden mamule düşen hisse; (Bu hissenin
mamulün maliyetine katılması ihtiyaridir.);
5. Ambalajlı olarak piyasaya arz edilmesi zaruri olan mamullerde
ambalaj malzemesinin bedeli.
Mükellefler, imal ettikleri emtianın maliyet bedellerini yukarı ki
unsurları ihtiva etmek şartıyla diledikleri usulde tayin
edebilirler.
63- VUK göre “Zirai mahsuller” ve” Hayvanların” değerlemesini
anlatınız?
Zirai Mahsuller
Madde 276 - Zirai mahsuller maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet
bedeli zirai mahsullerin hususiyetlerine göre 275'inci maddede
yazılı unsurlara mütenazir olarak Maliye Bakanlığınca tesbit
edilecek esaslar dairesinde hesaplanır.
Hayvanlar
Madde 277 - Zirai işletmelere dahil hayvanlar maliyet bedeli ile
değerlenir. Maliyet bedelinin tesbiti mümkün olmayan ahvalde maliyet
bedeli, yerine emsal bedeli alınır. Bu hükmün tatbikinde emsal
bedeli işletmenin bulunduğu mahal (Gezici hayvancılıkta kışlak) için
zirai kazanç komisyonlarınca tespit edilmiş olan ortalama maliyet
bedelidir.
64- VUK göre “Kıymeti Düşen Malların” değerlemesini anlatınız?
Kıymeti Düşen Mallar
Madde 278 - Yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden
veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller
neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtia
ile maliyetlerin hesaplanması mutad olmayan hurdalar ve döküntüler,
üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile değerlenir.
65- VUK göre “Menkul kıymetlerin” değerlemesini anlatınız?
Menkul Kıymetler
Madde 279 - Hisse senetleri ile fon portföyünün en az yüzde 51'i
Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan
yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, bunlar dışında kalan
her türlü menkul kıymet borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayici
yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu
anlaşılırsa değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin alış bedeline
vadesinde elde edilecek gelirin (kur farkları dahil) iktisap
tarihinden değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının
eklenmesi suretiyle hesaplanır. Ancak, borsa rayici bulunmayan,
getirisi ihraç edenin kar ve zararına bağlı olarak doğan ve
değerleme günü itibariyle hesaplanması mümkün olmayan menkul
kıymetler, alış bedeli ile değerlenir.
66- VUK göre değerlemeye tabi tutulan “Yabancı Paralar ” ve
“Alacaklar” nasıl değerlenir anlatınız?
Yabancı Paralar
Madde No 280 - Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa
rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine
alış bedeli esas alınır.
Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur
Maliye Bakanlığınca tespit olunur.
Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar
ve borçlar hakkında da caridir. Bunlardan vadesi gelmemiş senede
bağlı alacak ve borçlar, bu Kanunun 281 ve 285 inci maddeleri
uyarınca değerleme günü kıymetine irca edilebilir. Ancak senette
faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde geçerli
olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı (LİBOR) esas alınır.
Alacaklar
Madde 281 - Alacaklar mukayyet değerleriyle değerlenir. Mevduat veya
kredi sözleşmelerine müstenit alacaklar değerleme gününe kadar
hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır.
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün
kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde, senette faiz nisbeti
açıklanmış ise bu nisbet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez
Bankasının resmi iskonto haddi uygulanır.
Bankalar ve bankerler ile sigorta şirketleri alacaklarını ya
Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi veya muamelelerinde
uyguladıkları faiz haddi ile, değerleme günü kıymetine irca ederler.
67- VUK göre “İlk Tesis ve Taazzuv Giderleri ve Peştamallıklar”
nasıl değerlendirmeye tabi tutulur anlatınız?
İlk Tesis ve Taazzuv Giderleri ve Peştamallıklar
Madde 282 - Kurumlarda aktifleştirilen ilk tesis ve Taazzuv
giderleri mukayyet değeri ile değerlenir.
Bu değer, ilk tesis ve Taazzuv için yapılan giderlerden fazla
olamaz.
Kurumun tesis olunması veya yeni bir şubenin açılması veyahut da
işlerin devamlı bir surette genişletilmesi için yapılan ve
karşılığında maddi bir kıymet iktisap olunmayan giderler bu
cümledendir.
İlk tesis ve Taazzuv giderlerinin aktifleştirilmesi ihtiyaridir.
Gerçek veya tüzel kişilerde peştamallıklar da mukayyet değerleriyle
değerlenir
68- VUK göre “Aktif Geçici Hesap Kıymetleri” nasıl
değerlendirilirler anlatınız?
Aktif Geçici Hesap Kıymetleri
Madde 283 - Gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen
giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş
olan hasılat, mukayyet değerleri üzerinden aktifleştirilmek
suretiyle değerlenir.
Zirai işletmelerde henüz idrak edilmemiş olan mahsuller için yapılan
giderler (Hazırlık işleri giderleri gibi) de bu madde hükmüne göre
aktifleştirilerek değerlenir.
69- VUK göre “Kasa Mevcudu” ve “Borçlar” nasıl değerlendirilir
kısaca bilgi veriniz?
Kasa Mevcudu
Madde 284 - Kasa mevcutları itibari kıymetleriyle değerlenir,
yabancı paralar hakkında 280'inci madde hükmü uygulanır.
Borçlar
Madde 285 - Borçlar mukayyet değerleriyle değerlenir. Mevduat veya
kredi sözleşmelerine müstenit borçlar değerleme gününe kadar
hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır.
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı borçlar değerleme günü kıymetine
irca olunabilir. Bu takdirde senette faiz nisbeti açıklanmışsa bu
nisbet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi ıskonto
haddinde bir faiz uygulanır.
Banka ve bankerler ile sigorta şirketleri borçlarını, Cumhuriyet
Merkez Bankasına resmi ıskonto haddi veya muamelelerinde
uyguladıkları faiz haddiyle, değerleme günü kıymetine irca ederler.
Alacak senetlerini değerleme gününün kıymetine irca eden
mükellefler, borç senetlerini de aynı şekilde işleme tabi tutmak
zorundadırlar.
70- VUK göre “Tahviller” ve Pasif Geçici Hesap Kıymetleri” nasıl
değerlenir kısaca bilgi veriniz?
Tahviller
Madde 286 - Eshamlı şirketlerle iktisadi kamu müesseseleri
çıkardıkları tahvilleri itibari değerleriyle değerlemeye
mecburdurlar..
Pasif Geçici Hesap Kıymetleri
Madde 287 - Gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan
hasılat ile cari hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan
giderler mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirilmek suretiyle
değerlenir.
71- VUK göre “Karşılıklar” nasıl değerlenir kısaca bilgi veriniz?
Karşılıklar
Madde 288 - Hasıl olan veya husulü beklenen fakat miktarı katiyetle
kestirilmeyen ve teşebbüs için bir borç mahiyetini arz eden belli
bazı zararları karşılamak maksadiyle hesaben ayrılan meblağlara
karşılık denir.
Karşılıklar mukayyet değerleriyle pasifleştirilmek suretiyle
değerlenir.
Amortisman kayıtları hakkındaki özel hükümler mahfuzdur.
72- VUK göre değerleme hükümlerinde özel halleri kısaca bilgi
veriniz?
Özel Haller
Madde 289 - Bu bölümde yazılı olmayan veyahut yazılı olup da kendi
ölçüleriyle değerlenmesine imkan bulunmayan iktisadi kıymetlerden
bina ve arazi vergi değerleriyle, diğerleri, varsa borsa rayici,
yoksa mukayyet değerleri, o da yoksa emsal bedeliyle değerlenir.
73- VUK göre Amortisman nedir? Amortisman türlerini sadece
sayınız?
Amortisman Mevzuu
Madde 313 - İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya,
aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle
269'uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi
kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin
birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun
hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.
İlgili mevzuat gereğince sözleşme süresinden sonra bedelsiz olarak
devlete veya devletçe tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye
intikali öngörülen amortismana tabi iktisadi kıymetlerden (sözleşme
süresinde yenilenmesi gerekenler hariç), sermayenin veya özel
maliyet bedellerinin itfası hükümlerine göre amortismana tabi
tutulanlar, genel hükümler uyarınca ayrıca amortismana tabi
tutulamazlar.
Değeri 364 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren
560, -YTL aşmayan peştamallıklar ile işletmede kullanılan ve 364
Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2007'den itibaren 560, -YTL)
aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi
tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik
bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.
213 SAYILI V.U.K GÖRE AMORTİSMAN TÜRLERİ AŞAĞIDA GÖSTERİLMİŞİTİR.
1- Arazide Amortisman (Madde 314)
2- Normal Amortisman (Madde 315)
3- Azalan Bakiyeler Usulüyle Amortisman (Mükerrer Madde 315 )
4- Madenlerde Amortisman (Madde 316)
5- Fevkalade (Olağanüstü) Amortisman (Madde 317)
74- VUK göre amortisman türlerini sayarak açıklayınız?
1- Arazide Amortisman
Madde 314 - Boş arazi ve boş arsalar amortismana tabi değildir.
Ancak:
1. Tarım işletmelerinde vücuda getirilen meyvalık, dutluk,
fındıklık, zeytinlik ve güllüklerle incir bahçeleri ve bağlar gibi
tarım tesisleri;
2. İşletmede inşa edilmiş olan her nev'i yollar ve harklar;
amortismana tabi tutulur.
2- Normal Amortisman
Madde No 315 - Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini
Maliye Bakanlığının tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa
ederler. İlân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin
faydalı ömürleri dikkate alınır.(*)
3- Azalan Bakiyeler Usulüyle Amortisman
Mükerrer Madde 315 - Bilanço esasına göre defter tutan
mükelleflerden dileyenler, amortismana tabi iktisadi değerlerini,
azalan bakiyeler üzerinden amortisman usulü ile yok edebilirler.
Bu usulün tatbikinde;
1. Her yıl, üzerinden amortisman hesaplanacak değer, evvelce
ayrılmış olan amortismanlar toplamının tenzili suretiyle tespit
olunur. Enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde, üzerinden
amortisman ayrılacak değer, amortismana tâbi iktisadî kıymetin
düzeltilmiş değerinden daha evvel ayrılmış olan amortismanların
toplamının taşınmış değerleri indirilmek suretiyle tespit edilir.
2. Bu usulde amortisman oranı % 50'yi geçmemek üzere normal
amortisman oranının iki katıdır.(*)
3. Bu usulde amortisman süresi normal amortisman nisbetlerine göre
hesaplanır.
Bu sürenin son yılına devreden bakiye değer, o yıl tamamen yok
edilir.
4- Madenlerde Amortisman
Madde 316 - İşletme sebebiyle içindeki cevherin azalmasından dolayı
maddi değerini kaybeden madenlerin ve taş ocaklarının imtiyaz veya
maliyet bedelleri, ilgililerin, müracaatları üzerine bunların
büyüklük ve mahiyetleri göz önünde tutulmak ve her maden veya taş
ocağı için ayrı ayrı olmak üzere Maliye ve Sanayi Bakanlıklarınca
belli edilecek nisbetler üzerinden yok edilir.
5- Fevkalade ( Olağanüstü ) Amortisman
Madde 317 - Amortismana tabi olup:
1. Yangın, deprem, su basması gibi afetler neticesinde değerini
tamamen veya kısmen kaybeden;
2. Yeni icatlar dolayısiyle teknik verim ve kıymetleri düşerek
tamamen veya kısmen kullanılmaz bir hale gelen;
3. Cebri çalışmaya tabi tutuldukları için normalden fazla aşınma ve
yıpranmaya maruz kalan;
Menkul ve gayrimenkullerle haklara, mükelleflerin müracaatları
üzerine ve ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye
Bakanlığınca her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belli
edilen "Fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nisbetleri"
uygulanır.
75- VUK göre Süre bakımından amortisman uygulama süresini
anlatınız?
Amortisman Uygulama Süresi
b) Süre Bakımından
Madde 320 - Amortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiği yıldan
başlar. Bu sürenin yıl olarak hesaplanması için rakamı mükellefçe
uygulanan nisbete bölünür.
Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması
veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla
kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait
binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam
ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır.
Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa
süresinin son yılında tamamen yok edilir.
Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara
alınabilir.
Amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan
nisbetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi
uzatılamaz.
76- VUK göre Amortisman Usulünü seçme bakımından amortisman
uygulama süresini anlatınız?
Amortisman Uygulama Süresi
c) Amortisman Usulünü Seçme Bakımından
Mükerrer Madde 320 –
1. İktisadi ve teknik bakımdan bir bütün teşkil eden değerler için
normal veya azalan bakiyeler usulü ile amortisman usullerinden
yalnız birisi uygulanabilir.
2. Bir iktisadi değer üzerinden normal amortisman usulüne göre
amortisman ayrılmasına başladıktan sonra bu usulden dönülemez.
3. Bir iktisadi değer üzerinden azalan bakiyeler usulüne göre
amortisman ayrılmaya başlandıktan sonra normal amortisman usulüne
geçilebilir. Bu suretle usul değiştirenler keyfiyeti
beyannamelerinde veya eski bilançolarda belirtmeye mecburdurlar.
Kabul edilen yeni usul bu bildirimin yapıldığı beyannamenin taalluk
ettiği dönemden itibaren nazara alınır. Bu takdirde henüz yok
edilmemiş olan değer kısmı, bakiye amortisman süresine bölünmek
suretiyle eşit miktarlarla yok edilir.
77- VUK göre aşağıdaki kavramları (alacaklarda ve sermayede
amortismanları) açıklayınız?
a- Değersiz Alacaklar
b- Şüpheli Alacaklar
c- Vazgeçilen alacaklar
d- Reel Olmayan Finansman Maliyeti
A- Değersiz Alacaklar
Madde 322 - Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre
tahsiline artık imkan kalmıyan alacaklar değersiz alacaktır.
Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf
değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek
yok edilirler.
İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde
hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok
edilirler.
B- Şüpheli Alacaklar
Madde 323 - Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame
ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine
rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine
değmeyecek derecede küçük alacaklar;
şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf
değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında
gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan
miktara inhisar eder.
şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil
edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.
C-Vazgeçilen Alacaklar
Madde 324 - Konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen
alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına
alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan
başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kar
hesabına naklolunur.
D-Reel Olmayan Finansman Maliyeti
Mükerrer Madde 298
g) Reel olmayan finansman maliyeti; her türlü borçlanmada, borç
tutarlarına (yabancı para üzerinden borçlanmalarda borcun alındığı
tarihteki Yeni Türk Lirası karşılıklarına, borcun kullanıldığı
döneme ait TEFE artış oranının uygulanması suretiyle hesaplanan
tutarı, ifade eder.
78- VUK göre aşağıdaki kavramları açıklayınız?
a- Sermayenin itfası
b- İlk Tesis ve Taazzuv Giderleri ve Peştamallıkların itfası
c- Özel Maliyet Badelerinin itfası
A- Sermayenin İtfası
Madde 325 - İmtiyazlı işletmelerde, tesisatın imtiyaz süresinden
sonra, bedelsiz olarak devlete veya Devletçe tensip olunan bir
teşekküle veya belediyeye intikal etmesi imtiyaz name gereğinden
bulunduğu, imtiyaz mukavelenamesinde de sermayenin itfası için
yıllık belli bir nisbet veya miktar ayrılması gösterilmiş olduğu
takdirde, bu nisbet veya miktar üzerinden sermaye itfa olunur.
B- İlk Tesis ve Taazzuv Giderlerinin ve Peştamallıkların İtfası
Madde 326 - Kurumların aktifleştirdikleri ilk tesis ve Taazzuv
giderleri ile peştamallıklar mukayyet değerleri üzerinden eşit
miktarlarda ve beş yıl içinde itfa olunur.
C-Özel Maliyet Bedellerinin İtfası
Madde 327.- Gayrimenkullerin, elektrik üretim ve dağıtım
varlıklarının ve gemilerin iktisadî kıymetlerini artıran ve 272 nci
maddede yazılı özel maliyet bedelleri, kira veya işletme hakkı
süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilir. Kira veya işletme hakkı
süresi dolmadan, kiralanan veya işletme hakkı alınan şeyin
boşaltılması veya işletme hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi
halinde henüz itfa edilmemiş olan giderler, boşaltma veya hakkın
sona erdiği yılda bir defada gider yazılır.
79- VUK göre Tüzel kişilerin sorumluluğunu ve Damga Vergisi ve
Damga Resminde Sorumluluk’u anlatınız?
Tüzel Kişilerin Sorumluluğu
Madde 333 - Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde Vergi Kanununa
aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezaları tüzel kişiler
adına kesilir.
Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkında bu
kanunun 10'uncu maddesi hükmü vergi cezaları hakkında da uygulanır.
Bu Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu
fiiller için 359 ve 360 ıncı maddelerde öngörülen cezalar bu
fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur.
Damga Vergisi ve Damga Resminde Sorumluluk
Madde 334 - Damga Vergisi ve Damga Resmi uygulamalarında gerek
nispi, gerek maktu vergi ve resimlerle ilgili cezadan sorumlu
olanlar birden fazla olduğu takdirde, yekdiğerine müracaat hakları
mahfuz kalmak üzere, müteselsilen sorumlu tutulurlar.
80- VUK göre aşağıdaki kavramları açıklayınız?
a- Fiil Ayrılığı
b- Tekerrür
c- Suçlarda birleşme
d- Vergi Ziyaı
A- Fiil Ayrılığı
Madde 337 - Ayrı ayrı yapılmış olan vergi ziyaı veya usulsüzlükten
dolayı ayrı ayrı ceza kesilir. şu kadar ki, 352'nci maddede yazılı
usulsüzlüklerden, aynı takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla
yapıldığı takdirde birden fazlasının herbiri için, birincisine ait
cezanın dörtte biri kesilir.
Aynı nev'i usulsüzlükten maksat, fiillerin 352'inci maddede
gösterilen derece ve fıkralar itibariyle yekdiğerine mutabakatıdır.
B-Tekerrür
Madde 339 - Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten
dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği
tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş,
usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi
ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında
artırılmak suretiyle uygulanır.(*)
C- Suçlarda Birleşme
Madde 340 - Bu Kanunda yazılı vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük
cezaları ile 359 uncu maddede ve diğer kanunlarda yazılı cezalar;
içtima ve tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez.
Bu Kanunla vergi cezasıyla cezalandırılan fiiller, aynı zamanda 359
uncu maddeye göre suç teşkil ettiği takdirde vergi cezası kesilmesi
söz konusu madde hükmüne göre takibat yapılmasına engel olmaz.
D- Vergi Ziyaı
Madde 341 - Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme
ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine
getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya
eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.
Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı
beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk
ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de
vergi ziyaı hükmündedir.
Yukarı ki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk
ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması
ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.
Vergi Ziyaı Suçu ve Cezası
Madde 344 - Vergi ziyaı suçu, mükellef veya sorumlu tarafından 341
inci maddede yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.
Vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa uğrattıkları verginin bir katı
tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.(1)
Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi
halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat
olarak uygulanır.
Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk
edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi
geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca
kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.
81- VUK Usulsüzlüğün tarifini yapınız?
Usulsüzlüğün Tarifi
Madde 351 -Usulsüzlük, vergi kanunlarının şekle ve usule müteallik
hükümlerine riayet edilmemesidir
82- VUK göre 1 derce usulsüzlük cezasına sebebiyet veren halleri
sayınız?
Madde 352 - Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna
bağlı cetvele göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re'sen takdiri
gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.
I inci derece usulsüzlükler
1. Vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması;
2. Bu Kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi
birinin tutulmamış olması;
3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir
vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan,
usulsüz veya karışık olması;
4. Çiftçiler tarafından 245'inci madde hükmüne göre muhtar ve
ihtiyar heyetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi;
5. Bu kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (Madde 215-219)
uyulmamış olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim
yılı için tespit edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır);
6. İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi;
7. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik
muamelesinin yaptırılmamış olması (Kanuni sürenin sonundan
başlayarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilenler tasdik
ettirilmemiş sayılır.);
8. Diğer ücretler üzerinden salınan Gelir Vergisinde, tarh zamanı
geçtiği halde verginin tarh ettirilmemiş olması;
9. Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin 342'nci maddenin ikinci
fıkrasında belirtilen süre içerisinde verilmiş olması
83- VUK göre 2 derce usulsüzlük cezasına sebebiyet veren halleri
sayınız?
Usulsüzlük Dereceleri ve Cezaları
Madde 352 - Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna
bağlı cetvele göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re'sen takdiri
gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.
II nci derece usulsüzlükler
1. Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamelerinin süresinin sonundan
başlayarak 342 nci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen süre içinde
verilmiş olması;
2. Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen
bilgileri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması;
3. Vergi kanunlarında yazılı bildirmelerin zamanında yapılmamış
olması (işe başlamayı bildirmek hariç);
5. Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği
halde alınmamış olması;
6. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik
muamelesinin, süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde
yaptırılmış olması;
7. Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen
belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak
yapılan diğer düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmamış olması;
8. Hesap veya muamelelerin doğruluk veya açıklığını bozmamak
şartiyle bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz
edilmemesi.
84- VUK göre aşağıdaki kavramları açıklayınız?
a- Kaçakçılık suçu
b- Suçlarda İştirak
c- Vergi mahremiyetinin ihlali
d- Mükelleflerin özel işlerini yapan memurlar
A- Kaçakçılık Suçları ve Cezaları
Madde 359 –
a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve
ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek
olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına
hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi
matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen
başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler
(varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu
halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere
defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme demektir.) veya
muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu
belgeleri kullananlar (Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge,
gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya
durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde
yansıtan belgedir.),
Hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur.
Hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde, hapis
cezasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından
büyük işçiler için(12.10.2000 tarih ve 24198 sayılı R.G.'de
yayımlanan E.1990/10; K.1999/22 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile
iptal edilen sözcükler) yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık
brüt tutarının yarısı esas alınır ve Hükmolunan bu para cezası
ertelenemez.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve
ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini
yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak
koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya
kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar
(Sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar
varmış gibi düzenlenen belgedir.),
2) Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar
ile sahte olarak basanlar veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.
371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili
makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların
uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca
uygulanmasına engel teşkil etmez. (*)
B-İştirak
Madde 360 - Birden fazla kişi 359 uncu maddede sayılan fiillerin
icrasına iştirak ettikleri takdirde fiili irtikap edenlerden veya
doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri bundan ayrı
ayrı maddi menfaat gözetmek şartıyla o fiile mahsus ceza ile
cezalandırılır. Söz konusu fiilleri işlemeye azmettirenlere de aynı
cezalar hükmolunur.
Bu fiillere maddi menfaat gözetmeksizin iştirak edenlere fiile
mahsus cezanın dörtte biri hükmolunur.
C-Vergi Mahremiyetinin İhlali
Madde 362 - Bu kanunda yazılı vergi mahremiyetine uymağa mecbur olan
kimselerden bu mahremiyeti ihlal edenlere Türk Ceza Kanununun
198'inci maddesinde yazılı cezanın iki katı hükmolunur. Bu ceza iki
aydan az olmaz.
Suçları tekerrür edenler bir daha devlet hizmetinde kullanılmazlar.
D-Mükelleflerin özel işlerini yapan memurlar:
Madde 363 – Bu kanunun altıncı maddesinin son fıkrası gereğince
mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı
ve sair özel işlerini yapmaları yasak edilen memurlardan bu yasağa
aykırı harekette bulunanlar Türk Ceza Kanununun 240'ıncı maddesine
göre ceza görürler. Bu hareketler kaçakçılık suçu cezasını
gerektiren bir fiile iştirak mahiyetinde olduğu takdirde haklarında
ayrıca bu Kanunun 344 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü
uygulanır.
85- VUK göre Vergi cezalarını ortadan kaldıran halleri ve ceza
kesilmeyecek halleri sayınız? Yanılmayı açıklayınız?
213 SAYILI V.U.K GÖRE VERGİ CEZALARINI ORTADAN KALDIRAN HALLER
AŞAĞIDA SIRALANMIŞTIR.
1- Ödeme (VUK mad. 368)
2- Ölüm (VUK mad.372)
3- Düzeltme (VUK 116 ile 126 arasındaki mad)
4- Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirme (VUK
mad. 376)
5- Uzlaşma ( VUK Ek Mad.1)
6- Tahsil Zamanaşımı ( AATUHK mad.102)
7- Terkin (VUK mad. 115)
8- Yargı Kararları
9- Vergi Affı
213 SAYILI V.U.K GÖRE VERGİ CEZASI KESİLMEYECEK HALLER AŞAĞIDA
SIRALANMIŞTIR.
1- Yanılma (VUK mad.369)
2- Pişmanlık ve Islah (VUK mad 371)
3- Mücbir Sebepler (VUK mad.373)
4- Ceza kesmede zamanaşımı (VUK mad. 374)
Yanılma
Madde 369 Aşağıda yazılı hallerde vergi cezası kesilmez:
1. Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat
vermiş olmaları;
2. Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların görüş ve
kanaatini değiştirmiş veya bu hükme ait bir içtihadın değişmiş
olması.
86- VUK göre Vergi Cezaların ortadan kaldıran hallerden Pişmanlık
ve Islah anlatınız?
Pişmanlık ve Islah
Madde 371 - Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını
gerektiren (360 ıncı maddede yazılı iştirak şeklinde yapılanlar
dahil)(*) kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden
dilekçe ile haber veren mükelleflere aşağıda yazılı kayıt ve
şartlarla vergi vergi ziyaı cezası kesilmez.(**)
1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir
tarafından herhangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı
tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında
ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara
geçirilmiş olması şarttır.)
2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef
nezdinde herhangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın
takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel kaçakçılık suçu
teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce)(***) verilmiş
ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması;
3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme
dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde tevdi
olunması;
4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti
haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde tamamlanması veya
düzeltilmesi;
5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan
vergilerin, ödenmenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme
zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak
15 gün içinde ödenmesi.
Yukarıdaki şartların yerine getirilmesi halinde kaçakçılık suçlarını
işleyenler hakkında 360 ıncı madde hükmü uygulanmaz.
Bu madde hükmü Emlak Vergisinde uygulanmaz.
87- VUK göre Ceza kesmede zamanaşımı’nı anlatınız?
Ceza Kesmede Zamanaşımı
Madde 374 - Aşağıda yazılı süreler geçtikten sonra vergi cezası
kesilmez.
1. Vergi ziyaı cezasında cezanın bağlı olduğu vergi alacağının
doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden; 353 ve
mükerrer 355'inci maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük
cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci
gününden başlayarak beş yıl (114'üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü
ceza zamanaşımı için de geçerlidir.);
2. Usulsüzlükte, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın
birinci gününden başlayarak iki yıl;
Ancak 336 ncı madde hükmüne göre vergi ziyaı cezası ile usulsüzlüğün
birleşmesi halinde kesilecek ceza, vergi ziyaı cezası için belli
edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir.
Bu süreler içinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmekle zamanaşımı
kesilmiş olur.
88- VUK göre Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük
Cezalarında İndirmeyi anlatınız?
Madde 376 - İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi veya
vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi
ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi
sorumlusu ihbarnamelerin tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde
ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda
belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç
ay içinde ödeyeceğini bildirirse:
1. Vergi ziyaı cezasında birinci defada yarısı, müteakiben
kesilenlerde üçte biri,
2. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının üçte biri,
İndirilir.
Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi
cezasını yukarıdaki yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu
yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.
Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük
cezaları hakkında da uygulanır
89- VUK göre Uzlaşmayı anlatınız?
Uzlaşmanın Konusu, Kapsamı, Komisyonlar ve Şekli
Ek Madde 1 - Mükellef tarafından, ikmalen, re'sen veya idarece tarh
edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (344 üncü
maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen
tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç) tahakkuk edecek miktarları
konusunda(**) vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine
yeterince nüfuz edememekten ya da yanılmadan kaynaklandığının veya
vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunduğunun
veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş
farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu bölümde
yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir.
Uzlaşma konusu verginin matrah farkları itibariyle bölünebildiği
durumlarda uzlaşma sadece toplam matrah farkının bu bölümüne isabet
eden vergi kısmı için de yapılabilir.
Uzlaşma talebi vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30
gün içinde yapılır.
Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden
uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair
tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır. Mükellef dava açma
süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini
yazılı olarak bildirirse bu takdirde uzlaşma sağlanmış sayılır.
Mükellef, uzlaşma görüşmelerinde, bağlı olduğu meslek odasından bir
temsilci ve 3568 sayılı Kanuna göre kurulan meslek odasından bir
meslek mensubu bulundurabilir.
Uzlaşma Komisyonu Muamelelerinin Kesinliği
Ek Madde 6 - Uzlaşma komisyonlarının tutacakları uzlaşma tutanakları
kesin olup gereği vergi dairelerince derhal yerine getirilir.
Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla
tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie
şikayette bulunamaz.
Uzlaşma ve Vergi Mahkemelerinde Dava Açma
Ek Madde 7 - Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya
ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak
uzlaşma vaki olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir.
Mükellef veya ceza muhatabı aynı vergi veya ceza için uzlaşma
talebinden önce dava açmışsa dava, uzlaşma işleminin sonuca
bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir
sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.
Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve
cezaya (bunlardan birisi üzerinde ulaşılmış olsa dahi her ikisine);
adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya
karşı dava açamaz.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarh
edilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair
tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde
ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, dava
açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın
tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca
durdurulmuş olan davanın görülmesine, keyfiyetin vergi dairesince
işarı üzerine vergi mahkemesinde devam olunur.
Ödeme
Ek Madde 8 - Uzlaşma konusu yapılan vergi ve cezalar;
1. Uzlaşma vaki olduğu takdirde, uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların
ödeme zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse kanuni ödeme
zamanlarında; ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra
tebliğ edilmişse ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının
tebliğinden itibaren bir ay içinde;
2. Uzlaşma vaki olmadığı takdirde, bu kanunun 112 ve 368'inci
maddeleri hükümleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
27'nci maddesinin 3 numaralı bendi hükmü dairesinde;
Ödenir.
Uzlaşma ve Cezalarda İndirme
Ek Madde 9 - (205 sayılı Kanunun 22'nci maddesiyle eklenen madde) Bu
bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376'ncı
madde hükümleri; hakkında 376'ncı madde hükümleri uygulanan vergi ve
cezalar için bu bölüm hükümleri uygulanmaz. Ancak, ceza muhatabının,
uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden
vazgeçtiğini beyanla hadiseye 376'ncı maddenin uygulanmasını istemek
hakkı mahfuzdur.
90- VUK göre Tarhiyat öncesi Uzlaşmayı anlatınız?
Tarhiyat Öncesi Uzlaşma
Ek Madde 11 - Maliye Bakanlığı, vergi incelemesine dayanılarak tarh
edilecek vergilerle kesilecek cezalarda (344 üncü maddenin üçüncü
fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilecek tarhiyata ilişkin
vergi ve ceza hariç) tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin
verebilir. (**)
Tarhiyattan önce uzlaşmaya varılması halinde tutanakla tespit edilen
bu husus hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikâyette
bulunulamaz. (3505 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen hüküm)
Uzlaşılan vergi miktarı üzerinden, bu Kanunun 112'nci maddesine göre
gecikme faizi hesaplanır.
Tarhiyat öncesi uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma
müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması halinde mükellefler veya
ceza muhatabı olanlar verginin tarhından ve cezanın kesilmesinden
sonra uzlaşma talep edemezler.
Tarhiyat öncesi uzlaşmaya ilişkin esas ve usuller Yönetmelikte
belirtilir. |
|